Question

Difficulty: HardKusursuz Sorumluluk: Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik İlkesi (Fedakarlığın Denkleştirilmesi)

X Büyükşehir Belediyesi, şehir içi ulaşımı rahatlatmak amacıyla mevzuata, imar planlarına ve kamu yararına bütünüyle uygun bir idari kararla ana arterlerden birinde çok katlı kavşak ve altgeçit inşaatına başlamıştır. Herhangi bir planlama, projelendirme veya uygulama hatası (hizmet kusuru) bulunmayan ve iki yıl süren bu inşaat süresince, projenin merkezinde yer alan yasal bir akaryakıt istasyonunun araç giriş-çıkış bağlantıları fiziksel olarak tamamen kapanmıştır. İstasyon sahibi, alternatif hiçbir erişim imkânı kalmaması sebebiyle bu süreçte iflas etmiş ve ağır bir maddi zarara uğramıştır. İşletme sahibi, uğradığı zararın tazmini istemiyle idareye karşı tam yargı davası açmıştır.

Buna göre, idare mahkemesinin idareyi tazminata mahkûm edebilmesi için kararına dayanak yapacağı temel hukuki ilke ve gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

  1. İdarenin hukuka uygun eyleminden doğan külfetin, toplumun geneline kıyasla yalnızca belirli bir kişi üzerinde özel ve olağandışı bir ağırlık yaratmış olması nedeniyle zararın idarece denkleştirilmesiAnswer
  2. B
    Altgeçit ve kavşak inşası gibi ağır bayındırlık hizmetlerinin doğası gereği bünyesinde yüksek tehlike barındırması sebebiyle risk ilkesinin doğrudan uygulanması
  3. C
    Kentsel altyapı çalışmalarının yarattığı ekonomik mağduriyetlerin, kamu düzeninin bozulması kapsamında değerlendirilip sosyal risk ilkesi uyarınca tazmin edilmesi
  4. D
    İdarenin takdir yetkisini kullanırken ticari işletmelerin mali durumunu gözetmeyerek işlemin maksat unsurunda zımni bir yetki saptırmasına yol açmış olması
  5. E
    Ulaşım projesi ile işletmenin iflası arasındaki illiyet bağının mücbir sebep sayılabilecek ticari krizle kesilmesine rağmen hakkaniyetin tazmini zorunlu kılması

Answer

İdarenin hukuka uygun eyleminden doğan külfetin, toplumun geneline kıyasla yalnızca belirli bir kişi üzerinde özel ve olağandışı bir ağırlık yaratmış olması nedeniyle zararın idarece denkleştirilmesini ifade eden seçenektir.
Kamu külfetleri karşısında eşitlik (fedakârlığın denkleştirilmesi) ilkesi uyarınca, idarenin kamu yararı amacıyla yürüttüğü bütünüyle hukuka uygun bir faaliyet, toplumdaki belirli bir kişi veya zümre üzerinde tahammül edilmesi beklenemeyecek seviyede 'özel ve olağandışı' bir zarar doğurursa, bu durum bozulan eşitliğin yeniden sağlanması amacıyla idarece tazmin edilir. Olayda kamu yararına uygun viyadük inşası sebebiyle yalnızca belirli bir istasyonun yol bağlantısının tamamen kesilerek iflas etmesi, Danıştay içtihatlarında bu ilkenin tipik uygulanma alanıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari eylemin hukuki niteliğini analiz etme
İşlemin tamamen hukuka, imar planlarına ve kamu yararına uygun olduğu, hizmet kusuru barındırmadığı saptanır.
Zarar görenin kusura dayalı bir sorumluluk (hizmet kusuru) iddia edip edemeyeceğini belirlemek için eylemin hukuka uygunluğu test edilmelidir.
2
Ortaya çıkan zararın niteliğini belirleme
Zararın, yolun bütünüyle kapanması sonucu alternatif erişimin yok olmasıyla iflasa sürüklenen tek bir kişiye özgü (özel) ve ticari hayatın tahammül sınırlarını aşan (olağandışı) bir zarar olduğu görülür.
Hukuka uygun eylemlerden doğan her zarar tazmin edilmez; tazminat için zararın özel ve olağandışı olması şarttır.
3
Uygun kusursuz sorumluluk türünü seçme
Tehlike veya sosyal risk ilkeleri şartları taşımadığından, hukuka uygun eylemin yarattığı bu spesifik zarar türü için 'Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik (Fedakarlığın Denkleştirilmesi)' ilkesi uygulanır.
İdare hukukunda, tüm toplumun yararlandığı bir hizmetin ağır maliyetini hakkaniyet gereği sadece bir bireyin üstlenmesi eşitlik ilkesine aykırıdır.

Key Concept

Kusursuz Sorumluluk: Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik (Fedakarlığın Denkleştirilmesi)
Rate this question