Question

Difficulty: HardCumhurbaşkanı Yardımcıları ve Bakanlar

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) üyesi olan bir kişi, Cumhurbaşkanı tarafından bakan olarak atanmış ve anayasada öngörülen andiçme töreniyle görevine başlamıştır. Görevi devam ederken bu bakan hakkında, hem bakanlık görevinden kaynaklanan hem de göreviyle ilgili olmayan iki farklı iddia nedeniyle cezai süreç başlatılmak istenmektedir.

Mevcut anayasal kurallara göre, söz konusu bakanın hukuki statüsü ve bu iddiaların soruşturulması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Atama işlemiyle birlikte milletvekilliği sıfatı kendiliğinden sona ermiş olup, göreviyle ilgili olmayan suç iddiası bakımından yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanır.Answer
  2. B
    Yürütme organının üyesi olarak siyasi yönden hem Cumhurbaşkanına hem de yasama organına karşı sorumlu olduğundan, meclis soruşturması açılmaksızın TBMM'nin vereceği güvensizlik oyuyla görevden alınabilir.
  3. C
    Anayasal kural gereği bakanların öncelikle TBMM üyeleri arasından atanması zorunlu olduğundan, bu kişinin milletvekilliği sıfatı bakanlık görevi süresince askıya alınır ve dokunulmazlığı kesintisiz devam eder.
  4. D
    Göreviyle ilgili suç iddiası nedeniyle hakkında Yüce Divan'a sevk kararı verilebilmesi için TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu yeterli olup, bu karar bakanlık görevini derhal sona erdirir.
  5. E
    Göreviyle ilgili suçlamalar bakımından adli makamlarca re'sen cezai soruşturma başlatılabilir; ancak yargılama aşamasına geçilebilmesi için Cumhurbaşkanının yazılı izninin alınması zorunludur.

Answer

Atama işlemiyle birlikte milletvekilliği sıfatı kendiliğinden sona ermiş olup, göreviyle ilgili olmayan suç iddiası bakımından yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanır.
Mevcut Anayasa'nın 106. maddesine göre TBMM üyeleri bakan olarak atandıklarında milletvekillikleri sona erer. Aynı madde, 'Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevleriyle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığına ilişkin hükümlerden yararlanır' diyerek kişisel suçlarda dokunulmazlığın devam ettiğini hüküm altına almıştır. Bu nedenle milletvekilliğinin bitmesi dokunulmazlığın kalktığı anlamına gelmez.

Step-by-Step Solution

1
Bakan olarak atanan milletvekilinin üyelik statüsünün nasıl değiştiğini Anayasa'nın 106. maddesi kapsamında değerlendirmek.
Kişinin milletvekilliği sıfatı, atama işlemi gerçekleştiği anda kendiliğinden sona erer.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin katı kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği, yasama ve yürütme görevleri aynı kişide birleşemez.
2
Bakanın göreviyle ilgili olmayan suç iddiaları karşısındaki hukuki zırhını belirlemek.
Milletvekili olmamalarına rağmen, bakanlar göreviyle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanmaya devam ederler.
Anayasa, yürütme organı üyelerini asılsız veya siyasi amaçlı iddialara karşı korumak amacıyla olağan dokunulmazlık zırhını bu kişiler için de öngörmüştür.
3
Bakanın göreviyle ilgili suç iddialarının nasıl soruşturulacağını tespit etmek.
Görev suçlarında genel hükümler değil, özel bir anayasal usul olan TBMM'nin meclis soruşturması (301-360-400 oranlarıyla) işletilir.
Bakanların görevleriyle ilgili eylemlerinin hukuki denetimi yasama organının münhasır yetkisine bırakılmıştır.
4
Seçenekleri analiz ederek doğru anayasal hükmü yansıtan ifadeyi bulmak.
Doğru ifade, atama ile milletvekilliğinin düşeceğini ve göreviyle ilgisiz suçlarda yasama dokunulmazlığının süreceğini belirten seçenektir.
Diğer seçenekler parlamenter sistemin eski kurallarını, yanlış yargılama usullerini veya hatalı karar yeter sayılarını içermektedir.

Key Concept

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Bakanların Hukuki Statüsü ve Cezai Sorumluluğu
Estimated Time:2m 0s
Rate this question