Bir ilçede meydana gelen aşırı yağışlar neticesinde dere yatağı taşmış ve civardaki konutlarda büyük çaplı maddi hasar oluşmuştur. Afet sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda; bölgeden sorumlu belediyenin dere yatağında mevzuat gereği her yıl yapması zorunlu olan ıslah ve temizlik çalışmalarını ödenek yetersizliği gerekçesiyle o dönem yerine getirmediği, su baskını ihbarı üzerine yola çıkan kurtarma ekiplerinin ise periyodik bakımları aksatılmış itfaiye araçlarının yolda arızalanması sebebiyle olay mahalline makul süreden çok daha sonra ulaşabildiği tespit edilmiştir. Üstelik kurtarma faaliyeti esnasında, yeterli mesleki eğitim verilmemiş bir itfaiye erinin yanlış ekipman kullanımı sonucu bir evin duvarı haksız yere yıkılmıştır.
Meydana gelen zararların tazmini istemiyle idari yargıda açılacak tam yargı davasında, idarenin sorumluluğunun niteliğine dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi idare hukuku esaslarına uygundur?
- İdarenin kanuni yükümlülüklerini bütçe imkânsızlıklarını öne sürerek yerine getirmemesi ve müdahalede gecikmesi kamu hizmetinin organizasyon ve işleyişindeki yapısal bozuklukları gösterdiğinden, zarar görenler idarenin kusur sorumluluğuna dayanarak tazminat talep edebilir.Answer
- Bİtfaiye erinin kurtarma esnasında ekipmanı yanlış kullanarak duvara zarar vermesi doğrudan doğruya salt kişisel kusur teşkil ettiğinden, bu spesifik zararın tazmini için yalnızca adli yargıda ilgili personele karşı dava açılmalıdır.
- Cİtfaiye araçlarının yolda arızalanarak müdahalenin aksaması idare hukuku anlamında 'beklenmeyen hâl' kapsamında değerlendirileceği için, meydana gelen hasar ile idari eylem arasındaki nedensellik bağı tamamen ortadan kalkar.
- DOlayda şiddetli yağışlar gibi bir doğa olayının bulunması sebebiyle, idarenin hizmetin yürütülmesindeki ihmalleri dikkate alınmaksızın zararların tamamı 'sosyal risk' ilkesi çerçevesinde kusursuz sorumluluk kurallarına göre giderilmelidir.
- EBelediyenin dere yatağı ıslah çalışmalarını bütçe yetersizliği sebebiyle yapmaması idarenin takdir yetkisi alanında kaldığından, yargı mercileri yerindelik denetimi yasağı gereği idareyi bu konuda tazminata mahkûm edemez.