Question

Difficulty: MediumKıyılar, Ormanlar ve Tabii Servetlerin Özel Rejimi

Maliki olduğu arazide sondaj faaliyeti yürütürken değerli bir maden rezervi tespit eden bir kişi, arazinin mülkiyetine sahip olmasından yola çıkarak madenin mülkiyetinin de kendisine ait olduğunu ileri sürmüş ve bu kaynağı süresiz olarak tek başına işletmek amacıyla yetkili idareye başvurmuştur.

İdare hukuku ilkeleri ve tabii servetlerin tabi olduğu özel anayasal rejim dikkate alındığında, bu talebin hukuki akıbeti hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. Tabii servetler devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğundan ve arazi mülkiyetine tabi olmadığından kişinin mülkiyet iddiası reddedilmelidir; ancak işletme hakkı kanuni şartlarla ve belirli bir süre için kendisine devredilebilir.Answer
  2. B
    Tabii servetler idarenin özel malları statüsünde sayıldığından, idarenin takdiri doğrultusunda madenin mülkiyeti ve işletme hakkı bir bütün olarak arazi malikine süresiz devredilebilir.
  3. C
    Eşya hukuku kuralları gereğince taşınmaz mülkiyeti altındaki katmanları da kapsadığından, idarenin maden üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayabilmesi için öncelikle arazinin tamamını kamulaştırması şarttır.
  4. D
    Doğal kaynakların aranması ve işletilmesi devletin devredilemez nitelikteki asli görevlerinden olduğundan, idare bu kaynakların işletme yetkisini hiçbir şekilde özel hukuk kişilerine devredemez.
  5. E
    Madenler yapıları gereği kamunun ortak kullanımına tahsis edilmiş 'orta malları' niteliği taşıdığından, arazinin kimin olduğuna bakılmaksızın herkesin bu kaynaktan serbestçe yararlanma ve işletme hakkı bulunmaktadır.

Answer

Tabii servetlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olması, arazi mülkiyetinden bağımsız kabul edilmesi ve işletme hakkının yalnızca belirli bir süre için devredilebilmesini öngören seçenektir.
Doğru seçenek; Anayasa'nın 168. maddesindeki 'Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzel kişilere devredebilir' hükmünü tam olarak yansıtmaktadır. Arazi mülkiyeti madeni kapsamaz ve devir işleminin 'süreli' olması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Talebin mülkiyet iddiası kısmının anayasal dayanağını değerlendir.
Anayasa'nın 168. maddesi uyarınca tabii servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve arazi mülkiyetine tabi değildir.
Madenlerin mülkiyeti arazi malikine ait olamaz; bu nedenle kişinin mülkiyet iddiası hukuken geçersizdir.
2
Talebin 'süresiz olarak bizzat işletme' kısmını değerlendir.
Doğal kaynakların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir; ancak devlet bu hakkını kanunda belirtilen şartlara uymak kaydıyla, gerçek ve tüzel kişilere sadece 'belli bir süre' için devredebilir.
Süresiz devir yasağı bulunduğu için kişinin süresiz işletme talebi anayasaya aykırıdır, ancak idare şartları varsa süreli olarak devir yapabilir.

Key Concept

Tabii Servetlerin ve Kaynakların Anayasal Rejimi
Rate this question