Sürdürülebilir Kalkınma

117 questions

Question 21Question

1987 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından yayımlanan ve "Ortak Geleceğimiz" adıyla da bilinen Brundtland Raporu'nda sistemleştirilen "sürdürülebilir kalkınma" kavramının temel felsefesi ve boyutları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu kavramın en kapsamlı ve doğru ifadesidir?

Show answer & explanation

Answer: Günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarını, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılayan; ekonomik büyüme, sosyal adalet ve çevresel koruma boyutlarını bütüncül bir yapıda uzlaştıran kalkınma anlayışıdır.

Answer

Sürdürülebilir kalkınma, günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarının gelecek kuşakların haklarından ödün vermeden karşılanmasını öngören; ekonomik, sosyal ve çevresel boyutları birleştiren bütüncül bir modeldir.
Doğru ifade, Brundtland Raporu'ndaki klasik tanımı tam olarak yansıtmaktadır. Bu tanım hem 'nesiller arası adalet' (intergenerational equity) vurgusu yapmakta hem de kalkınmanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel boyutlarının olduğunu ve bu üçünün birbirini tamamlaması gerektiğini belirtmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Brundtland Raporu'nun (1987) temel tanımını hatırla.
Tanım: "Gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden, günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarını karşılayan kalkınma."
Kavramın literatürdeki en temel ve kabul görmüş dayanağı bu rapordur.
2
Kavramın temel bileşenlerini (üçlü sacayağı) analiz et.
Boyutlar: Ekonomik canlılık, Sosyal adalet/eşitlik ve Çevresel koruma.
Sürdürülebilirliğin sadece çevre koruma değil, üç boyutlu bir denge olduğu bilinmelidir.
3
Seçenekleri bu kriterlere göre karşılaştır.
Üç boyutu ve nesiller arası adaleti içeren tek seçenek doğru kabul edilir.
Eksik boyut içeren veya nesiller arası adaleti yok sayan ifadeler kavramı tam yansıtmaz.

Key Concept

Sürdürülebilir kalkınma, nesiller arası adalet ve üç temel boyutun (ekonomik, sosyal, çevresel) bütünleşmesidir.
Estimated Time:50s
Question 22Question

Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi kapsamında belirlenen 1717 temel amaçtan biri, özellikle şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılınmasını hedeflemektedir. Buna göre, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisinde yer alan "Amaç 1111" aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar

Answer

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisinde yer alan Amaç 1111, "Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar" başlığını taşımaktadır.
Doğru yanıt olan "Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar", BM'nin 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları listesinde 1111. sırada yer alan ve yerel yönetimlerin, kentleşme politikalarının temel rehberi olan başlığın tam adıdır.

Step-by-Step Solution

1
Birleşmiş Milletler 20302030 Gündemi ve 1717 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı (SKA) çerçevesini hatırlayın.
SKA'lar çevre, ekonomi ve sosyal adaleti kapsayan geniş bir çerçeve sunar.
Soruda sorulan spesifik amacın hangi bağlamda yer aldığını anlamak için gereklidir.
2
Kentleşme, yerleşim yerlerinin güvenliği ve dayanıklılığı ile ilgili olan spesifik numaralı amacı belirleyin.
Amaç 1111 doğrudan kentler ve insan yerleşimleri üzerine odaklanmıştır.
Soru kökündeki tanım (kapsayıcı, güvenli, dayanıklı kentler) Amaç 1111'in resmi tanımıdır.

Key Concept

Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 1111 (Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar)
Estimated Time:45s
Question 23Question

1987 yılında yayımlanan Brundtland Raporu'nda (Ortak Geleceğimiz) sürdürülebilir kalkınma; "günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarını, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama kapasitesinden ödün vermeden karşılamak" olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, kalkınma sürecinde sadece bugünü değil, kuşaklararası adaleti de gözetmektedir.

Buna göre, sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi için dengeli bir şekilde bir arada ele alınması gereken üç temel boyut aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekonomik gelişme, sosyal eşitlik ve çevresel koruma

Answer

Sürdürülebilir kalkınma; ekonomik gelişme, sosyal eşitlik ve çevresel koruma boyutlarının dengeli birlikteliğidir.
Ekonomik gelişme, sosyal eşitlik ve çevresel koruma seçeneklerini içeren ifade doğrudur; çünkü sürdürülebilir kalkınma bu üç boyutun (ekonomik canlılık, toplumsal refah ve ekolojik denge) birbirini desteklediği bir modeldir.

Step-by-Step Solution

1
Brundtland Raporu'ndaki tanımı analiz edin.
Tanım, hem bugünkü hem de gelecek nesillerin ihtiyaçlarına (kuşaklararası adalet) vurgu yapmaktadır.
Sürdürülebilirliğin temel felsefesi kaynakların adil kullanımına dayanır.
2
Sürdürülebilirliğin 'üçlü sacayağı' (triple bottom line) modelini hatırlayın.
Kalkınmanın sürdürülebilir olması için ekonomik olarak uygulanabilir, sosyal olarak adil ve çevresel olarak katlanılabilir olması gerekir.
Bu üç boyutun herhangi birinin eksikliği, sistemin uzun vadede çökmesine neden olur.

Key Concept

Sürdürülebilir Kalkınmanın Üç Temel Boyutu (Ekonomik, Sosyal, Çevresel)

Practice More

Sürdürülebilir kalkınmanın tarihsel sürecinde 1992 Rio Dünyası ve Gündem 21 belgelerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 24Question

19871987 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından yayımlanan ve "günümüz kuşaklarının gereksinimlerini, gelecek kuşakların kendi gereksinimlerini karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılamak" ilkesini küresel bir politika hedefi haline getiren kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sürdürülebilir kalkınma

Answer

Sürdürülebilir kalkınma kavramı, 19871987 tarihli Brundtland Raporu'nun temelini oluşturur.
Sürdürülebilir kalkınma kavramı, 19871987 yılında yayımlanan Brundtland Raporu'nda (Ortak Geleceğimiz) kuşaklar arası adalet vurgusuyla ilk kez kapsamlı ve sistematik bir tanıma kavuşmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Raporda verilen tanımı analiz et.
Tanım, mevcut kuşakların ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların kaynaklarını tehlikeye atmamayı vurgular.
Bu vurgu, sürdürülebilir kalkınmanın 'kuşaklar arası adalet' boyutunu temsil eder.
2
Tanımı seçeneklerdeki kavramlarla eşleştir.
Sürdürülebilir kalkınma kavramı bu tanıma tam olarak karşılık gelmektedir.
Terim, çevresel korumayı ekonomik gelişmeyle uyumlu hale getiren anahtar kavramdır.

Key Concept

Brundtland Raporu ve Sürdürülebilir Kalkınma Tanımı
Estimated Time:45s
Question 25Question

Sürdürülebilir kalkınmanın yerel, ulusal ve küresel düzeylerde hayata geçirilmesi amacıyla hazırlanan ve 21. yüzyıl için kapsamlı bir eylem planı niteliği taşıyan 'Gündem 21' (Agenda 21), aşağıdaki Birleşmiş Milletler konferanslarının hangisinde kabul edilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: 1992 Rio de Janeiro Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı

Answer

1992 Rio de Janeiro Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı
Doğru yanıt olan seçenek, 1992 yılında düzenlenen ve 'Yeryüzü Zirvesi' olarak da bilinen konferansı işaret etmektedir. Gündem 21 eylem planı, bu konferansta sürdürülebilir kalkınmayı yerel ve küresel ölçekte somutlaştırmak için kabul edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Gündem 21 kavramını analiz etme
Gündem 21, sürdürülebilir kalkınmanın uygulanmasına yönelik 21. yüzyıl eylem planıdır.
Sorunun kökünde istenen temel belgeyi tanımlamak gerekir.
2
Konferans ve çıktı eşleştirmesi yapma
Gündem 21, 1992 Rio de Janeiro (Yeryüzü Zirvesi) konferansının temel çıktısıdır.
Uluslararası çevre rejimindeki temel belgelerin hangi konferanslarda kabul edildiğini ayırt etmek gerekir.

Key Concept

Birleşmiş Milletler Çevre Konferansları ve Gündem 21

Practice More

Rio Konferansı'nda kabul edilen diğer belgeler (Biyoçeşitlilik Sözleşmesi, Çerçeve Sözleşme) ve Rio+20'nin ana teması olan 'Yeşil Ekonomi' konularını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 26Question

19721972 Stockholm Konferansı’nda, gelişmiş ülkelerin çevre koruma öncelikleri ile gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakları arasında ortaya çıkan ve küresel çevre politikalarını uzun süre tıkanıklığa uğratan "sıfır toplamlı oyun" (bir tarafın kazancının diğerinin kaybı olduğu) mantığı, 19871987 tarihli Brundtland Raporu (Ortak Geleceğimiz) ile yapısal bir dönüşüme uğratılmıştır. Rapor, o güne kadar birbirini dışladığı düşünülen ekonomik büyüme ve çevre koruma kavramlarını yeni bir sentezde birleştirmiştir.

Buna göre, Brundtland Raporu'nun sürdürülebilir kalkınma kavramı aracılığıyla küresel çevre politikalarında sağladığı temel paradigma değişimi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çevre ve kalkınmayı birbirini dışlayan zıt kutuplar olmaktan çıkarıp; kuşaklar arası adalet, sosyal eşitlik ve ekonomik etkinlik boyutlarını bütünleşik bir kalkınma kalitesi altında tanımlaması.

Answer

Çevre ve kalkınmayı birbirini dışlayan zıt kutuplar olmaktan çıkarıp; kuşaklar arası adalet, sosyal eşitlik ve ekonomik etkinlik boyutlarını bütünleşik bir kalkınma kalitesi altında tanımlaması.
Sürdürülebilir kalkınma kavramı, 19871987 Brundtland Raporu ile ilk kez küresel düzeyde kabul görmüş ve çevre ile kalkınma arasındaki geleneksel çatışmayı sonlandırmıştır. Rapor, günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarının karşılanırken gelecek kuşakların haklarından ödün verilmemesi gerektiğini (kuşaklar arası adalet) vurgulayarak; ekonomik, sosyal ve çevresel boyutları birleştirmiş ve kalkınmayı sadece niceliksel (GSYH) değil, niteliksel bir süreç olarak yeniden tanımlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Stockholm Konferansı'ndaki temel çatışma noktasını analiz et.
19721972 Stockholm'de gelişmiş ülkeler çevre kirliliğine, gelişmekte olan ülkeler ise kalkınmaya odaklanmış ve bu durum bir tıkanıklığa yol açmıştır.
Tarihsel süreci ve problemin kökenini anlamak için bu adım gereklidir.
2
19871987 Brundtland Raporu'nun bu tıkanıklığa getirdiği çözümü incele.
Rapor, "Sürdürülebilir Kalkınma" kavramını ortaya koyarak çevre korumanın kalkınmaya engel değil, onun devamlılığı için bir gereklilik olduğunu savunmuştur.
Raporun temel tezini (paradigma değişimini) belirlemek için gereklidir.
3
Sürdürülebilir kalkınmanın üç temel boyutunu doğrula.
Ekonomik büyüme, sosyal adalet (kuşaklar arası adalet dahil) ve çevresel koruma birbirini tamamlayan unsurlar olarak kabul edilmiştir.
Kavramın kapsamlı tanımına ulaşmak ve çeldiricileri elemek için gereklidir.

Key Concept

Sürdürülebilir Kalkınmanın Bütünleşik Yapısı ve Tarihsel Paradigm Değişimi
Estimated Time:3m 0s
Question 27Question

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edilen 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi, kentleşmeyi sadece teknik bir sorun alanı değil, sürdürülebilir kalkınmanın merkezine yerleşen bütüncül bir süreç olarak ele almaktadır. Bu kapsamda düzenlenen 1111. Amaç (Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar), 200020152000-2015 dönemini kapsayan Binyıl Kalkınma Hedefleri'ndeki (MDGs) yaklaşımdan farklı olarak kentsel mekanın kalitesine ve yönetim süreçlerine dair kapsamlı alt hedefler içermektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1111. Amaç kapsamında belirlenen resmi hedeflerden biri olarak gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Kentsel gelişim politikalarında kentsel saçaklanmanın (urban sprawl) teşvik edilerek konut arzının sadece nüfus artışına dayalı fiziksel büyüme kriterleriyle yönetilmesi

Answer

Kentsel saçaklanmayı (urban sprawl) teşvik eden ve konut arzını sadece nüfus odaklı fiziksel büyüme kriterlerine indirgeyen yaklaşım, sürdürülebilir şehir hedefleri arasında yer almaz.
Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar hedefi altında kentsel saçaklanmanın (urban sprawl) teşviki değil, aksine kentsel alanların daha verimli, yoğun ve entegre bir şekilde planlanması (Hedef 11.311.3) amaçlanmaktadır. Ayrıca sadece nüfus artışına dayalı fiziksel büyüme, sürdürülebilirliğin sosyal ve çevresel boyutlarını ihmal eden bir yaklaşım olduğundan resmi hedeflerle çelişir.

Step-by-Step Solution

1
1111. Amaç (SDG 11) hedeflerini analiz et.
Bu amacın; konut, ulaşım, katılımcı planlama, mirasın korunması, afet yönetimi, çevresel etki ve yeşil alanlar gibi 1010 temel alt hedefi olduğu saptanır.
Soruda hangisinin bu resmi hedeflerden biri olmadığı sorulmaktadır.
2
Kentsel saçaklanma ve sürdürülebilir kentleşme ilişkisini değerlendir.
Sürdürülebilir kalkınmanın, kentsel saçaklanmayı (plansız dışa doğru büyüme) azaltmayı ve kentsel yoğunluğu verimli yönetmeyi hedeflediği belirlenir.
Seçeneklerdeki ifadelerin kavramsal doğruluğu test edilmelidir.
3
Kentsel büyüme ile kentleşme arasındaki ayrımı hatırla.
Sadece fiziksel büyümenin (population/physical growth) bir hedef değil; yapısal ve niteliksel dönüşümün (urbanization) esas olduğu anlaşılır.
Hatalı seçeneğin neden yanlış olduğunu bilimsel temelde açıklar.

Key Concept

Sürdürülebilir Şehir Planlaması ve Niteliksel Kentleşme
Estimated Time:1m 30s
Question 28Question

Birleşmiş Milletler (BMBM) tarafından kabul edilen 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi kapsamındaki 1111. Amaç (SKASKA 1111) olan "Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar", kentlerin yönetimi ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik kapsamlı alt hedefler içermektedir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi SKASKA 1111 kapsamında belirlenen bu hedeflerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Kentsel büyüme hızını artırmak amacıyla kentsel saçaklanmanın (urban sprawl) bir politika olarak teşvik edilmesi

Answer

Kentsel büyüme hızını artırmak amacıyla kentsel saçaklanmanın (urban sprawl) bir politika olarak teşvik edilmesi
Kentsel saçaklanmanın teşvik edilmesi ifadesi yanlıştır; çünkü SKA 1111 hedefleri arasında kentsel yayılmanın ve saçaklanmanın önüne geçilmesi, bunun yerine daha yoğun, karma kullanımlı ve verimli arazi kullanımına dayanan planlı kentleşme modeli savunulmaktadır. Kentsel saçaklanma, doğal kaynakların israfına ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu için sürdürülebilirliğin antitezidir.

Step-by-Step Solution

1
BM 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve Amaç 1111 kapsamındaki hedefleri hatırla.
SKA 1111; kapsayıcı, güvenli, dirençli ve sürdürülebilir kentleri hedefler.
Sorunun kapsamını belirlemek için temel tanımı bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki eylemlerin sürdürülebilirlik (ekolojik, sosyal, ekonomik) ilkeleriyle uyumunu kontrol et.
Konut, ulaşım, çevre kalitesi ve yeşil alanlar SKA 1111'in alt hedefleriyle örtüşmektedir.
Doğru hedefleri eleyerek istisna olanı bulmak gerekir.
3
Kentsel saçaklanma (urban sprawl) kavramının kentsel planlamadaki etkisini değerlendir.
Saçaklanma; verimsiz arazi kullanımı, yüksek altyapı maliyeti ve çevresel bozulmaya yol açan 'unplanned' (plansız) bir süreçtir.
Sürdürülebilir kalkınma mantığıyla çelişen tek seçeneği tespit etmek için kavramsal analiz gereklidir.

Key Concept

SKA 11: Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
Estimated Time:1m 15s
Question 29Question

1987 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından hazırlanan Brundtland Raporu (Ortak Geleceğimiz) ile kavramsallaştırılan sürdürülebilir kalkınma; sadece çevrenin korunmasını değil, ekonomik verimlilik ve toplumsal adalet unsurlarını da içeren bütünleşik bir yapı arz etmektedir. Bu kavramın merkezinde yer alan 'kuşaklar arası adalet' ilkesi ve 'üçlü sac ayağı' modeli birlikte değerlendirildiğinde, sürdürülebilir kalkınmanın teorik çerçevesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi en kapsamlı ve doğru yaklaşımdır?

Show answer & explanation

Answer: Bugünün ekonomik gereksinimlerini karşılarken, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeyen; ekonomik büyüme, sosyal hakkaniyet ve çevresel koruma arasındaki dinamik dengeyi esas alan bir kalkınma paradigmasıdır.

Answer

Sürdürülebilir kalkınma; ekonomik, sosyal ve çevresel boyutların bütünleştiği ve gelecek nesillerin haklarının korunduğu bütünsel bir paradigmadır.
Doğru yanıt olan ifade, Brundtland Raporu'nun literatüre kazandırdığı 'gelecek kuşaklardan ödün vermeme' ilkesini (kuşaklar arası adalet) vurgularken, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın 'üçlü sac ayağı' (ekonomik, sosyal, çevresel) arasındaki dinamik dengeyi net bir şekilde tanımlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Brundtland Raporu'nun temel tanımını analiz etme
Gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden bugünün ihtiyaçlarını karşılama ilkesi (Kuşaklar arası adalet).
Sürdürülebilir kalkınmanın en temel ve uluslararası kabul görmüş tanımı budur.
2
Sürdürülebilirliğin boyutlarını (sac ayaklarını) belirleme
Ekonomik canlılık, Sosyal adalet/hakkaniyet ve Çevresel koruma/denge.
Kavramın sadece 'çevrecilik' olmadığını, kalkınma ve toplumsal refahla iç içe olduğunu anlamak gerekir.
3
Seçenekler arasında kapsamlılık testi yapma
Doğru seçenek hem tanımı hem de bu üç boyutu dengeleyen bir ifade içermelidir.
KPSS düzeyinde 'en doğru' veya 'en kapsamlı' sorusu, kavramın tüm teorik unsurlarını birleştiren yanıtı gerektirir.

Key Concept

Sürdürülebilir kalkınmanın tanımı ve üç temel boyutu (Ekonomi, Toplum, Çevre).

Practice More

Sürdürülebilir kalkınmanın tarihsel gelişimindeki kritik dönüm noktaları için 1992 Rio Konferansı ve Gündem 21 belgelerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 30Question

Sürdürülebilir kalkınma sürecinde çevresel kaynakların yönetimi ve denetimini sağlamak amacıyla geliştirilen göstergeler ile yönetsel araçlar arasındaki işlevsel ilişki dikkate alındığında; bir bölgenin "ekolojik açık" (ecological deficit) vermesi durumu ve bu durumun yönetilmesine yönelik araçlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bölgenin ekolojik açık vermesi, toplam ekolojik ayak izinin biyolojik kapasiteyi aşarak doğal sermayenin yenilenme hızından daha fazla tüketildiğini gösterir; bu durumun makro ölçekli politika ve planlar düzeyinde kentsel gelişimin ekolojik eşiklerle uyumlandırılmasında "Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)", tekil projelere odaklanan Çevresel Etki Değerlendirmesi'nden (ÇED) daha etkin bir araçtır.

Answer

Bölgenin ekolojik açık vermesi, ekolojik ayak izinin biyolojik kapasiteyi aşmasıdır; bu durumun yönetilmesinde stratejik planlama düzeyindeki SÇD süreci, proje odaklı ÇED'den daha kapsayıcıdır.
Doğru olan ifadede vurgulandığı üzere; ekolojik açık, bir bölgenin ekolojik ayak izinin o bölgenin biyolojik kapasitesini aşması durumudur. Bu durum doğal kaynakların sürdürülebilir olmayan bir hızda tüketildiğini gösterir. Bu tür makro ölçekli çevresel sorunların yönetilmesi, kentsel gelişim stratejilerinin ve sektörel politikaların en üst aşamada denetlenmesini gerektirir. Bu noktada Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), tekil ve mikro ölçekli yatırımlara odaklanan Çevresel Etki Değerlendirmesi'nden (ÇED) farklı olarak, politika ve planlama aşamasında çevresel eşikleri dikkate alan daha bütüncül ve stratejik bir araçtır.

Step-by-Step Solution

1
Ekolojik açık kavramını analiz etme
Ekolojik Ayak İzi >> Biyolojik Kapasite
Bir bölgenin sürdürülebilirliği, tüketim hızının ekosistemin yenilenme hızını aşmamasıyla ölçülür.
2
Sürdürülebilirlik araçlarının hiyerarşisini değerlendirme
SÇD (Stratejik Çevresel Değerlendirme) >> ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi)
Ekolojik açık gibi makro-mekânsal sorunlar, tekil projelerden ziyade politika ve planlama düzeyinde müdahale gerektirir.
3
Doğru ifadeyi sentezleme
Ekolojik açığın tespiti ve SÇD'nin bütüncül rolünün birleştirilmesi.
KPSS Kamu Yönetimi düzeyinde kavramsal derinlik ve yönetsel araçların işlev farkı sorgulanmaktadır.

Key Concept

Ekolojik Ayak İzi, Biyolojik Kapasite ve Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) İlişkisi

Practice More

Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği (2017/2023 revizyonu) kapsamındaki 'SÇD uygulanacak plan ve programlar' listesini inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 31Question

1987 yılında yayımlanan Brundtland Raporu'nda (Ortak Geleceğimiz) sürdürülebilir kalkınma; "günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarının, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılanması" olarak tanımlanmıştır. Bu tanımın temelini oluşturan "ihtiyaçlar" (özellikle yoksulların temel ihtiyaçları) ve "sınırlar" (teknoloji ve sosyal organizasyonun çevre üzerindeki kapasitesi) kavramları ile kalkınmanın boyutları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi sürdürülebilir kalkınma paradigmasının kamu yönetimi politikalarındaki en kapsayıcı ve doğru uygulamasını ifade eder?

Show answer & explanation

Answer: Ekonomik büyüme hedeflerinin, ekolojik taşıma kapasitesi ve sosyal hakkaniyet ilkeleriyle çatışan unsurlar yerine, birbirini besleyen ve sistem bütünlüğü içinde içselleştirilen bileşenler olarak yapılandırılması.

Answer

Ekonomik büyüme, ekolojik denge ve sosyal hakkaniyet unsurlarının birbirini tamamlayan bir bütün olarak içselleştirilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en doğru uygulamasıdır.
Sürdürülebilir kalkınma, Brundtland Raporu'nun ruhuna uygun olarak ekonomik büyüme, toplumsal adalet ve çevresel koruma boyutlarının birbirini dışlamadan, aksine birbirini güçlendiren bir sistem bütünlüğü içinde ele alınmasını gerektirir. Doğru yaklaşım, ekolojik sınırları bir kısıt olarak değil, ekonomik ve sosyal gelişimin sürdürülebilirliği için temel bir dayanak noktası olarak içselleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Brundtland tanımındaki anahtar kavramları analiz et.
Tanım 'ihtiyaçlar' (sosyal/ekonomik) ve 'sınırlar' (çevresel) arasındaki dengeyi kuşaklararası adalet perspektifiyle kurmaktadır.
Sürdürülebilirlik tek bir boyuta indirgenemez; ekonomik, sosyal ve çevresel boyutların kesişim kümesidir.
2
Üçlü sacayağı (Triple Bottom Line) modelini uygula.
Ekonomik verimlilik, toplumsal adalet ve çevresel koruma birbirine engel değil, birbirinin ön koşuludur.
Sosyal adaletin olmadığı yerde siyasi istikrar, ekolojik dengenin olmadığı yerde ise ekonomik süreklilik sağlanamaz.
3
Seçeneklerde bütüncül yaklaşımı ara.
Boyutları sistem bütünlüğü içinde içselleştiren seçenek doğru paradigmayı sunmaktadır.
Sürdürülebilirlik, çatışan çıkarlar arasında bir uzlaşı değil, bu çıkarların ortak paydada sentezlenmesidir.

Key Concept

Sürdürülebilir Kalkınmanın Üç Temel Boyutu ve Bütünleşik Yapısı

Practice More

Brundtland Raporu'nun ardından 1992 Rio Konferansı'nda bu boyutların yerel düzeyde nasıl somutlaştırıldığını anlamak için 'Yerel Gündem 21' kavramını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 32Question

1992 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS), 1997 Kyoto Protokolü ve 2015 Paris Anlaşması ile şekillenen küresel iklim rejimi; ülkelerin tarihsel sorumlulukları ve gelişmişlik düzeylerine göre farklılaşan yükümlülükler içermektedir. Türkiye'nin bu uluslararası rejimlerdeki tarihsel süreci, hukuki statüsü ve taraf olma takvimi göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Paris Anlaşması, Kyoto Protokolü'ndeki katı 'Ek' ayrımı yerine tüm tarafların kendi belirledikleri 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDC) aracılığıyla sisteme katılımını öngörmekte olup; Türkiye, Ek I listesindeki statüsü devam etmekle birlikte, anlaşmayı 2021 yılında onaylayarak bu esnek mekanizmaya dahil olmuştur.

Answer

Paris Anlaşması'nın 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDC) üzerine kurulu esnek yapısı ve Türkiye'nin 2021 yılındaki onay süreci iklim rejimi bakımından doğru değerlendirmedir.
Doğru ifade, Paris Anlaşması'nın Kyoto'dan temel farkı olan NDC (Ulusal Katkı Beyanı) sistemini ve Türkiye'nin 2021'deki onay sürecini eksiksiz yansıtmaktadır. Türkiye, BMİDÇS Ek I listesindeki yerini korumasına rağmen, Paris Anlaşması'nın esnek yapısı sayesinde emisyon azaltım hedeflerini kendi özel şartları doğrultusunda belirleme hakkına sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
BMİDÇS'nin 'Ek' sistemini analiz etme.
Sözleşme; Ek I (Sanayileşmiş ülkeler ve geçiş ekonomileri), Ek II (Gelişmiş ülkeler/Finansal yardım yükümlüleri) ve Ek dışı (Gelişmekte olan ülkeler) ayrımına dayanır.
Türkiye'nin statüsünü belirlemek için temel hukuki altyapıdır.
2
Türkiye'nin tarihsel statü değişimlerini değerlendirme.
Türkiye 2001 Marakeş Kararı ile Ek II'den çıkarılmış ancak Ek I'de kalmıştır. Kyoto'ya 2009'da taraf olmuş ancak Ek B'de yer almamıştır.
Yanlış seçeneklerdeki statü hatalarını elemek için gereklidir.
3
Paris Anlaşması'nın getirdiği temel yeniliği belirleme.
Kyoto'nun merkezi 'Ek B' kotası yerine, tüm ülkelerin kendi kapasitelerine göre belirlediği 'Ulusal Katkı Beyanı' (NDC) sistemine geçilmiştir.
Güncel iklim rejiminin işleyiş prensibini anlamak için kritiktir.
4
Türkiye'nin Paris Anlaşması sürecini onay tarihlerine göre kontrol etme.
Türkiye Paris Anlaşması'nı 2021 yılında TBMM'de onaylayarak yürürlüğe koymuş ve NDC sürecine dahil olmuştur.
Doğru cevabı kronolojik ve hukuki açıdan doğrular.

Key Concept

İklim rejimi evrimi: Kyoto Protokolü'nün merkeziyetçi yapısından Paris Anlaşması'nın esnek 'Ulusal Katkı Beyanı' (NDC) sistemine geçiş ve Türkiye'nin statüsü.
Question 33Question

İklim değişikliğiyle mücadelede küresel rejim; 19921992 tarihli BMİDÇS, 19971997 tarihli Kyoto Protokolü ve 20152015 tarihli Paris Anlaşması ile yapısal bir evrim geçirmiştir. Bu süreçte ülkelerin sorumluluk paylaşımları, emisyon azaltım mekanizmaları ve Türkiye'nin bu uluslararası hiyerarşideki diplomatik statüsü değişkenlik göstermiştir.

Söz konusu antlaşmaların kurumsal yapısı ve Türkiye’nin bu süreçteki hukuki konumu dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye, BMİDÇS’nin hem Ek-I hem de Ek-II listesinde yer almasına rağmen, 20102010 Cancun Taraflar Konferansı kararıyla Ek-II listesinden çıkarılmış ve Paris Anlaşması'nı "özel koşulları" vurgusuyla 20212021 yılında onaylamıştır.

Answer

Türkiye'nin BMİDÇS kapsamındaki Ek-II listesinden Cancun zirvesinde çıkarılması ve Paris Anlaşması'nı 2021'de onaylaması doğru bilgidir.
Doğru yanıt, Türkiye'nin BMİDÇS'nin finansal yardım sağlamakla yükümlü ülkelerden oluşan Ek-II listesinden 20102010 yılında Cancun'da çıkarıldığını ve Paris Anlaşması'nı gecikmeli olarak 20212021 yılında parlamentoda onayladığını doğru bir şekilde ifade etmektedir. Bu durum Türkiye'nin "gelişmiş ülke" sorumluluklarından kaçınma ve "gelişmekte olan ülke" imkanlarından faydalanma stratejisinin bir parçasıdır.

Step-by-Step Solution

1
BMİDÇS listelerini analiz et.
Türkiye 1992'de hem Ek-I (sanayileşmiş ülkeler) hem Ek-II (finansal yardım sağlayan ülkeler) listesindeydi.
Sözleşmenin başlangıçtaki kategorizasyonunu anlamak için gereklidir.
2
Diplomatik süreçleri değerlendir.
Türkiye'nin itirazları sonucu 2010 Cancun'da (COP 16) Ek-II'den çıkarıldığı, 2001 Marakeş'te ise özel koşullarının kabul edildiği görülür.
Türkiye'nin finansal yükümlülükten muafiyet sürecini doğrulamak için gereklidir.
3
Paris Anlaşması ve NDC mekanizmasını kontrol et.
Paris Anlaşması'nın 2021'de onaylandığı ve ülkelerin hedeflerini kendilerinin belirlediği (NDC) görülür.
Mevcut yasal statü ve anlaşma mekanizmasını teyit etmek için gereklidir.

Key Concept

İklim Diplomasisi ve Türkiye'nin Ek-I/Ek-II Statüsü

Practice More

Türkiye'nin 20532053 net sıfır emisyon hedefi ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı'nı inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 34Question

1992 Rio Yeryüzü Zirvesi’nde kabul edilen ve Türkiye’de de geniş uygulama alanı bulan Yerel Gündem 21 (YG21) süreci; yönetişim, katılım ve sürdürülebilirlik ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Yerel Gündem 21’in işleyiş ve uygulama prensiplerinden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Yerel düzeydeki tüm proje ve eylem planlarının merkezi yönetimin doğrudan vesayet denetimine ve onayına tabi kılınması

Answer

Yerel düzeydeki tüm proje ve eylem planlarının merkezi yönetimin doğrudan vesayet denetimine ve onayına tabi kılınması ifadesi Yerel Gündem 21'in doğasına aykırıdır.
Yerel Gündem 21 süreci, merkezi yönetimin yerel üzerindeki vesayet yetkisini artıran bir mekanizma değil; aksine yerel paydaşların karar alma süreçlerine katılımını sağlayan, esnek ve katılımcı bir yönetişim modelidir. Merkezi yönetimin projeleri doğrudan onaylama zorunluluğu gibi katı hiyerarşik kurallar YG21’in 'aşağıdan yukarıya' planlama ilkesine aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Yerel Gündem 21'in (YG21) kökenini ve amacını hatırla.
1992 Rio Zirvesi Bölüm 28 kapsamında yerel yönetimlerin sürdürülebilirlik sürecindeki rolü tanımlanmıştır.
Sürecin temel felsefesini anlamak için çıkış noktasını bilmek gerekir.
2
YG21'in yönetim anlayışını analiz et.
Merkeziyetçi yapı yerine yönetişim, ortaklık ve 'aşağıdan yukarıya' planlama anlayışının hakim olduğu görülür.
Bu süreçte yerel aktörlerin karar alma süreçlerine katılımı esastır.
3
Türkiye'deki uygulamalarını ve yasal dayanağını değerlendir.
YG21 süreci Türkiye'de 'Kent Konseyleri'nin kurulmasına yol açmış ve bu yapı 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 76. maddesiyle yasal statü kazanmıştır.
Yasal dayanak, sürecin sadece gönüllülükten öte kurumsal bir yapıya dönüştüğünü gösterir.
4
Seçenekleri merkezi denetim açısından karşılaştır.
Merkezi yönetimin doğrudan vesayet denetimini artırmak, yerel katılımı ve yönetişimi esas alan YG21'in temel ruhuyla çelişir.
YG21 bir kontrol mekanizması değil, bir iş birliği ve katılım platformudur.

Key Concept

Yerel Gündem 21 ve Yönetişim

Practice More

Yerel Gündem 21 ile Türkiye'deki 'Kent Konseyleri' arasındaki yasal ve işlevsel bağı daha derinlemesine incelemek için 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 76. maddesine göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 35Question

19871987 yılında yayımlanan Brundtland Raporu (Ortak Geleceğimiz), çevre sorunlarının çözümünü "sıfır büyüme" veya "kalkınmadan vazgeçme" gibi yaklaşımlar yerine, yeni bir kalkınma modeliyle ilişkilendirmiştir. Buna göre raporun temelini oluşturan ve "günümüz kuşaklarının gereksinimlerini, gelecek kuşakların kendi gereksinimlerini karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılamak" şeklinde ifade edilen yaklaşımın en temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekonomik büyüme, sosyal adalet ve çevresel koruma boyutlarını kuşaklararası adalet ilkesi temelinde bütünleştirmesi

Answer

Ekonomik büyüme, sosyal adalet ve çevresel koruma boyutlarını kuşaklararası adalet ilkesi temelinde bütünleştirmesi
Brundtland Raporu'nun getirdiği en büyük yenilik, çevre korumayı kalkınmanın önünde bir engel değil, kalkınmanın devamlılığı için bir ön koşul olarak görmesidir. Bu model; ekonomik verimlilik, sosyal adalet ve çevresel duyarlılığı tek bir potada eriterek, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların haklarını gasp etmeme (kuşaklararası adalet) prensibini küresel bir politika haline getirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Raporun tarihsel bağlamını analiz etme
19721972 Stockholm Konferansı'ndaki "büyümenin sınırları" tartışmasından, 19871987 Brundtland Raporu ile "sürdürülebilir büyüme" modeline geçilmiştir.
Stockholm'de çevre ve kalkınma arasındaki çatışma vurgulanırken, Brundtland bu ikisini uzlaştırmıştır.
2
Sürdürülebilir kalkınma tanımını ayrıştırma
Tanım iki ana bileşene sahiptir: Gereksinimler (özellikle yoksulların ihtiyaçları) ve Sınırlar (doğanın taşıma kapasitesi).
Tanım hem bugünü hem de geleceği kapsayan etik bir sorumluluk olan kuşaklararası adaleti temel alır.
3
Kavramın boyutlarını belirleme
Kalkınma; ekonomik (büyüme), sosyal (eşitlik/adalet) ve çevresel (doğa koruma) olmak üzere üç temel sütun üzerine inşa edilmiştir.
Bu boyutlardan birinin eksikliği, kalkınmanın sürdürülebilirliğini engeller.

Key Concept

Sürdürülebilir Kalkınmanın Üç Boyutu ve Kuşaklararası Adalet
Question 36Question

Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 20302030 Gündemi kapsamında, kentleşme süreci ilk kez müstakil bir sürdürülebilir kalkınma amacı olarak ele alınmıştır. 1111. Amaç (SKASKA 1111) olarak adlandırılan bu başlık, şehirlerin sadece büyümesini değil, niteliksel olarak dönüşümünü hedeflemektedir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, SKASKA 1111 çerçevesinde şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kavuşturulması hedeflenen temel niteliklerin tamamını bir arada sunmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılmak

Answer

Şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılınması
Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar (SKA 11) amacının resmi metni; şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kapsayıcı (kimseyi dışlamayan), güvenli (suç ve kazalardan arınmış), dayanıklı (afet ve krizlere karşı dirençli) ve sürdürülebilir (gelecek odaklı) hale getirilmesini temel vizyon olarak belirlemiştir.

Step-by-Step Solution

1
BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) içindeki 11. Amacın içeriğini analiz etmek
SKA 11'in doğrudan kentleşme ve yerleşim yerlerini konu aldığı belirlendi.
Sorunun odak noktası olan 'Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar' başlığının kapsamını netleştirmek gerekir.
2
Hedeflenen temel nitelikleri hatırlamak
Resmi tanımın 'Şehirleri ve insan yerleşimlerini kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılmak' olduğu tespit edildi.
SKA 11'in vizyonunu özetleyen dört temel sütun bu kavramlardan oluşur.
3
Seçenekleri bu dörtlü kavram seti ile karşılaştırmak
Kapsayıcılık, güvenlik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik kavramlarının tamamını içeren ifadenin doğruluğu onaylandı.
Çeldiriciler genellikle bu boyutlardan sadece birine odaklanarak veya kavramları yanlış yorumlayarak oluşturulmuştur.

Key Concept

SKA 11 Temel Vizyonu ve Nitelikleri

Alternative Method

SKA 11'in amacını hatırlamak için 'KGDS' (Kapsayıcı, Güvenli, Dayanıklı, Sürdürülebilir) kısaltması kullanılabilir. Bu dörtlü, modern kentsel politikaların anayasası gibidir.
Estimated Time:45s
Question 37Question

Sürdürülebilir kalkınma politikalarının başarısını ölçmek amacıyla ülkelerin çevresel sağlık ve ekosistem canlılığı performanslarını belirli kriterlere göre puanlayan, Yale ve Columbia üniversiteleri iş birliğiyle hazırlanan uluslararası gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çevresel Performans Endeksi (EPI)

Answer

Sürdürülebilirlik düzeylerini çevresel sağlık ve ekosistem canlılığı üzerinden ölçen gösterge Çevresel Performans Endeksi (EPI) olarak adlandırılır.
Çevresel Performans Endeksi (EPI), ülkelerin çevresel durumlarını ve politikalarının başarısını 'Çevresel Sağlık' (insan sağlığı üzerindeki etkiler) ve 'Ekosistem Canlılığı' (doğal kaynak yönetimi ve biyoçeşitlilik) ana kategorileri altında puanlayan en temel küresel sürdürülebilirlik göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Göstergenin kapsamını analiz edin.
Soruda belirtilen 'çevresel sağlık' ve 'ekosistem canlılığı' kavramları, sürdürülebilirliğin ölçümünde kullanılan performans kriterleridir.
Sürdürülebilirlik araçları ve göstergeleri arasındaki farkı ayırt etmek için ölçülen parametrelere bakılmalıdır.
2
Göstergenin kaynağını ve metodolojisini doğrulayın.
Yale ve Columbia üniversiteleri tarafından iki yılda bir yayımlanan endeks Çevresel Performans Endeksi'dir (Environmental Performance Index - EPI).
Uluslararası kabul görmüş bu endeks, ülkelerin çevre politikalarının etkinliğini karşılaştırmalı olarak sunar.

Key Concept

Sürdürülebilirlik Göstergeleri: Performans Endeksleri
Estimated Time:50s
Question 38Question

Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi, 20002000-20152015 yılları arasını kapsayan Milenyum Kalkınma Hedefleri'nden farklı olarak, kentleşme ve yerleşim sorunlarını müstakil bir başlık altında (Amaç 1111) düzenlemiştir. "Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar" başlığını taşıyan bu amaç; şehirleri ve insan yerleşimlerini kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılmayı hedeflemektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Amaç 1111 kapsamında belirlenen temel hedeflerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Şehirlerin çeperlere doğru fiziksel büyüme hızını artırarak kentsel yayılmayı (sprawl) temel konut politikası olarak benimsemek

Answer

Şehirlerin çeperlere doğru fiziksel büyüme hızını artırarak kentsel yayılmayı (sprawl) temel konut politikası olarak benimsemek, sürdürülebilir kalkınma amaçları arasında yer almaz.
Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar amacı (SKA 1111), kentsel saçaklanma veya yayılma (sprawlsprawl) gibi verimsiz arazi kullanımı modellerini değil; tam tersine katılımcı, entegre ve sürdürülebilir yerleşim planlaması yoluyla kentsel alan kullanım verimliliğini artırmayı hedefler. Denetimsiz fiziksel büyüme, altyapı maliyetlerini artırdığı ve tarım alanlarını yok ettiği için sürdürülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmaz.

Step-by-Step Solution

1
Milenyum Kalkınma Hedefleri ile Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) arasındaki farkı analiz etme
Milenyum hedeflerinde kentleşme dolaylı bir konu iken, SKA 11 ile ilk kez müstakil bir kentsel amaç tanımlanmıştır.
Sorunun bağlamını ve SKA 11'in özgünlüğünü anlamak için bu kıyaslama gereklidir.
2
SKA 11'in alt hedeflerini gözden geçirme
Konut erişimi (11.1), ulaşım (11.2), katılımcı planlama (11.3), mirasın korunması (11.4), çevresel etki (11.6) gibi hedefler tespit edilir.
Seçeneklerin hangilerinin resmi hedeflerle örtüştüğünü belirlemek için gereklidir.
3
Kentsel yayılma (sprawl) ve sürdürülebilirlik ilişkisini değerlendirme
Denetimsiz fiziksel büyümenin (yayılma) kaynak israfına yol açtığı ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle çeliştiği sonucuna varılır.
Doğru cevabı yanlış kentsel büyüme algısından (kentleşme vs. büyüme) ayırt etmek için kritik adımdır.

Key Concept

SKA 11 (Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar) Hedefleri
Estimated Time:55s
Question 39Question

1987 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından yayımlanan Brundtland Raporu'nda (Ortak Geleceğimiz) sürdürülebilir kalkınma; "günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarının, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılanması" olarak tanımlanmıştır. Bu tanım doğrultusunda, sürdürülebilir kalkınma anlayışının temelini oluşturan ve birbirini tamamlayan üç temel boyut (üçlü denge) aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ekonomik verimlilik, sosyal adalet ve çevresel koruma

Answer

Sürdürülebilir kalkınma anlayışı; ekonomik verimlilik, sosyal adalet (eşitlik) ve çevresel koruma boyutlarının bütünleşik bir şekilde ele alınmasını ifade eder.
Doğru yanıt olan seçenek, sürdürülebilir kalkınmanın literatürde 'üçlü denge' olarak bilinen ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarını eksiksiz ve bir arada sunmaktadır. Brundtland Raporu'nun getirdiği temel yenilik, bu üç boyutun birbiriyle çelişen değil, birbirini destekleyen unsurlar olarak yönetilmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Brundtland Raporu'ndaki temel tanımı analiz etme.
Tanım, mevcut ve gelecek kuşaklar arasında bir denge kurulmasını (kuşaklararası adalet) öngörür.
Sürdürülebilirliğin temel felsefesi kaynakların sadece bugünkü değil, yarınki sahiplerini de gözetmektir.
2
Kavramın 'üçlü denge' (Triple Bottom Line) bileşenlerini belirleme.
Kalkınmanın sadece 'ekonomi' değil, aynı zamanda 'toplum' ve 'doğa' eksenli olması gerektiği saptanır.
Bu üç boyutun herhangi birinin eksikliği kalkınmanın sürdürülebilirliğini bozar.

Key Concept

Sürdürülebilir Kalkınmanın Üç Temel Boyutu

Practice More

Sürdürülebilir kalkınmanın tarihsel gelişimindeki diğer önemli dönemeç olan Rio Konferansı ve Gündem 21 belgelerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 40Question

19871987 yılında yayımlanan ve "Ortak Geleceğimiz" adıyla da bilinen Brundtland Raporu'nda sürdürülebilir kalkınma; "günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarını, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılayan kalkınma" olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, kalkınmanın sadece ekonomik bir büyüme olmadığını, kuşaklararası adaleti sağlamak için farklı boyutların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savunur.

Buna göre, sürdürülebilir kalkınma kavramının kuşaklararası adaleti tesis etmek amacıyla bütünleştirdiği "üç temel boyut" aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ekonomik verimlilik, sosyal adalet ve çevresel koruma

Answer

Ekonomik verimlilik, sosyal adalet ve çevresel koruma boyutları bir arada sürdürülebilir kalkınmanın temelini oluşturur.
Sürdürülebilir kalkınma; ekonomik verimliliğin sağlandığı, toplumsal adaletin gözetildiği ve ekolojik dengenin korunduğu bir sentezi ifade eder. Brundtland Raporu ile sistemleşen bu anlayış, kalkınmanın bu üç sacayağı üzerinde yükseldiğini savunur.

Step-by-Step Solution

1
Brundtland Raporu'ndaki tanımı analiz etmek
Tanım, hem günümüzün ihtiyaçlarının karşılanmasını hem de gelecek kuşakların haklarının korunmasını (kuşaklararası adalet) içerir.
Kalkınmanın sürdürülebilir olması için bugünkü tüketimin geleceği yok etmemesi gerekir.
2
Kalkınmanın boyutlarını belirlemek
Kalkınma; refah üretmeli (Ekonomik), bu refahı adil dağıtmalı (Sosyal) ve bu süreçte ekosistemi tahrip etmemelidir (Çevresel).
Bu üç alan birbirine bağlıdır; birindeki başarısızlık diğerlerini de uzun vadede çökertecektir.
3
Seçenekler arasında bütüncül yaklaşımı saptamak
Ekonomik verimlilik, sosyal adalet ve çevresel koruma sütunlarının birleştiği seçenek sürdürülebilir kalkınmanın özünü yansıtır.
Sürdürülebilir kalkınma "Triple Bottom Line" (Üçlü Bilanço) olarak da bilinen bu üçlü yapı üzerine kurgulanmıştır.

Key Concept

Sürdürülebilir Kalkınmanın Üç Temel Boyutu (Ekonomik, Sosyal, Çevresel)

Practice More

Brundtland Raporu'nun tam adı olan 'Ortak Geleceğimiz' (Our Common Future) başlığını ve raporun yayımlandığı 19871987 yılını unutmamanız sınavda faydalı olacaktır.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 2 / 6Next