Demokrasi Teorileri
163 questions
Marksist demokrasi kuramına göre, liberal demokratik sistemlerin 'burjuva demokrasisi' veya 'biçimsel demokrasi' olarak nitelendirilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Demokrasi teorileri içerisinde normatif gelenekler, bireyin siyasal sistemdeki konumunu ve katılımın amacını farklı ontolojik temellere dayandırır. Bir yaklaşım, demokrasiyi bireysel çıkarların siyasal otoritenin keyfiyetine karşı korunması için kurgulanmış araçsal bir mekanizma olarak görürken; diğer bir yaklaşım, katılımı bireyin ahlaki ve zihinsel kapasitesini dönüştüren pedagojik bir süreç olarak nitelendirir. Buna göre, J.S. Mill tarafından savunulan 'geliştirici demokrasi' anlayışını, Jeremy Bentham'ın 'koruyucu demokrasi' modelinden ayıran temel teorik ayrım aşağıdakilerden hangisidir?
Samuel P. Huntington, "Üçüncü Dalga: Yirminci Yüzyıl Sonlarında Demokratikleşme" adlı çalışmasında, küresel çaptaki demokratik rejimlere geçiş süreçlerini "dalgalar" ve bu dalgaları takip eden otoriterleşme eğilimli gerileme dönemlerini ise "ters dalgalar" olarak kavramsallaştırmıştır.
Buna göre, Huntington'ın sınıflandırmasında yer alan İkinci Ters Dalga (1958-1975) döneminin en belirgin karakteristik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Demokrasi teorileri kapsamında "toplamacı" (aggregative) model, bireysel tercihlerin oylama veya pazarlık yoluyla bir araya getirilmesini esas alırken; müzakereci (deliberatif) demokrasi, kararların meşruiyetini farklı bir sürece dayandırmaktadır.
Buna göre, müzakereci demokrasi modelinde siyasal kararların temel meşruiyet kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Katılımcı demokrasi teorisinde, bireylerin karar alma süreçlerine aktif katılımının onların demokratik değerleri öğrenmelerini ve siyasal kapasitelerini geliştirmelerini sağladığı savunulur. Carole Pateman'ın vurguladığı, katılımın bireyleri "demokratik vatandaşlar" olarak yetiştirme rolü aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?
Normatif demokrasi kuramları içerisinde yer alan 'Koruyucu Demokrasi' (Protective Democracy) ile 'Geliştirici Demokrasi' (Developmental Democracy) modelleri, bireyin siyasal sisteme katılımının temel gerekçesi ve amacı noktasında birbirlerinden ayrılmaktadır. Bu iki modelin siyasal katılım anlayışlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Siyaset biliminde Gaetano Mosca'nın "siyasal sınıf", Vilfredo Pareto'nun "seçkinlerin dolaşımı" ve Robert Michels'in "oligarşinin tunç yasası" kavramlarıyla temellendirdiği elitist kuram; iktidarın her zaman örgütlü bir azınlığın elinde olduğunu savunur. Joseph Schumpeter ise bu klasik elitist kabulleri modern demokrasiyle bağdaştırarak "demokratik elitizm" modelini geliştirmiştir.
Buna göre, Schumpeter'in bu modelinde elitist kuramın temel ilkelerini demokrasi ile uyumlu hale getiren asıl unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist demokrasi kuramı, liberal-demokratik sistemleri ekonomik eşitsizlikleri örtbas eden "biçimsel" bir yapı olarak eleştirirken; proletarya diktatörlüğünü bu aşamanın ötesinde, daha ileri bir demokratik model olarak sunar. Buna göre, Marksist yaklaşımın proletarya diktatörlüğünü liberal demokrasiden daha "gerçek" bir demokrasi aşaması olarak nitelendirmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist-Leninist siyaset teorisinde, kapitalizmden sosyalizme geçiş sürecinin özgün bir aşaması olarak kurgulanan; proletarya diktatörlüğünün belirli tarihsel koşullarda büründüğü, işçi sınıfının köylülük ve diğer antifaşist kesimlerle kurduğu geniş tabanlı sınıfsal ittifaka dayanan ve özellikle II. Dünya Savaşı sonrası Doğu Avrupa rejimlerini tanımlamak için kullanılan model aşağıdakilerden hangisidir?
Arend Lijphart, modern demokrasileri analiz ettiği çalışmasında 'çoğunlukçu' (Westminster) ve 'oydaşmacı' modelleri on farklı değişken üzerinden karşılaştırmıştır. Bu değişkenler; hükümetin yapısı, parti sistemi ve seçim sistemini içeren 'hükümet-partiler' (executives-parties) boyutu ile devletin yapısı ve anayasal düzenlemeleri içeren 'federal-üniter' (federal-unitary) boyutu olmak üzere iki ana grupta toplanmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi oydaşmacı demokrasi modelinin federal-üniter boyutu kapsamında yer alan özelliklerden biri değildir?
Siyaset bilimci Arend Lijphart, demokratik rejimleri "çoğunlukçu (Westminster)" ve "oydaşmacı (uzlaşmacı)" olmak üzere iki ana modele ayırarak incelemiştir. Lijphart bu sınıflandırmayı yaparken ülkeleri "yürütme-partiler" ve "federal-üniter" olmak üzere iki temel boyuttaki kurumsal yapılarına göre karşılaştırmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi oydaşmacı (uzlaşmacı) demokrasi modelinin "federal-üniter" boyutuna ait kurumsal özelliklerinden biridir?
Gaetano Mosca’nın "siyasal sınıf" ve Vilfredo Pareto’nun "seçkinlerin dolaşımı" kavramlarıyla temellendirdiği klasik elitist perspektif; Robert Michels’in "Oligarşinin Tunç Yasası" ile örgütlenme düzeyine, Joseph Schumpeter ile de demokratik prosedür düzeyine taşınmıştır.
Bu teorik bütünlük çerçevesinde, elitist demokrasi anlayışının modern temsilî demokrasilere yönelik temel çıkarsaması aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist demokrasi yaklaşımı, liberal demokrasilerin temelini oluşturan hak ve özgürlüklerin, üretim araçlarının mülkiyetinden ve sınıfsal ilişkilerden bağımsız ele alınamayacağını savunur. Buna göre, Marksist kuramda liberal demokrasinin bir 'sınıf egemenliği' aracı olarak nitelendirilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Demokrasi kuramları içinde 'toplamacı' (aggregative) modeller, bireysel tercihleri verili ve değişmez kabul ederek bu tercihleri oylama mekanizmasıyla bir araya getirmeye odaklanır. Buna karşın müzakereci (deliberatif) demokrasi, tercihlerin kamusal alanda rasyonel tartışma yoluyla gözden geçirilmesini ve dönüştürülmesini savunur. Bu bağlamda, müzakereci demokrasi anlayışına göre siyasal bir kararın 'meşruiyet' (legitimacy) kazanmasının temel koşulu aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik elitist kuramcılar Gaetano Mosca ve Robert Michels, yöneten azınlığın yönetilen çoğunluk üzerindeki egemenliğini toplumsal ve örgütsel yapının kaçınılmaz bir sonucu olarak görürken; Joseph Schumpeter bu elitist perspektifi "demokratik yöntem" ile uzlaştırmaya çalışmıştır. Schumpeter’in bu sentez çerçevesinde demokrasiye getirdiği temel tanım değişikliği ve elitlerin konumuna dair yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
Demokrasiyi halkın yönetimi gibi ahlaki veya normatif bir ideal olarak değil; siyasal liderliği üstlenmek isteyen kişi ve grupların (seçkinlerin) halkın desteğini almak için girdikleri rekabetçi bir "yöntem" veya "prosedür" olarak tanımlayan siyaset bilimci aşağıdakilerden hangisidir?
Bir yerel yönetimin şehrin geleceğini derinden etkileyecek bir çevre politikası belirlerken izlediği yöntemler siyaset bilimciler tarafından incelenmektedir. Sadece referandum düzenleyerek en fazla oyu alan politikanın meşru kabul edilmesi, bireylerin bencil ve önceden sabitlenmiş tercihlerini basitçe birleştiren (aggregative) dar bir bakış açısı olarak eleştirilmektedir. Jürgen Habermas’ın kamusal alan analizlerinden yola çıkan çağdaş bir kuram ise, bağlayıcı kararların meşruiyetinin sandık sonuçlarından ziyade, vatandaşların özgür ve eşit koşullarda bir araya gelerek argümanlarını sınadığı süreçlere dayandığını ileri sürer.
Bu parçada ele alınan 'müzakereci (deliberatif) demokrasi' modelinin meşruiyet ve vatandaşlık anlayışı ile ilgili temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset felsefesinde normatif demokrasi yaklaşımları, bireyin siyasal sistem içindeki konumuna ilişkin farklı ontolojik kabullerden hareket eder. Bu çerçevede, J.S. Mill tarafından savunulan 'Geliştirici Demokrasi' (Developmental Democracy) modeli, Bentham ve James Mill'in 'Koruyucu Demokrasi' (Protective Democracy) modelinden katılımın 'araçsal' (instrumental) değil, 'içsel' (intrinsic) değeri noktasında ayrılır.
Buna göre, Mill’in geliştirici modelinde siyasal katılımın temel işlevi aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde tanımlanır?
Katılımcı demokrasi kuramının öncülerinden C.B. Macpherson ve Carole Pateman'a göre, bireylerin sadece genel seçimlerde değil, yerel yönetimlerde ve iş yerlerinde de karar alma süreçlerine doğrudan katılması gerekir. Bu kuramcılar, katılımın bireyin demokratik değerleri içselleştirmesini ve toplumsal sorumluluk bilinci geliştirmesini sağladığını savunur. Bu çerçevede, katılımın birey üzerinde yarattığı bu olumlu değişim ve öğrenme süreci aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?
Çağdaş siyaset kuramında, demokratik siyasetin temel amacının toplumsal farklılıkları aşarak rasyonel ve nihai bir evrensel uzlaşıya varmak olmadığını savunan eleştirel bir yaklaşım bulunmaktadır. Bu yaklaşıma göre, toplumdaki yapısal çatışmalar (antagonizma) doğası gereği tamamen ortadan kaldırılamaz. Demokratik siyasetin görevi bu çatışmaları yok saymak veya rasyonel bir konsensüs ile bastırmak değil; onları 'düşmanların' birbirini yok etmeye çalıştığı bir durumdan çıkarıp, meşru 'hasımların' mücadele ettiği agonistik bir zemine taşımaktır. Ayrıca, farklı toplumsal direniş hareketlerinin (işçi hakları, çevrecilik, kadın hakları vb.) kendi özgüllüklerini koruyarak egemen iktidar bloğuna karşı bir 'eşdeğerlik zinciri' (chain of equivalence) içinde eklemlenmeleri (articulation) demokratikleşmenin temel koşuludur.
Bu parçada temel argümanları özetlenen ve liberal uzlaşmacı modellere alternatif sunan demokrasi teorisi aşağıdakilerden hangisidir?