Siyaset Biliminin Temel Kavramları
152 questions
Carl Schmitt tarafından geliştirilen ve siyasetin özünü 'dost-düşman' ayrımına dayandıran yaklaşım dikkate alındığında, 'siyasal olanın' (the political) kapsamı ve sınırı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Max Weber'in otorite tipolojisine göre; meşruiyetin kaynağı bir liderin sahip olduğu veya sahip olduğuna inanılan olağanüstü kişisel yetenekler, kahramanlıklar veya kitleleri peşinden sürükleyen hitabet gücü ise bu durum aşağıdaki otorite tiplerinden hangisiyle ifade edilir?
Modern siyaset teorisinde 'siyaset' () ile 'siyasal' ( ) kavramları arasında yapılan ayrım, siyasetin tanımı ve kapsamını belirlemede merkezi bir rol oynar. Birçok çağdaş kuramcıya göre 'siyaset', mevcut düzen içindeki kurumlar, kurallar ve yönetimsel pratikleri (poliçe yapımı, seçimler, bürokrasi vb.) ifade ederken; 'siyasal', toplumsal hayatın temelinde yatan antagonizma, çatışma ve kolektif kimlik inşası gibi kurucu unsurları temsil eder. Bu ayrım dikkate alındığında; siyaseti sadece bir 'rasyonel müzakere, teknik yönetim ve çıkar uzlaştırması' sanatı olarak gören bir yaklaşımın, 'siyasal olanı' dışlaması sonucunda ortaya çıkan temel kuramsal yanılgı aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset biliminde, Max Weber’in otorite tipolojileri ve modern devletin işleyişi bağlamında meşruiyet (legitimacy) ile yasallık (legality) arasındaki ilişkiyi ve bu çerçevede ortaya çıkan meşruiyet krizlerini analiz eden aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi literatürle en uyumludur?
Siyaset bilimi literatüründe egemenliğin öznesi ve kullanılış biçimi üzerine yapılan tartışmalar; Jean-Jacques Rousseau’nun savunduğu 'halk egemenliği' ile Abbe Sieyes tarafından geliştirilen 'milli egemenlik' kuramları arasında belirgin farklar ortaya koymuştur. Bu iki kuramın 'seçmenlik niteliği' ve 'vekalet ilişkisi' bakımından karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bir kamu görevlisinin, vatandaşlardan gelen talepleri değerlendirirken kullandığı yetkinin meşruiyet zemininin; yöneticinin kişisel üstünlüğü veya geçmişten gelen gelenekler değil, doğrudan yazılı hukuk kuralları ve işgal edilen makamın yasal statüsü olması durumu Max Weber'in otorite tipolojisinde aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Siyaset biliminde egemenlik kuramları incelenirken, egemenliğin 'yasaları yapma ve uygulama konusundaki nihai hukuki otorite' (hukuki egemenlik) ile bu otoritenin meşruiyetini aldığı ve arkasında yatan 'nihai siyasi güç' (siyasi egemenlik) arasındaki ayrım büyük önem taşır. Bu bağlamda, egemenliği bölünmez ve devredilemez bir bütün olan 'Millet'e atfeden ancak onun bizzat değil, sadece temsilcileri vasıtasıyla hukuki irade açıklayabileceğini savunarak 'Milli Egemenlik' (National Sovereignty) öğretisini sistemleştiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset biliminde meşruiyet (legitimacy) ile yasallık (legality) arasındaki ayrım, modern devletin otorite kaynaklarını anlamak açısından kritiktir. Max Weber’in rasyonel-yasal otorite kavramsallaştırmasında, iktidarın meşruiyeti büyük ölçüde bürokratik kuralların usulüne uygun işletilmesine dayansa da; Seymour Martin Lipset ve Jürgen Habermas gibi düşünürler, bu sürecin sadece biçimsel kurallarla sınırlı olmadığını savunurlar. Habermas, devletin karmaşık ekonomik süreçlere müdahale ederken karşılaştığı rasyonel karar alma güçlüklerinin (rasyonellik krizi), kitlelerin sisteme yönelik desteğinin çekilmesine (meşruiyet krizi) nasıl evrildiğini analiz eder.
Bu kuramsal yaklaşımlar ışığında; başlangıçta yasal ve rasyonel bir temele sahip olan bir iktidarın, yapısal bir ekonomik bunalım karşısında teknik çözüm üretme kapasitesini (etkinlik) yitirmesi neticesinde yönetilenlerin sisteme olan normatif inançlarını kaybetmeleriyle sonuçlanan süreç, siyaset biliminde aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Egemenliğin kime ait olduğu ve bu gücün nasıl kullanıldığına dair geliştirilen kuramsal yaklaşımlar, modern devletin demokratik işleyişini temelden etkilemiştir. Özellikle "milli egemenlik" ve "halk egemenliği" kuramlarının "seçmenlik" statüsüne yüklediği anlamlar birbirinden farklıdır. Bu doğrultuda, söz konusu iki kuramın seçmenlik anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Siyaset biliminde 'süreksiz toplumsallaşma' (discontinuous socialization) olgusu; bireyin çocukluk döneminde aile gibi birincil araçlardan edindiği değerlerin, yetişkinlikte karşılaştığı okul, medya veya siyasi partiler gibi ikincil araçların sunduğu siyasal yönelimlerle çatışması durumunu ifade eder. Bu tür bir kopukluk, bireyin siyasal kimliğinde bir gerilim yaratarak toplumsal düzeyde ortak bir siyasal kültürün inşasını zorlaştırır.
Buna göre, toplumsallaşma araçları arasındaki bu normatif uyumsuzluğun, siyasal sistemin işleyişi üzerindeki en temel sistemik riski aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset biliminde iktidarın 'otorite' niteliği kazanabilmesi, yönetilenlerin bu gücü 'meşru' kabul ederek rızaya dayalı bir itaat sergilemesine bağlıdır. Max Weber'in otorite tipolojisi bağlamında; yönetenlerin yetkilerini anayasal ve yasal sınırlar içerisinde, önceden belirlenmiş nesnel ve gayrişahsi kurallara dayanarak kullandığı sistemde, 'yasal-rasyonel otorite'yi sadece zorlamaya dayalı bir 'iktidar'dan ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset bilimi doktrininde egemenliğin kime ait olduğu ve bu gücün hangi hukuki temelde kullanıldığına dair geliştirilen 'Milli Egemenlik' (National Sovereignty) ve 'Halk Egemenliği' (Popular Sovereignty) kuramları, modern devlet anlayışının şekillenmesinde farklı sonuçlar doğurmuştur. Milli egemenlik kuramının, halk egemenliği kuramından ayrılan temel yapısal özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi milli egemenlik kuramına özgü bir niteliktir?
Max Weber’in otorite tipolojisinde yasal-rasyonel otorite, modern devletin bürokratik yapısının ve işleyişinin temel meşruiyet kaynağını oluşturur. Bu otorite biçiminde iktidar, kişisel keyfiyetten arındırılarak belirli kurallar bütününe ve prosedürlere bağlanmıştır. Buna göre, yasal-rasyonel otorite tipinde yönetilenlerin itaat davranışını ve sistemin meşruiyet temelini en iyi açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Bernard Crick'in (Siyasete Övgü) adlı eserinde geliştirdiği kuramsal perspektif dikkate alındığında; siyaseti tiranlık, ideolojik yönetim veya teknik idare gibi diğer toplumsal düzenleme biçimlerinden ayıran temel nitelik ve buna bağlı olarak belirlenen kapsam aşağıdakilerden hangisidir?
Gabriel Almond ve Sidney Verba tarafından geliştirilen siyasal kültür sınıflandırmasına göre; bireylerin siyasal sistemin bütününe ve hükümetin vergi, kanun gibi "çıktı" (output) mekanizmalarına karşı yüksek düzeyde bir farkındalık geliştirdiği, ancak sistemin "girdi" (input) süreçlerine yani karar alma mekanizmalarına katılım konusunda kendilerini yetkin veya sorumlu hissetmedikleri siyasal kültür tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Modern siyasal sistemlerde, Max Weber'in tanımladığı rasyonel-yasal otorite tipinde iktidarın sadece anayasal ve yasal prosedürlere (yasallık) uygun şekilde kurulmuş olması, yönetilenlerin o iktidara olan rızasının sürekliliği için her zaman yeterli olmayabilir. Sistemin toplumsal talepleri karşılayacak politikaları üretememesi, kurumların işleyişine olan güvenin sarsılması ve kitlelerin sisteme olan bağlılığının zayıflaması sonucunda ortaya çıkan siyasal tıkanıklık aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset biliminde iktidar, bir kişinin veya grubun kendi iradesini direnmelere rağmen başkalarına kabul ettirebilme gücü olarak tanımlanırken; otorite, bu gücün yönetilenler tarafından haklı, doğru ve itaat edilmeye değer bulunması (meşruiyet) durumunu ifade eder. Bir ülkede darbe yoluyla anayasayı askıya alarak yönetimi ele geçiren bir askeri cunta, kamu düzenini sağlamak amacıyla katı yasalar çıkarmış ve bu yasalara uymayanları ağır yaptırımlarla cezalandırarak toplumsal itaati şeklen sağlamıştır. Ancak halk, yeni yönetimin kararlarını içselleştirmemiş ve sadece devletin zor kullanma kapasitesinden duyulan korku saikiyle kurallara uymuştur.
Bu duruma ilişkin olarak siyaset bilimi kavramları çerçevesinde yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Siyaset bilimi literatüründe David Easton tarafından geliştirilen ve siyaseti "değerlerin toplum için otorite yoluyla dağıtılması" ( ) olarak ele alan yaklaşım dikkate alındığında; siyasetin kapsamı ve işleviyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Max Weber’in otorite tipolojisinde 'karizmanın rutinleşmesi' (sıradanlaşması) kavramı; kişisel, olağanüstü ve doğası gereği geçici olan karizmatik otoritenin, süreklilik kazanmak amacıyla geleneksel veya yasal-rasyonel bir yapıya dönüşümünü ifade eder. Bu dönüşüm sürecinde iktidarın kaynağında ve meşruiyet zemininde yaşanan değişim göz önüne alındığında, karizmatik otoriteden yasal-rasyonel otoriteye başarılı bir geçiş için gerçekleşmesi gereken temel yapısal dönüşüm aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber, sosyolojik analizinde 'iktidar' (Macht) ve 'hâkimiyet/otorite' (Herrschaft) kavramları arasında keskin bir ayrım yapar. İktidarı, toplumsal bir ilişki içinde bir aktörün, direnişle karşılaşsa bile kendi iradesini yürütme ihtimali olarak tanımlarken; otoriteyi, belirli bir içeriğe sahip emirlerin belirli bir insan grubu tarafından itaatle karşılanma olasılığı (şansı) olarak görür. Bu kuramsal çerçeve dikkate alındığında; çıplak bir 'iktidar' ilişkisini, istikrarlı ve sürekli bir 'otorite' (hâkimiyet) yapısına dönüştüren temel gereklilik aşağıdakilerden hangisidir?