Toplumsal Değişme
188 questions
Geleneksel işçi sınıfı hareketlerinden farklı olarak ’lı yılların sonundan itibaren Batı toplumlarında ivme kazanan 'Yeni Toplumsal Hareketler'; çevre, kadın hakları, barış ve yerel özerklik gibi konuları merkeze almıştır. Bu hareketlerin analizinde, sınıfsal aidiyetlerin yerini parçalı kimlik politikalarının aldığı ve 'post-materyalist' değerlerin ön plana çıktığı vurgulanmaktadır. Buna göre Yeni Toplumsal Hareketler'in yapısal özellikleri ve yönelimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu hareketlerin temel bir niteliği olarak gösterilemez?
Bir toplumda şu süreçler gözlemlenmektedir:
I. Tarım alanlarının miras yoluyla parçalanması sonucu kırsalda geçim sıkıntısının artması.
II. Kırsaldan kente yönelen yoğun göçün kentlerde konut krizine ve gecekondu oluşumuna yol açması.
III. Kamu otoritesinin barınma sorununu çözmek amacıyla kentsel dönüşüm projelerini ve yasal düzenlemeleri yürürlüğe koyması.
IV. Kente yeni gelenlerin geleneksel aile değerleri ile modern kent yaşamının rasyonel kuralları arasında bir uyumsuzluk yaşaması.
Bu değişim süreci, toplumsal değişmeyi etkileyen faktörler ve ilgili sosyolojik kavramlar açısından analiz edildiğinde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Pitirim Sorokin, toplumsal değişmeyi 'Sınırlar İlkesi' ile birlikte bir başka temel mekanizmadan daha bahseder. Bu mekanizmaya göre, toplumsal bir sistem veya kültür, herhangi bir dış faktörün etkisi olmasa dahi, yalnızca kendi içsel yapısı, dinamikleri ve potansiyeli nedeniyle zamanla değişime uğramak zorundadır. Bir kültür tipi (Duyusal veya İdeyasyonel) kendi sınırlarına ulaştığında, sistemin içsel mantığı onu zıt yöne doğru bir dönüşüme zorlar. Buna göre Sorokin’in, toplumsal değişmenin kaynağını dışsal çevrede değil, sistemin bizzat kendi varoluşunda arayan bu temel ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolog William Ogburn, toplumsal değişmeyi açıklarken maddi kültür ile manevi kültür arasındaki hız farkına odaklanmıştır. Ogburn'a göre; teknoloji, sanayi ve üretim tekniklerini kapsayan maddi kültür unsurları çok hızlı bir değişim gösterirken; inançlar, değerler, hukuk ve ahlak gibi manevi kültür unsurları bu hıza aynı ölçüde uyum sağlayamaz. Bu durum toplumda bir gerilim ve uyumsuzluk alanı yaratmaktadır.
Buna göre Ogburn'un 'kültürel gecikme' olarak adlandırdığı bu durum, toplumsal değişmeyi etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangileri arasındaki etkileşimin ve hız farkının bir sonucudur?
Küreselleşme literatüründe sıklıkla vurgulanan 'yersiz-yurtsuzlaşma' (deterritorialization) kavramı; sermaye, bilgi ve kültürün ulusal sınırları aşarak akışkan hale gelmesini ve toplumsal ilişkilerin belirli bir coğrafi mekânla olan bağının zayıflamasını ifade eder. Bu durumun geleneksel ulus-devlet yapısı ve toplumsal kimlik inşası üzerindeki etkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin yarattığı dönüşümü en doğru şekilde betimler?
Toplumsal değişme süreçlerini analiz eden bir sosyoloğun, belirli bir toplum üzerinde yaptığı şu gözlemler dikkate alınmalıdır:
I. Üretim teknolojilerindeki kapasite artışına bağlı olarak kişi başına düşen enerji tüketiminin ve milli gelirin sadece sayısal olarak yükselmesi.
II. Ekonomik kapasitedeki bu yükselişle eş zamanlı olarak; toplumsal tabakalaşma yapısının farklılaşması, yeni kurumların oluşması ve toplumsal uzmanlaşmanın artmasıyla gerçekleşen yapısal dönüşüm.
III. Gerçekleşen bu yapısal dönüşümün, toplumun paylaştığı ortak değerler ve 'muasır medeniyet' idealleri doğrultusunda daha 'üstün' ve 'arzulanır' bir aşama olarak tanımlanması.
Bu gözlemler, toplumsal değişme literatüründeki kavramlarla eşleştirildiğinde aşağıdakilerin hangisinde doğru bir sıralama yapılmıştır?
Toplumsal değişme süreçlerini kuramsal bir çerçevede değerlendiren bir düşünür; bir toplumdaki teknolojik yeniliklerin artmasını, kurumsal yapının karmaşıklaşmasını ve bireysel hakların genişlemesini, sadece nesnel bir süreç olarak değil, aynı zamanda toplumun "olması gereken ideal ve daha iyi bir noktaya doğru yönelmesi" olarak tanımlamaktadır.
Düşünürün toplumsal değişimi, toplumsal olarak arzulanan bir hedefe doğru "olumlu ve etik bir gidişat" olarak nitelendirmesi, sosyolojideki aşağıdaki kavramlardan hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
Bir toplumun tarihsel süreç içerisinde dışarıdan bir müdahale ya da planlama olmaksızın, basit ve homojen bir yapıdan daha karmaşık ve heterojen bir yapıya doğru kendiliğinden ve yavaş yavaş dönüşmesini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumsal yapının temel bileşenlerinden biri olan nüfusun yaş kompozisyonu, doğum ve ölüm oranları ile göç hareketleri; toplumsal kurumların işleyişi üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Örneğin, bir toplumda doğum oranlarının dramatik şekilde düşmesi ve ortalama ömür beklentisinin artması; sadece aile büyüklüğünü değil, aynı zamanda sağlık harcamalarını, konut talebini ve sosyal güvenlik sistemlerinin yapısını da kökten değiştirmektedir. Bu parçada sözü edilen değişimler, toplumsal değişmeyi etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangisiyle öncelikli olarak açıklanabilir?
Emile Durkheim'a göre, özellikle hızlı toplumsal değişim süreçlerinde eski değer ve normların etkisini yitirmesi, ancak yeni bir düzenin henüz kurulamaması sonucu bireylerin toplumsal sınırlandırmalardan yoksun kalması durumu toplumsal çözülmeye yol açar. Durkheim, kolektif bilincin zayıfladığı ve bireylerin neyin 'doğru' veya 'beklenen' olduğunu kestiremediği bu kuralsızlık durumunu aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade eder?
Küreselleşme tartışmalarında, küresel kültürün yerel kültürleri bütünüyle yutarak bir 'kültürel homojenleşme' (McDonallaşma) yaratacağı tezi sıklıkla dile getirilmektedir. Ancak Roland Robertson, bu sürece karşı 'kuyerelleşme' (glocalization) kavramını geliştirerek; küresel olanın yerel olandan bağımsız olmadığını, aksine yerel olanın küresel unsurları kendi süzgecinden geçirerek yeniden yapılandırdığını savunur. Bu yaklaşım, küreselleşmeyi yerelliğin reddi değil, yerelliğin küresel bağlamda yeniden icadı olarak görür.
Buna göre, 'kuyerelleşme' süreci ve küreselleşmenin kültürel etkileri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Toplumsal değişme süreçlerini kuramsal bir çerçevede ele alan bir sosyolog, değişimin birikimli bir şekilde ve basitten karmaşığa doğru gerçekleştiğini, ancak bu sürecin mutlaka bir 'iyileşme' veya 'daha mükemmele doğru gidiş' olarak nitelenemeyeceğini savunmaktadır. Yazara göre değişimi 'iyi' ya da 'arzu edilen' olarak tanımlamak, bilimsel nesnellikten uzaklaşan bir değer yargısıdır.
Bu sosyoloğun eleştirel bir mesafeyle yaklaştığı ve nesnel bir süreç olan 'evrim' kavramından ayırdığı temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Talcott Parsons’ın toplumsal değişmeye ilişkin evrimsel şemasında, yapısal farklılaşma süreci sistemin karmaşıklığını artırırken aynı zamanda bir eşgüdüm ve meşruiyet sorunu yaratır. Bu sorunu aşmak için toplumun normatif temelini oluşturan inanç ve değerlerin, yeni ortaya çıkan uzmanlaşmış birimleri de kapsayacak biçimde daha üst ve soyut bir düzeye evrilmesi gerekir. Bu sayede sistem, parçalanmadan yeni yapısal duruma uyum sağlayabilir.
Buna göre, Parsons'ın kuramında toplumsal bütünleşmeyi korumak amacıyla değerlerin daha esnek ve kapsayıcı bir mahiyet kazanması süreci aşağıdakilerden hangisidir?
Emile Durkheim'a göre modern sanayi toplumlarında iş bölümünün gelişmesiyle birlikte bireylerin birbirine olan işlevsel bağımlılığının artması "organik dayanışma"yı doğurur. Ancak bu yapısal farklılaşma süreci her zaman beklenen bütünleşmeyi sağlamayabilir ve toplumsal çözülmenin bir işareti olan "anomik" bir karaktere bürünebilir.
Durkheim'ın kuramsal çerçevesinden hareketle, iş bölümünün bütünleştirici işlevini yitirerek anomik bir duruma yol açmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Bir toplumsal yapının; askeri işgal, siyasi tahakküm veya otoriter bir yönetimin yasal ve fiziksel zorlamaları sonucunda, kendi iç dinamiklerinden bağımsız olarak ve toplumsal rıza aranmaksızın belirli bir yönde değişime maruz bırakılması süreci aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolojinin öncü isimlerinden İbn-i Haldun'un 'coğrafya kaderdir' önermesinden hareketle; bir toplumun yerleştiği bölgenin iklimi, yer şekilleri ve doğal kaynaklarının bolluğu, o toplumun sadece üretim tarzını belirlemekle kalmaz; aynı zamanda merkeziyetçilik derecesi, askeri teşkilatlanma biçimi ve toplumsal dayanışma türü (asabiye) üzerinde de kurucu bir rol oynar. Toplumsal değişmeyi etkileyen faktörler açısından bu değerlendirme, aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaştırır?
Küreselleşme literatüründe Roland Robertson tarafından geliştirilen "küyerelleşme" (glocalization) kavramı, küresel olanın yerel koşullara uyarlanarak yeniden üretilmesini ve yerel olanın küresel ölçekte anlam kazanmasını ifade eder. Bu süreçte yerel kültürlerin tamamen yok olması yerine, küresel unsurlarla sentezlenerek hibrit yapılar oluşturduğu savunulur.
Buna göre; küyerelleşme olgusunun ulus-devletin ekonomik egemenliği ve toplumsal yapılar üzerindeki etkileri dikkate alındığında, çatışmacı kuramın (conflict theory) bu sürece yönelik temel eleştirisi aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolojik bir çalışma alanı olarak toplumsal değişme; toplumsal yapıyı, kurumları ve sosyal ilişkiler ağını zaman içerisinde dönüştüren süreçlerin bütünüdür. Ancak günlük dilde sıklıkla birbirinin yerine kullanılan 'ilerleme' (progress) ve 'gelişme' (development) kavramları ile 'toplumsal değişme' kavramı arasında teorik bir ayrım mevcuttur.
Buna göre, sosyolojik bir kavram olarak toplumsal değişmeyi 'ilerleme' ve 'gelişme' kavramlarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumsal değişme; toplumsal yapının, sosyal kurumların ve toplumsal ilişkiler ağının zaman içindeki dönüşümünü ifade eden geniş kapsamlı bir kavramdır. Sosyolojik literatürde bu kavramın; ilerleme, gelişme ve evrim gibi terimlerle karıştırılmaması gerektiği, özellikle değişmenin yönü ve değer yargısı içermemesi bakımından ayrıştığı vurgulanır.
Buna göre, toplumsal değişmenin kavramsal çerçevesi ve genel özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İşlevselci kuramcı Talcott Parsons tarafından toplumsal değişmeyi açıklamak amacıyla ortaya atılan "evrimsel evrenseller" (evolutionary universals) kavramı ile anlatılmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?