Kamu Politikası

172 questions

Question 101Question

Kamu politikası analizi literatüründe, rasyonel bir gerekçesi kalmayan veya başarısızlığı kanıtlanmış bir politikanın sonlandırılması (termination) sürecinde çeşitli engellerle karşılaşılmaktadır. Bu engellerden biri olan 'ideolojik engeller', politikanın toplumun inanç sistemleri, değer yargıları ve temel dünya görüşüyle kurduğu güçlü bağdan kaynaklanır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir politikanın sonlandırılmasının önündeki ideolojik engellere uygun bir örnek teşkil eder?

Show answer & explanation

Answer: Bir sosyal yardım programının, toplumsal 'sosyal adalet' ve 'hakkaniyet' inançlarının bir sembolü haline gelmesi nedeniyle, hedeflerine ulaşmadığı ispat edilse dahi sonlandırılamaması

Answer

Bir sosyal yardım programının, toplumsal 'sosyal adalet' ve 'hakkaniyet' inançlarının bir sembolü haline gelmesi nedeniyle, hedeflerine ulaşmadığı ispat edilse dahi sonlandırılamaması
İdeolojik engeller, kamu politikalarının toplumun temel inançları, ahlaki değerleri ve egemen dünya görüşleriyle özdeşleşmesi durumunda ortaya çıkar. Bir politikanın teknik olarak başarısız olsa bile 'sosyal adalet' gibi köklü toplumsal değerlerin sembolü haline gelmesi, onun sonlandırılmasını rasyonel verilere rağmen imkansız hale getirebilir.

Step-by-Step Solution

1
Politika sonlanması engellerinden 'ideolojik engeller' kavramının tanımını analiz et.
İdeolojik engellerin; inançlar, değerler, semboller ve dünya görüşleriyle ilişkili olduğu saptandı.
Doğru örneği seçebilmek için kavramın kapsamını netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerde sunulan örnekleri; hukuki, örgütsel, psikolojik ve ideolojik kategorilerine göre sınıflandır.
Sosyal adalet ve hakkaniyet inançlarının 'ideolojik/değer' odaklı olduğu; bütçe ve personel kaygısının 'örgütsel', yasama sürecinin 'hukuki', batık maliyetlerin ise 'psikolojik' odaklı olduğu görüldü.
Kavramlar arası karışıklığı önlemek ve çeldiricileri elemek için gereklidir.
3
Tanımla örtüşen en uygun örneği belirle.
Toplumsal inançlarla bütünleşmiş bir programın teknik başarısızlığa rağmen sürdürülmesinin tam bir ideolojik engel örneği olduğu sonucuna varıldı.
Soruda istenen 'ideolojik' vurgusu bu seçenekte en belirgindir.

Key Concept

Politika Sonlanması Engelleri (Policy Termination Barriers)
Estimated Time:1m 30s
Question 102Question

Kamu politikası literatüründe Sabatier ve Mazmanian tarafından öne sürülen ve politikanın merkezdeki karar alıcılar tarafından belirlenen çerçevede yürütülmesini esas alan modelde; başarılı bir uygulama süreci için belirli yasal, teknik ve siyasal ön koşulların varlığı şart koşulmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Sabatier ve Mazmanian'ın etkili bir politika uygulaması için gerekli gördüğü bu ön koşullar arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Uygulama aşamasında görev alan saha personelinin (sokak düzeyi bürokratların), karşılaştıkları yerel sorunlara göre politika hedeflerini yeniden yorumlayıp esnetebilmesi

Answer

Uygulama aşamasında görev alan saha personelinin (sokak düzeyi bürokratların), yerel sorunlara göre politika hedeflerini esnetebilmesi Sabatier ve Mazmanian'ın modelinde yer alan bir koşul değildir.
Sabatier ve Mazmanian'ın modeli, politikanın merkezdeki karar alıcılar tarafından belirlenen kurallara sıkı sıkıya bağlı kalarak yürütülmesini savunur. Saha personelinin politika hedeflerini yerel koşullara göre esnetmesi veya yeniden yorumlaması, Michael Lipsky'nin 'Sokak Düzeyi Bürokrasisi' yaklaşımının bir özelliğidir ve Top-down (Yukarıdan Aşağıya) mantığına terstir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki düşünürlerin (Sabatier ve Mazmanian) hangi uygulama yaklaşımını temsil ettiğini belirle.
Bu isimler 'Yukarıdan Aşağıya' (Top-down) yaklaşımının en önemli savunucularıdır.
Uygulama modelleri arasındaki temel farkları anlamak için teorik arka planın tespiti gerekir.
2
Yukarıdan Aşağıya yaklaşımının temel varsayımlarını (hiyerarşi, netlik, kontrol) seçeneklerle karşılaştır.
Belirsizliğin azaltılması, merkezi kontrolün artırılması ve takdir yetkisinin kısıtlanması bu yaklaşımın gereğidir.
Hangi seçeneklerin bu varsayımlarla çeliştiğini bulmak için analiz yapılır.
3
Saha personelinin (sokak düzeyi bürokratların) takdir yetkisini vurgulayan seçeneği tespit et.
Takdir yetkisinin ve yerel esnekliğin vurgulandığı seçenek, 'Aşağıdan Yukarıya' (Bottom-up) yaklaşımına aittir.
Sabatier ve Mazmanian'ın modelinde takdir yetkisi, politikanın başarısını engelleyen bir 'uygulama açığı' (implementation gap) nedeni olarak görülür.

Key Concept

Sabatier ve Mazmanian'ın 6 Koşul Modeli (Top-down)

Alternative Method

Soruya yaklaşırken 'hiyerarşi ve kontrol' (Top-down) ile 'esneklik ve takdir yetkisi' (Bottom-up) zıtlığını kullanabilirsiniz. Sabatier ve Mazmanian ismini gördüğünüzde hiyerarşik kontrolün arandığını hatırlamak cevaba ulaşmanızı sağlar.
Estimated Time:1m 40s
Question 103Question

Demokratik bir yönetimde kamu politikalarının belirlenmesi süreci, farklı meşruiyet zeminlerine dayanan ve yetki sınırları anayasal/yasal çerçevelerle çizilen çok sayıda birimin etkileşimiyle gerçekleşir. Politika analizinde bu birimler; egemenlik gücünü kullanma biçimlerine ve karar alma mekanizmasındaki hiyerarşik konumlarına göre sınıflandırılmaktadır. Buna göre, kamu politikası aktörleri ve bu aktörlerin sistemdeki statülerine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Baskı grupları ve sivil toplum kuruluşları, demokratik katılımın bir gereği olarak politika yapım sürecine dahil oldukları için devlet adına bağlayıcı karar alma yetkisine sahip resmi aktör statüsündedir.

Answer

Baskı grupları ve sivil toplum kuruluşlarının devlet adına bağlayıcı karar alma yetkisine sahip resmi aktörler olduğu ifadesi yanlıştır; bu birimler gayri resmi aktörlerdir.
Baskı grupları ve sivil toplum kuruluşları, kamu politikası analizinde 'gayri resmi aktör' olarak kabul edilirler. Meşruiyetlerini ortak çıkarlardan veya toplumsal ideallerden alırlar; karar alıcılar üzerinde lobi ve ikna faaliyetleri yürüterek etkili olmaya çalışırlar. Ancak devletin resmi hiyerarşisi içinde yer almadıkları için toplum üzerinde yaptırım gücü olan bağlayıcı kararlar üretemezler. Dolayısıyla bu birimlerin resmi aktör olarak tanımlanması yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Aktörlerin meşruiyet kaynağını analiz et
Resmi aktörler yetkisini Anayasa ve yasalardan alırken, gayri resmi aktörler meşruiyetlerini toplumsal destek ve gönüllülükten alırlar.
Aktörlerin sınıflandırılmasındaki temel ayrım 'kamusal yetki kullanımı' ve 'anayasal statü'dür.
2
Resmi aktörleri tanımla
Yasama, yürütme, yargı ve kamu bürokrasisi devletin hiyerarşik yapısında yer alan resmi aktörlerdir.
Bu birimlerin aldığı kararlar toplumun geneli için hukuki olarak bağlayıcıdır.
3
Gayri resmi aktörlerin rolünü değerlendir
Siyasi partiler, baskı grupları, medya ve STK'lar sistem dışından (toplumsal alandan) etki eden gayri resmi aktörlerdir.
Bu aktörler gündem belirleme, ikna ve lobi faaliyetleriyle süreci etkiler ancak devlet adına karar onaylama yetkileri yoktur.
4
Hatalı eşleştirmeyi saptat
Baskı grupları ve STK'ların 'resmi aktör' ve 'bağlayıcı karar alıcı' olarak tanımlanması kavramsal bir hatadır.
Demokratik katılımda bulunmaları onlara devletin egemenlik yetkisini (imperium) kullanma hakkı vermez.

Key Concept

Kamu Politikası Aktörlerinin Karar Alma Sürecindeki Statü ve Yetki Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 104Question

Kamu politikası tasarımı sürecinde; politika yapıcıların, belirlenen amaçlara ulaşmak için gerekli olan teknik bilgi, uzmanlık veya kurumsal yetkinliklerin mevcut olmadığını fark ederek, bu eksiklikleri gidermeye yönelik uzun vadeli maddi ve beşerî yatırımları içeren araçlara yönelmesi aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Kapasite geliştirme (Capacity building)

Answer

Kapasite geliştirme (Capacity building)
Kapasite geliştirme araçları, politika hedeflerine ulaşmak için bireylerin, kuruluşların veya sistemlerin sahip olması gereken ancak halihazırda eksik olan bilgi, beceri ve teknik donanımın oluşturulması amacıyla yapılan uzun vadeli yatırımları temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Politika tasarımında kullanılan araçların odak noktası belirlenir.
Soruda vurgulanan 'bilgi, beceri ve kurumsal yetkinlik eksikliği' temel sorundur.
Her politika aracı farklı bir sorunu (kuralsızlık, motivasyon eksikliği, kapasite yetersizliği vb.) çözmek için tasarlanır.
2
Çözümün niteliği ve zaman ufku analiz edilir.
Maddi ve beşerî yatırımların 'uzun vadeli' olması gerektiği saptanır.
Kapasite inşası anlık bir sonuç değil, zaman yayılan bir gelişim sürecidir.
3
McDonnell ve Elmore'un politika araçları sınıflandırmasıyla eşleştirme yapılır.
Tanımlanan özelliklerin 'Kapasite Geliştirme' kategorisine girdiği doğrulanır.
Yazarlar, yetenek eksikliğini gidermeye yönelik araçları bu başlık altında toplar.

Key Concept

McDonnell ve Elmore'un Politika Araçları Sınıflandırması
Estimated Time:1m 15s
Question 105Question

Kamu politikası değişimini açıklayan kuramsal yaklaşımlar çerçevesinde; politikaların genellikle uzun süreli istikrarlı ve kademeli (artırımcı) değişim dönemlerinden geçtiğini, ancak bu sürecin 'politika tekellerinin' (policy monopoly) sarsılmasıyla köklü ve hızlı değişimlerle kesintiye uğradığını savunan düşünürler aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Frank Baumgartner ve Bryan Jones

Answer

Frank Baumgartner ve Bryan Jones tarafından geliştirilen Kesintili Denge Kuramı, politikaların uzun süreli artırımcı istikrarının aniden bozularak köklü değişimlere uğrayabileceğini savunur.
Frank Baumgartner ve Bryan Jones, Kesintili Denge Kuramı'nı geliştirerek kamu politikalarının neden uzun süre değişmediğini (politika tekelleri ve artırımcılık) ve neden bazen çok hızlı değiştiğini (mecra arayışı ve gündem kayması) açıklamışlardır.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki anahtar kavramları (politika tekeli, artırımcılığın kesintiye uğraması) belirle.
Bu kavramların Kesintili Denge Kuramı'na (Punctuated Equilibrium) ait olduğu tespit edilir.
Kuramsal eşleştirme yapabilmek için temel terminolojinin bilinmesi gerekir.
2
Kesintili Denge Kuramı'nın literatürdeki temsilcilerini hatırla.
Frank Baumgartner ve Bryan Jones bu kuramın öncüleridir.
Kuram ve düşünür eşleştirmesi yapmak sorunun doğrudan çözümüdür.

Key Concept

Kesintili Denge Kuramı (Punctuated Equilibrium)

Practice More

Baumgartner ve Jones'un 'mecra arayışı' (venue shopping) kavramının politika değişimi üzerindeki etkisini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 106Question

Graham Allison tarafından geliştirilen ve kamu politikası süreçlerini analiz eden modellerden birine göre; kararlar, rasyonel ve homojen bir aktör olan devletin bilinçli seçimlerinden ziyade, hükümeti oluşturan büyük kuruluşların (örneğin bakanlıklar veya emniyet teşkilatı) kendi iç dinamikleriyle ürettikleri birer 'çıktı' (output) niteliğindedir. Bu modelde karar vericiler, karşılaşılan sorunlara 'Standart İşleyiş Yöntemleri' (SOPs) ve yerleşik rutinler çerçevesinde, kurumun mevcut kapasitesiyle sınırlı çözümler üretirler.

Buna göre, parçada temel özellikleri açıklanan karar verme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Örgütsel Süreç Modeli (Model II)

Answer

Graham Allison'ın modelleri içinde kararları büyük örgütlerin 'Standart İşleyiş Yöntemleri' (SOPs) ve yerleşik rutinlerinin birer çıktısı olarak gören yaklaşım Örgütsel Süreç Modeli'dir.
Örgütsel Süreç Modeli (Model II), kamu politikalarını merkezi bir otoritenin optimal seçimleri olarak değil, karmaşık örgütlerin kendi standart prosedürlerini (SOPs) uygulamasıyla ortaya çıkan rutin sonuçlar olarak açıklar.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kavramları belirle.
Anahtar kavramlar: Graham Allison, Standart İşleyiş Yöntemleri (SOPs), yerleşik rutinler ve kararların birer 'çıktı' (output) olarak görülmesi.
Allison'ın üç modelini (Rasyonel Politika, Örgütsel Süreç, Bürokratik Siyaset) birbirinden ayıran temel unsurları tespit etmek gerekir.
2
Model I (Rasyonel Politika) ile karşılaştır.
Elenir.
Model I, devleti tek bir rasyonel aktör olarak görür; oysa soru kökünde bu varsayım dışlanmıştır.
3
Model II (Örgütsel Süreç) ile Model III (Bürokratik Siyaset) arasındaki farkı analiz et.
Model II doğrulanır.
Model II örgütlerin prosedürlerine ve rutinlerine (SOPs) odaklanırken, Model III bireyler arasındaki pazarlığa ve güç mücadelesine odaklanır. Soruda vurgu prosedürler üzerindedir.

Key Concept

Graham Allison'ın Örgütsel Süreç Modeli (SOPs ve Rutinler)

Hints

1
Graham Allison'ın 1971 tarihli 'Essence of Decision' (Kararın Özü) adlı eseri bu modellerin temel kaynağıdır.
2
Sorudaki 'SOPs' kısaltması İngilizce 'Standard Operating Procedures' ifadesinden gelir ve kamu kurumlarının işleyiş rehberlerini temsil eder.
3
Eğer kararların bir pazarlık sonucu olduğu söylenseydi Model III olurdu; kurumların rutin işleyişi dendiği için Model II'ye yönelmelisiniz.

Practice More

Graham Allison'ın modellerini Küba Füze Krizi örneği üzerinden yeniden inceleyerek teorik bilgileri pratik vakalarla pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Allison'ın modellerini analiz birimlerine göre kodlayabilirsiniz: Model I = Rasyonel Aktör, Model II = Örgütsel Rutinler, Model III = Politik Pazarlık.
Estimated Time:2m 0s
Question 107Question

Kamu politikası tasarımı literatüründe hedef kitlelerin "politik gücü" ile "sosyal inşası" (toplumsal algısı) arasındaki etkileşimi analiz eden Schneider ve Ingram'ın modeline göre; politik güçleri oldukça sınırlı olmasına rağmen toplumsal imajları olumlu olan ve bu nedenle "yardıma muhtaç ve hak eden" (deserving) kitleler olarak tanımlanan, ancak siyasal kapasitelerinin düşüklüğü sebebiyle genellikle somut kaynak transferinden ziyade sembolik politikalara konu olan grup aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bağımlılar

Answer

Sosyal imajı pozitif fakat politik gücü düşük olan, sembolik yardımlarla geçiştirilen grup literatürde "Bağımlılar" olarak adlandırılır.
Bağımlılar grubu, toplumun sempatisini kazanan (pozitif imaj) ancak örgütlenme ve lobicilik yetenekleri kısıtlı olan (düşük güç) kesimdir. Bu durum, politika yapıcıların onlara yönelik sembolik adımlar atarak 'vicdani' bir rahatlama sağlamasına ancak ciddi bir bütçe ayırmamasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Modelin analitik çerçevesini belirlemek
Schneider ve Ingram modeli, hedef kitleleri 'Politik Güç' (Yüksek/Düşük) ve 'Sosyal İnşa/İmaj' (Pozitif/Negatif) eksenlerinde dört kategoriye ayırır.
Sorunun hangi kuramsal temele dayandığını saptamak çözümün ilk adımıdır.
2
Sorudaki değişkenleri eşleştirmek
Soru 'pozitif imaj' ve 'düşük politik güç' kombinasyonunu sormaktadır.
Belirtilen özelliklerin matris üzerindeki yerini bulmak için verileri ayrıştırmak gerekir.
3
Kategoriyi tanımlamak
Düşük güç ve pozitif imajın kesiştiği grup 'Bağımlılar' (Dependents) grubudur (örneğin çocuklar, engelliler, yoksul anneler).
Literatürdeki tanımı netleştirerek doğru seçeneğe ulaşılır.

Key Concept

Hedef Kitlelerin Sosyal İnşası (Schneider ve Ingram)

Practice More

Politika araçlarının (mandates, inducements) bu dört hedef kitleye nasıl dağıtıldığını inceleyen çalışmaları gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 108Question

Kamu politikası aktörleri; meşruiyetlerini doğrudan anayasa veya yasalardan almaları ve kamu gücünü kullanma yetkisiyle donatılmış olmaları durumunda 'resmi', bu hukuki yetki ve hiyerarşik konumdan yoksun ancak süreci etkileme kapasitesine sahip olmaları durumunda 'gayri resmi' olarak nitelendirilirler. Türkiye’de anayasal bir statüye sahip olmalarına ve siyasal sistemin vazgeçilmez unsurları olarak kabul edilmelerine rağmen; kamu politikası analizi çerçevesinde devletin hiyerarşik yapısı dışında kalarak toplum ile devlet arasında 'iletim kanalı' işlevi gördükleri için gayri resmi aktör olarak sınıflandırılan yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Siyasi Partiler

Answer

Siyasi Partiler, anayasal bir temele sahip olmalarına karşın kamu gücünü bizzat kullanan bir devlet organı olmadıkları için gayri resmi aktör kabul edilirler.
Kamu politikası analizinde 'resmi aktör' olmak, devletin hiyerarşik yapısı içinde yer almayı ve kamu gücünü kullanma yetkisine sahip olmayı gerektirir. Siyasi partiler her ne kadar anayasal bir güvenceye sahip olsalar ve siyasal sistemin merkezinde yer alsalar da, özünde birer toplumsal organizasyondur. Devlet ile toplum arasında bir köprü kurarak talepleri politikaya dönüştürme (gündem belirleme ve formülasyon) süreçlerinde etkili olurlar ancak kendileri bizzat devlet organı değildirler. Bu nedenle gayri resmi aktör olarak sınıflandırılırlar.

Step-by-Step Solution

1
Aktörlerin meşruiyet kaynağını değerlendir.
Resmi aktörler meşruiyetini kamu hukukundan alırken, gayri resmi aktörler toplumsal temellidir.
Sınıflandırmanın temel kriteri anayasal/yasal hiyerarşik konumdur.
2
Siyasi partilerin hukuksal statüsünü analiz et.
Anayasanın 68. maddesine göre 'vazgeçilmez unsurlar' olsalar da birer devlet dairesi veya kamu kurumu değildirler.
Partiler, iktidarı ele geçirmeye çalışan gönüllü kuruluşlar olup 'aracı aktör' (intermediary) niteliğindedir.
3
Diğer seçeneklerdeki birimlerin idari yapıdaki yerini kontrol et.
Meclis komisyonları, danışma kurulları ve denetleme birimleri doğrudan devlet tüzel kişiliği veya kamu gücüyle ilişkilidir.
Resmi aktörlerin (Yasama, Yürütme, Yargı, Bürokrasi) dışında kalan tüm birimler gayri resmi kabul edilir.

Key Concept

Siyasi Partilerin Aracı (Gayri Resmi) Aktör Niteliği

Practice More

Bürokrasi ve siyaset arasındaki farkları inceleyerek 'Demir Üçgen' kavramına göz atmanız konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 109Question

Theodore Lowi tarafından geliştirilen kamu politikası tipolojisinde; devletin zorlama (coercion) gücünün doğrudan/yakın olduğu ve bu gücün bireylerin tekil davranışlarından ziyade toplumun geniş kesimlerini kapsayan davranış ortamına (environment of conduct) yöneldiği politika türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yeniden dağıtıcı politikalar

Answer

Yeniden dağıtıcı politikalar
Lowi'nin tipolojisinde politikalar; zorlamanın olasılığı (uzak veya doğrudan) ve zorlamanın hedefi/uygulanabilirliği (bireysel davranış veya davranış ortamı) olmak üzere iki boyutta sınıflandırılır. Zorlamanın doğrudan hissedildiği ve hedef kitlenin geniş toplumsal sınıflar (davranış ortamı) olduğu politikalar 'yeniden dağıtıcı' politikalardır. Bu politikalar, kaynakların bir kesimden alınıp başka bir kesime aktarılması nedeniyle 'sıfır toplamlı' (birinin kazancı diğerinin kaybı) bir çatışma ortamı yaratır.

Step-by-Step Solution

1
Zorlama olasılığını analiz et
Doğrudan/Yakın zorlama
Soruda zorlama gücünün doğrudan/yakın olduğu belirtilmiştir, bu durum seçeneği 'Düzenleyici' veya 'Yeniden Dağıtıcı' kategorisine daraltır.
2
Zorlamanın uygulanabilirliğini (hedef kitleyi) analiz et
Davranış Ortamı (Geniş Sınıflar)
Bireysel davranışlar yerine toplumun geniş kesimlerini kapsayan davranış ortamına odaklanılması, düzenleyici politikaları eler ve bizi yeniden dağıtıcı politikalara götürür.
3
Lowi'nin matrisi ile doğrula
Yeniden Dağıtıcı Politikalar
Lowi'nin 2×22 \times 2 matrisinde 'Doğrudan Zorlama' ve 'Davranış Ortamı' kesişimi Yeniden Dağıtıcı Politikaları verir.

Key Concept

Lowi'nin Kamu Politikası Matrisi (Zorlama Olasılığı ve Uygulanabilirliği)

Practice More

Lowi'nin matrisindeki her bir politika türünün yarattığı 'iktidar arenası' (arena of power) ve 'çıkar grupları arasındaki ilişki biçimi' (logrolling, pluralist rekabet, sınıf çatışması) üzerine çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 40s
Question 110Question

Theodore Lowi, kamu politikalarını devletin "zorlama" (coercion) gücünü kullanma biçimine göre sınıflandırırken; zorlamanın uygulanabilirliğini (bireysel davranış veya davranış ortamı) ve zorlamanın olasılığını (yakın/doğrudan veya uzak/dolaylı) temel alan bir matris geliştirmiştir. Lowi’nin bu matrisine göre, devletin zorlama gücünün "davranış ortamına" (environment of conduct) yönelik olduğu ve zorlamanın "uzak/dolaylı" (remote) bir ihtimal olarak kaldığı politika türü ve bu türün temel odağı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kurucu politikalardır; devletin temel yapısı, idari işleyiş kuralları ve yeni kurumların inşası gibi makro düzeydeki düzenlemeleri kapsar.

Answer

Doğru yanıt, kurucu politikaların devletin temel yapısı ve idari kuralları gibi makro düzenlemeleri kapsadığını belirten seçenektir.
Doğru seçenek olan kurucu politikalar, Lowi'nin matrisinde zorlama olasılığının 'uzak/dolaylı' olduğu ve zorlamanın doğrudan kişilere değil 'davranış ortamına' (kurallar, yapılar, sistem) yönelik olduğu alanı temsil eder. Bu politikalar, devletin iç işleyişini ve oyunun genel kurallarını belirlediği için makro düzeydedir.

Step-by-Step Solution

1
Zorlama matrisinin boyutlarını analiz etme
Matris; zorlamanın olasılığı (yakın/uzak) ve zorlamanın uygulanabilirliği (bireysel/ortam) olmak üzere iki eksenden oluşur.
Soruda verilen koordinatların hangi türe denk geldiğini bulmak için temel yapı taşlarını belirlemek gerekir.
2
Belirtilen koordinatları eşleştirme
'Uzak zorlama' ve 'Davranış ortamı' kesişimi 'Kurucu (Constituent) Politikalar' hücresine denk gelir.
Lowi'nin tipolojisindeki her hücre, devletin otoritesini kullanma biçimini temsil eder.
3
Kurucu politikaların özelliklerini doğrulama
Bu politikalar anayasal değişiklikler, yeni idari birimlerin kurulması veya kamu personel rejimi gibi 'sistemin kendisini' ilgilendiren konulardır.
Doğru seçeneğin içeriğinin teorik tanımla örtüşüp örtüşmediği kontrol edilir.

Key Concept

Lowi Kamu Politikası Matrisi (Zorlama Gücü)
Question 111Question

Karar verme sürecinde 'rasyonel-kapsamlı model', bir politikanın doğruluğunu veya kalitesini, önceden belirlenmiş hedeflere ne kadar verimli ulaşıldığına (amaç-araç uygunluğu) dayandırır. Buna karşılık, Charles Lindblom’un savunduğu bir modelde; karmaşık toplumsal sorunlarda değer hiyerarşisi oluşturmanın imkânsızlığı nedeniyle, 'iyi bir politikanın' tek geçerli kanıtı, o politika üzerinde çeşitli karar vericilerin mutabık kalması (uzlaşması) olarak kabul edilir.

Buna göre, 'analitik rasyonalite' yerine 'politik uzlaşıyı' temel başarı kriteri olarak gören karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Artırımcı (İnkremental) Model

Answer

Artırımcı (İnkremental) Model, analitik rasyonalitenin imkânsız olduğu durumlarda paydaşlar arasındaki uzlaşıyı (agreement) iyi politikanın temel kriteri olarak kabul eder.
Artırımcı Model (İnkrementalizm), Charles Lindblom tarafından rasyonel-kapsamlı modele bir eleştiri olarak sunulmuştur. Bu modelde, karar vericilerin ortak bir değerler hiyerarşisinde anlaşmasının zorluğu nedeniyle, rasyonel analizin yerini 'politik uzlaşı' alır. Lindblom'a göre bir politikanın 'iyi' olduğunun tek somut kanıtı, o politika üzerinde çeşitli çıkar gruplarının ve karar vericilerin mutabık kalmasıdır; bu duruma 'İyi politikanın testi olarak uzlaşı' denir.

Step-by-Step Solution

1
Rasyonel-kapsamlı modelin başarı kriterini analiz etme
Bu modelde başarı, önceden belirlenen amaçlara ulaşma derecesi (verimlilik) ile ölçülür.
Rasyonel model, amaç ve araçların kesin ayrımını ve nesnel analizi şart koşar.
2
Alternatif modelin başarı kriterini belirleme
İncelenen modelde başarı, aktörlerin o politika üzerinde uzlaşmış olmasıdır.
Lindblom'a göre toplumsal değerler üzerinde uzlaşılamadığı için, politikanın kendisi (araç) üzerinde uzlaşılması birincil testtir.
3
Charles Lindblom ve Artırımcı Model arasındaki ilişkiyi kurma
Lindblom, 'The Science of Muddling Through' eserinde 'uzlaşıyı' (agreement) iyi politikanın testi olarak tanımlar.
Artırımcı modelde politika yapımı analitik bir süreçten ziyade, tarafların karşılıklı uyum (partisan mutual adjustment) sağladığı politik bir süreçtir.

Key Concept

İyi Politikanın Testi (Test of a Good Policy) ve Uzlaşı (Consensus)
Estimated Time:2m 0s
Question 112Question

Kamu politikası, kamu yönetiminin dinamik ve eylem odaklı yüzünü yansıtan; toplumsal talepleri karşılamak veya kamusal sorunları gidermek üzere meşru otoriteler tarafından geliştirilen stratejik doğrultulardır. Kamu politikası kavramı ve karakteristik özelliklerine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kamu politikası, rasyonel bir problem çözme süreci olduğu için siyasal rekabetten ve ideolojik tercihlerden bağımsız, tamamen teknik ve nesnel bir uzmanlık faaliyetidir.

Answer

Kamu politikasının rasyonel bir süreç olduğu için siyasal rekabet ve ideolojik tercihlerden bağımsız, tamamen teknik ve nesnel bir faaliyet alanı olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Kamu politikası, rasyonel ve teknik analiz araçlarını kullansa da özü itibarıyla siyasal bir çıktıdır. Toplumsal değerlerin otoriter bir şekilde dağıtılmasını içerdiği için siyasetten, ideolojik tercihlerden ve çıkar çatışmalarından bağımsız, tamamen nesnel bir 'mühendislik' faaliyeti olarak nitelendirilemez. Bu nedenle politikanın siyasal rekabetten bağımsız olduğu iddiası kuramsal açıdan yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kamu politikasının doğasını analiz etmek
Kamu politikasının hem 'siyaset' (power struggle) hem de 'yönetim' (execution) unsurlarını içerdiği saptanır.
Politikanın sadece teknik bir uygulama mı yoksa siyasal bir çıktı mı olduğunu anlamak için bu ayrım kritiktir.
2
Siyaset ve politika (Politics vs. Policy) ilişkisini değerlendirmek
Politikanın siyasal sistemin bir çıktısı (output) olduğu ve değer yargılarından (ideoloji, çıkar grupları) arındırılamayacağı görülür.
Siyaset-yönetim ikiliği (dichotomy) tartışmaları, günümüzde politikanın değer yüklü bir alan olduğunu kabul eder.
3
Diğer karakteristik özellikleri (eylemsizlik, otorite, süreçsel yapı) doğrulamak
A, B, D ve E seçeneklerindeki ifadelerin literatürdeki (Dye, Anderson vb.) temel tanımlarla örtüştüğü teyit edilir.
Hatalı olan seçeneği izole etmek için doğru tanımların elenmesi gerekir.

Key Concept

Kamu Politikasının Siyasal Niteliği ve Değer Yüklü Yapısı
Estimated Time:2m 0s
Question 113Question

Kamu politikası analisti William Dunn tarafından geliştirilen değerlendirme çerçevesinde; bir politikanın uygulanması sonucunda ortaya çıkan maliyetlerin ve kazanımların toplumdaki farklı gruplar arasındaki bölüşümünü, sosyal adalet ve eşitlik ilkeleri temelinde sorgulayan kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hakkaniyet

Answer

Hakkaniyet kriteri, politika çıktılarının toplumun farklı kesimleri arasındaki adil dağılımını esas alır.
Hakkaniyet kriteri, bir kamu politikasının etkilerinin toplumun farklı alt grupları, bölgeleri veya sınıfları arasında nasıl dağıldığını inceler. Bu kriter, sosyal adaleti sağlamayı ve dezavantajlı grupların politika süreçlerinden adil pay almasını hedefler.

Step-by-Step Solution

1
Soruda vurgulanan temel kavramları analiz et.
Maliyet ve kazanımların 'farklı gruplar arasındaki bölüşümü' ve 'sosyal adalet' kavramları ön plana çıkmaktadır.
William Dunn'ın her kriteri farklı bir yönetsel ve toplumsal amaca hizmet eder; bu anahtar kelimeler bizi belirli bir kritere yönlendirir.
2
Dunn'ın değerlendirme kriterlerini bu kavramlarla karşılaştır.
Hakkaniyet (Equity) kriteri, 'Kim ne kazandı?' ve 'Bu dağılım adil mi?' sorularına yanıt arar.
Diğer kriterler sonuçların miktarı, maliyeti veya tatmini ile ilgilenirken, hakkaniyet sonuçların sosyal bölüşümü ile ilgilenir.

Key Concept

William Dunn'ın Hakkaniyet (Equity) Kriteri
Question 114Question

Devlet organlarının toplumsal ihtiyaçları karşılamak veya krizleri yönetmek amacıyla yayımladığı strateji belgeleri ve aldığı kararlar "kamu politikası" olarak tanımlanır. Bu kavramın doğası gereği sahip olduğu "meşruiyet" ve "kamu kudreti" unsurları düşünüldüğünde; kamu politikasını, özel bir şirketin yönetim kurulu tarafından alınan stratejik bir karardan ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alınan kararların toplumun tamamını bağlayıcı nitelikte olması ve gerektiğinde devletin yasal zorlama gücüyle desteklenmesi

Answer

Kamu politikasını özel sektör kararlarından ayıran temel fark, kararların toplumun tamamını bağlayıcı nitelikte olması ve arkasında devletin meşru zorlama gücünün (kamu kudretinin) bulunmasıdır.
Kamu politikasının karakteristik özelliği, kararların meşru bir kamu otoritesi tarafından alınması ve bu kararların tüm toplumu bağlayacak yasal bir güce sahip olmasıdır. Özel sektörde ise kararlar rızaya veya sözleşmeye dayanırken, kamu politikalarında arkada her zaman devletin egemenlik gücünden kaynaklanan bir yaptırım potansiyeli (kamu kudreti) bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Kavram analizi yap
Kamu politikası ve özel politika arasındaki benzerlikleri (amaçsallık, rasyonellik, süreç yönetimi) ve farkları (meşruiyet, kapsam, zorlama gücü) belirle.
Soruda istenen 'ayırt edici farkı' bulmak için ortak özelliklerin elenmesi gerekir.
2
Kamusal yetkiyi değerlendir
Kamu otoritesinin aldığı kararların yasal dayanağa sahip olduğu ve toplumun bütününe şamil olduğu sonucuna ulaş.
Özel kararlar sadece ilgili tarafları bağlarken, kamu politikaları genel bir yaptırım gücüne sahiptir.
3
Meşruiyet ve zorlama gücüyle eşleştir
Devletin egemenlik hakkından kaynaklanan zorlama gücünün (coercive power) sadece kamu politikalarına has olduğunu onayla.
James Anderson ve Thomas Dye gibi kuramcılar, kamusal niteliği meşruiyet ve otorite üzerinden tanımlarlar.

Key Concept

Kamu Politikasının Meşruiyet ve Otorite Özelliği
Question 115Question

Cobb ve Elder’ın kamu politikası gündemi üzerine yaptıkları çalışmalara göre, bir toplumda genel olarak kabul gören ve siyasal sistemin ilgi alanına girdiği düşünülen tüm sorunların toplamına "sistematik gündem" denilmektedir. Buna karşın, karar alıcıların üzerinde aktif ve ciddi bir biçimde durmayı kabul ettikleri sınırlı sayıdaki madde ise "kurumsal gündem" olarak tanımlanır.

Buna göre, bir kamu sorununun sistematik gündemden kurumsal gündeme geçişini sağlayan temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sorunun, yetkili siyasal veya idari merciler tarafından resmi görüşme listesine dahil edilerek ele alınmaya başlanması

Answer

Sorunun, yetkili merciler tarafından resmi görüşme listesine dahil edilerek aktif bir şekilde ele alınması
Cobb ve Elder'a göre kurumsal gündem (official agenda), karar alıcıların üzerinde aktif ve ciddi bir biçimde durmayı kabul ettikleri sorunlardan oluşur. Bir mesele kamuoyunda ne kadar çok tartışılırsa tartışılsın (sistematik gündem), yetkili merciler onu resmi görüşme listelerine almadıkça kurumsal gündeme geçmiş sayılmaz. Bu nedenle, resmi görüşme listesine (agenda of action) dahil edilme eylemi belirleyici kriterdir.

Step-by-Step Solution

1
Sistematik gündem kavramını tanımlama
Toplumda geniş kitlelerce fark edilen ve devletin çözmesi gerektiği düşünülen genel sorunlar havuzudur.
Gündem belirleme sürecinin ilk aşamasını anlamak için gereklidir.
2
Kurumsal gündem kavramını tanımlama
Karar alıcıların (TBMM, Bakanlar Kurulu, ilgili Bakanlık vb.) üzerinde mesai harcamayı kabul ettiği resmi listelerdir.
Sistematik gündemden ayrılan temel farkı belirlemek için gereklidir.
3
Geçiş kriterini analiz etme
Bir sorunun sadece tartışılıyor olması (sistematik) ile resmi olarak masaya yatırılması (kurumsal) arasındaki fark 'aktif ve ciddi ilgi'dir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için belirleyici olan eşiği tespit etmektir.

Key Concept

Sistematik ve Kurumsal Gündem Ayrımı
Question 116Question

Bir kamu kurumu, üniversite mezunu gençlerin istihdam edilebilirliğini artırmak amacıyla kapsamlı bir "Bilişim Uzmanlığı Sertifika Programı" uygulamıştır. Programın sonunda hedeflenen mezun sayısına ulaşılmış ve tüm harcamalar planlanan bütçe sınırları içerisinde gerçekleştirilmiştir. Ancak uygulama sonrası yapılan izleme ve değerlendirme çalışmalarında, katılımcı gençlerin büyük bir kısmının programın içeriğini kendi kariyer hedefleriyle uyumsuz buldukları ve sunulan eğitimlerin piyasadaki güncel beklentilerini karşılamadığı yönünde geri bildirimde bulundukları tespit edilmiştir.

William Dunn tarafından geliştirilen kamu politikası değerlendirme kriterleri dikkate alındığında, bu politika uygulamasının özellikle hangi kriter açısından başarısız olduğu söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Duyarlılık (Responsiveness)

Answer

Politikanın hedef kitlenin beklentilerini ve değerlerini karşılayamaması, William Dunn'ın 'Duyarlılık' (Responsiveness) kriteriyle açıklanır.
William Dunn'ın çerçevesinde 'Duyarlılık' (Responsiveness) kriteri, bir politikanın çıktı ve etkilerinin belirli grupların (hedef kitlenin) gerçek ihtiyaçları, tercihleri veya değerleriyle ne kadar örtüştüğünü sorgular. Senaryoda gençlerin programı kendi kariyer hedefleriyle uyumsuz bulması ve beklentilerinin karşılanmaması, politikanın 'duyarlılık' açısından zayıf kaldığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Politika sonuçlarını analiz etme
Hedeflenen mezun sayısına ulaşılmış (Etkililik sağlanmış) ve bütçe aşılmamıştır (Etkinlik sağlanmış).
Başarılı olunan alanları belirleyerek odak noktasını daraltmak gerekir.
2
Tespit edilen sorunu tanımlama
Sorun, hedef kitlenin (gençlerin) program içeriğini kendi tercih ve beklentileriyle uyumsuz bulmasıdır.
Değerlendirme kriterini belirlemek için başarısızlığın kaynağını anlamak gerekir.
3
William Dunn kriterleriyle eşleştirme
Duyarlılık kriteri, bir politikanın sonuçlarının hedef grubun ihtiyaç ve değerlerini ne derece tatmin ettiğini ölçer.
Teorik tanım ile uygulama verisini birleştirmek doğru cevaba ulaştırır.

Key Concept

Duyarlılık (Responsiveness) Kriteri
Estimated Time:1m 30s
Question 117Question

Charles Lindblom, kamu politikası analizinde rasyonel-kapsamlı modeli "Kök Yöntemi" (Root Method), artırımcı modeli (inkrementalizm) ise "Dal Yöntemi" (Branch Method) olarak adlandırmıştır. Lindblom'a göre, artırımcı modelde (Dal Yöntemi) karar alma sürecinin rasyonel modelden (Kök Yöntemi) en temel teorik ayrışma noktası olan "araç-amaç analizi" (means-ends analysis) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Uygun araçların seçimi ile ulaşılmak istenen amaçların belirlenmesi birbirinden ayrılmaz; bu iki süreç analiz aşamasında iç içe geçmiştir.

Answer

Artırımcı modelde (Dal Yöntemi) uygun araçların seçimi ile ulaşılmak istenen amaçların belirlenmesi birbirinden ayrılmaz; bu iki süreç analiz aşamasında iç içe geçmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, Lindblom'un 'Dal Yöntemi'nde araç-amaç analizinin birbirinden kopuk olmadığını, aksine bir politikanın kabul edilebilirliğinin (amacın) o politika için mevcut olan araçlarla ve sağlanan mutabakatla doğrudan ilişkili olduğunu belirtir. Rasyonel modelin aksine, artırımcı modelde 'iyi politika', önceden belirlenmiş bir amaca verimli şekilde ulaşan değil, aktörlerin üzerinde uzlaşabildiği politikadır.

Step-by-Step Solution

1
Lindblom'un 'Kök' ve 'Dal' yöntemleri arasındaki metodolojik farkı analiz edin.
Rasyonel (Kök) yöntemde amaçlar araçlardan önce gelir; Artırımcı (Dal) yöntemde ise bunlar birbirini sürekli etkiler.
Lindblom'a göre toplumsal değerler üzerinde uzlaşma sağlamak zor olduğundan, amaçlar ancak üzerinde mutabık kalınan araçlarla sınırlı kalır.
2
Araç-amaç analizi (means-ends analysis) kavramının artırımcı modeldeki işleyişini inceleyin.
Artırımcı modelde araçların seçimi, aynı zamanda hangi amaçların 'ulaşılabilir' olduğunu belirler (iç içe geçme/intertwining).
Karar vericiler tüm dünyayı analiz etmek yerine, ellerindeki araçlarla neler yapabileceklerine bakarak amaçlarını revize ederler.
3
Seçenekleri bu teorik çerçeveye göre eleyerek doğru tanımı bulun.
Araç ve amacın iç içe geçmiş olduğunu belirten seçenek, Lindblom'un 'Successive Limited Comparisons' (Ardışık Sınırlı Karşılaştırmalar) mantığıyla örtüşür.
Rasyonel modelde amaçlar bağımsız bir değişkendir, artırımcı modelde ise araçlara bağımlı bir değişkendir.

Key Concept

Lindblom'un Artırımcı Modelinde Araç ve Amacın İç İçe Geçmesi (Intertwining of Means and Ends)

Hints

1
Lindblom'un rasyonel modeli 'Kök', artırımcı modeli 'Dal' olarak adlandırmasının sebebi, analizin derinliği ve başlangıç noktası ile ilgilidir.
2
Rasyonel modelde amaçlar 'verilen' şeylerdir; ancak Lindblom'a göre siyaset dünyasında kimse amaçlar üzerinde tam uzlaşamaz, bu yüzden araçlar amaçları doğurur.
3
Artırımcı modelde 'iyi bir politika'nın testi, amacın gerçekleştirilmesi değil, paydaşların mutabakatıdır. Bu mutabakat araçlar ve amaçlar arasında mekik dokunarak sağlanır.

Practice More

Lindblom'un 'Partizan Karşılıklı Uyum' (Partisan Mutual Adjustment) kavramının bu araç-amaç bütünleşmesindeki rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 118Question

Kamu politikası uygulama literatüründe yer alan "Yukarıdan Aşağıya" (Top-Down) ve "Aşağıdan Yukarıya" (Bottom-Up) yaklaşımlarının karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Aşağıdan yukarıya yaklaşım, politika sürecinin merkezdeki karar alıcıların niyetleriyle ve yasal metinlerle başladığını varsayar.

Answer

Aşağıdan yukarıya yaklaşımın politika sürecinin merkezdeki karar alıcıların niyetleriyle başladığını varsaydığını belirten ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü aşağıdan yukarıya (bottom-up) yaklaşım, analizine merkezdeki karar alıcıların niyetlerinden veya yasal belgelerden başlamaz. Aksine, politika sürecinin sahadaki kamu görevlileri (sokak düzeyi bürokratlar) ile hedef kitle arasındaki etkileşimden doğduğunu savunur. Politika sürecinin merkezdeki niyetlerle başladığı varsayımı, yukarıdan aşağıya (top-down) yaklaşımın temel özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya yaklaşımların temel varsayımlarını analiz et.
Yukarıdan aşağıya model merkez odaklıyken, aşağıdan yukarıya model saha (yerel) odaklıdır.
Her iki yaklaşımın başlangıç noktası ve aktör hiyerarşisi birbirinden tamamen farklıdır.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin hangi yaklaşıma ait olduğunu belirle.
Politika sürecinin merkezdeki niyetlerle başladığı varsayımı Yukarıdan Aşağıya yaklaşıma aittir, Aşağıdan Yukarıya yaklaşıma değil.
Yanlış olan ifadeyi bulmak için model özelliklerinin yer değiştirip değiştirmediği kontrol edilmelidir.

Key Concept

Yukarıdan Aşağıya ve Aşağıdan Yukarıya Uygulama Modelleri Ayrımı
Estimated Time:1m 15s
Question 119Question

Kamu politikası literatüründe Cobb ve Elder tarafından geliştirilen gündem belirleme yaklaşımına göre; bir toplumsal sorunun geniş kitlelerce tartışıldığı 'sistematik gündem' evresinden, yetkili kamu otoritelerinin resmi olarak ele aldığı 'kurumsal gündem' evresine geçişi söz konusudur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'kurumsal (resmi) gündem'in sistematik gündemden ayrılan temel niteliğidir?

Show answer & explanation

Answer: Karar alıcıların somut bir eylemde bulunmak üzere konuyu resmi takvimlerine almış olması

Answer

Kurumsal gündem, karar alıcıların somut bir eylemde bulunmak üzere konuyu resmi takvimlerine almış olmasını ifade eder.
Kurumsal (resmi) gündem, sistematik gündemden farklı olarak, sadece yetkili siyasal aktörlerin (TBMM, Bakanlar Kurulu, vb.) aktif olarak gündemlerine aldıkları ve üzerinde karar verme iradesi gösterdikleri sınırlı sayıda konuyu içerir. Sistematik gündem daha geniş ve belirsiz bir tartışma alanıyken, kurumsal gündem somut ve resmi bir işlem listesidir.

Step-by-Step Solution

1
Gündem türleri arasındaki ayrımı belirle.
Cobb ve Elder'a göre sistematik gündem toplumsal tartışma alanını, kurumsal gündem ise resmi karar alma listesini ifade eder.
Soruda kurumsal gündemin ayırt edici özelliği sorulmaktadır.
2
Seçenekleri kamu politikası döngüsü içindeki yerlerine göre analiz et.
Uygulama ve değerlendirme seçenekleri elenir; geriye kalanlar arasında 'resmiyet' kriteri aranır.
Kurumsal gündemin en temel farkı, konunun artık 'resmi' bir nitelik kazanmış olmasıdır.

Key Concept

Cobb ve Elder'ın Gündem Tipolojisi

Practice More

Cobb, Ross ve Ross tarafından geliştirilen 'dışarıdan başlatma', 'seferberlik' ve 'içeriden erişim' modellerini inceleyerek gündemin nasıl oluştuğunu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 120Question

Theodore Lowi'nin "politika siyaseti belirler" (policy determines politics) tezi çerçevesinde; devletin zorlama gücünün uzak (dolaylı) olduğu, kararların birbirine eklemlenmeden bağımsız birimler hâlinde (disaggregated) alındığı ve aktörler arasında "karşılıklı destek/oy ticareti" (logrolling) ilişkisinin baskın olduğu politika türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dağıtıcı politikalar

Answer

Dağıtıcı politikalar
Doğru cevap olan dağıtıcı politikalar, Lowi'nin sınıflandırmasında kararların küçük parçalara bölünerek dağıtıldığı, kazananların olduğu ama görünürde kaybedenlerin (maliyet geniş bir kitleye yayıldığı için) hissedilmediği bir yapıya sahiptir. Bu yapı, siyasal aktörlerin birbirlerinin projelerine destek vererek kendi projelerini de onaylatmalarına (logrolling) imkan tanır ve siyasal gerilimi en düşük seviyede tutar.

Step-by-Step Solution

1
Politika sürecindeki etkileşim biçimini analiz etme
Aktörler arasında çatışmanın düşük olduğu ve 'sen benimkini destekle, ben de seninkini' (logrolling) mantığının işlediği görüldü.
Lowi'nin tipolojisinde her politika türünün kendine özgü bir siyasal arenası (çatışma düzeyi ve aktör ilişkisi) vardır.
2
Karar alma yapısını inceleme
Kararların parçalı (disaggregated) bir yapıda, genel bir kurala bağlanmadan birimler bazında alındığı tespit edildi.
Dağıtıcı politikalarda kaynaklar (hibe, teşvik vb.) herkese ayrı ayrı sunulabildiği için kararlar bütüncül değildir.
3
Lowi'nin zorlama (coercion) matrisi ile eşleştirme
Zorlama gücünün uzak (remote) ve bireye yönelik olduğu durumun dağıtıcı politikalara karşılık geldiği belirlendi.
Dağıtıcı politikalarda devlet doğrudan bir yasak koymaz, sadece kaynak dağıtır; bu nedenle zorlama dolaylıdır.

Key Concept

Lowi'nin Politika Tipolojisi ve Siyasal Arenalar

Practice More

Lowi'nin zorlama gücü matrisini (Doğrudan/Dolaylı ve Bireysel/Sistemik) bir tablo çizerek çalışmanız, bu dört türü birbirine karıştırmanızı engelleyecektir.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 6 / 9Next
Kamu Politikası Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi — Page 6 | Examkin