Question

Difficulty: Very hardVergi Davalarında Taraflar ve Dava Açma Ehliyeti

Tüzel kişiliği bulunmayan bir adi ortaklığın KDV mükellefiyeti kapsamında gerçekleştirilen re'sen tarhiyat ve kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnameler tebliğ edilmeden önce, ortaklardan (A) vefat etmiştir. Bu durumda, söz konusu vergi ve cezaya karşı açılacak davada 'taraflar' ve 'dava açma ehliyeti' ile ilgili 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUKVUK) ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (IYUKIYUK) hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Vergi ziyaı cezası ölümle birlikte düştüğünden mirasçıların bu konuda dava açma ehliyeti bulunmazken; vergi aslına ilişkin ihbarnameye karşı hayatta kalan ortak ile murisin mirasçılarının birlikte dava açmaları gerekmektedir.Answer
  2. B
    Mirasçılar, murisin vergi ziyaı cezasından mirası reddetmedikleri sürece sorumlu olduklarından, cezalı tarhiyata karşı sadece kendi adlarına dava açma ehliyetine sahiptirler.
  3. C
    Adi ortaklık, vergi dairesi kayıtlarında bağımsız bir mükellef numarasını haiz olduğundan, davanın davacı tarafı doğrudan adi ortaklık tüzel kişiliği olmalıdır.
  4. D
    Ölüm gerçekleştiği için vergi aslı da dahil olmak üzere tüm amme alacağı terkin edilir; bu nedenle hayatta kalan ortağın tek başına dava açması tüm uyuşmazlığın çözümü için yeterlidir.
  5. E
    Vergi sorumlusu sıfatıyla ortakların her biri, muris A'nın payı da dahil olmak üzere tüm vergi ve cezalar için diğer ortaklardan bağımsız olarak münferiden dava açma ehliyetine sahiptir.

Answer

Vergi ziyaı cezasının ölümle düşmesi nedeniyle mirasçıların ehliyeti olmadığını, vergi aslı için ise hayatta kalan ortak ve mirasçıların mecburi dava arkadaşlığı kapsamında birlikte dava açması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Vergi yargılama hukukunda dava açma ehliyeti, menfaati ihlal edilen gerçek ve tüzel kişilere aittir. Adi ortaklıklarda tüzel kişilik bulunmadığı için taraf ehliyeti ortaklara aittir. KDV tarhiyatı ortaklık adına yapıldığından ve bölünemez bir menfaat içerdiğinden, ortakların birlikte dava açması (mecburi dava arkadaşlığı) gerekir. Öte yandan, VUK'un 372. maddesi uyarınca ölüm, vergi cezalarını (vergi ziyaı, usulsüzlük) kendiliğinden sona erdirir. Dolayısıyla, mirasçıların artık var olmayan ve kendilerinden talep edilemeyecek bir ceza için dava açmakta hukuki ehliyetleri ve yararları bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Dava ehliyetinin tespiti
Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, davacı tarafın ortaklar ve mirasçılar olduğu saptanır.
İdari yargılama hukukunda taraf ehliyeti ancak gerçek ve tüzel kişilere aittir.
2
Cezanın durumunun analizi
VUK 372. madde uyarınca vergi ziyaı cezasının ölümle düştüğü belirlenir.
Cezaların şahsiliği ilkesi vergi ceza hukukunda da geçerlidir.
3
Vergi aslının hukuki statüsünün belirlenmesi
Vergi borcu mirasçılara geçtiğinden ve KDV ortaklık adına tarh edildiğinden 'mecburi dava arkadaşlığı' gereği hayatta kalan ortak ve mirasçıların birlikte dava açması gerektiği sonucuna varılır.
Adi ortaklıklarda ortaklığın tümünü ilgilendiren tarhiyatlarda hukuki yarar ortaklara aittir.
4
Davalı tarafın belirlenmesi
İşlemi tesis eden vergi dairesi müdürlüğü davalı olarak belirlenir.
Vergi davalarında husumet, işlemi yapan vergi dairesine yöneltilir.

Key Concept

Vergi Yargısında Taraf Ehliyeti ve Ölümün Cezalara Etkisi
Estimated Time:3m 0s
Rate this question