Türkiye'nin kamu borçlanma tarihinde, bütçe açıklarının finansmanı amacıyla Merkez Bankası kaynaklarına doğrudan başvurulması (kısa vadeli avans kullanımı) uzun süre enflasyonist baskıların temel kaynağı olmuştur. Bu parasallaşma eğilimini kesin olarak sonlandırmak ve Hazine'nin piyasa temelli borçlanma işlemlerini risk yönetimi ilkelerine göre, belirli bir 'net borçlanma limiti' dâhilinde tek elden yürütmesini sağlamak amacıyla hayata geçirilen en kapsamlı hukuki reform aşağıdakilerden hangisidir?
- 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un yürürlüğe konulmasıAnswer
- Bİç borç senetlerinin ihraç sürecinde doğrudan satış yerine ihale yönteminin yasal zorunluluk haline getirilmesi
- CKamu borç yükünün hafifletilmesi amacıyla Merkez Bankası emisyon hacminin planlı olarak genişletilmesi
- DHazine açıklarının finansmanında dalgalı borçlar yerine yalnızca konsolide borçlanmaya izin verilmesi
- EGeçmiş dönem görev zararlarının tasfiyesi için Hazine garantili özel amortisman sandıklarının kurulması
Answer
En kapsamlı hukuki reform, net borçlanma limiti ve risk yönetimi ilkelerini getiren 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un yürürlüğe konulmasıdır.
Doğru seçenek, Türkiye'de kamu borç yönetiminin modernleşmesini sağlayan en önemli yasal çerçeveyi ifade etmektedir. 1990'lı yıllar boyunca bütçe açıklarının Merkez Bankası kaynakları (kısa vadeli avanslar) ile finanse edilmesi enflasyonu körüklemiştir. 2001 yılında Merkez Bankası Kanunu'nda yapılan değişiklikle Hazine'ye avans verilmesi yasaklanmış; hemen ardından çıkarılan 4749 sayılı Kanun ile borç yönetimi tek elde (Hazine'de) toplanmış, Bütçe Kanunu ile ilişkilendirilen 'net borçlanma limiti' kavramı getirilmiş ve risk yönetimi ilkeleri yasal zorunluluk olmuştur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Türkiye'de Kamu Borç Yönetiminin Kurumsallaşması ve 4749 Sayılı Kanun