Question

Difficulty: Very hardTürkiye'de İç Borç Stokunun Yapısı ve Gelişimi

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın borç yönetimi stratejileri kapsamında uyguladığı 'Stratejik Ölçütler' (Strategic Benchmarks) ve Türkiye'nin iç borç stokunun yapısal özellikleri dikkate alındığında; iç borçlanma enstrümanlarının risk profili ve bütçe dengesi üzerindeki etkilerine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. İç borç stokunda sabit faizli Türk lirası cinsi senetlerin payının artırılması 'yeniden fiyatlama riskini' minimize ederken, TÜFE'ye endeksli senetlerin kullanımı borçlanmanın ortalama vadesini uzatmakta etkili bir araç olsa da bütçenin enflasyon şoklarına karşı duyarlılığını artırır.Answer
  2. B
    Döviz cinsi veya dövize endeksli iç borçlanma senetlerinin payının artırılması, kur riskini piyasa aktörlerine transfer ederek kamu borç stokunun kur duyarlılığını azaltan ve sürdürülebilirliği destekleyen temel bir stratejik ölçüttür.
  3. C
    Vadesi 12 aydan kısa olan Hazine Bonolarının iç borç stoku içindeki payının artırılması, Hazine'nin likidite riskini düşürerek borç servis maliyetini piyasadaki geçici dalgalanmalardan bütünüyle izole eder.
  4. D
    Değişken faizli devlet tahvillerinin (DFDT) stoktaki ağırlığının yüksek olması, piyasa faiz oranlarının yükseldiği dönemlerde borç servis maliyetini sabit tutarak kamu maliyesi üzerindeki faiz riskini bertaraf eder.
  5. E
    Borç stokunun 'ortalama vadeye kalan süresinin' (ATM) düşürülmesi, borçlanmanın maliyet-risk dengesinde maliyet unsurunu optimize ederek 'yeniden finansman riskini' stratejik olarak ortadan kaldıran bir yöntemdir.

Answer

İç borç stokunda sabit faizli TL senetlerin payının artırılması yeniden fiyatlama riskini azaltırken, TÜFE'ye endeksli senetler vadeyi uzatır fakat bütçenin enflasyon hassasiyetini artırır.
İç borç yönetiminde sabit faizli TL enstrümanların ağırlığının artırılması, borç servis maliyetinin piyasa faiz oranlarındaki dalgalanmalardan etkilenmesini önleyerek yeniden fiyatlama riskini azaltır. Diğer yandan, TÜFE'ye endeksli senetler (TÜFEX), yatırımcılara enflasyon üzerinde reel bir getiri sunduğu için piyasanın vade talebini artırarak borç stokunun ortalama vadesini (ATM) yukarı çeker; ancak bu durum, enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi halinde bütçedeki nominal faiz yükünün artması riskini beraberinde getirir.

Step-by-Step Solution

1
Enstrümanların risk türlerini sınıflandır.
Sabit faizli TL senetler 'Yeniden Fiyatlama Riski', değişken faizli senetler 'Faiz Riski', dövizli senetler 'Kur Riski' ve TÜFE'ye endeksli senetler 'Enflasyon Riski' taşır.
Borç yönetiminde stratejik ölçütler, her enstrümanın bütçe ve stok üzerindeki spesifik etkisini dengelemek için kullanılır.
2
Stratejik ölçütler ile enstrüman özelliklerini eşleştir.
Hazine'nin temel hedefi faiz, kur ve likidite risklerini minimize etmektir. Sabit faizli ve uzun vadeli TL borçlanma bu hedefe en uygun olanıdır.
Yeniden fiyatlama riskini azaltmak için sabit faizli senetler, kur riskini azaltmak için TL cinsi senetler tercih edilir.
3
TÜFE'ye endeksli senetlerin çift yönlü etkisini analiz et.
Bu senetler yatırımcıyı enflasyondan koruduğu için 5-10 yıl gibi uzun vadeli ihraç edilebilir (vade uzatıcı etki), ancak enflasyon arttığında bütçeden çıkan nominal faiz ödemeleri de artar (enflasyon duyarlılığı).
Enstrümanın hem vadeye (olumlu) hem de bütçe duyarlılığına (riskli) etkisini anlamak analiz için kritiktir.

Key Concept

İç Borç Yönetiminde Risk-Maliyet Optimizasyonu ve Stratejik Ölçütler

Practice More

4749 sayılı Kanun'un Hazine'nin borçlanma limitleri ve risk yönetimi üzerindeki sınırlayıcı hükümlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question