Devlet, borçlanma senetlerinin satışını kolaylaştırmak ve yatırımcı talebini artırmak için çeşitli teşvik edici unsurlara başvurur. Bu unsurlar niteliklerine göre "ek menfaatler" ve "garantiler" olarak ikiye ayrılır. Garantiler, yatırımcıyı makroekonomik risklere karşı korumayı amaçlarken; ek menfaatler, yatırımcıya faiz dışında ilave getiriler veya mali avantajlar sağlar.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu borçlanmasını teşvik edici "garantiler" kapsamında değerlendirilemez?
- AAnaparanın vade tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanarak ödenmesinin taahhüt edilmesi
- BTahvil bedelinin belirli bir miktar altının piyasa değerine endekslenmesi
- Tahvil faizlerinden elde edilecek gelirlerin her türlü gelir vergisinden istisna tutulmasıAnswer
- DEnflasyon oranındaki artışın dönemsel faiz oranlarına yansıtılarak satın alma gücünün korunması
- EBorcun geri ödemesinin baraj veya otoyol gibi belirli bir kamu hizmetinin hasılatına bağlanması
Answer
Tahvil faizlerinden elde edilecek gelirlerin gelir vergisinden istisna tutulmasını ifade eden seçenek doğru cevaptır; çünkü bu uygulama bir garanti değil, ek menfaattir.
Vergi muafiyeti veya istisnası, yatırımcının anaparasını veya tahvilden elde edeceği faizi enflasyon, kur şoku veya ödenmeme gibi dışsal ve makroekonomik risklere karşı koruyan bir güvence mekanizması değildir. Sadece yatırımcının devlete ödeyeceği vergiyi silerek, elde edeceği net getiriyi artırmayı hedefleyen bir 'ek menfaat' (teşvik) uygulamasıdır. Diğer tüm araçlar (döviz, altın, enflasyon endeksi ve hasılat güvencesi) doğrudan yatırımcıyı belirli bir riske karşı koruyan garantilerdir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Borçlanmayı Teşvik Edici Ek Menfaatler ve Garantiler Arasındaki Farklar