Kamu Borçlarının Sona Ermesi
166 questions
Bir ülkenin borç idaresi, bütçe üzerindeki faiz yükünü hafifletmek amacıyla dolaşımdaki yüksek faizli tahvillerin sahiplerine yönelik bir operasyon başlatmıştır. Bu operasyonda yatırımcılara iki seçenek sunulmuştur: Yatırımcılar ya ellerindeki tahvilleri daha düşük faizli yeni tahvillerle değiştirecek ya da senet bedellerini derhal nakit olarak tahsil edeceklerdir. Eski senetleri mevcut yüksek faiz oranıyla vade sonuna kadar elde tutma hakkı ise tamamen ortadan kaldırılmıştır.
Ancak bu operasyondan birkaç yıl sonra ülkede yaşanan derin bir kriz neticesinde hazinenin ödeme gücü tamamen tükenmiş ve devlet, vadesi gelen tüm kamu borçlarına ilişkin anapara ile faiz transferlerini geçici bir süreliğine durdurduğunu tek taraflı olarak ilan etmiştir.
Bu senaryoda uygulanan borç yönetimi işlemleri, sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru adlandırılmıştır?
Kamu kesimi borçlanma gereğini karşılamak amacıyla ihraç edilen uzun vadeli ve sabit getirili devlet iç borçlanma senetlerinin vadesi boyunca, ekonomide öngörülemeyen fiyat artışları yaşanmıştır. Vade sonu geldiğinde, devlet alacaklılara taahhüt ettiği nominal tutarı eksiksiz olarak ödemesine rağmen, enflasyon oranının nominal faiz oranını aşması nedeniyle ödenen tutarın satın alma gücünde ciddi bir erime meydana gelmiştir. Bu durum, alacaklılardan devlete doğru bir servet transferine yol açarak hazinenin reel borç yükünü hafifletmiştir.
Herhangi bir hukuki düzenlemeye veya alacaklıların açık rızasına gerek duyulmaksızın devletin borç yükünün reel olarak azalmasını sağlayan bu süreç, maliye literatüründe aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Hükümetler, ihraç ettikleri iç borçlanma senetlerinin ikincil piyasadaki fiyat istikrarını sağlamak ve devletin kredi itibarını korumak amacıyla zaman zaman piyasa müdahalelerinde bulunabilirler. Örneğin; piyasa faiz oranlarındaki genel yükseliş nedeniyle daha önce ihraç edilmiş devlet tahvillerinin borsa fiyatı nominal (başabaş) değerinin altına indiğinde, devlet önceden yapılmış herhangi bir sözleşme taahhüdü olmamasına rağmen bütçeden ayırdığı bir kaynakla kendi tahvillerini düşük fiyattan satın alarak dolaşımdan çekebilir.
Devletin hem tahvillerin piyasa fiyatını destekleyip yatırımcı mağduriyetini önlediği hem de kamu borcunu vadesinden önce ve nominal değerinin altında bir maliyetle ödeyerek iptal ettiği bu itfa uygulaması aşağıdakilerden hangisidir?
Gelişmekte olan bir ekonomide Hazine, daralan iç piyasa koşulları ve aşırı yükselen faiz oranları nedeniyle vadesi gelen devasa boyuttaki iç borç kupon ve anapara ödemelerini piyasadan yeni borçlanmayla çevirmekte (roll-over) başarısız olmuştur. Bu kilitlenmeyi aşmak için hukuki düzenlemeye gidilerek Hazine'ye sınırsız kısa vadeli avans kullanım yetkisi verilmiş ve söz konusu borçlar, Merkez Bankası bilançosu genişletilerek yeni basılan banknotlar aracılığıyla alacaklılara doğrudan ödenmiştir.
Maliye teorisi bağlamında, uygulanan bu olağanüstü itfa stratejisinin doğuracağı yapısal sonuçlar hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?
X ülkesinin Hazine Müsteşarlığı, yatırımcılara güven vermek amacıyla ihraç ettiği uzun vadeli tahvillerin şartnamesine 'her yıl bütçeden belirli bir ödeneğin anapara itfası için özel bir fona aktarılacağı' hükmünü koymuştur. İlerleyen yıllarda bütçe açıklarının artmasına rağmen Hazine, tahvil şartnamesindeki bu taahhüdünü yerine getirebilmek ve fonun bileşik faiz mekanizmasını işletmek adına, piyasadan fona sağlanan getiri oranından çok daha yüksek faiz oranlarıyla kısa vadeli yeni borçlar alarak fona kaynak aktarmaya devam etmiştir.
Tarihsel süreçte Dr. Richard Price'ın teorisine dayanan ve William Pitt uygulamalarında benzeri görülen 'akdi (sözleşmeli) amortisman sandığı' yaklaşımının en zayıf yönünü yansıtan bu durumun makroekonomik ve mali sonucu olarak aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
Bir ülkenin kamu borç yönetimi stratejisi kapsamında piyasaya sunduğu üç farklı senet portföyü şunlardır:
I. Sabit nominal faizli ve uzun vadeli ulusal para cinsi tahviller
II. Tüketici Fiyat Endeksine (TÜFE) endeksli ulusal para cinsi tahviller
III. Yabancı para (döviz) cinsinden ihraç edilmiş uzun vadeli tahviller
Bu ekonomide öngörülemeyen ve ani bir enflasyon şoku yaşanmış, eş anlı olarak ulusal para birimi döviz kurları karşısında ciddi oranda değer kaybetmiştir.
Bu makroekonomik senaryoya göre, devletin borç yükü ve "zımni (gizli) itfa" mekanizmasının işleyişi hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Kamu maliyesinde borçlanma araçlarının vade yapısı, hazinenin nakit ve borç yönetimini doğrudan etkileyen bir unsurdur. Vadesi gelmiş veya yaklaşmakta olan kısa vadeli (dalgalı) borçların ödenmesinde finansman sıkıntısı çekilmesi durumunda, devlet yasal egemenlik gücünü kullanarak alacaklıların muvafakatini aramaksızın bu borçları uzun vadeli (konsolide) borç senetleriyle değiştirebilir. Böylece yakın gelecekteki borç servisi baskısı tek taraflı bir idari tasarrufla ertelenmiş olur.
Buna göre, devletin egemenlik hakkına dayanarak ve yatırımcılara tercih hakkı sunmadan gerçekleştirdiği bu vade uzatma işlemi aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu finansmanı istatistiklerini inceleyen bir uzman, Hazine'nin piyasalarda gerçekleştirdiği kapsamlı bir borç yönetimi operasyonunun ardından şu üç temel sonucu raporlamıştır:
I. Toplam nominal iç borç stoku büyüklüğü operasyon öncesiyle aynı seviyede kalmıştır.
II. İşleme konu olan borç senetlerinin itfa tarihlerinde (vade yapısında) herhangi bir uzama veya kısalma meydana gelmemiştir.
III. Bütçeden bu senetler için gelecek yıllarda yapılacak faiz ödemelerinin toplam yükü kalıcı olarak azalmıştır.
Bu bulgular dikkate alındığında, Hazine'nin uyguladığı borç yönetimi işlemi aşağıdakilerden hangisidir?
Birleşmiş Milletler nezdinde tanınan 'M' ülkesi, uluslararası kreditörlere gönderdiği resmi diplomatik notada; ülkenin mevcut döviz rezervlerinin ve mali kapasitesinin dış borç servisini sürdürmeye fazlasıyla yetecek düzeyde olduğunu vurgulamıştır. Ancak aynı notada, geçmiş otokratik yönetim tarafından temin edilen yüksek faizli dış kredilerin ülkenin kalkınması yerine tamamen baskıcı politikaların finansmanında ('tiksindirici borç' niteliğinde) kullanıldığının uluslararası bağımsız denetçilerce tespit edildiği belirtilmiştir. Bu hukuki ve siyasi gerekçeye dayanılarak, söz konusu borçların anapara ve faiz ödemelerinin süresiz ve kesin olarak durdurulduğu, borç sözleşmelerinin devletin egemenlik yetkisine dayanılarak tek taraflı olarak feshedildiği duyurulmuştur.
Bu senaryoda 'M' ülkesinin başvurduğu olağandışı kamu borcu sona erme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu borçlarının normal yollarla sona erdirilmesi sürecinde idare, borcun vadesi ve faiz yükü gibi unsurları dikkate alarak çeşitli ödeme yöntemleri uygulayabilir. Devletin, borç senedi ihraç ederken önceden herhangi bir taahhütte bulunmamasına rağmen, piyasa faiz oranlarının yükselip tahvil fiyatlarının düştüğü dönemlerde ikincil piyasaya girerek kendi borç senetlerini vadesinden önce satın alıp iptal etmesi mümkündür. İdarenin piyasa koşullarına göre tek taraflı olarak karar verdiği bu işlemin finansmanı, genellikle belirli bütçe gelirlerinin düzenli olarak aktarıldığı özel amaçlı fonlar aracılığıyla sağlanır.
Bu senaryoda özellikleri açıklanan kamu borcu ödeme yöntemi ve bu yöntemin kurumsal finansman kaynağı aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
Kamu borçlarının normal (olağan) yollarla sona ermesi sürecinde uygulanan "borsadan satın alma" ile "kura usulü ile itfa" yöntemleri, devletin mali çıkarları ve piyasa koşulları açısından analiz edildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kamu borç yönetiminde karşılaşılan ve olağanüstü bir borç tasfiye/yönetim yöntemi olan 'moratoryum' uygulaması ile ilgili olarak; bu işlemin hukuki niteliği, 'borcun reddi' (repudiasyon) kavramından farkı ve 'tahkim' (konsolidasyon) süreci ile olan ilişkisi göz önüne alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hatalıdır?
Kamu borç yönetiminde başvurulan konversiyon (değiştirme) işleminin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu borç stokunun sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla başvurulan olağanüstü itfa yöntemlerinden "sermaye vergisi" ile "özelleştirme gelirleri" yöntemleri, devletin aktif-pasif dengesi ve özel kesimin net serveti üzerindeki etkileri bakımından kıyaslandığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Bir devletin, daha önceki dönemlerde üstlenilmiş olan kamu borçlarını hukuken tanımadığını, bu borçlara ilişkin anapara ve faiz yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğini tek taraflı bir irade beyanıyla kesin olarak ilan etmesi işlemine ne ad verilir?
Sabit nominal faizli ve uzun vadeli kamu borçlanma senetlerinin ihraç edildiği bir mali yılda, ekonomide öngörülemeyen ve hedeflenenin çok üzerinde gerçekleşen bir enflasyon artışı yaşanmaktadır. Bu durumun kamu borçları üzerindeki etkisine literatürde 'zımni (gizli) itfa' adı verilmektedir.
Buna göre, zımni itfa süreci ve ekonomik sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kamu borç yönetiminde, özellikle devrimler veya köklü hükûmet değişiklikleri sonrasında karşılaşılan; yeni yönetimin, selefi tarafından üstlenilen mali yükümlülüklerin kamu yararına aykırı kullanıldığını ileri sürerek bu borçları hukuken tanımadığını ve ödemeyeceğini kesin olarak ilan etmesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?
1786 yılında William Pitt tarafından İngiltere'de kurulan ve Dr. Richard Price'ın bileşik faiz kuramına dayanan "otomatik amortisman sandığı" uygulaması, başlangıçta borçların geometrik bir hızla tasfiye edileceği inancıyla büyük bir başarı olarak görülmüştür. Ancak bu sistem, özellikle savaş dönemlerinde ciddi eleştirilere maruz kalmış ve 19. yüzyılın ilk çeyreğinde terk edilmiştir. Bu sistemin başarısızlığa uğramasının ve iktisat literatüründe temel eleştiri odağı haline gelmesinin ana nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu borçlarının yönetiminde karşılaşılan moratoryum (borç erteleme ilanı) uygulaması, hukuki niteliği ve ortaya çıkış biçimi bakımından değerlendirildiğinde, bu yöntemi borç tahkimi (konsolidasyon) gibi diğer borç yönetimi araçlarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu borçlarının yönetiminde, vadesi gelen iç borç yükümlülüklerinin piyasadan yeni borçlanma (borç çevirme) yoluyla karşılanması yerine, Merkez Bankası kaynakları kullanılarak emisyon hacminin genişletilmesi suretiyle ödenmesi sürecine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?