Question

Difficulty: HardEgemenlik ve Westphalia Sistemi

Avrupa'yı otuz yıl boyunca harap eden din savaşlarını sonlandıran 1648 antlaşmalar dizisi, Uluslararası İlişkiler teorisyenleri tarafından genellikle modern egemenlik mefhumunun başlangıç noktası olarak görülür. Bu diplomatik uzlaşının en kritik aşamalarından biri, prenslerin kendi tebaalarının inancını belirleme yetkisinin (*cuius regio, eius religio*) evrenselci kurumların dayatmalarına karşı kesin bir biçimde tescillenmesi olmuştur.

Teorik bir perspektifle incelendiğinde, bu yetki devrinin modern uluslararası sistemi şekillendiren temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Topraksal sınırları içindeki yetkiyi tekelleştiren devleti uluslararası ilişkilerin asli unsuru hâline getirerek içişlerine karışmama ilkesini tesis etmesi ve böylece evrenselci iddiaları yıkarak yatay eksende anarşik bir yapı kurmasıAnswer
  2. B
    Uluslararası alandaki otorite yokluğunu sürekli bir savaş ve düzensizlik (kaos) durumu olarak kurumsallaştırması ve devletlerin bekası için meşruiyetlerini seküler bir dünya hükümetine devretmelerini zorunlu kılması
  3. C
    Evrensel ahlaki ve dini normları ortadan kaldırarak devletleri salt maddi güç odaklı bir etkileşime itmesi ve ortak kurallara dayanan bir 'uluslararası toplum' zemininin oluşmasını tamamen engellemesi
  4. D
    Uluslararası çatışmaların kökenini yapının kendisinden ziyade hükümdarların şahsi inanç eğilimlerine bağlayarak, devletlerarası politikayı açıklamada analitik odağı doğrudan sistem düzeyinden birey düzeyine indirmesi
  5. E
    Devletler arası ilişkileri Kantçı (devrimci) geleneğin öngördüğü insanlık camiası hedefine yönlendirerek, ulusal sınırların tedrici olarak ortadan kalkacağı evrensel bir entegrasyon sürecini başlatması

Answer

Doğru seçenek, Westphalia'nın devleti kendi sınırları içinde mutlak yetkili kılarak içişlerine müdahale yasağını getirdiğini ve dikey hiyerarşi yerine egemen eşitlerin oluşturduğu anarşik bir sistem yarattığını belirten ifadedir.
Doğru cevap, Westphalia düzeninin temel karakteristiğini en isabetli şekilde yansıtmaktadır. 1648 öncesi Orta Çağ düzeninde otorite, Papalık ve İmparatorluk gibi kurumların zirvesinde olduğu dikey bir hiyerarşiye dayanıyordu. Dini belirleme yetkisinin prenslerde olduğunun kabulüyle, her yöneticinin kendi sınırları içinde en üstün otorite olduğu (iç egemenlik) tescillenmiştir. Bu durum, dışarıdan herhangi bir üst otoritenin müdahale hakkını ortadan kaldırarak (içişlerine karışmama ilkesi), sistemin birbirine biçimsel olarak eşit, üst yöneticisi olmayan (anarşik) ve yatay bir düzene geçmesini sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Westphalia Barışı'nın uluslararası sistemdeki otorite yapısına etkisini analiz etmek.
Antlaşma, Papalık ve İmparatorluğun evrensel yetki iddialarını reddederek, devletlerin kendi topraklarında (din dâhil) mutlak karar alıcı olduğunu onaylamıştır.
Sistemin dikey (hiyerarşik) yapısının sonlanıp yatay (egemen eşit) yapısının başlamasının temel mantığı budur.
2
Prenslerin dini belirleme yetkisinin (cuius regio, eius religio) diplomatik sonucunu değerlendirmek.
Bu ilke, bir devletin iç yapısına veya inanç sistemine dışarıdan müdahale edilemeyeceği kuralını (içişlerine karışmama prensibini) hukuki bir norm hâline getirmiştir.
Modern egemenliğin dışa karşı bağımsızlık ve içe karşı üstünlük unsurları bu sayede kurumsallaşmıştır.
3
Seçenekleri kavramsal doğruluk açısından elemek.
Topraksal yetki tekeli, içişlerine müdahale yasağı ve yatay/anarşik yapının kurulması kavramlarını içeren seçenek tespit edilir.
Westphalia sisteminin IR teorisindeki temel ontolojik karşılığı anarşik sistem ve egemen devlettir.

Key Concept

Egemenlik ve Uluslararası Anarşinin Kurumsallaşması
Estimated Time:2m 0s
Rate this question