Uluslararası İlişkiler disiplininde geleneksel anlatı, 1648 Westphalia Antlaşmaları'nı Orta Çağ'ın dikey hiyerarşik yapısından modern dönemin yatay anarşik yapısına geçişin ontolojik miladı olarak kabul eder. Bu tarihsel kırılma, genellikle 'rex est imperator in regno suo' (kral kendi krallığında imparatordur) ve 'cuius regio, eius religio' (kimin bölgesi ise, onun dini) ilkelerinin kurumsallaşmasıyla açıklanır.
Geleneksel Uluslararası İlişkiler teorisi bağlamında, bu ilkelerin Westphalia sistemi içinde 'egemenlik' ve 'müdahale etmezlik' (non-intervention) normlarını şekillendirmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kavramsal olarak en kesin ve doğru farkı ortaya koyar?
- Otoritenin meşruiyet kaynağının evrensel dinsel bir hiyerarşiden koparılarak belirli bir toprak parçası üzerindeki münhasır ve seküler siyasi kontrole devredilmesi; böylece iç işlerdeki mutlak yetkinin, dış ilişkilerde devletlerin formel eşitliğiyle desteklenmesidir.Answer
- BOrta Çağ'ın hiyerarşik yapısından kurtulan devletlerin, salt çıkar temelli anarşik bir etkileşimden ziyade ortak normlar, değerler ve kurumlar etrafında bütünleşmiş dayanışmacı bir 'uluslararası toplum' inşa ederek müdahale etmezlik ilkesini ahlaki bir zemine oturtmasıdır.
- CÜstün bir otorite olan Papalığın devreden çıkmasıyla uluslararası alanda kalıcı bir kaos ve hukuksuzluk durumunun doğması; bu nedenle müdahale etmezlik ilkesinin ancak hegemonik bir gücün zorlayıcı kapasitesiyle dönemsel olarak uygulanabilmesidir.
- DSistemin belirleyici evrensel yapısının ortadan kalkmasıyla birlikte, dış politika eylemlerinin temel nedeninin uluslararası anarşiden ziyade, karar alıcı monarkların bireysel güç hırslarına ve psikolojik motivasyonlarına indirgenerek açıklanmaya başlanmasıdır.
- EMüdahale etmezlik kuralının yerleşmesiyle, devletlerin dış politikadaki çatışmacı davranışlarının insan doğasından kaynaklandığı fikrinin reddedilip, tüm eylemlerin uluslararası sistemin kutupluluk yapısı tarafından belirlendiği varsayımıdır.
Answer
Doğru cevap, otoritenin meşruiyet kaynağının aşkınsal bir dinsel hiyerarşiden, toprak temelli seküler kontrole geçişini ve bu içsel otoritenin dışsal (formel) eşitlikle tamamlandığını belirten ifadedir.
Doğru seçenek, Westphalia sisteminin ontolojik özünü eksiksiz yansıtmaktadır: Orta Çağ'ın kilise ve imparatorluk eksenli transandantal (aşkın) ve dikey hiyerarşisi yıkılmış; yerine, gücün toprak temelli olduğu, yöneticinin kendi sınırları içinde rakipsiz (münhasır) sayıldığı seküler bir otorite anlayışı gelmiştir. Bu durum, devletleri içeride mutlak otorite yaparken, dışarıda birbirlerine üstünlük taslayamayacakları 'formel egemen eşitlik' ilkesini doğurmuştur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Westphalia Sistemi ve Egemenlik