Question

Difficulty: MediumBağımlılık Teorisi

1960'lı yıllarda, ana akım modernleşme kuramlarının "Gelişmekte olan ülkeler, Batılı devletlerin geçtiği aşamalardan geçerek kalkınacaktır" varsayımına karşı çıkan eleştirel bir yaklaşım ortaya çıkmıştır. Özellikle Latin Amerika merkezli çalışmalarla gelişen bu kuram, küresel sistemi asimetrik bir yapı olarak tanımlar.

Buna göre, "Bağımlılık Teorisi"nin uluslararası ekonomik yapıya ve devletler arası ilişkilere dair temel argümanı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Küresel kapitalist sistem yalnızca iki kutuplu anlaşılamaz; sistemin istikrarını sağlayan ve hiyerarşik hareketliliğe izin veren 'yarı-çevre' katmanı da analiz edilmelidir.
  2. Merkez ülkelerin ekonomik gelişimi, çevre ülkelerin yapısal olarak sömürülmesine dayandığı için küresel kapitalist pazara entegrasyon azgelişmişliği daha da derinleştirir.Answer
  3. C
    Ülkeler arasındaki ticari ve finansal bağların artması, karmaşık karşılıklı bağımlılık yaratarak uluslararası anarşinin çatışmacı doğasını hafifletir.
  4. D
    Ekonomik azgelişmişlik, egemen devletlerin salt çıkara dayalı uluslararası sistemi aşarak ortak kurallar etrafında bir uluslararası toplum inşa edememesinin doğrudan bir sonucudur.
  5. E
    Devletler uluslararası ekonomik ilişkilerde mutlak kazançlardan ziyade göreli kazançlara odaklandığından, ekonomik etkileşim güvenlik ikilemini artıran başlıca tehdittir.

Answer

Merkez ülkelerin ekonomik gelişimi, çevre ülkelerin yapısal olarak sömürülmesine dayandığı için küresel kapitalist pazara entegrasyon azgelişmişliği daha da derinleştirir.
Doğru yanıt, Bağımlılık Teorisi'nin merkez-çevre ilişkisine getirdiği yapısal eleştiriyi yansıtmaktadır. Andre Gunder Frank gibi düşünürlerin geliştirdiği bu teoriye göre azgelişmişlik, geleneksel kurumların varlığından değil, doğrudan küresel kapitalist işleyişten kaynaklanır. Çevre ülkeler, merkez ülkelerin kalkınması için gerekli olan ucuz hammadde ve artı-değeri sağladıkları için yapısal olarak sömürülürler. Dolayısıyla çevre ülkelerin mevcut dünya sistemine eklemlenmesi onları kalkındırmaz, aksine azgelişmişliklerini kronikleştirerek bağımlılıklarını pekiştirir ('azgelişmişliğin gelişimi' tezi).

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki kavramsal ipuçlarını belirle.
Soru kökünde modernleşme kuramlarına tepki olarak doğan, Latin Amerika kökenli ve küresel sistemi asimetrik gören eleştirel bir yaklaşım (Bağımlılık Teorisi) vurgulanmaktadır.
Hangi teorik çerçevenin analiz edileceğini saptamak için.
2
Bağımlılık Teorisi'nin merkez-çevre ilişkisine bakış açısını hatırla.
Teori, çevre ülkelerin azgelişmişliğini, merkez ülkelerin kapitalist gelişimi uğruna sömürülmelerinin (artı-değer transferinin) yapısal bir sonucu olarak açıklar.
Doğru argümanı seçenekler arasında tespit edebilmek için.
3
Seçenekleri diğer uluslararası ilişkiler teorileriyle eşleştirerek ele.
Seçeneklerdeki yarı-çevre (Dünya Sistemleri), karmaşık karşılıklı bağımlılık (Neoliberalizm), uluslararası toplum (İngiliz Okulu) ve göreli kazanç (Neorealizm) kavramları elenerek, yapısal sömürüyü vurgulayan seçenek bulunur.
Çeldiricileri doğru bir şekilde analiz edip kavramsal karmaşaya düşmemek için.

Key Concept

Bağımlılık Teorisi'nde Merkez-Çevre İlişkisi ve Azgelişmişliğin Gelişimi
Rate this question