Uluslararası hukuk kişiliği bakımından devletler 'asli ve tam' süjeler olarak kabul edilirken, bireylerin (gerçek kişilerin) bu hukuk düzenindeki konumu 'türev ve sınırlı' olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, bireyin uluslararası hukuk kişiliğinin bu niteliklere sahip olmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Bireyin uluslararası hukukta hak ve ödev sahibi olabilmesinin, ancak devletlerin rızasıyla oluşturulan antlaşmalar yoluyla ve yalnızca bu metinlerde öngörülen belirli usuli imkanlar çerçevesinde mümkün olmasıAnswer
- BBireylerin uluslararası toplumun temel birimi haline gelerek devletlerle aynı düzeyde tam süje ehliyetine ve kural koyma yetkisine sahip olması
- CBireylerin uluslararası hukuk kişiliğinin, devletlerin tanımasından bağımsız olarak insanlık onuru ilkesinden doğrudan ve asli bir nitelikte doğması
- DBireyin sadece uluslararası ceza hukuku kapsamında pasif ehliyete sahip olması, insan hakları bağlamında aktif ehliyetinin (hak arama yetkisi) bulunmaması
- EBireylerin uluslararası hukuktaki durumunun sadece iç hukukun bir yansıması olması ve uluslararası yargı organlarının bireyi doğrudan muhatap alamaması
Answer
Bireyin uluslararası hukuk kişiliğinin temel gerekçesi, bu hak ve ödevlerin devletlerin rızasıyla oluşturulan antlaşmalara dayanması ve belirlenen usuli imkanlarla sınırlı olmasıdır.
Bireylerin uluslararası hukuk kişiliği, kendi başlarına sahip oldukları doğal bir haktan ziyade, devletlerin uluslararası antlaşmalar (Örn: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya Roma Statüsü) yoluyla onlara tanıdığı yetkilerle sınırlıdır. Bu yetkiler hem devletlerin iradesinden kaynaklandığı için 'türev'dir hem de bireyin her türlü uluslararası uyuşmazlığın tarafı olamaması nedeniyle 'sınırlı'dır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Bireyin Türev ve Sınırlı Uluslararası Hukuk Kişiliği
Practice More
Bireyin aktif ehliyeti bağlamında AİHM'e bireysel başvuru şartlarını ve pasif ehliyet bağlamında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yargı yetkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s