Question

Difficulty: MediumBağımlılık Teorisi

Küresel refah eşitsizliklerini tarihsel-yapısal bir perspektifle inceleyen eleştirel yaklaşımlar, uluslararası kapitalist sistemin işleyiş biçimine odaklanır. Gelişmiş sanayi odakları ile temel gelir kaynağı hammadde ihracı olan bölgeler arasındaki eşitsiz mübadele ilişkisi, Andre Gunder Frank ve Fernando Henrique Cardoso gibi düşünürler tarafından detaylıca ele alınmıştır.

Bağımlılık Teorisi'nin temel varsayımları dikkate alındığında, sistemdeki aktörler arasındaki etkileşimler hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Merkez ve çevre konumundaki aktörler arasındaki çok boyutlu ticari entegrasyon, askeri gücün önemini azaltarak her iki taraf için de karmaşık bir ortak çıkar ağı inşa eder.
  2. B
    Uluslararası sistemin yapısı; merkez, çevre ve bu iki kutup arasında tampon görevi gören yarı-çevre devletlerinden oluştuğu için devletlerin hiyerarşideki konumları zamanla değişebilir.
  3. Gelişmiş merkez ülkelerdeki sermaye birikimi ve zenginleşme süreci, çevre ülkelerin kaynaklarının sistematik olarak aktarılmasına dayandığı için azgelişmişlik durumu sürekli yeniden üretilir.Answer
  4. D
    Çevre devletlerin yoksulluğu, küresel düzeydeki yapısal sömürü mekanizmalarından ziyade, ulusal düzeydeki kurumsal kapasite eksiklikleri ve iç politik istikrarsızlıklarla doğrudan ilişkilidir.
  5. E
    Çevre ülkeler, merkez devletlerle kurdukları serbest piyasa ilişkilerinde kendi mutlak kazançlarını artırdıkları sürece, aralarındaki eşitsiz güç dağılımını bir güvenlik tehdidi olarak algılamazlar.

Answer

Gelişmiş merkez ülkelerdeki sermaye birikimi ve zenginleşme süreci, çevre ülkelerin kaynaklarının sistematik olarak aktarılmasına dayandığı için azgelişmişlik durumu sürekli yeniden üretilir.
Bağımlılık Teorisi'ne göre azgelişmişlik, henüz kalkınma aşamasına geçilememiş olmasından kaynaklanmaz. Tam aksine, merkez ülkelerin (gelişmiş kapitalist devletler) zenginleşebilmesi için çevre ülkelerin (azgelişmiş devletler) kaynaklarına el koyduğu eşitsiz bir mübadele sistemi zorunludur. Dolayısıyla azgelişmişlik, merkezin gelişmişliğinin bir yan ürünü olarak sürekli yeniden üretilir.

Step-by-Step Solution

1
Bağımlılık Teorisi'nin merkez ve çevre kavramlarına yüklediği anlamı belirleme
Teoriye göre merkez ülkeler sanayileşmiş ve sermaye birikimini sağlamış, çevre ülkeler ise hammadde ihraç eden ve bağımlı konumdaki ülkelerdir.
Teorinin ontolojik temelini doğru kavramak için aktör tanımlamaları gereklidir.
2
Teorinin azgelişmişlik olgusunu nasıl açıkladığını analiz etme
Azgelişmişlik, geleneksel bir aşama veya içsel bir başarısızlık değil; kapitalist dünya sistemindeki eşitsiz mübadelenin ve merkezin sömürüsünün doğrudan sonucudur.
Bağımlılık Teorisi'ni modernleşme ve diğer liberal teorilerden ayıran en temel fark budur.
3
Seçenekleri analiz düzeyleri ve teorik aidiyetlerine göre eleme
Karşılıklı bağımlılık, Dünya Sistemleri (yarı-çevre kavramı), iç politika odaklı yaklaşımlar ve neoliberal mutlak kazanç argümanları elenerek doğru yanıta ulaşılır.
Benzer kavramları (ekonomik ilişkiler, hiyerarşi) kullanan diğer teorilerle ayrımını yapmak, sorunun ölçtüğü temel yetenektir.

Key Concept

Merkez-Çevre İlişkisi ve Eşitsiz Mübadele (Azgelişmişliğin Gelişimi)
Rate this question