Uluslararası hukukta devletin oluşumu için Montevideo Sözleşmesi'nde öngörülen maddi unsurlar (insan topluluğu, ülke, etkin hükümet ve dış ilişkiler kurma kapasitesi) genellikle yeterli görülse de, modern uygulamada bu unsurlara ek olarak bir "hukukilik" (legality) süzgeci işletilmektedir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Rodezya (1965) ve Kuzey Kıbrıs (1983) örneklerinde aldığı kararlar; maddi şartlar oluşsa bile kuvvet kullanma yasağı veya halkların kendi kaderini tayin hakkı (self-determinasyon) gibi uluslararası hukukun temel bir emredici kuralının (jus cogens) ihlali yoluyla ortaya çıkan yapıların devlet olarak kabul edilmeyeceğini teyit etmiştir. Bu çerçevede, emredici kuralları ihlal eden bir oluşumun maddi unsurlara sahip olmasına rağmen "devlet" sıfatını kazanamamasının temel dayanağı olan hukuki ilke aşağıdakilerden hangisidir?
- "Ex injuria jus non oritur" (Hukuka aykırılıktan hak doğmaz) ilkesi uyarınca, emredici normları ihlal eden eylemlerin hukuki sonuç doğurmaması ve kolektif tanımama yükümlülüğünün işletilmesiAnswer
- BKurucu tanıma teorisi uyarınca, diğer devletlerin tanıma iradesi olmadan maddi unsurların varlığının bir topluluğa devlet statüsü kazandırmaya yetmemesi
- CEtkin hükümet kriterinin, topluluğun sadece dış ilişkiler kurma kapasitesiyle değil, aynı zamanda anayasal meşruiyet ve demokratik seçim şartıyla sınırlandırılması
- DJus cogens kurallarının sadece uluslararası antlaşmalar üzerinde batıl kılıcı etki yapması nedeniyle, devletin oluşum sürecinde bu kuralların bağlayıcılığının bulunmaması
- E"Uti possidetis" ilkesi gereği, mevcut idari sınırların korunması zorunluluğunun maddi unsurların önüne geçerek yeni bir devletin doğuşunu mutlak olarak engellemesi