İngiliz Okulu
259 questions
Tarihsel süreçte bazı dönemlerde devletler, aralarında yoğun etkileşimler kurmuş ve stratejik rekabet içine girerek birbirlerinin karar alma süreçlerini derinden etkilemişlerdir. Bununla birlikte, söz konusu devletler ilişkilerini düzenleyecek ortak bir kurallar bütününe sahip olmamış, birbirlerinin egemenlik haklarını meşru kabul etmemiş ve diplomasi gibi ortak kurumlar inşa etmemişlerdir.
Hedley Bull'un "Anarşik Toplum" adlı eserinde ortaya koyduğu kavramsal çerçeveye göre, devletlerin birbirlerinin davranışlarını hesaba kattığı ancak ortak değer ve kuralları paylaşmadığı bu yapı aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?
Uluslararası ilişkilerin doğasını ve aktörlerin davranışlarını anlamlandırmada farklı ontolojik kabuller bulunmaktadır. Aşağıda üç farklı teorik yaklaşımın temel varsayımları verilmiştir:
I. Uluslararası alan, egemen devletlerin salt hayatta kalma güdüsüyle hareket ettiği, kuralsız ve sürekli bir güç mücadelesinin yaşandığı bir sistemdir.
II. Devletler, anarşik yapıya rağmen ortak çıkarlar, diplomasi ve uluslararası hukuk gibi kurumlar etrafında çoğulcu bir "uluslararası toplum" oluştururlar.
III. Uluslararası ilişkilerin nihai referans noktası devletler değil, tüm insanlığı kapsayan, dayanışmacı ve evrensel ahlaki ilkelere dayanan bir "dünya toplumu"dur.
Martin Wight'ın İngiliz Okulu'na kazandırdığı teorik tasnif dikkate alındığında, bu üç varsayımın temsil ettiği gelenekler ve bu geleneklerle özdeşleşen klasik düşünürler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
Klasik İngiliz Okulu düşünürleri uluslararası ilişkileri analiz ederken ağırlıklı olarak devletlerin oluşturduğu ortak kurallar ve kurumlar ağına (uluslararası toplum) odaklanmışlardır. Ancak Barry Buzan öncülüğündeki Yeni İngiliz Okulu, salt egemen devletler arasındaki normatif bağları incelemenin günümüz dinamiklerini anlamada yetersiz kaldığını savunmuştur. Buzan; bireylerin, ulusaşırı şirketlerin ve küresel sivil toplum örgütlerinin etkileşimiyle oluşan ortak kimlik ve evrensel değerler ağını analitik çerçevenin temel direklerinden biri hâline getirmeye çalışmıştır.
Buna göre, Barry Buzan'ın geleneksel devlet-merkezli yaklaşımları aşarak evrensel insan hakları ve devlet dışı aktörlerin normatif etkileşimini merkeze aldığı bu ontolojik kategori aşağıdakilerden hangisidir?
Bir akademik makalede uluslararası siyasetteki bir olgu şu şekilde analiz edilmiştir:
*'Çoğu zaman salt yıkıcı bir güç, diplomasinin iflası veya anarşik yapının trajik bir sonucu olarak görülür. Ancak uluslararası toplum yaklaşımı açısından bakıldığında bu olgu; kuralları ihlal edenleri cezalandırmak, tekelci bir gücün ortaya çıkmasını engelleyerek güç dengesini korumak ve uluslararası hukukun nihai uygulayıcısı olarak işlev görmek gibi düzenleyici hedefleri olan tarihi bir kurumdur.'*
İngiliz Okulu'nun ve Hedley Bull'un 'uluslararası toplumun temel kurumları' kavramsallaştırması dikkate alındığında, bu metinde özellikleri anlatılan kurum aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu teorisi kapsamında, uluslararası toplumun temel nitelikleri ve kurumlarının işleyişi üzerine yürütülen 'Çoğulculuk (Plüralizm) ve Dayanışmacılık (Solidarizm)' tartışmasında, çoğulcu yaklaşımın dayanışmacı perspektife yönelttiği en temel teorik eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu teorisyenlerine göre uluslararası toplum, anarşik yapı içerisinde asgari bir düzen sağlamak amacıyla tarihsel süreçte belirli "temel (birincil) kurumlar" inşa etmiştir. Klasik yaklaşımın önde gelen isimlerinden Hedley Bull; güç dengesi, uluslararası hukuk, diplomasi, büyük güçler idaresi ve savaş olgularını bu temel kurumlar arasında tasnif eder. Bull'a göre bu kurumların ontolojik amacı, her şeyden önce devletler sisteminin varlığını ve çoklu yapısını korumaktır.
Buna göre, Hedley Bull'un "uluslararası toplumun temel kurumları" kavramsallaştırması dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu kurumlardan herhangi birinin sistemsel işlevini doğru yansıtan bir ifade değildir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde "İngiliz Okulu" yaklaşımının felsefi temellerini atan Martin Wight, egemen devletlerin birbiriyle kurduğu ilişkilerin niteliğini açıklarken düşünce tarihini Hobbesçu (Realizm), Grotiusçu (Rasyonalizm) ve Kantçı (Devrimcilik) olmak üzere üç ana damara ayırır. Wight'ın analizinde özellikle Grotiusçu ve Kantçı kanatlar, salt güç mücadelesine dayanan ilk damardan ayrılarak normatif ilkelere yer verseler de nihai hedefleri ve referans noktaları bakımından birbirlerinden köklü biçimde ayrışırlar.
Buna göre, Wight'ın tasnifindeki "Rasyonalist" ve "Devrimci" gelenekler arasındaki en temel ontolojik ayrım aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Klasik yaklaşımlardan farklı olarak İngiliz Okulu düşünürlerinden Hedley Bull, uluslararası ilişkilerde düzenin inşasını açıklarken "uluslararası sistem" ile "uluslararası toplum" arasında ontolojik bir ayrıma gider. Bull'a göre uluslararası toplum; diplomasi, uluslararası hukuk, güç dengesi, büyük güçlerin yönetimi ve savaş gibi özgül "kurumların" varlığıyla sürdürülür. Bu çerçevede Bull, savaşı salt bir şiddet patlaması veya düzenin çöküşü olarak değil, aksine uluslararası toplumun temel bir kurumu olarak kavramsallaştırmıştır.
Hedley Bull'un teorik yaklaşımı dikkate alındığında, savaşın "uluslararası toplumun bir kurumu" olarak nitelendirilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
19. yüzyıl başlarında kurulan Avrupa Uyumu (Concert of Europe) sisteminde, kıtanın önde gelen devletleri periyodik olarak kongrelerde bir araya gelmiş, ortaya çıkan siyasi krizleri müzakereler yoluyla çözmeye çalışmış ve herhangi bir devletin aşırı güçlenerek diğerlerinin bağımsızlığını tehdit etmesini engellemek için ortak bir sorumluluk üstlenmişlerdir. Bu süreçte devletler, salt kendi ulusal çıkarlarını mekanik bir biçimde maksimize etmek yerine, uluslararası düzenin genel bekasını koruyacak ortak kurallara ve teamüllere riayet etmişlerdir.
Hedley Bull'un "Anarşik Toplum" adlı eserindeki teorik çerçeve dikkate alındığında, bu tarihsel pratik aşağıdakilerden hangisine örnek teşkil eder?
İngiliz Okulu'nun 'klasik yaklaşım' (classical approach) olarak adlandırdığı metodolojisi; uluslararası ilişkilerin doğa bilimleri yöntemleriyle açıklanabileceği iddiasına dayanan davranışsalcılığa (behavioralism) sert eleştiriler getirir. Bu yaklaşım uyarınca, uluslararası toplumun incelenmesinde matematiksel modeller veya veri setlerinden ziyade tarih, hukuk ve felsefe gibi disiplinlerin önemsenmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu'nun çağdaş temsilcilerinden Barry Buzan'a göre, uluslararası yapının analizinde devletlerin ötesine geçilerek; paylaşılan insani değerlerin, bireylerin ve sivil toplumun oluşturduğu küresel bütünlük aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?
İngiliz Okulu içerisinde "çoğulcu" (pluralist) ve "dayanışmacı" (solidarist) yaklaşımlar, uluslararası toplumun temel kurumlarının kapsamı ve işlevi konusunda farklı argümanlar sunarlar. Çoğulcu kanat, devletlerin egemenliğini ve uluslararası düzeni korumayı öncelerken; dayanışmacı kanat, bireysel haklar ve ahlaki değerlerin bu kurumlar aracılığıyla savunulması gerektiğini ileri sürer. Buna göre, Hedley Bull tarafından tanımlanan temel kurumlardan biri olan "Uluslararası Hukuk"un, çoğulcu (pluralist) bir perspektifle yorumlanmış işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu'nun ontolojik yaklaşımında; devletlerin birbiriyle fiziksel ve stratejik temas kurdukları, birbirlerinin kararlarını dikkate almak zorunda kaldıkları ancak henüz ortak bir kural, norm veya kurum bilinci etrafında birleşmedikleri etkileşim düzeyine ne ad verilir?
Martin Wight tarafından geliştirilen ve İngiliz Okulu'nun temelini oluşturan "Üç Gelenek" tasnifinde; uluslararası ilişkileri devletlerin güç mücadelesi yürüttüğü bir alan olarak değil, ortak kural ve kurumlara dayalı bir "toplum" (international society) olarak gören "Grotiusçu" yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Hedley Bull, 'Anarşik Toplum' (The Anarchical Society) adlı eserinde uluslararası düzenin sürdürülmesinde 'Büyük Güçler' (Great Powers) olgusuna özel bir rol biçmektedir. Bull'a göre büyük güçler, sadece askeri ve ekonomik kapasiteleriyle değil, uluslararası toplumun bir 'kurumu' (institution) olarak üstlendikleri sorumluluklarla düzenin korunmasına hizmet ederler. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Bull’un teorik çerçevesinde büyük güçlerin bir kurum olarak düzeni sağlamak adına başvurduğu yöntem veya işlevlerden biri değildir?
İngiliz Okulu düşünürlerinden Hedley Bull’un "Anarşik Toplum" (The Anarchical Society) yaklaşımına göre, devletler arası ilişkilerde düzenin sağlanması, aktörlerin sadece birbirlerinin hamlelerini stratejik olarak hesapladığı bir etkileşim düzeyinin ötesine geçmeyi gerektirir. Bull’a göre, bu etkileşimin bir "toplum" (society) karakteri kazanmasındaki temel belirleyici aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu (English School) düşünürlerine göre, devletlerin birbirleriyle sadece güç dengesi ve stratejik hesaplamalar üzerinden değil; aynı zamanda paylaşılan normlar, kurallar ve ortak kurumlar çerçevesinde kurdukları ilişki biçimini tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu (English School) yaklaşımında, bir grup devletin birbirlerini kararlarında hesaba katacak kadar etkileşim içinde olmaları 'Uluslararası Sistem' (International System) olarak adlandırılırken; bu etkileşimin ortak kural, değer ve kurumlara dayalı bir düzen haline gelmesi 'Uluslararası Toplum' (International Society) olarak tanımlanır.
Buna göre, İngiliz Okulu'na göre bir etkileşimin 'Uluslararası Sistem' düzeyinden 'Uluslararası Toplum' düzeyine evrilebilmesi için gereken temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
İngiliz Okulu (English School) teorisinde 'Çoğulculuk' (Plüralizm) ve 'Dayanışmacılık' (Solidarizm) arasındaki tartışma, uluslararası toplumun ontolojik sınırlarını ve ahlaki kapasitesini belirleyen temel bir ayrımı ifade eder. Bu tartışma, özellikle uluslararası toplumun temel kurumlarının (egemenlik, müdahale, hukuk vb.) mahiyeti üzerine yoğunlaşmaktadır.
Buna göre, Dayanışmacı (Solidarist) yaklaşımın 'egemenlik' ve 'insani müdahale' ilişkisine dair temel teorik savunusu aşağıdakilerden hangisidir?
Hedley Bull, "Anarşik Toplum" (The Anarchical Society) adlı eserinde toplumsal yaşamın sürdürülebilmesi için her toplumda "şiddetin sınırlandırılması", "vaatlerin tutulması" (ahde vefa) ve "mülkiyetin istikrarı" şeklinde ifade edilen üç temel hedefin gerçekleştirilmesi gerektiğini savunur. Bull, bu hedeflerin uluslararası düzeyde de geçerli olduğunu ancak merkezi bir otoritenin yokluğunda bu hedeflerin farklı bir mantıkla işlediğini belirtir.
Bull'un bu kuramsal çerçevesi bağlamında, uluslararası toplumun söz konusu hedefleri sürdürmek amacıyla dayandığı "kurumlar" (institutions) ve bunların doğası hakkında yapılabilecek aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?