İngiliz Okulu

259 questions

Question 141Question

İngiliz Okulu (English School) teorisyenleri arasında uluslararası toplumun mahiyeti üzerine yürütülen tartışmalarda; 'çoğulculuk' (plüralizm) ve 'dayanışmacılık' (solidarizm) kanatları, özellikle egemenlik ve insani müdahale konularında temelden ayrışmaktadır. Çoğulcu kanat, devletlerin kendi iç işlerinde mutlak yetki sahibi olmasını ve dış müdahaleden kaçınılmasını uluslararası düzenin kurucu unsuru olarak görürken, dayanışmacıların 'maximalist' adalet gündemine eleştirel yaklaşmaktadır.

Buna göre; çoğulcu (plüralist) kanadın, insani müdahale pratiklerinin 'uluslararası toplumun istikrarını bozacağı' yönündeki kaygısını temellendirdiği temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dünyadaki ahlaki ve siyasi değerlerin çeşitliliği karşısında ortak bir adalet anlayışını dayatmanın, devletler arasındaki asgari uzlaşıyı (modus vivendi) yıkarak toplumu yeniden çatışmacı bir 'sistem' düzeyine geriletme riski

Answer

Çoğulcu yaklaşımın temel gerekçesi, dünyadaki ahlaki ve siyasi değer çeşitliliğinin bir dayatma ile bozulmasının uluslararası düzeni ve barışı tehlikeye atacağı düşüncesidir.
Çoğulcu yaklaşım (pluralism), uluslararası toplumu bir 'bir arada yaşama toplumu' (society of coexistence) olarak görür. Bu anlayışa göre, dünyadaki devletler farklı ahlaki, kültürel ve siyasi değerlere sahiptir. Eğer uluslararası toplum bu devletlerin bir kısmına (örneğin insani müdahale aracılığıyla) evrensel bir adalet anlayışını dayatmaya kalkarsa, bu durum egemenlik kurumunu zayıflatır ve devletlerin birbirlerine olan güvenini sarsarak uluslararası düzeni (order) yıkar. Dolayısıyla, asgari bir istikrar için 'düzen', 'adaletten' önce gelmelidir.

Step-by-Step Solution

1
İngiliz Okulu'ndaki Çoğulculuk (Pluralism) kavramını analiz etme
Çoğulculuk, devletlerin bir 'ahlaki birlik' değil, 'işlevsel bir bir arada yaşama protokolü' etrafında toplandığını savunur.
Çoğulcu kanadın 'düzen' (order) önceliğinin nedenini anlamak için bu temel ontolojik varsayımı bilmek gerekir.
2
Çoğulcu kanadın 'adalet' ve 'müdahale' konusundaki çekincelerini değerlendirme
Evrensel bir adalet tanımının (örneğin Batı merkezli insan hakları) tüm devletlere dayatılmasının, devletler arasındaki karşılıklı tanıma ve egemenliğe saygı ilkesini bozacağı sonucuna ulaşılır.
Çoğulculara göre, her devletin kendi 'iyi hayat' tanımı vardır ve bu çeşitliliğe müdahale edilmesi 'anarşik toplumun' çöküp 'kaos sistemine' dönmesine neden olur.
3
Seçenekleri eleyerek doğru gerekçeyi belirleme
Seçenekte belirtilen 'ahlaki çeşitliliğin korunması ve düzenin istikrarı' argümanının çoğulcu düşüncenin merkezinde olduğu teyit edilir.
Dayanışmacılık (Solidarism) birey ve adalet odaklıyken, Çoğulculuk devlet ve asgari düzen odaklıdır.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda Çoğulculuk: Farklı değerlere sahip devletlerin barış içinde bir arada yaşaması için egemenliğin ve müdahale etmeme ilkesinin mutlak önceliği.

Hints

1
Çoğulcu yaklaşımın, dünyadaki ahlaki değer çeşitliliğine (plurality of values) nasıl yaklaştığını düşünün.
2
Çoğulcular için uluslararası barışın korunması, evrensel bir adalet anlayışının sağlanmasından daha mı önemlidir?
3
Hedley Bull gibi çoğulcular, insani müdahalenin egemenlik sistemine ve dolayısıyla küresel barışa zarar verebileceği uyarısında bulunurlar.

Practice More

Dayanışmacı kanadın temsilcilerinden Nicholas Wheeler'ın 'insani müdahale' için sunduğu kriterleri araştırarak iki yaklaşımı karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 142Question

Hedley Bull, 'Anarşik Toplum' (1977) adlı eserinde devletlerin bir araya gelme biçimlerini belirli düzeylere ayırarak analiz eder. Buna göre; iki veya daha fazla devletin birbirleriyle temas kurması ve birbirlerinin kararları üzerinde, en azından bir bütünün parçası gibi davranmalarına yol açacak düzeyde karşılıklı etkiye sahip olması durumu aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası sistem

Answer

Uluslararası sistem
Doğru cevap olan 'Uluslararası sistem', Hedley Bull tarafından devletlerin birbirleriyle temas kurduğu ve birbirlerinin dış politika kararlarında stratejik birer değişken haline geldiği 'salt etkileşim' aşamasını tanımlamak için kullanılır. Bu aşamada devletler birbirlerini hesaba katarak hareket ederler (bir bütünün parçası gibi davranırlar) ancak henüz aralarında ortak bir meşruiyet zemini veya kurumsal bir bağlılık söz konusu değildir.

Step-by-Step Solution

1
Bull'un 'sistem' ve 'toplum' ayrımındaki temel ölçütü belirleme
Sistem için 'etkileşim' yeterliyken, toplum için 'ortak kural ve kurum bilinci' gereklidir.
Soruda sadece devletlerin birbirlerinin kararlarını etkileyecek düzeyde temas halinde olmaları vurgulanmaktadır.
2
Metindeki anahtar ifadeyi analiz etme
'Bir bütünün parçası gibi davranmalarına yol açacak düzeyde karşılıklı etki' ifadesi Bull'un sistem tanımıdır.
Bull, bu düzeyde henüz devletlerin ortak bir değerler dizisi etrafında topluluk oluşturmadığını belirtir.
3
Doğru kavrama ulaşma
Sadece etkileşime dayalı bu yapı 'Uluslararası sistem' olarak adlandırılır.
Eğer bu devletler ortak kurallara bağlı olduklarını kabul etselerdi cevap 'toplum' olurdu.

Key Concept

Uluslararası Sistem ve Uluslararası Toplum Ayrımı

Hints

1
İngiliz Okulu'nda 'sistem' ve 'toplum' kavramları hiyerarşik birer aşamadır.
2
Devletlerin birbirlerini sadece stratejik rakipler olarak görüp etkileşime girmeleri hangi aşamadır?
3
Ortak kural ve kurumların henüz devreye girmediği, sadece etkileşimin olduğu aşamayı düşünün.

Practice More

Bull'un uluslararası toplumun düzenini sağlamak için önerdiği beş temel kurumu (diplomasi, savaş, hukuk vb.) tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 143Question

Hedley Bull, *Anarşik Toplum* (1977) adlı eserinde düzen kavramını analiz ederken "uluslararası düzen" (international order) ve "dünya düzeni" (world order) arasında kuramsal bir ayrım yapar. Bull'a göre uluslararası düzen devletler arası ilişkilerdeki belirli amaçları korurken, dünya düzeni tüm insanlığı ve bireyleri kapsayan daha geniş bir düzlemi ifade eder.

Bull'un bu iki kavram arasındaki hiyerarşik ve ahlaki ilişkiye dair yaklaşımı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dünya düzeni, odak noktası devletler değil tüm insanlık olduğu için ahlaki açıdan daha temel ve nihaidir; ancak uluslararası düzen, dünya düzeninin tesisi ve korunması için pratik bir ön koşul niteliğindedir.

Answer

Dünya düzeninin insanlığı merkeze alan ahlaki önceliğine rağmen, uluslararası düzenin (devletler arası düzen) bu geniş hedefe ulaşmak için zorunlu bir pratik zemin oluşturduğu yaklaşımı doğrudur.
Hedley Bull'a göre dünya düzeni, toplumsal yaşamın birincil amaçlarının tüm insanlık için gerçekleştirilmesini ifade eder ve bu yönüyle uluslararası düzenden daha köklü ve ahlaki olarak daha değerlidir. Ancak, devletlerin egemen olduğu mevcut sistemde, devletler arası düzen (uluslararası düzen) tesis edilmeden insanlığın genel huzuru sağlanamayacağı için uluslararası düzen pratik bir öncelik taşır.

Step-by-Step Solution

1
Kavramları tanımlama
Uluslararası düzen devletler arası, dünya düzeni ise tüm insanlık arası ilişkileri kapsar.
Bull'un temel ayrımını anlamak için aktör düzeylerini belirlemek gerekir.
2
Ahlaki önceliği belirleme
Bull'a göre dünya düzeni, bireylerin yaşamını ve haklarını esas aldığı için ahlaki açıdan daha temeldir.
Devletler birer araç, insanlık ise amaçtır.
3
Pratik önceliği analiz etme
Mevcut anarşik yapıda devletler arası düzen sağlanmadan insanlığın genel çıkarlarının korunması mümkün değildir.
Düzensizlik ve kaos (uluslararası düzeyde), bireysel güvenliği de ortadan kaldırır.
4
Sonuca ulaşma
Uluslararası düzen, dünya düzeninin bir ön koşuludur (pre-requisite).
Bull'un rasyonalist yaklaşımı, ideal olan (dünya düzeni) ile mümkün olan (uluslararası düzen) arasında denge kurar.

Key Concept

Uluslararası Düzen vs. Dünya Düzeni Ayrımı

Hints

1
Bull'un aktörleri kimlerdir? Uluslararası düzende devletler, dünya düzeninde ise kimler ön plandadır?
2
Dünya düzeni daha geniş bir kavram olsa da, Bull neden 'Anarşik Toplum' (devletler toplumu) üzerinde bu kadar çok durmaktadır?
3
Uluslararası düzeni, dünya düzenine giden yolda bir basamak veya gerekli bir zemin olarak düşünün.

Practice More

Hedley Bull'un bahsettiği 'Uluslararası Toplumun Beş Kurumu'nu (Güç Dengesi, Uluslararası Hukuk, Diplomasi, Savaş, Büyük Güçler) tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 144Question

Martin Wight’ın İngiliz Okulu'na temel teşkil eden "Üç Gelenek" (Three Traditions) tipolojisinde; uluslararası sistemi bir anarşi veya hukuk düzeni olarak görmekten ziyade, odağına "insanlığın birliğini" alan ve mevcut devlet merkezli yapının nihai olarak aşılmasını savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Devrimcilik (Kantçı Gelenek)

Answer

Martin Wight'ın tasnifinde insanlığın birliğini ve devletler sisteminin aşılmasını savunan gelenek Devrimciliktir (Kantçı Gelenek).
Devrimcilik (Kantçı Gelenek), Martin Wight'ın üç geleneği arasında 'dünya toplumu' kavramına en yakın olanıdır. Bu yaklaşım, devletlerin egemenlik haklarından ziyade bireylerin ve insanlığın ortak çıkarlarını ve ahlaki birliğini merkeze alır, bu nedenle devletler sisteminin (States-system) ortadan kalkması veya köklü bir değişime uğraması gerektiğini savunur.

Step-by-Step Solution

1
Wight'ın üç geleneğinin (Realizm, Rasyonalizm, Devrimcilik) temel özelliklerini hatırla.
Realizm anarşiyi, Rasyonalizm kuralları, Devrimcilik ise insanlık birliğini vurgular.
Sorudaki anahtar kavramları (insanlık birliği, sistemin aşılması) doğru teoriyle eşleştirmek için gereklidir.
2
Soruda verilen "insanlığın birliği" ve "devlet merkezli yapının aşılması" ifadelerini analiz et.
Bu ifadeler, kozmopolit bir bakış açısını ve mevcut düzenin kökten değişimini öngören Kantçı yaklaşımı (Devrimcilik) işaret eder.
Kantçı gelenek, 'Dünya Toplumu' vizyonuyla devletlerin ötesinde bir insanlık bütünlüğünü savunur.

Key Concept

Martin Wight'ın Üç Geleneği: Devrimcilik (Kantianism)

Hints

1
Bu gelenek ismini, mevcut düzenin kökten değişmesi gerektiği fikrinden alır.
2
İngiliz Okulu'nda 'Dünya Toplumu' (World Society) kavramıyla özdeşleşen ve kökenlerini Immanuel Kant'tan alan geleneği düşünün.

Practice More

Wight'ın 'Via Media' (Orta Yol) olarak tanımladığı ve Realizm ile Devrimcilik arasında konumlandırdığı Rasyonalizm geleneğinin özelliklerini inceleyin.
Estimated Time:45s
Question 145Question

İngiliz Okulu (English School) perspektifinden bakıldığında, "uluslararası toplumun genişlemesi" (expansion of international society) kavramı tarihsel bir süreç olarak aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupa kökenli ortak kural, norm ve kurumların diğer coğrafyalardaki siyasi yapılar tarafından da benimsenerek küresel ölçekte yayılmasını

Answer

Uluslararası toplumun genişlemesi, Avrupa kökenli ortak kural, norm ve kurumların küresel ölçekte diğer siyasi yapılarca benimsenmesidir.
İngiliz Okulu'na göre uluslararası toplumun genişlemesi, Avrupa devletleri arasında gelişen Westphalia tipi egemenlik, diplomasi ve uluslararası hukuk gibi kurumların, sömürgecilikten kurtulma ve diplomatik tanınma süreçleriyle birlikte Avrupalı olmayan devletler tarafından da benimsenmesi ve böylece küresel bir yapıya dönüşmesidir.

Step-by-Step Solution

1
İngiliz Okulu'ndaki 'Uluslararası Toplum' kavramını hatırla.
Devletlerin ortak kural ve kurumlarla birbirine bağlı olduğu yapıdır.
Genişlemenin neyin genişlemesi olduğunu anlamak için 'toplum' tanımı gereklidir.
2
Genişleme sürecinin tarihsel başlangıcını analiz et.
Süreç 17. yüzyıl Avrupa'sında başlamış ve 19.-20. yüzyıllarda dünya geneline yayılmıştır.
Tarihsel yaklaşım, bu sürecin Avrupa merkezli doğasını ve zamanla küreselleşmesini inceler.
3
Genişlemenin niteliğini belirle.
Bu bir toprak genişlemesi değil, 'kural ve kurumların' (egemenlik, diplomasi vb.) kabul görme sürecidir.
Genişleme kavramının fiziksel büyüme ile karıştırılmasını önlemek için niteliksel fark ortaya konmalıdır.

Key Concept

Uluslararası Toplumun Kurumsal Yayılımı

Hints

1
İngiliz Okulu için uluslararası toplumun kalbi kural ve kurumlardır.
2
Genişleme, bu kural ve kurumların Avrupa dışına çıkışını ifade eder.
3
Bu süreçte egemenlik ve diplomasi gibi kurumların tüm dünyada standart haline gelmesi hedeflenmiştir.

Practice More

Uluslararası toplumun genişlemesi sürecinde 19. yüzyılda uygulanan 'uygarlık standardı' kriterini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 146Question

Martin Wight, İngiliz Okulu'nun temel felsefi çerçevesini çizerken uluslararası ilişkiler teorisini Realizm, Rasyonalizm ve Devrimcilik olmak üzere "Üç Gelenek" etrafında tasnif etmiştir. Bu sınıflandırma, uluslararası alanın ontolojik niteliğine, temel aktörlerine ve nihai hedeflerine ilişkin köklü farklılıklar barındırır.

Buna göre, Wight'ın "Üç Gelenek" kavramsallaştırması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Rasyonalist gelenek (Grotiusçu yaklaşım), uluslararası arenadaki anarşik yapıyı evcilleştirmek amacıyla, egemen devletlerin ötesine geçerek bireyi merkeze alan ve ulusal sınırların aşıldığı homojen bir "dünya toplumu" (world society) kurmayı temel hedef olarak belirler.

Answer

Rasyonalist geleneğin amacını 'dünya toplumu' kurmak olarak açıklayan ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifadede, Rasyonalist (Grotiusçu) geleneğin egemen devletlerin ötesine geçerek bir "dünya toplumu" (world society) kurmayı hedeflediği iddia edilmektedir. Bu bilgi yanlıştır. İngiliz Okulu literatüründe Rasyonalizm, aktör olarak egemen devletleri kabul eder ve onların ortak kurallarla kurduğu bir "uluslararası toplum" (international society) fikrini savunur. Bireyi merkeze alan, ulusal sınırları reddeden ve kozmopolit bir "dünya toplumu" hedefi ise Devrimci (Kantçı) geleneğin özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Martin Wight'ın Üç Gelenek sınıflandırmasındaki Rasyonalist (Grotiusçu) yaklaşımın temel tezini hatırla.
Rasyonalizm, anarşik sistemde bile devletlerin ortak çıkarlar, kurallar ve kurumlar vasıtasıyla bir 'uluslararası toplum' (international society) oluşturduğunu savunur.
Rasyonalizmin ontolojik odağını belirlemek, yanlış ifadeyi tespit etmenin ilk adımıdır.
2
Devrimci (Kantçı) geleneğin nihai hedefini ve uluslararası ilişkiler analizindeki yerini belirle.
Devrimci gelenek, devlet sınırlarının aşıldığı, bireylerin ve evrensel insanlığın ön planda olduğu bir 'dünya toplumu' (world society) tahayyülüne sahiptir.
Toplum kavramları arasındaki ayrımı (uluslararası toplum vs. dünya toplumu) yapmak gelenekleri birbirinden ayırmak için kritiktir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri bu kavramsal temellerle karşılaştır.
Devrimci geleneğe ait olan 'dünya toplumu' kurma hedefinin, Rasyonalist geleneğe atfedildiği ifade yanlış olan ifadedir.
Soru kökünde bizden yanlış olan ifadeyi bulmamız istenmiştir.

Key Concept

Martin Wight'ın Üç Gelenek Tasnifi (Realizm, Rasyonalizm, Devrimcilik)
Question 147Question

İngiliz Okulu'nun önde gelen düşünürlerinden Hedley Bull, *Anarşik Toplum* adlı eserinde uluslararası sistemin salt bir anarşiden ibaret olmadığını, devletlerin ortak kurallar ve değerler etrafında birleşerek bir "uluslararası toplum" oluşturduğunu savunur. Bull'a göre bu toplum, uluslararası düzeni sürdürmek için belirli "temel kurumlara" (primary institutions) dayanır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Hedley Bull'un tanımladığı uluslararası toplumun temel kurumlarından biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası Örgütler

Answer

Uluslararası Örgütler
Hedley Bull, *Anarşik Toplum* adlı eserinde uluslararası düzenin sosyolojik temelini oluşturan beş birincil kurum tanımlamıştır: Güç dengesi, uluslararası hukuk, diplomasi, savaş ve büyük güçlerin yönetimi. Birleşmiş Milletler veya Milletler Cemiyeti gibi Uluslararası Örgütler ise bu temel tarihsel pratiklerin üzerine kurulan, onların işleyişine yardımcı olan 'ikincil' (araçsal) kurumlardır. Liberal kurumsalcılığın aksine İngiliz Okulu örgütleri temel kurum saymaz.

Step-by-Step Solution

1
Hedley Bull'un uluslararası toplum yaklaşımını ve temel kurumlar kavramını hatırla.
Bull'a göre uluslararası düzeni sağlayan 5 temel (birincil) kurum vardır: Güç dengesi, uluslararası hukuk, diplomasi, savaş ve büyük güçler.
Soruyu çözmek için düşünürün orijinal teorik sınıflandırmasını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen kavramları Bull'un 5 temel kurumu listesiyle eşleştir.
Güç Dengesi, Diplomasi, Savaş ve Uluslararası Hukuk bu teorik listede doğrudan yer alırken; Uluslararası Örgütler yer almaz.
İngiliz Okulu yaklaşımına göre uluslararası örgütler, sosyolojik temeli olan birincil kurumların (örneğin diplomasinin) üzerine inşa edilen araçsal ve ikincil yapılardır.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda Temel ve İkincil Kurumlar Ayrımı
Question 148Question

İngiliz Okulu, uluslararası ilişkiler disiplininde Amerikan davranışsalcılığına ve salt güç odaklı analizlere karşı çıkarak kendi özgün kavramsal çerçevesini inşa etmiştir. Hedley Bull ve Martin Wight gibi düşünürlerin öncülük ettiği bu ekolün en büyük katkılarından biri, uluslararası arenadaki ilişkisel boyutları sınıflandırması ve merkezi bir otoritenin yokluğunda bile bir düzenin var olabileceğini savunmasıdır. Buna göre, İngiliz Okulu'nun ontolojik ve metodolojik varsayımları dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ontolojik olarak devletlerin yalnızca birbirlerini hesaba kattığı "uluslararası sistem" ile ortak kurallar etrafında şekillenen "uluslararası toplum" birbirinden farklıdır; metodolojik olarak ise davranışsalcı ölçümler yerine tarih, felsefe ve hukuk gibi alanlar temel alınmalıdır.

Answer

İngiliz Okulu'na göre 'uluslararası sistem' ve 'uluslararası toplum' ontolojik olarak birbirinden farklı aşamalardır ve okul, metodolojik olarak nicel davranışsalcılık yerine tarih, hukuk ve felsefeye dayanan geleneksel yaklaşımı (klasik yöntemi) benimser.
Doğru seçenek, İngiliz Okulu'nun iki temel sacayağını özetlemektedir. Hedley Bull tarafından sistemleştirilen ontolojik ayrıma göre, uluslararası sistem ile uluslararası toplum farklıdır; ilki zorunlu bir etkileşimi, ikincisi ise bilinçli bir kural/kurum ortaklığını ifade eder. Ayrıca metodolojik olarak okul, Hedley Bull'un öncülüğünde davranışsalcı (pozitivist) yöntemleri reddederek siyaset bilimi analizlerinde tarih, felsefe ve hukuk disiplinlerini (Geleneksel Yaklaşım) merkeze alır.

Step-by-Step Solution

1
İngiliz Okulu'nun metodolojik duruşunu belirlemek.
Okul, uluslararası ilişkilerin doğa bilimleri gibi incelenemeyeceğini savunur; pozitivist (davranışsalcı) metodolojiyi reddederek tarih, hukuk ve felsefe ağırlıklı 'geleneksel' yaklaşımı benimser.
Bu temel metodolojik tercih, okulun verilerden ziyade kavramlar, değerler ve kurallar üzerine inşa edilmesini sağlar.
2
Okulun temel ontolojik ayrımını (Sistem vs. Toplum) analiz etmek.
Hedley Bull'a göre, devletlerin mecburi ve mekanik etkileşimleri 'uluslararası sistemi' oluştururken; ortak çıkarların ve değerlerin farkına varılarak diplomasi, uluslararası hukuk gibi kurumlarla kurulan yapı 'uluslararası toplumu' oluşturur.
Disipline kattıkları en büyük değer, salt anarşik yapının (sistemin) içinde işbirliğine dayalı bir toplumsal boyutun varlığını kanıtlamaktır.
3
Seçeneklerde yer alan diğer teorik kavramları doğrulamak.
Anarşinin kaos olmadığı, Kantçı geleneğin devrimci vizyon sunduğu ve dayanışmacılığın insan haklarını öncelediği teyit edilir.
Yanlış seçeneklerdeki kavram kargaşalarını (Wight'ın gelenekleri, Plüralizm/Solidarizm, Anarşi yanılgısı) tespit edip elemek için.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda Sistem-Toplum Ayrımı ve Geleneksel Metodoloji
Question 149Question

İngiliz Okulu'nun metodolojik omurgasını oluşturan Martin Wight'ın "Üç Gelenek" (Realizm, Rasyonalizm, Devrimcilik) tasnifi, uluslararası ilişkileri anlamlandırmak için kullanılan farklı düşünce kalıplarını temsil eder. Okul, bu üç geleneği birbirini dışlayan kuramlar olarak görmek yerine, uluslararası hayatın farklı boyutlarını açıklayan birer araç olarak değerlendirir.

Buna göre, İngiliz Okulu'nun bu üç geleneği bir arada kullanmasındaki temel metodolojik amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası siyasetin karmaşık doğasını; güç, düzen ve adalet arasındaki gerilimi ve etkileşimi kapsayacak şekilde bütüncül bir perspektifle analiz etmek.

Answer

Uluslararası siyasetin karmaşık doğasını; güç, düzen ve adalet arasındaki gerilimi ve etkileşimi kapsayacak şekilde bütüncül bir perspektifle analiz etmek.
İngiliz Okulu'nun metodolojisi, uluslararası ilişkilerin sadece güç mücadelelerinden (realizm), sadece hukuksal kurallardan (rasyonalizm) veya sadece ahlaki dönüşümlerden (devrimcilik) ibaret olmadığını savunur. Bu üç geleneğin sentezi, uluslararası siyasetin hem bir sistem hem bir toplum hem de bir dünya toplumu boyutuna sahip olduğu varsayımını temel alarak bütüncül bir analiz imkanı sunar.

Step-by-Step Solution

1
Martin Wight'ın üç geleneğinin temsil ettiği kavramları belirle.
Realizm gücü (Machiavelli), Rasyonalizm düzeni (Grotius), Devrimcilik ise adaleti ve ahlakı (Kant) temsil eder.
İngiliz Okulu'nun metodolojisini anlamak için bu üç temel sütunun işlevini bilmek gerekir.
2
Okulun bu geleneklere yaklaşım tarzını analiz et.
Gelenekler birbirini dışlamaz; aksine uluslararası hayatın farklı ve bir arada bulunan katmanlarını açıklar.
Metodolojik bütüncüllük, İngiliz Okulu'nu tek boyutlu rasyonalist veya realist kuramlardan ayıran temel özelliktir.

Key Concept

İngiliz Okulu'nun Üç Geleneği ve Bütüncül Yaklaşımı

Practice More

Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' eserindeki metodolojik çerçeveye göz atarak klasik yaklaşımın özelliklerini pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 150Question

İngiliz Okulu yaklaşımına göre, başlangıçta Avrupa'ya özgü olan uluslararası toplum zamanla genişleyerek küresel bir nitelik kazanmıştır. Bu genişleme sürecinde, özellikle 19. yüzyılda Avrupalı olmayan devletlerin (örneğin Osmanlı Devleti, Japonya ve Çin) uluslararası topluma eşit ve egemen üyeler olarak kabul edilmeleri belirli bir ön koşula bağlanmıştır.

İngiliz Okulu düşünürlerinin analizlerine göre, bahsi geçen devletlerin uluslararası topluma tam üye olabilmeleri için sağlamaları beklenen temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uygarlık standardı kriterlerini karşılayarak Avrupa'nın hukuki ve diplomatik pratiklerine uyum sağlamak

Answer

Avrupalı olmayan devletlerin uluslararası topluma tam üye olabilmeleri için 'uygarlık standardı' kriterlerini karşılayarak Avrupa'nın hukuki ve diplomatik pratiklerine uyum sağlamaları beklenmiştir.
İngiliz Okulu düşünürleri (özellikle Hedley Bull ve Adam Watson), uluslararası toplumun genişlemesi sürecini incelerken 'uygarlık standardı' kavramını merkeze almışlardır. Buna göre 19. yüzyılda Osmanlı Devleti, Japonya ve Çin gibi aktörlerin Avrupa merkezli uluslararası topluma eşit üyeler olarak kabul edilebilmeleri, Avrupa'nın şekillendirdiği pozitif hukuk kurallarına ve kurumsal diplomasi pratiklerine uyum sağlamaları şartına bağlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İngiliz Okulu'nun 'uluslararası toplumun genişlemesi' (expansion of international society) kavramının tarihsel bağlamını analiz etmek.
Avrupa merkezli sistemin küreselleşirken diğer devletleri belirli kurallara uymaya zorladığı sonucuna ulaşılır.
Toplum olabilmenin ön koşulu ortak kural, değer ve kurumların paylaşılmasıdır.
2
19. yüzyılda Avrupalıların diğer devletlere uyguladığı dışlama/kabul etme mekanizmasının adını belirlemek.
Bu mekanizmanın literatürde 'uygarlık standardı' (standard of civilization) olarak adlandırıldığı tespit edilir.
Osmanlı, Çin ve Japonya gibi devletlerin eşit egemenlik statüsü kazanabilmesi için Avrupa'nın pozitif hukuk ve diplomasi kurallarına uyum sağlamaları şart koşulmuştur.
3
Seçenekler arasında yer alan ve diğer teorilere veya kavramlara ait olan çeldiricileri elemek.
Demokratik barış (Liberalizm), karşılıklı bağımlılık (Neoliberalizm) ve sadece mekanik temas içeren uluslararası sistem (Sistem-Toplum karmaşası) seçenekleri elenir.
Sorunun odağında doğrudan İngiliz Okulu'nun tarihsel genişleme ölçütü bulunmaktadır.

Key Concept

Uygarlık Standardı (Standard of Civilization) ve Uluslararası Toplumun Genişlemesi
Question 151Question

İngiliz Okulu teorisi kapsamında, uluslararası toplumun temel öncelikleri üzerine yürütülen tartışmalarda iki ana akım ön plana çıkar. Bu akımlardan biri devletlerin egemenliğini ve içişlerine karışmama ilkesini uluslararası düzenin temeli sayarken; diğeri evrensel insan haklarının korunmasını ve uluslararası adaleti önceler. İkinci yaklaşıma göre, ağır insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda devletlerin egemenlik hakları geri planda kalmalı ve uluslararası toplumun 'insani müdahale' yapması meşru kabul edilmelidir.

Parçada bahsedilen ve evrensel insan hakları ile insani müdahaleyi devlet egemenliğinden üstün tutan bu yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dayanışmacılık (Solidarizm)

Answer

Dayanışmacılık (Solidarizm)
Dayanışmacılık (Solidarizm), İngiliz Okulu içerisinde uluslararası toplumun yalnızca devletler arası bir yapı olmaktan öte, bireyleri de kapsayan evrensel değerler ve insan hakları etrafında bütünleşmesi gerektiğini savunan teorik yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre devlette ağır insan hakları ihlalleri olduğunda, mutlak egemenlik ilkesi geri planda bırakılmalı ve uluslararası toplum insani müdahalede bulunmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel vurguyu ve aranan özelliği belirle.
Soru kökü, İngiliz Okulu'nda 'evrensel insan haklarını', 'adaleti' ve 'insani müdahaleyi' devlet egemenliğinden daha üstün tutan kanadı sormaktadır.
Hangi kavramın sorulduğunu tespit etmek, doğru İngiliz Okulu terimini bulmak için ön koşuldur.
2
İngiliz Okulu'ndaki ilgili tartışmanın zıt taraflarını karşılaştır.
Bu alandaki temel tartışma Çoğulculuk (Plüralizm) ve Dayanışmacılık (Solidarizm) arasındadır. Çoğulculuk egemenlik ve düzeni savunurken, Dayanışmacılık insan hakları ve müdahaleyi savunur.
Seçeneklerde yer alan kavramları doğru eşleştirebilmek için tartışmanın iki kutbu arasındaki farkı bilmek gerekir.
3
Metinde özellikleri verilen yaklaşımı ilgili kavramla eşleştir.
Evrensel insan hakları ve meşru insani müdahale argümanları doğrudan 'Dayanışmacılık (Solidarizm)' ile eşleşmektedir.
Sorunun net cevabı tartışmanın bu insani kanadını ifade eden temel terimdir.

Key Concept

Dayanışmacılık (Solidarizm) Kavramı
Question 152Question

İngiliz Okulu düşünürleri Hedley Bull ve Adam Watson, "Uluslararası Toplumun Genişlemesi" (The Expansion of International Society) adlı çalışmalarında, Avrupa merkezli uluslararası toplumun küresel bir nitelik kazanması sürecini tarihsel bir yaklaşımla incelerler. Bu yaklaşıma göre, 19. yüzyılda Avrupalı olmayan siyasal entitelerin (örneğin Osmanlı Devleti, Çin, Japonya) Avrupa uluslararası toplumuna dâhil edilip edilmeyeceğini belirleyen ana mekanizma "uygarlık standardı" (standard of civilization) olmuştur.

Buna göre, "uygarlık standardı"nın İngiliz Okulu'nun temel ontolojik kavramları çerçevesindeki asıl teorik işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupalı olmayan aktörlerin salt bir "uluslararası sistem"in parçası olmaktan çıkıp, ortak kural ve kurumlarla bağlanan bir "uluslararası toplum"un meşru üyeleri hâline gelmesinin ön koşulunu oluşturması

Answer

Doğru yanıt, uygarlık standardının Avrupalı olmayan aktörlerin salt bir 'uluslararası sistem'in parçası olmaktan çıkıp, ortak kural ve kurumlarla bağlanan bir 'uluslararası toplum'un meşru üyeleri hâline gelmesinin ön koşulunu oluşturduğunu belirten ifadedir.
Doğru yanıt, uygarlık standardının 'sistem' ile 'toplum' arasındaki ontolojik ayrımı pratik olarak nasıl düzenlediğini açıklamaktadır. Bull ve Watson'a göre, Avrupa dışı entiteler zaten Avrupa ile ticari ve askeri etkileşim içindeydi, yani salt bir uluslararası sistem mevcuttu. Ancak bu entitelerin diplomatik eşitlik ve uluslararası hukuk bağlamında Avrupalı devletlerle aynı masaya oturabilmesi (uluslararası topluma girmesi) için 'uygarlık standardı' denen Avrupa tarzı devlet örgütlenmesi ve hukuk normlarını benimsemeleri şart koşulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
İngiliz Okulu'nun temel ontolojisindeki 'Uluslararası Sistem' ve 'Uluslararası Toplum' ayrımını hatırla.
Sistem, aktörlerin birbirlerinin kararlarını etkilediği mekanik bir etkileşim ağıdır. Toplum ise aktörlerin ortak çıkarlar, kurallar ve kurumlar (diplomasi, uluslararası hukuk) etrafında birleştiği daha ileri bir aşamadır.
Sorunun kökü İngiliz Okulu'nun ontolojik kavramlarına atıf yapmaktadır.
2
Bull ve Watson'ın 'Uluslararası Toplumun Genişlemesi' çalışmasında 'uygarlık standardı'nın tarihsel işlevini analiz et.
19. yüzyılda Avrupalı devletler, kendileriyle savaşan veya ticaret yapan (sistemin parçası olan) Osmanlı veya Çin gibi devletleri doğrudan eşit egemen kabul etmemiştir. Onları 'toplum'un içine (uluslararası hukukun korumasına) almak için Avrupa merkezli kurallara uyum sağlama (uygarlık) şartı koşmuşlardır.
Uygarlık standardının sistemsel bir etkileşim başlatmak için değil, toplumsal bir kabul için eşik olduğunu kavramak sorunun çözüm anahtarıdır.
3
Seçenekleri bu ayrıma göre değerlendir.
Doğru seçenek, uygarlık standardının 'sistem'den 'toplum'a geçişteki bir eşik ve ön koşul olduğunu açıkça vurgulayan ifade olmalıdır.
Diğer seçenekler İngiliz Okulu kavramlarının hatalı kullanımlarını (Kantçı gelenek, dünya toplumu, dayanışmacılık) içermektedir.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda Uluslararası Sistem ve Uluslararası Toplum Ayrımı / Uygarlık Standardı (Standard of Civilization)
Question 153Question

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde bir ülkedeki yaygın insan hakları ihlallerine karşı olası bir dış müdahale tartışılmaktadır. Toplantıda söz alan X ülkesi temsilcisi, *'Uluslararası düzenin temel direği egemenlik ve iç işlerine karışmama ilkesidir. İçeride yaşanan hak ihlalleri, bir devletin egemenliğinin askeri güçle ihlal edilmesinin meşru gerekçesi olamaz.'* diyerek müdahaleyi reddetmiştir. Y ülkesi temsilcisi ise, *'Evrensel insan hakları, salt devlet egemenliğinin üzerindedir. Ortak ahlaki ve hukuki normları korumak adına uluslararası toplum bu duruma seyirci kalamaz ve müdahale etmelidir.'* argümanını savunmuştur.

İngiliz Okulu'nun kavramsal çerçevesi (uluslararası sistem, uluslararası toplum, dünya toplumu) ve kendi içindeki teorik ayrımları dikkate alındığında, bu iki temsilcinin yaklaşımları için aşağıdakilerden hangisi en doğru tespittir?

Show answer & explanation

Answer: X ülkesi uluslararası toplumun 'çoğulcu' (pluralist) yapısını ve devlet merkezli düzeni öncelerken; Y ülkesi 'dayanışmacı' (solidarist) bir toplum vizyonu üzerinden insanı merkeze alan 'dünya toplumu' değerlerine yaklaşmaktadır.

Answer

X ülkesi uluslararası toplumun 'çoğulcu' (pluralist) yapısını ve devlet merkezli düzeni öncelerken; Y ülkesi 'dayanışmacı' (solidarist) bir toplum vizyonu üzerinden insanı merkeze alan 'dünya toplumu' değerlerine yaklaşmaktadır.
Doğru seçenek; X ülkesinin egemenlik vurgusunun İngiliz Okulu'ndaki 'çoğulcu' (pluralist) yaklaşıma denk geldiğini, Y ülkesinin evrensel insan hakları temelli müdahale argümanının ise 'dayanışmacı' (solidarist) yaklaşıma ve dolayısıyla bireyi merkeze alan 'dünya toplumu' konseptine işaret ettiğini eksiksiz bir şekilde özetlemektedir.

Step-by-Step Solution

1
X ülkesinin argümanını İngiliz Okulu terminolojisiyle analiz et.
X ülkesi egemenliği ve iç işlerine karışmama ilkesini uluslararası düzenin temeli olarak görmektedir. Bu, İngiliz Okulu içinde Hedley Bull'un bahsettiği uluslararası toplumun 'çoğulcu' (pluralist) kanadının temel argümanıdır.
Çoğulcular, devletlerin farklı değerlere sahip olduğu bir anarşide asgari düzeni sağlamanın tek yolunun karşılıklı egemenliğe saygı olduğunu savunur.
2
Y ülkesinin argümanını İngiliz Okulu terminolojisiyle analiz et.
Y ülkesi evrensel insan haklarının devlet egemenliğinden üstün olduğunu ve müdahale edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu yaklaşım, uluslararası toplumun 'dayanışmacı' (solidarist) kanadının duruşudur.
Dayanışmacılar, devletlerin ortak ahlaki değerler (insan hakları vb.) etrafında birleşerek gerektiğinde egemenlik zırhını aşabileceğini savunur.
3
Durumu İngiliz Okulu'nun Sistem, Toplum, Dünya Toplumu ayrımı ekseninde konumlandır.
Çoğulcular klasik devlet-merkezli 'Uluslararası Toplum'da kalırken, dayanışmacıların bireyi ve evrensel hakları merkeze alan tutumu analizi devletlerden çıkarıp doğrudan insanlara odaklanan 'Dünya Toplumu'na (World Society) yaklaştırır.
Dünya toplumu, devletlerin değil bireylerin ve evrensel kimliğin ön planda olduğu aşamadır.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda Çoğulcu - Dayanışmacı Tartışması ve Dünya Toplumu Bağlantısı
Question 154Question

Günümüz küresel siyasetinde, çevre krizleri ve sosyo-ekonomik eşitsizlikler gibi sınır aşan sorunların çözümünde, salt devletlerin diplomatik etkileşimleri ve aralarında oluşturdukları hukuki kurallar bütünü yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda, uluslararası ilişkilerin temel ontolojik referansının artık "devlet-merkezli kurumsal yapılar" yerine; evrensel insan haklarını, sivil toplum ağlarını ve doğrudan bireyleri kapsayan küresel bir aidiyet bilinci olması gerektiği giderek daha fazla tartışılmaktadır.

İngiliz Okulu'nun kavramsal çerçevesi dikkate alındığında, bu tartışmada vurgulanan yapısal dönüşüm aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası Toplumdan Dünya Toplumuna geçiş

Answer

Doğru yanıt, mevcut diplomatik ve hukuki düzenin aşılarak birey merkezli evrensel yapıya yönelimi ifade eden 'Uluslararası Toplumdan Dünya Toplumuna geçiş'tir.
Doğru yanıt, devletlerin oluşturduğu mevcut hukuki ve diplomatik yapının (Uluslararası Toplum) ötesine geçilerek, bireylerin ve evrensel ağların ana aktör olduğu bir düzene (Dünya Toplumu) geçişin savunulduğu seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Metinde eleştirilen ve yetersiz kaldığı belirtilen mevcut yapının (başlangıç noktasının) kavramsal karşılığını tespit et.
'Devletlerin diplomatik etkileşimleri ve hukuki kurallar bütünü', İngiliz Okulu'na göre Grotiusçu geleneği yansıtan 'Uluslararası Toplum' (International Society) kavramına karşılık gelir.
Uluslararası sistemde devletler sadece güç odaklı mekanik bir etkileşim içindeyken, ortak kurumlar (diplomasi, hukuk) geliştirdiklerinde 'toplum' aşamasına geçmiş olurlar.
2
Metinde ulaşılması hedeflenen ve savunulan yeni yapının (varış noktasının) kavramsal karşılığını tespit et.
'Evrensel insan hakları, sivil toplum ağları ve doğrudan bireyleri kapsayan küresel aidiyet', Kantçı geleneği yansıtan 'Dünya Toplumu' (World Society) kavramına karşılık gelir.
Dünya Toplumu, devletleri değil doğrudan insanlığı ve bireyi ontolojik temele oturtan, egemenlik sınırlarını aşan yapıdır.
3
Başlangıç ve varış noktalarını birleştirerek yaşanan değişimin yönünü belirle.
Dönüşüm, Uluslararası Toplumdan Dünya Toplumuna doğru gerçekleşmektedir.
İngiliz Okulu'nun üçlü analiz çerçevesinde devlet-merkezli kurumsal yapıdan insan-merkezli yapıya geçiş bu şekilde isimlendirilir.

Key Concept

İngiliz Okulu: Sistem, Toplum ve Dünya Toplumu Analizi
Question 155Question

İngiliz Okulu, uluslararası ilişkileri analiz ederken devletlerin yalnızca birbirlerini etkiledikleri mekanik bir ağ içinde olmadıklarını; aynı zamanda ortak çıkarlar, değerler ve kurallar etrafında birleştiklerini ileri sürer. Hedley Bull tarafından kavramsallaştırılan bu yaklaşım, merkezi bir otoritenin yokluğunun (anarşinin) mutlak bir kaos anlamına gelmediğini, devletlerin asgari düzeyde de olsa bir düzen kurabildiğini vurgular.

Buna göre, İngiliz Okulu'nun devletlerin ortak kural ve kurumlar (diplomasi, uluslararası hukuk vb.) çerçevesinde oluşturdukları bu yapıyı tanımlamak için kullandığı temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası Toplum

Answer

Doğru yanıt, İngiliz Okulu'nun ortak değerler ve kurallar etrafında birleşen devletler bütününü ifade etmek için kullandığı 'Uluslararası Toplum' kavramıdır.
Doğru seçenek, Hedley Bull ve Martin Wight gibi İngiliz Okulu düşünürlerinin, devletlerin salt güç mücadelesi dışında ortak kurallar ve uluslararası hukuk, diplomasi gibi kurumlar etrafında bir araya geldiği yapıyı tanımlamak için kullandıkları kavramdır. Okulun temel varsayımı, anarşinin bir 'toplum' yaratmaya engel olmadığıdır.

Step-by-Step Solution

1
Soru metnindeki temel vurguyu tespit et
Soru metni, devletlerin sadece mekanik etkileşim içinde olmadığını, 'ortak çıkarlar, değerler ve kurallar' etrafında birleştiğini vurgulamaktadır.
İngiliz Okulu'nun ontolojik temelini doğru kavramak için metindeki kilit kelimelerin (kurumlar, kurallar, ortak değerler) karşılığını bulmak gerekir.
2
İngiliz Okulu'nun temel kavram setini değerlendir
Okul, salt mekanik etkileşimi 'Uluslararası Sistem', kurallar ve kurumlara dayalı yapıyı ise 'Uluslararası Toplum' olarak iki net kategoriye ayırır.
Sistem ve toplum ayrımı, okulun metodolojisini diğer ana akım teorilerden ayıran en temel varsayımdır.
3
Seçenekleri eşleştir ve doğruyu belirle
Sorudaki tanım (Hedley Bull'un da odaklandığı kurallara dayalı düzen) doğrudan 'Uluslararası Toplum' (International Society) kavramına karşılık gelmektedir.
Diğer seçenekler İngiliz Okulu literatürüne ait olsa da (Dayanışmacılık, Sistem vb.), soruda tanımlanan temel çatı kavramı karşılamamaktadır.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda 'Uluslararası Sistem' ve 'Uluslararası Toplum' ayrımı
Question 156Question

Uluslararası ilişkiler analizlerinde doğa bilimleri yöntemlerinin (davranışsalcılık) kullanılmasını eleştirerek; diplomasi tarihi, siyaset felsefesi ve uluslararası hukukun merkeze alındığı geleneksel (yorumsal) metodolojiyi savunan İngiliz Okulu, anarşik yapı altında devletler arası ilişkileri açıklarken ontolojik bir ayrıma gider. Bu yaklaşıma göre; devletlerin yalnızca birbirlerinin güç kapasitelerini hesaba katarak mekanik bir etkileşim kurmaları (salt temas) ile ortak çıkarlar, kurallar ve diplomasi gibi kurumlar etrafında bilinçli bir sosyopolitik bağ kurmaları birbirinden tamamen farklı olgulardır.

Buna göre, İngiliz Okulu'nun varsayımları çerçevesinde metinde sırasıyla açıklanan bu iki durumu (mekanik temas ve kurumsal bağ) ifade eden kavramsal ayrım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası Sistem - Uluslararası Toplum

Answer

Doğru cevap, devletlerin mekanik temasını 'Uluslararası Sistem' ve ortak kurallar etrafında birleşmesini 'Uluslararası Toplum' olarak tanımlayan seçenektir.
Doğru seçenek; Hedley Bull'un da altını çizdiği üzere, devletlerin yalnızca birbiriyle temas halinde olduğu anarşik kaosu (Uluslararası Sistem) aşarak, güç dengesi ve hukuk gibi ortak kurumlar etrafında asgari bir düzen oluşturduğu (Uluslararası Toplum) duruma işaret eden temel ayrımı tam ve doğru olarak vermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Metinde eleştirilen ve savunulan metodolojik yaklaşımları tanımlamak
Davranışsalcılığa karşı geleneksel (tarih, felsefe, hukuk) yöntemi savunan teorinin 'İngiliz Okulu' olduğu teyit edilir.
Soruda bahsedilen teorik çerçevenin metodolojik sınırlarını çizmek.
2
Metindeki kavramsal ikiliği İngiliz Okulu'nun ontolojisiyle eşleştirmek
Salt mekanik güç etkileşimi 'Uluslararası Sistem' (Hobbesçu/Machiavellici) olarak, ortak kurallar ve kurumlar etrafında birleşme ise 'Uluslararası Toplum' (Grotiusçu/Rasyonalist) olarak teşhis edilir.
Teorinin anarşi kavramsallaştırmasındaki temel varsayımını bulmak.

Key Concept

İngiliz Okulu'nun Uluslararası Sistem ve Uluslararası Toplum Ayrımı
Question 157Question

Bir siyaset bilimci küresel ilişkiler üzerine yaptığı bir değerlendirmede şu ifadeleri kullanmıştır:

'Günümüzde devletler, yalnızca birbirlerinin fiziki güç kapasitelerini hesaba katarak bilyeler gibi mekanik bir çarpışma ve etkileşim içinde olan birimler olmaktan çıkmıştır. Ortak çıkarlar ve değerler etrafında birleşerek diplomasi, uluslararası hukuk ve güç dengesi gibi kurumları işletmeye başlamışlardır. Bununla birlikte, devlet merkezli yapının tamamen ortadan kalktığı, devlet dışı aktörlerin ve bireylerin temel birim hâline gelerek evrensel bir kozmopolit kimliği inşa ettikleri aşamaya henüz geçilememiştir.'

İngiliz Okulu'nun ontolojik sınıflandırması dikkate alındığında, yazarın bu değerlendirmesinde sırasıyla aşıldığını, mevcut olduğunu ve henüz ulaşılamadığını vurguladığı yapısal düzeyler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası Sistem – Uluslararası Toplum – Dünya Toplumu

Answer

İngiliz Okulu'nun ontolojik ayrımına göre sırasıyla; Uluslararası Sistem, Uluslararası Toplum ve Dünya Toplumu aşamalarından bahsedilmektedir.
Doğru olan seçenekte, yazarın anlattığı tarihsel-sosyolojik gelişim sırası İngiliz Okulu kavramlarıyla tam olarak uyuşmaktadır. Ortak kural ve kurumların olmadığı salt mekanik etkileşim düzeyi olan 'Uluslararası Sistem' aşılmış; diplomasi, hukuk ve güç dengesi gibi kurumların işlediği 'Uluslararası Toplum'a ulaşılmış; ancak nihai aşama olan ve devlet dışı aktörlerin merkeze alındığı kozmopolit 'Dünya Toplumu' evresine henüz geçilememiştir.

Step-by-Step Solution

1
Metinde aşıldığı belirtilen 'mekanik çarpışma ve etkileşim' yapısını İngiliz Okulu kavramlarıyla eşleştir.
İngiliz Okulu'nda kural ve kurumların olmadığı, sadece güç ilişkilerine dayalı bu yapı 'Uluslararası Sistem'dir (Hobbesçu gelenek).
Sistem düzeyinde aktörler ortak değerlere sahip değildir, dış politika kararlarında yalnızca diğerlerinin varlıklarını ve güç kapasitelerini fiziki olarak hesaba katarlar.
2
Metinde mevcut olduğu belirtilen 'diplomasi ve uluslararası hukukun işletildiği' aşamasını tespit et.
Devletlerin ortak kural ve kurumlara sahip olduğu bu düzey 'Uluslararası Toplum'dur (Grotiusçu gelenek).
Toplum aşamasında anarşi devam etse de, devletler asgari müştereklerde uzlaşarak düzeni koruyan ortak kurumlar yaratmışlardır.
3
Metinde henüz ulaşılamadığı belirtilen 'bireylerin temel birim olduğu kozmopolit kimlik' aşamasını belirle.
Devlet merkezli yapının tamamen aşıldığı bu evrensel aşama 'Dünya Toplumu'dur (Kantçı gelenek).
Dünya toplumunda asli aktörler egemen devletler değil, bireyler ve ulusötesi sivil toplumdur.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda Uluslararası Sistem, Toplum ve Dünya Toplumu Üçlemesi
Question 158Question

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kilitlendiği bir senaryoda, bir devlette yaşanan kitlesel insan hakları ihlallerine karşı 'gönüllü bir koalisyon' kurularak dışarıdan askeri müdahalede bulunulması gündeme gelmiştir. Bu durumu İngiliz Okulu'nun (Uluslararası Toplum Yaklaşımı) kavramsal çerçevesiyle analiz eden iki farklı uzmanın görüşleri şöyledir:

I. Uzman: 'Bu tür bir müdahale, ne kadar haklı ahlaki gerekçelere dayanırsa dayansın, uluslararası toplumun varoluşsal temeli olan egemenlik ve içişlerine karışmama ilkelerini zedeler. Farklı ahlaki ve kültürel değerlere sahip devletlerin bir arada yaşayabilmesi için 'düzen' kavramı, evrensel olduğu iddia edilen 'adalet' arayışlarına feda edilmemelidir.'

II. Uzman: 'Uluslararası toplumun nihai üyeleri devletler değil, bireylerdir. Devletlerin uluslararası alandaki meşruiyeti ve egemenlik hakları, kendi vatandaşlarının temel haklarını koruma kapasitelerine bağlıdır. Bu kapasiteyi yitiren veya bizzat ihlal eden bir devlete karşı, insanlığın ortak ahlaki sorumluluğu gereği müdahale edilmesi uluslararası toplumun asli görevidir.'

Bu uzmanların yaklaşımları dikkate alındığında, İngiliz Okulu teorisi bağlamında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I. Uzman, çoğulcu (plüralist) kanadın düzen ve egemenlik odaklı asgari kurallarını savunurken; II. Uzman, dayanışmacı (solidarist) kanadın meşruiyetini bireysel haklardan alan evrensel adalet anlayışını temsil etmektedir.

Answer

I. Uzman'ın devlet egemenliğine ve düzene yaptığı vurgu çoğulcu (plüralist) yaklaşımı; II. Uzman'ın insan haklarına, evrensel adalete ve müdahaleye yaptığı vurgu dayanışmacı (solidarist) yaklaşımı temsil eden seçenektir.
Doğru yanıt, I. Uzman'ın görüşlerini İngiliz Okulu'nun çoğulcu (plüralist) kanadıyla, II. Uzman'ın görüşlerini ise dayanışmacı (solidarist) kanadıyla eşleştiren seçenektir. Çoğulculuk, farklı değerlere sahip devletlerin ancak egemenlik ve içişlerine karışmama gibi asgari kurallara (düzen) uyarak bir arada yaşayabileceğini savunur; bu yüzden insani müdahaleye genellikle karşı çıkar. Dayanışmacılık ise uluslararası toplumun temelini bireylerin oluşturduğunu, insan haklarının evrensel olduğunu (adalet) ve meşruiyetini yitiren devletlere müdahale edilebileceğini savunur.

Step-by-Step Solution

1
I. Uzman'ın temel argümanını analiz et
I. Uzman, ahlaki gerekçeler ne olursa olsun müdahalenin egemenliği zedeleyeceğini ve 'düzen'in 'adalet'e feda edilmemesi gerektiğini savunuyor.
İngiliz Okulu'nda bu görüşün hangi kavrama karşılık geldiğini tespit etmek için.
2
I. Uzman'ın görüşünü teorik çerçeveye oturt
Bu argüman, Hedley Bull'un öncülük ettiği, devletlerin farklılıklarıyla bir arada yaşayabilmesi için asgari kurallara (egemenlik, içişlerine karışmama) uyulması gerektiğini savunan 'Çoğulculuk' (Plüralizm) yaklaşımıdır.
Çoğulcular, uluslararası toplumun devletlerden oluştuğunu ve ortak değerlerin sınırlı olması nedeniyle önceliğin adalet değil, düzen olması gerektiğini belirtir.
3
II. Uzman'ın temel argümanını analiz et
II. Uzman, uluslararası toplumun nihai üyelerinin bireyler olduğunu, egemenliğin şartlı olduğunu ve hak ihlallerinde müdahalenin meşru olduğunu savunuyor.
Bu görüşün İngiliz Okulu içindeki karşılığını bulmak için.
4
II. Uzman'ın görüşünü teorik çerçeveye oturt
Bu argüman, R.J. Vincent ve Nicholas Wheeler gibi düşünürlerin geliştirdiği, evrensel insan haklarını merkeze alan ve insani müdahaleyi uluslararası toplumun görevi sayan 'Dayanışmacılık' (Solidarizm) yaklaşımıdır.
Dayanışmacılar, devletlerin sadece birer araç olduğunu ve asıl amacın bireysel hakları korumak (adalet) olduğunu savunurlar.
5
Seçenekleri bu tespitlerle eşleştir
Sadece I. Uzman'ı çoğulculukla, II. Uzman'ı dayanışmacılıkla doğru şekilde açıklayan seçeneğe ulaşılır.
Doğru teorik eşleştirmeyi bulmak.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda Çoğulculuk ve Dayanışmacılık
Estimated Time:1m 30s
Question 159Question

1990'lı yıllarda artan insani krizler sonucunda uluslararası siyasetin gündemine giren 'Koruma Sorumluluğu' (R2P) ilkesi, bir devletin kendi halkına yönelik ağır suçlar işlemesi durumunda uluslararası toplumun müdahale yetkisini meşrulaştırmaktadır. Bu ilkenin yükselişi, uluslararası toplumu inceleyen teorik bir çerçeve içerisinde derin bir ayrışmaya neden olmuştur. Tartışmanın bir tarafı, bu müdahale hakkını evrensel insan haklarının kurumsallaşması ve bireyi merkeze alan küresel 'adalet'in sağlanması adına zorunlu bir adım olarak nitelendirir. Diğer taraf ise, devlet egemenliği ve 'içişlerine karışmama' kurallarının zayıflatılmasının, büyük güçlerin keyfi müdahalelerine meşruiyet sağlayarak devletler arası 'düzen'i ve farklı kültürlerin bir arada yaşama zeminini bozacağını savunur. Parçada 'Koruma Sorumluluğu' ilkesine yaklaşımları üzerinden temel argümanları özetlenen ve merkezinde düzen-adalet ikilemi bulunan İngiliz Okulu içi ayrışma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dayanışmacılık ve Çoğulculuk

Answer

İngiliz Okulu literatüründe evrensel adaleti ve insan haklarını merkeze alan yaklaşım Dayanışmacılık, devlet egemenliği üzerinden uluslararası düzeni savunan yaklaşım ise Çoğulculuktur.
Doğru yanıt, adaleti ve insan haklarını merkeze alan Dayanışmacılık ile düzeni ve devlet egemenliğini savunan Çoğulculuk yaklaşımlarının verildiği seçenektir. İngiliz Okulu'nda insani müdahale ve Koruma Sorumluluğu tartışmaları tam olarak bu iki kavram ekseninde şekillenir. Dayanışmacılar (örn. Nicholas Wheeler) evrensel insan haklarını korumak için müdahaleyi meşru ve gerekli görürken; çoğulcular (örn. Robert Jackson), müdahale kuralının esnetilmesinin uluslararası düzeni bozacağını ve zayıf devletleri büyük güçlerin insafına bırakacağını savunur.

Step-by-Step Solution

1
Metinde bahsedilen teorik tartışmanın eksenini belirleme
Tartışmanın merkezinde 'evrensel insan hakları/adalet' (müdahale hakkı) ile 'devlet egemenliği/düzen' (içişlerine karışmama) kavramlarının yer aldığı tespit edilir.
Soruyu çözebilmek için metindeki temel kavramsal ikiliğin anlaşılması gerekir.
2
İngiliz Okulu içindeki temel kavramları metinle eşleştirme
Evrensel değerler ve adaleti önceleyen yaklaşımın 'Dayanışmacılık', farklı devletlerin asgari kurallarla (egemenlik) bir arada yaşamasını ve düzeni savunan yaklaşımın ise 'Çoğulculuk' olduğu bilgisi hatırlanır.
Adayın İngiliz Okulu'nun iç tartışmalarına hakimiyeti ölçülmektedir.
3
Seçenekleri analiz etme
Diğer seçeneklerin neorealist ayrımları veya farklı İngiliz Okulu sınıflandırmalarını (Sistem/Toplum gibi) içerdiği görülerek elenir.
Çeldiricilerden sıyrılarak spesifik insani müdahale tartışmasının doğru adlandırılması sağlanır.

Key Concept

İngiliz Okulu'nda Çoğulculuk ve Dayanışmacılık Tartışması
Question 160Question

"Uluslararası ilişkilerde anarşi bir gerçeklik olsa da devletler tamamen kuralsız bir orman kanunu içinde yaşamazlar. Çıkar çatışmalarının varlığına rağmen; diplomasi, karşılıklı tanıma ve uluslararası hukuk gibi kurumlar aracılığıyla paylaşılan ortak değerler etrafında asgari bir düzen inşa edilir. Bu düzen, devletlerin hukuki varlığını ortadan kaldırmayı hedeflemeden aralarındaki etkileşimi kurallara bağlar ve bir 'uluslararası toplum' meydana getirir."

İngiliz Okulu düşünürü Martin Wight'ın uluslararası ilişkiler teorisine dair felsefi tasnifi göz önüne alındığında, yukarıdaki görüşleri savunan bir araştırmacının aşağıdaki geleneklerden hangisinin temel argümanlarını yansıttığı söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Rasyonalist (Grotiusçu) gelenek

Answer

Rasyonalist (Grotiusçu) gelenek
Doğru yanıt Rasyonalist (Grotiusçu) gelenektir. Martin Wight, uluslararası ilişkiler teorisini Realizm, Rasyonalizm ve Devrimcilik olarak üçe ayırır. Rasyonalizm, devletler arasında hiyerarşik bir üst otorite olmasa da (anarşi), devletlerin diplomasi, ticaret ve uluslararası hukuk etrafında birbirleriyle etkileşime girerek bir 'uluslararası toplum' (international society) oluşturduklarını savunur. Verilen metindeki asgari düzen, karşılıklı tanıma ve uluslararası toplum inşası ifadeleri doğrudan bu geleneği tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Parçada vurgulanan anahtar kavramları analiz et.
Metinde 'anarşiye rağmen düzen', 'diplomasi', 'uluslararası hukuk' ve en önemlisi 'uluslararası toplum' kavramları öne çıkmaktadır.
Soru kökünün hangi düşünce yapısına ait olduğunu anlamak için kavramsal çerçevenin tespit edilmesi gerekir.
2
Martin Wight'ın üçlü tasnifindeki geleneklerin temel odak noktalarını hatırla.
Wight'a göre; Realizm anarşi ve çatışmaya, Rasyonalizm uluslararası topluma, Devrimcilik ise insanlık ailesine (dünya toplumuna) odaklanır.
Eşleştirmeyi doğru yapabilmek için teorik çerçevenin özelliklerinin bilinmesi zorunludur.
3
Metindeki kavramlarla Wight'ın geleneklerini eşleştir.
Devletlerin varlığını koruyarak aralarında kurallara dayalı bir toplum oluşturmaları argümanı, Wight'ın tasnifindeki Rasyonalist (Grotiusçu) geleneğin temel tanımıdır.
Soru kökünde istenen senteze ulaşmak için nihai tespit yapılır.

Key Concept

Martin Wight'ın Üç Geleneği ve Rasyonalizm (Uluslararası Toplum)
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 8 / 13Next
İngiliz Okulu Practice Questions — KPSS Uluslararası İlişkiler — Page 8 | Examkin