İnşacılık (Konstrüktivizm)

332 questions

Question 321Question

Uluslararası ilişkiler teorisinde rasyonalizm (Neorealizm ve Neoliberalizm) ile İnşacılık (Konstrüktivizm) arasındaki temel tartışma konularından biri aktörlerin eylem mantığıdır. Rasyonalist yaklaşımlar aktörlerin maliyet-fayda analizi yaparak 'sonuç odaklı mantık' (logic of consequences) ile hareket ettiğini savunurken; inşacı yaklaşım, aktörlerin sosyal normlara ve kimliklerine göre 'uygunluk mantığı' (logic of appropriateness) ile hareket ettiğini ileri sürer.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi inşacı yaklaşıma göre bir devletin dış politika kararını 'uygunluk mantığı' çerçevesinde aldığını gösteren bir örnektir?

Show answer & explanation

Answer: Bir devletin, uluslararası bir normun 'doğru ve yerinde' olduğuna inanması ve uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olma kimliğiyle bu norma uyum sağlaması

Answer

Bir devletin, uluslararası bir normun 'doğru ve yerinde' olduğuna inanması ve uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olma kimliğiyle bu norma uyum sağlaması
Doğru yanıt olan seçenek, devletin bir eylemi stratejik bir çıkar veya maddi bir kazanç için değil, o eylemin 'doğru' olduğuna inanması ve kendi kimliğiyle (sorumlu devlet kimliği) bağdaştırması nedeniyle yaptığını belirtmektedir. Bu durum, James March ve Johan Olsen tarafından kavramsallaştırılan ve inşacılar tarafından benimsenen 'uygunluk mantığı'nın (logic of appropriateness) tam karşılığıdır.

Step-by-Step Solution

1
Eylem mantıkları arasındaki farkı tanımlama
Rasyonalizm 'fayda/maliyet' (sonuç odaklı), İnşacılık ise 'kimlik/norm' (uygunluk) odaklıdır.
Soruda istenen 'uygunluk mantığı' inşacılığın temel varsayımıdır.
2
Seçeneklerdeki motivasyonları analiz etme
Güvenlik, ekonomik kazanç, maliyet hesabı ve yaptırımdan kaçınma rasyonalisttir; ancak norm içselleştirme inşacıdır.
Uygunluk mantığında aktör 'Bu durumda benim kimliğimdeki bir aktör ne yapmalı?' sorusuna yanıt arar.

Key Concept

Uygunluk Mantığı (Logic of Appropriateness)
Question 322Question

Alexander Wendt’in sosyal inşacı (konstrüktivist) anarşi tipolojisinde; devletlerin birbirlerinin egemenlik hakkını ve siyasal varlığını tanımadığı, aktörlerin birbirini 'yok edilmesi gereken bir tehdit' olarak kodladığı ve iş birliği olasılığının neredeyse hiç bulunmadığı toplumsal yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hobbesçu kültür

Answer

Hobbesçu kültür
Doğru cevap olan seçenek, Alexander Wendt'in tipolojisindeki 'Hobbesçu kültür'ü doğru tanımlamaktadır. Bu kültürde devletler birbirlerini 'düşman' olarak kurgularlar. Düşmanlık ilişkisinin en belirgin özelliği, karşı tarafın egemenlik ve hayatta kalma hakkının tanınmamasıdır. Bu yapıda güvenlik sadece askeri güçle sağlanabilir ve sistem 'herkesin herkese karşı savaşı' mantığıyla işler.

Step-by-Step Solution

1
Wendt'in anarşi tipolojisindeki temel aktör rollerini belirleme
Hobbesçu (Düşman), Lockeçu (Rakip) ve Kantçı (Dost) rolleri tespit edildi.
Soruda istenen özelliklerin hangi rol kimliğiyle eşleştiğini bulmak için temel ayrımı yapmak gerekir.
2
Egemenliğin tanınıp tanınmama durumunu analiz etme
Hobbesçu kültürde egemenlik tanınmazken, Lockeçu ve Kantçı kültürlerde tanınır.
Soruda özellikle 'siyasal varlığı ve egemenliği tanımama' vurgusu yapıldığı için seçenekler daraltılır.
3
Şiddet ve iş birliği potansiyelini değerlendirme
Düşmanlık ilişkisinde (Hobbesçu) şiddet sınırsızdır ve iş birliği imkansızdır.
Anarşinin 'herkesin herkese karşı savaşı' mantığına dayandığı yapı teyit edilir.

Key Concept

Wendt'in Hobbesçu Anarşi Mantığı (Düşmanlık)

Hints

1
Bu kültürde devletlerin birbirine bakışı 'düşman' (enemy) rolü üzerinedir.
2
Temel mantık 'yaşa ya da öl' (kill or be killed) üzerine kuruludur ve egemenlik bir kurum olarak görülmez.

Practice More

Wendt'in anarşi kültürlerinin içselleştirilme derecelerini (1, 2 ve 3. derece) inceleyerek yapısal etkinin nasıl değiştiğini analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 323Question

Uluslararası İlişkiler teorisinde inşacılık (konstrüktivizm); ana akım rasyonalist teorilerle metodolojik bir köprü kurmaya çalışan "geleneksel" (modernist) kanat ile post-pozitivist ve dilsel dönüşten etkilenen "eleştirel" kanat olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu iki eğilim arasındaki temel ayrım noktalarından biri de bilginin doğası ve bilimsel yöntemdir. Buna göre, geleneksel ve eleştirel inşacılık arasındaki ayrıma ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Geleneksel inşacılık nesnel bir gerçekliğin varlığını kabul eden "bilimsel gerçekçilik" (scientific realism) üzerinden nedensel analizler yaparken; eleştirel inşacılık söylem ve dil pratiklerinin gerçekliği ve iktidar ilişkilerini nasıl kurduğuna odaklanır.

Answer

Geleneksel inşacılık, bilimsel gerçekçilik temelinde nedensel açıklamalara odaklanırken; eleştirel inşacılık, sosyal gerçekliğin dil ve söylem aracılığıyla nasıl inşa edildiğini ve bu süreçteki iktidar ilişkilerini sorunsallaştırır.
Geleneksel inşacılık, dış dünyanın zihinden bağımsız bir varlığı olduğunu (bilimsel gerçekçilik) ve bu dünyadaki olguların nedensel olarak açıklanabileceğini savunur. Buna karşın eleştirel inşacılık, sosyal gerçekliğin söylem, dil ve pratikler yoluyla 'kurulduğunu' belirtir ve bu kuruluşun arkasındaki iktidar ilişkilerini sorgulayarak daha radikal bir post-pozitivist duruş sergiler.

Step-by-Step Solution

1
Yaklaşımların temel önermelerini belirlemek
Geleneksel inşacılık (Wendt) 'via media' (orta yol) ile ana akım (Realizm/Liberalizm) ile diyaloğu hedeflerken, eleştirel inşacılık post-yapısalcı kökenlidir.
Sorunun cevabına ulaşmak için inşacılığın iki ana dalı arasındaki ontolojik ve epistemolojik farkı saptamak gerekir.
2
Metodolojik farkları karşılaştırmak
Geleneksel kanat 'nedenselliği' ve 'bilimsel gerçekçiliği' savunur; eleştirel kanat ise 'kurucu' (constitutive) süreçlere ve söyleme odaklanır.
Eleştirel inşacılık, geleneksel inşacılığın ana akıma fazla yaklaştığını ve iktidar/söylem boyutunu ihmal ettiğini savunur.

Key Concept

İnşacılık içindeki epistemolojik bölünme: Geleneksel (Modernist) ve Eleştirel (Post-Modernist) ayrımı.

Practice More

Alexander Wendt'in 'Anarşi Devletlerin Ondan Ne Anladığıdır' makalesinin geleneksel inşacılıktaki yerini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 20s
Question 324Question

Finnemore ve Sikkink tarafından geliştirilen "Norm Yaşam Döngüsü" (NormNorm LifeLife CycleCycle) modeline göre; bir normun artık siyasi bir tartışma konusu olmaktan çıktığı, profesyonel standartların veya bürokratik prosedürlerin bir parçası haline gelerek "verili" (takentaken forfor grantedgranted) kabul edildiği ve aktörler için bir "alışkanlık" (habithabit) niteliği kazandığı evre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Normun İçselleştirilmesi (NormNorm InternalizationInternalization)

Answer

Normun İçselleştirilmesi (Norm Internalization)
Normun İçselleştirilmesi aşamasında, normlar artık siyasi aktörler tarafından üzerine pazarlık yapılan veya tartışılan unsurlar olmaktan çıkar. Bu evrede normlar, hukuk sistemlerine, mesleki standartlara ve bürokratik prosedürlere o kadar derinlemesine yerleşir ki, aktörler bunları otomatik olarak ve sorgulamadan uygular. Bu durum Finnemore ve Sikkink tarafından "verili kabul edilme" (takentaken forfor grantedgranted) ve "alışkanlık" (habithabit) olarak tanımlanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Modelin evrelerini tanımlayın.
Finnemore ve Sikkink modeli üç ana evreden oluşur: Doğuş, Yayılma ve İçselleştirme.
Soruda tanımlanan özelliklerin hangi evreye ait olduğunu bulmak için modelin yapısını hatırlamak gerekir.
2
Sorudaki anahtar kavramları (verili kabul edilme, alışkanlık, bürokrasi) analiz edin.
Bu kavramlar normun artık tartışmasız bir sosyal gerçeklik haline geldiği son aşamayı işaret eder.
Birinci evre 'ikna', ikinci evre 'sosyalleşme' üzerine kuruluyken, üçüncü evre 'alışkanlık' üzerinedir.
3
Kavramları evreyle eşleştirin.
Normun İçselleştirilmesi evresi, normun artık 'uygunluk mantığı' (logiclogic ofof appropriatenessappropriateness) çerçevesinde sorgulanmadan uygulandığı evredir.
İçselleştirilen bir norm, aktörlerin rasyonel bir fayda hesabı yapmaksızın "doğru olan budur" diyerek uyguladığı kuraldır.

Key Concept

Normun İçselleştirilmesi (Internalization) ve Alışkanlık (Habit)

Practice More

Normların yayılma aşamasındaki temel motivasyonlar olan 'meşruiyet' ve 'prestij' kavramlarını inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 325Question

İnşacı (konstrüktivist) uluslararası ilişkiler teorisinde, Alexander Wendt tarafından kavramsallaştırılan "fail-yapı" (agent-structure) sorunu bağlamındaki "karşılıklı kuruluş" (mutual constitution) argümanı, sistemin işleyişine dair temel bir ontolojik iddia ortaya koyar. Buna göre, fail ve yapı arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yapı, aktörlerin sosyal pratikleri ve etkileşimleri sonucunda varlık kazanırken; aktörlerin kimlik, çıkar ve rolleri de içinde bulundukları bu sosyal yapı tarafından tanımlanır.

Answer

Yapı ve aktörlerin sosyal pratikler aracılığıyla birbirini karşılıklı olarak tanımlayıp var ettiğini belirten ifade doğrudur.
Doğru ifade, inşacı teorinin temel taşı olan fail ve yapının birbirini karşılıklı olarak inşa ettiği argümanını tam olarak yansıtmaktadır. Bu yaklaşıma göre sosyal yapı, aktörlerin paylaştığı fikirler ve pratikler dışında bir varlığa sahip değildir; ancak bir kez kurulduğunda aktörlerin kimlik ve çıkarlarını şekillendiren bir zemin haline gelir.

Step-by-Step Solution

1
İnşacı kuramın ontolojik varsayımını tanımlama
İnşacılık, sosyal dünyada nesne ve özne (yapı ve fail) ayrımının keskin olmadığını, her ikisinin birbirini sürekli olarak kurduğunu varsayar.
Karşılıklı kuruluş ilkesinin temelini anlamak için öncelikle bu ontolojik birlikteliği saptamak gerekir.
2
Alexander Wendt'in 'karşılıklı kuruluş' (mutual constitution) argümanını analiz etme
Wendt'e göre devletler (failler) etkileşime girerek normları ve yapıları oluşturur; oluşan bu yapılar da devletlerin 'kim' olduğunu ve 'ne istediğini' (çıkarlarını) geri besleme yoluyla şekillendirir.
Bu adım, inşacılığın neorealizmden (yapısal determinizm) ve neoliberalizmden (rasyonel bireycilik) farkını ortaya koyar.
3
Seçenekleri bu dinamik ilişki üzerinden değerlendirme
Yapının sosyal pratiklerle üretildiğini ve kimliklerin yapı tarafından tanımlandığını belirten ifade, teorinin özünü yansıtmaktadır.
Diğer seçenekler ya yapıyı ya da faili birincil/bağımsız kabul ederek karşılıklı kuruluş ilkesini reddetmektedir.

Key Concept

Karşılıklı Kuruluş (Mutual Constitution)
Estimated Time:1m 30s
Question 326Question

Alexander Wendt, neorealizmin anarşi kavramsallaştırmasını eleştirirken, uluslararası sistemin yapısının sadece devletlerin maddi kapasiteleriyle (maddi gu¨c\c dag˘ılımımaddi\ güç\ dağılımı) belirlenmediğini savunur. Wendt'e göre anarşinin "kendi başının çaresine bakma" (selfhelpself-help) veya "güvenlik ikilemi" gibi sonuçlar doğurması, sistemin verili ve değişmez bir özelliği değil, aktörler arasındaki toplumsal sürecin bir ürünüdür.

Buna göre, Wendt'in "Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır" (Anarchy is what states make of itAnarchy\ is\ what\ states\ make\ of\ it) teziyle vurgulamak istediği temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası anarşi, devletler arasındaki etkileşim süreciyle inşa edilen öznelerarası (intersübjektif) yapılar tarafından anlamlandırılır.

Answer

Anarşinin mantığı, devletlerin birbirlerine yönelik kimlik ve çıkar tanımlamalarından oluşan öznelerarası yapılar tarafından inşa edilir.
Doğru seçenek olan ifade, Wendt'in inşacı yaklaşımının özünü yansıtır. Wendt'e göre uluslararası sistemin yapısı sadece silahlar veya tanklar gibi maddi unsurlardan oluşmaz; bu unsurlara yüklenen anlamlar (öznelerarasılık) yapıyı belirler. Örneğin, 500 İngiliz nükleer silahı ABD için bir tehdit oluşturmazken, 5 Kuzey Kore nükleer silahının tehdit olarak algılanması, aktörler arasındaki kimlik tanımlamalarının ve sosyal inşanın bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Wendt'in yapı analizini inceleme
Wendt, neorealizmin maddi yapı vurgusuna karşı çıkarak yapının sosyal (intersübjektif) olduğunu belirtir.
Anarşinin etkisini anlamak için maddi güç dağılımından ziyade paylaşılan fikirlere bakılmalıdır.
2
Süreç ve yapı arasındaki ilişkiyi kurma
Devletler arasındaki etkileşim süreci, zamanla yerleşik kimlikler ve roller (dost, düşman, rakip) yaratır.
Anarşi tek bir 'self-help' mantığına sahip değildir; bu mantık ancak devletler birbirlerini tehdit olarak gördüğünde oluşur.
3
"Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır" sözünü yorumlama
Anarşinin içeriği devletlerin birbirlerine yükledikleri anlamlarla dolar.
Eğer devletler birbirlerini 'dost' olarak inşa ederlerse, anarşi güvenlik topluluğuna dönüşebilir.

Key Concept

Öznelerarasılık (Intersubjectivity) ve Sosyal İnşa

Practice More

Wendt'in Hobbesçu, Lockeçu ve Kantçı anarşi kültürleri arasındaki farkları inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 327Question

Uluslararası ilişkilerde bir devletin, nükleer silahlara sahip olan bir başka devleti "tehdit" olarak mı yoksa "stratejik ortak" olarak mı algılayacağı, sadece nükleer başlık sayısı gibi maddi verilerle açıklanamaz. İnşacı (konstrüktivist) teoriye göre bu algı, iki devlet arasındaki geçmiş etkileşimler ve bu süreçte karşılıklı olarak inşa edilen kimliklerle doğrudan ilişkilidir.

Buna göre, İnşacı yaklaşımın kimlik ve çıkar inşasına dair temel tezi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kimlikler çıkarlara ontolojik olarak öncelik eder; yani aktörler sosyal dünyada "kim olduklarını" tanımlamadan "ne istediklerini" belirleyemezler.

Answer

İnşacı yaklaşıma göre kimlikler çıkarlara ontolojik olarak öncelik eder; aktörlerin ne istediklerini belirleyebilmeleri için öncelikle kim olduklarını (sosyal rollerini) tanımlamaları gerekir.
İnşacı kuramın temel argümanı, çıkarların boşlukta var olmadığı, aksine aktörlerin sosyal kimlikleri tarafından tanımlandığıdır. Bir devlet kendisini 'demokratik bir barış koruyucusu' olarak tanımladığında çıkarı farklı, 'yükselen bir revizyonist güç' olarak tanımladığında farklı olacaktır. Bu durum kimliğin çıkara ontolojik (varlıksal) olarak öncelik ettiğini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Rasyonalist ve İnşacı yaklaşımlar arasındaki temel farkı belirleyin.
Rasyonalizm (Realizm/Liberalizm) çıkarları verili ve maddi kabul ederken; İnşacılık sosyal inşaya dayandırır.
Soruda verilen nükleer silah örneği, maddi kapasitenin (rasyonalizm) ötesinde bir anlam (inşacılık) arandığını gösterir.
2
Kimlik ve çıkar arasındaki hiyerarşik ilişkiyi analiz edin.
Kimlik çıkarın kaynağıdır. (Kimlik -> Çıkar -> Eylem)
İnşacı ontolojide 'Ben kimim?' sorusu, 'Çıkarım nedir?' sorusundan önce gelir.
3
Seçeneklerdeki teorik eşleşmeleri kontrol edin.
Ontolojik öncelik vurgusu yapan ifadenin doğru olduğu sonucuna varılır.
Diğer seçenekler realizm, neoliberalizm veya neorealizmin varsayımlarını içermektedir.

Key Concept

İnşacılıkta Kimlik ve Çıkarın Ontolojik İlişkisi

Hints

1
İnşacıların 'ne istediğimiz, kim olduğumuza bağlıdır' ilkesini hatırlayın.
2
Alexander Wendt'in meşhur nükleer silah örneğini (İngiltere'nin nükleer silahlarının ABD için tehdit olmaması) düşünün.

Practice More

Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' makalesindeki kimlik türlerini (corporate identity, social identity) inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Rasyonalist teorilerin 'çıkar verili ve sabittir' varsayımı ile İnşacılığın 'çıkar değişkendir ve inşa edilir' varsayımını karşılaştırarak sonuca gidebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 328Question

Nicholas Onuf'un 19891989 tarihli 'Kuralların Dünyası' (WorldWorld ofof OurOur MakingMaking) adlı çalışmasıyla temellerini attığı kural-temelli inşacılıkta, toplumsal yapıyı oluşturan kurallar ile bu kuralların ürettiği başatlık (yönetim) biçimleri arasında doğrudan bir bağ kurulur. Buna göre; aktörlerin birbirlerine verdikleri sözler, karşılıklı vaatler ve üstlendikleri yükümlülüklerin (taahhüt kuralları) hâkim olduğu bir sistemde ortaya çıkan toplumsal düzen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Heteronomi

Answer

Nicholas Onuf'un kuramsal çerçevesinde taahhüt kuralları (commitment rules) ile ilişkilendirilen toplumsal düzen 'Heteronomi'dir.
Nicholas Onuf'a göre toplumsal gerçeklik kurallar aracılığıyla inşa edilir. Onuf, dil felsefesinden hareketle üç tür söz edimi (speech act) ve bunların ürünü olan üç kural türü tanımlar. Bunlardan 'taahhüt kuralları' (commitment rules), aktörlerin karşılıklı vaatleri ve birbirlerine karşı üstlendikleri yükümlülükler sonucunda oluşur. Bu kural türünün baskın olduğu toplumsal düzen, merkezi bir üst otorite yerine kuralların yarattığı karşılıklı bağlılığın esas olduğu 'Heteronomi'dir.

Step-by-Step Solution

1
Onuf'un kural türlerini belirle.
Onuf; bilgilendirici (instruction), emredici (directive) ve taahhüt (commitment) olmak üzere üç kural türü tanımlar.
Toplumsal yapının hangi dilsel eylemle kurulduğunu anlamak için kural türünü saptamak gerekir.
2
Soruda verilen 'taahhüt kuralları' kavramını analiz et.
Taahhüt kuralları, aktörlerin birbirlerine verdikleri sözler ve 'söz veriyorum ki...' şeklindeki dilsel eylemlerle (commissives) ilgilidir.
Soruda spesifik olarak vaat ve yükümlülük vurgusu yapılmıştır.
3
Kural türünü toplumsal düzenle eşleştir.
Taahhüt kuralları karşılıklı bağımlılık yaratan 'Heteronomi' düzenine yol açar.
Onuf'un tipolojisinde her kural türü kendine has bir başatlık/yönetim yapısı üretir.

Key Concept

Kural Temelli İnşacılık ve Toplumsal Düzen Tipolojisi

Hints

1
Onuf'un üç temel toplumsal düzen tipolojisini (Hiyerarşi, Hegemonya, Heteronomi) hatırlayın.
2
Aktörlerin birbirlerine verdikleri sözler (vaatler), 'söz veriyorum' şeklindeki dilsel eylemlerle ilişkilidir; bu durum hangi düzenin temelidir?

Practice More

Onuf'un bilgilendirici kurallar (instruction rules) ile Hegemonya arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğunu inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 329Question

Uluslararası ilişkiler teorisinde 19801980’li yılların sonunda yaşanan "Üçüncü Tartışma" ve Soğuk Savaş'ın beklenmedik bitişi, Neorealizm gibi ana akım teorilerin "maddi yapı" ve "statüko" odaklı açıklamalarına yönelik eleştirileri artırmıştır. Bu dönemde ana akım yaklaşımlara ontolojik bir meydan okuma olarak doğan İnşacı (Konstrüktivist) teorinin, uluslararası yapının temel karakterine ilişkin temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası yapı; aktörler arasındaki paylaşılan fikirler, normlar ve öznelerarası anlamlar bütünü tarafından kurulan toplumsal bir niteliğe sahiptir.

Answer

Uluslararası yapının aktörler arasındaki paylaşılan fikirler ve öznelerarası anlamlar tarafından kurulan toplumsal bir niteliğe sahip olması
İnşacı yaklaşımın en temel varsayımı, uluslararası sistemin yapısının maddi güç unsurlarından (silahlar, coğrafya, ekonomi) ziyade toplumsal unsurlardan (fikirler, normlar, kimlikler) oluştuğudur. Bu yapı 'öznelerarası' (intersubjektif) bir nitelik taşır; yani anlamlar tek bir devletin zihninde değil, devletlerin birbirleriyle olan etkileşimi ve paylaştıkları fikirler sonucunda ortaya çıkar. Doğru cevap bu toplumsal inşa sürecini vurgulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Ana akım teorilerin krizini analiz et
Neorealizm ve Neoliberalizm, Soğuk Savaş'ın bitişini (kimlik ve norm değişimini) açıklayamamıştır.
Rasyonalist teoriler devlet çıkarlarını sabit ve maddi güç odaklı kabul ederler.
2
İnşacılığın ontolojik çıkış noktasını belirle
İnşacılık, 'maddi dünya' yerine 'sosyal dünya' vurgusu yaparak ontolojik bir kayma yaratmıştır.
Uluslararası sistemin sadece silahlardan değil, bu silahlara yüklenen anlamlardan oluştuğunu savunur.
3
Öznelerarasılık (intersubjektivite) kavramını uygula
Yapı, aktörlerin birbirine dair algıları ve ortak anlamları (dost/düşman) üzerinden kurulur.
İnşacılığın temel varsayımı, yapının toplumsal olarak inşa edilmiş olmasıdır.

Key Concept

Toplumsal İnşa ve Öznelerarasılık (Intersubjectivity)

Hints

1
İnşacılık, uluslararası yapının 'maddi' mi yoksa 'sosyal' mi olduğuna odaklanır.
2
Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' sözünü hatırlayın; bu söz yapının anlamlarla kurulduğunu belirtir.
3
Öznelerarasılık (intersubjektivite) terimi, bireyler veya devletler arasındaki paylaşılan anlamları ifade eden kilit bir kavramdır.

Practice More

Alexander Wendt'in anarşi kültürlerini (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) inceleyerek yapının nasıl farklı şekilde inşa edilebildiğini pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Teorileri 'maddi ontoloji' (Realizm/Marksizm) ve 'sosyal ontoloji' (İnşacılık) olarak ikiye ayırarak eleme yöntemi kullanabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 330Question

İnşacı (Konstru¨ktivistKonstrüktivist) teorisyen Alexander Wendt, neorealizmin anarşiyi "devletleri rekabete zorlayan maddi bir yapı" olarak görmesini eleştirir. Wendt'e göre anarşi, devletler etkileşime girmeden önce içi boş bir kaptır ve bu kabın içeriği devletlerin birbirlerine yönelik davranışları ve tanımlamalarıyla dolmaktadır. Buna göre, Wendt'in yaklaşımında uluslararası sistemin anarşik yapısına anlam ve işleyiş kazandıran temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Devletlerin karşılıklı etkileşimleri sonucunda oluşan öznelerearası (intersubjectiveintersubjective) paylaşılan bilgiler

Answer

Devletlerin karşılıklı etkileşimleri sonucunda oluşan öznelerearası (intersubjectiveintersubjective) paylaşılan bilgiler
Alexander Wendt'e göre 'anarşi, devletlerin ondan ne anladığıdır'. Bu ifade, anarşinin kendiliğinden bir çatışma veya iş birliği mantığı taşımadığını; devletlerin etkileşimleri yoluyla birbirlerine atfettikleri anlamların (öznelerearası yapılar) sistemin niteliğini belirlediğini ifade eder. Dolayısıyla paylaşılan bilgi ve algılar yapının asıl belirleyicisidir.

Step-by-Step Solution

1
Wendt'in anarşi eleştirisini analiz etme
Wendt, neorealizmin anarşiyi 'kendi başının çaresine bakma' (selfhelpself-help) mantığını dayatan maddi bir yapı olarak görmesini reddeder.
Anarşinin tek bir mantığı olmadığını, sosyal bir inşa olduğunu anlamak için ilk adımdır.
2
Maddi yapı ile sosyal yapı ayrımını yapma
Wendt, uluslararası yapının sadece tanklar ve toplar gibi maddi unsurlardan değil, bu unsurlara yüklenen anlamlardan oluştuğunu savunur.
İnşacılığın temelindeki 'anlam' vurgusunu netleştirmek gerekir.
3
Öznelerearasılık (intersubjectivityintersubjectivity) kavramının etkisini saptama
Devletlerin birbirlerini nasıl tanımladıkları (kimlikler), etkileşim süreciyle sabitlenir ve bu paylaşılan bilgiler yapının karakterini oluşturur.
Anarşinin içeriğini dolduran temel dinamik etkileşimle kurulan bu ortak anlamlardır.

Key Concept

Öznelerearasılık ve Anarşinin Sosyal İnşası

Hints

1
Wendt'in meşhur 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' sözünü hatırlayın.
2
Düşünün: Bir devletin diğerini 'tehdit' mi yoksa 'dost' mu gördüğü maddi silahlardan mı yoksa etkileşimle oluşan algılardan mı kaynaklanır?

Practice More

Wendt'in bahsettiği üç anarşi kültürü (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Estimated Time:1m 15s
Question 331Question

Uluslararası alanda yeni bir normun savunuculuğunu yapan "norm girişimcileri", mevcut bir durumu farklı bir bakış açısıyla sunarak (örneğin kara mayınlarını bir silahsızlanma meselesinden ziyade "insani bir trajedi" olarak yeniden tanımlayarak) toplumun değer yargılarıyla uyumlu hale getirmeye çalışırlar.

Finnemore ve Sikkink’in "Norm Yaşam Döngüsü" (NormNorm LifeLife CycleCycle) modeline göre, yukarıda betimlenen bu stratejik faaliyet ve normun evrimindeki ilgili aşama aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Çerçeveleme - Normun Doğuşu

Answer

Norm girişimcilerinin bir meseleyi yeniden tanımlayarak toplumsal değerlerle uyumlu hale getirmesi 'Çerçeveleme' (FramingFraming) stratejisidir ve bu süreç 'Normun Doğuşu' (NormNorm EmergenceEmergence) evresinde gerçekleşir.
Norm girişimcilerinin yeni normları mevcut normlarla rekabet edebilecek şekilde kurguladığı 'çerçeveleme' stratejisi, normun doğuşu aşamasının karakteristik özelliğidir. Bu süreçte girişimciler, meseleyi öyle bir dil ve perspektifle sunarlar ki, hedef kitle normu benimsemeyi ahlaki veya mantıklı bulur.

Step-by-Step Solution

1
Eylemdeki temel stratejiyi belirle
Çerçeveleme (FramingFraming)
Norm girişimcilerinin, normun kabulünü sağlamak için konuyu yeni bir anlam kalıbına sokması (kara mayınlarını insani trajedi olarak sunması) tipik bir çerçeveleme örneğidir.
2
Bu stratejinin hangi aktör tarafından kullanıldığını tespit et
Norm Girişimcileri (NormNorm EntrepreneursEntrepreneurs)
Norm girişimcileri, modelin ilk aşamasında aktif olan temel aktörlerdir.
3
Stratejiyi ve aktörü modelin aşamasıyla eşleştir
Normun Doğuşu (NormNorm EmergenceEmergence)
Çerçeveleme faaliyeti ve norm girişimcilerinin çabaları, normun uluslararası gündeme girdiği ilk evre olan doğuş aşamasında vuku bulur.

Key Concept

Norm Yaşam Döngüsü: Çerçeveleme Stratejisi
Estimated Time:1m 30s
Question 332Question

Uluslararası ilişkiler teorisindeki rasyonalizm (Neorealizm ve Neoliberalizm) ile İnşacılık (Konstrüktivizm) arasındaki temel tartışma, dünyayı oluşturan 'gerçekliğin' niteliği üzerine yoğunlaşır. Rasyonalist yaklaşımlar uluslararası sistemi fiziksel bir varlığa sahip 'maddi gerçeklikler' (brute facts) üzerinden analiz ederken; inşacılar, uluslararası siyasetin büyük ölçüde aktörlerin paylaştığı fikirler ve ortak anlamlarla var olan bir yapı olduğunu savunur.

Buna göre, inşacıların devletlerin birbirlerini 'düşman', 'rakip' veya 'dost' olarak görmesi gibi, sadece insanlar arası etkileşim ve dil yoluyla anlam kazanan bu durumları tanımlamak için kullandığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sosyal olgular (Social facts)

Answer

İnşacıların uluslararası siyaseti açıklarken kullandığı, rasyonalistlerin 'maddi gerçeklik' vurgusuna karşı çıkan kavram 'Sosyal olgular (Social facts)' ifadesidir.
İnşacılık (Konstrüktivizm), rasyonalistlerin uluslararası sistemi sadece maddi güç (askeri kapasite, coğrafya vb.) üzerinden açıklamasını yetersiz bulur. Alexander Wendt ve diğer inşacılara göre, bir nükleer silahın kimin elinde olduğu (örn. dost mu düşman mı?), o silahın maddi gücünden daha belirleyicidir. Bu 'anlamlar', 'kimlikler' ve 'normlar' bütününe 'sosyal olgular' denir. Dolayısıyla, gerçekliğin sadece fiziksel değil, paylaşılan fikirlerle kurulduğunu savunan 'Sosyal olgular' kavramı doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Rasyonalizm ve İnşacılık arasındaki ontolojik farkı belirle.
Rasyonalizm maddeyi ve verili çıkarları, İnşacılık ise fikirleri ve sosyal yapıyı önceler.
Tartışmanın temelinin 'dünya neyden oluşur?' sorusuna verilen cevaplarda yattığını anlamak gerekir.
2
Maddi gerçeklikler (brute facts) ile Sosyal olgular (social facts) ayrımını yap.
Maddi gerçeklikler (örn. nükleer silah) fizikseldir; sosyal olgular (örn. nükleer silahın 'tehdit' olarak algılanması) ise paylaşılan anlamlardır.
İnşacılığın rasyonalizme temel eleştirisi, rasyonalistlerin sosyal dünyayı fiziksel bir dünya gibi 'nesnel' ve 'değişmez' görmesidir.
3
Seçenekler arasından inşacı perspektife ait olanı seç.
Sosyal olgular kavramı, gerçekliğin toplumsal inşa sürecini en iyi tanımlayan terimdir.
Düşmanlık veya dostluk gibi kavramlar fiziksel değil, sosyal olarak inşa edilen durumlardır.

Key Concept

Rasyonalizm - İnşacılık Tartışması (Ontolojik Boyut)

Hints

1
Rasyonalizm gerçekliği 'verili' ve 'maddi' kabul ederken, bu kuram gerçekliğin 'insan ürünü' ve 'sosyal' olduğunu savunur.
2
Bir nükleer füzenin fiziksel varlığı bir 'maddi gerçeklik'tir; ancak onun bir tehdit mi yoksa güvence mi olduğu bir paylaşılan anlamdır.
3
Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' sözü, bu sosyal olguların uluslararası sistemi nasıl kurduğunu anlatır.

Practice More

İnşacıların 'Eylem Mantığı' (Logic of Appropriateness) ile rasyonalistlerin 'Sonuçsalcı Mantık' (Logic of Consequences) arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 17 / 17
İnşacılık (Konstrüktivizm) Practice Questions — KPSS Uluslararası İlişkiler — Page 17 | Examkin