Liberalizm ve Neoliberalizm
366 questions
John Locke, uluslararası ilişkilerde klasik liberal düşüncenin temelini atan 'Hükümet Üzerine İkinci İnceleme' adlı eserinde doğa durumunu tasvir ederken, bu durumu Thomas Hobbes'un tasvir ettiği 'herkesin herkese karşı savaşı'ndan (bellum omnium contra omnes) ayırır. Locke'a göre doğa durumunda merkezi bir siyasal otoritenin yokluğu, bu ortamın mutlaka bir kaos ve çatışma alanı olduğu anlamına gelmez.
Buna göre Locke'un siyasal düşüncesinde, doğa durumunun bir barış ve karşılıklı yardımlaşma ortamı olarak kalmasını sağlayan temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen "Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık" (Complex Interdependence) kuramı; devletler arası ilişkilerde çoklu kanalların varlığını, konular arasında belirgin bir hiyerarşinin olmadığını ve askeri gücün kullanım alanının daraldığını savunur. Bu kuramsal çerçevede, bir aktörün dışsal bir değişim veya kriz karşısında politika değişikliğine gitmesine rağmen, bu değişime uyum sağlamak için kullanabileceği alternatif seçeneklerinin kısıtlı olması ve sürecin yüksek maliyetler doğurması durumu aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?
Uluslararası sistemin merkezî bir otoriteden yoksun (anarşik) olduğu ve devletlerin rasyonel bencil aktörler olarak hareket ettiği varsayımı altında, Kurumsal Liberalizm (Neoliberal Kurumsalcılık) yaklaşımına göre devletlerin birbirlerini aldatma (cheating) riskine rağmen işbirliği yapabilmelerini sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkilerde Neoliberal Kurumsalcılık; devletlerin anarşik bir yapıda dahi mutlak kazançlarını (absolute gains) maksimize etmek için rasyonel bir temelde iş birliğine yönelebileceklerini savunur. Ancak bu süreçte aktörler, diğer tarafların sözleşme şartlarına uymayacağı (hile yapacağı) yönündeki endişeler ve belirsizlikler nedeniyle iş birliğinden kaçınabilirler.
Bu çerçevede, Neoliberal Kurumsalcılık yaklaşımına göre uluslararası rejimlerin ve kurumların iş birliğini istikrarlı kılan en temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı'nın yarattığı yıkımın ardından; Norman Angell'in ekonomik karşılıklı bağımlılık vurgusu ve Woodrow Wilson'un kolektif güvenlik ilkeleriyle şekillenen İdealist (Ütopik Liberal) teori, 1928 Kellogg-Briand Paktı ile savaşı "milli bir politika aracı" olmaktan çıkarmayı amaçlamıştır.
Bu dönemdeki İdealist düşünürlerin, devletlerin savaşa başvurmasını önlemek adına dayandıkları temel pedagojik ve normatif yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
İdealist (Ütopik Liberal) düşünceye göre, uluslararası alanda kalıcı barışın sağlanması sadece devletlerin iyi niyetine değil, aynı zamanda rasyonel bir temele dayanan "çıkarlar uyumu"na ve savaşı mahkûm eden bir "dünya kamuoyu"nun oluşmasına bağlıdır. Bu bağlamda, İdealistlerin uluslararası sistemdeki anarşiyi ve çatışma riskini ortadan kaldırmak için önerdikleri temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkilerde neoliberal kurumsalcılık (kurumsal liberalizm), rasyonel ve bencil (egoist) devletlerin, merkezi bir otoritenin bulunmadığı anarşik bir ortamda dahi işbirliği yapabileceğini savunur. Bu yaklaşıma göre, uluslararası kurumların devletler arası işbirliğini mümkün kılan ve kolaylaştıran temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen "Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık" (Complex Interdependence) kuramı; devletler arası ilişkilerde çoklu kanalların varlığı, gündem maddeleri arasında hiyerarşi bulunmaması ve askeri gücün kullanım alanının daralması gibi temel varsayımlara dayanmaktadır. Bu modelde, aktörler arasındaki bağımlılık ilişkilerini ölçmek için kullanılan kırılganlık (vulnerability) kavramını, duyarlılık (sensitivity) kavramından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Neoliberal kurumsalcılık, rasyonel devletlerin ortak çıkarları doğrultusunda hareket etmelerine rağmen iş birliğinin sağlanamamasını 'piyasa başarısızlığı' (market failure) olgusuyla ilişkilendirir. Buna göre, uluslararası rejimlerin ve kurumların, devletler arasındaki bu engelleri aşmak için üstlendiği temel işlev aşağıdakilerden hangisidir?
Dünya Savaşı'nın yıkıcı sonuçları üzerine inşa edilen İdealist (Ütopik Liberal) teori, uluslararası sistemin anarşik yapısından kaynaklanan çatışma riskini azaltmak ve barışı kurumsallaştırmak için rasyonel bir insan doğası ve hukuki düzen varsayımına dayanır. Bu yaklaşım, rasyonel devletlerin savaşın maliyetlerini anlayabileceğini ve ortak çıkarlar etrafında birleşebileceğini savunur.
Buna göre, İdealist düşünürlerin iki savaş arası dönemde (1919-1939) kalıcı barışı tesis etmek amacıyla önerdiği yöntem ve yaklaşımlar arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
Michael Doyle tarafından ampirik verilerle sistemleştirilen Demokratik Barış Teorisi'ne göre; liberal demokratik devletlerin savaş ve barış eğilimleri hakkındaki aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası ilişkilerde bir devletin, dış dünyadaki değişimlerden (örneğin hammadde fiyatlarındaki artış) mevcut politikaları çerçevesinde ne kadar sürede ve ne ölçüde etkilendiği ile bu olumsuz etkileri gidermek adına alternatif politikalar geliştirme maliyeti arasındaki fark, Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından kuramsallaştırılmıştır.
Bu bağlamda, dışsal bir şoka karşı 'politika değişikliği yapılmadan önceki' etkilenme düzeyini ve 'politika değişikliği sonrası' katlanılan uyum maliyetlerini ifade eden kavram eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?
Karl Deutsch tarafından geliştirilen Sosyolojik Liberalizm (İletişim Kuramı) çerçevesinde; toplumlar arasındaki işlem (transaction) hacminin artmasıyla oluşan, üyelerinin ayrı hükümetler ve egemenlikler altında kalmaya devam ettiği ancak aralarındaki sorunları şiddete başvurmadan çözeceklerine dair ortak bir güven ve 'biz' duygusu geliştirdikleri yapı aşağıdakilerden hangisidir?
A ve B ülkeleri, stratejik bir hammadde olan lityumun tedariği konusunda küresel pazara bağımlıdır. Küresel piyasalarda lityum arzının aniden durması sonucu, her iki ülke de başlangıçta benzer ekonomik kayıplar yaşamıştır. Ancak A ülkesi üretim hatlarını tamamen durdurmak zorunda kalırken; B ülkesi, daha önce yaptığı teknolojik yatırımlar sayesinde hızla sodyum-iyon batarya üretimine geçerek krizin yarattığı maliyetleri kısa sürede minimize etmiştir.
Robert Keohane ve Joseph Nye’ın "Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık" (Complex Interdependence) kuramı çerçevesinde bu durum değerlendirildiğinde aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
Neorealizm ve Neoliberal Kurumsalcılık arasındaki 'Neo-Neo Tartışması'nda (Neo-Neo Debate), her iki okul da uluslararası sistemin anarşik yapısını ve devletlerin rasyonel-üniter aktörler olduğu varsayımını kabul etmektedir. Ancak Joseph Grieco gibi Neorealist düşünürler, Neoliberalizmin 'iş birliğinin kolaylığı' konusundaki iyimserliğine karşı çıkarak devletlerin temel bir endişesini dile getirirler.
Buna göre, Neorealistlerin uluslararası iş birliğinin önündeki en temel engel olarak gördüğü ve devletlerin partnerlerinden daha az kazanma korkusunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkilerde Sosyolojik Liberalizm ve Ulusötesicilik (Transnationalism) yaklaşımı, realizmin devletleri dışarıya kapalı ve tek bir birim olarak gören "bilardo topu" modeline karşı çıkar. Bu yaklaşım, dünya siyasetinde sadece devletlerin değil, devlet altı ve devlet dışı aktörlerin de yoğun bir etkileşim içinde olduğunu savunur. Bu bağlamda, farklı devletlerin bürokratik birimlerinin (örneğin merkez bankaları veya bakanlıklar) kendi hükümetlerinin en üst düzey kontrolü ve onayı dışında birbiriyle kurduğu doğrudan etkileşimleri ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
’li yıllarda uluslararası hukuk yoluyla savaşı bir "ulusal politika aracı" olmaktan çıkarmayı ve yasa dışı ilan etmeyi amaçlayan Kellogg-Briand Paktı, disiplinin kurucu teorisi olan İdealizmin (Ütopik Liberalizm) hangi temel varsayımıyla doğrudan örtüşmektedir?
Uluslararası ilişkilerde neoliberal kurumsalcılık, devletlerin 'mutlak kazanç' (absolute gains) odaklı hareket ettiklerini ve bu hedefe ulaşmak için rasyonel bir tercihle kurumsal yapılara yöneldiklerini savunur. Robert Keohane'e göre, kurumlar devletler arası etkileşimi kurumsallaştırarak sistemdeki yapısal engellerin aşılmasını kolaylaştırır.
Buna göre, uluslararası kurumların sağladığı şeffaflık ve bilgi akışının, rasyonel devletler arasındaki iş birliği üzerindeki en doğrudan etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Dünya Savaşı’nın ardından uluslararası ilişkiler disiplininin kurucu teorisi olarak ortaya çıkan İdealizm (Ütopik Liberalizm), savaşı devletlerin doğasından kaynaklanan kaçınılmaz bir olgu olarak değil, önlenebilir bir "hastalık" veya "yönetim hatası" olarak tanımlar. İdealist düşünürlere göre savaş; gizli diplomasi, otoriter rejimler ve uluslararası hukukun eksikliği gibi yapısal bozuklukların bir sonucudur.
Bu yaklaşıma göre, uluslararası sistemde kalıcı barışın sağlanabileceğine dair sarsılmaz inancın temelinde yatan temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde Sosyolojik Liberalizm, devletlerin dışarıya kapalı ve tekil birimler olduğu varsayımına dayanan 'bilardo topu' modelini reddederek, küresel siyasetin merkezine toplumlar arası ulusötesi etkileşimi koyar. Karl Deutsch tarafından geliştirilen 'İletişim Kuramı' (Transactionalism) çerçevesinde, devletlerin birbirleriyle savaşma ihtimalinin ortadan kalktığı bir 'Güvenlik Topluluğu'nun (Security Community) oluşabilmesi için gereken temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?