55 yaşında kadın hasta, 8 yıldır Parkinson hastalığı tanısıyla takip edilmektedir. Son 18 ayda idrar şikayetleri ağırlaşmış; başlangıçta aşırı sıkışma ve sık idrara gitme yakınmaları olan hasta, son 6 aydır idrar akımının zayıfladığını, mesanesini tam boşaltamadığını ve gün içinde ıslak bez kullandığını belirtiyor. Fizik muayenede suprapubik hassasiyet saptanıyor. Ultrasonografide boşaltma sonrası rezidüel idrar hacmi (PVR) 380 mL olarak ölçülüyor. Ürodinami tetkikinde dolum fazında detrüsör overaktivitesi, boşaltım fazında ise detrüsör kas basıncında artış olmaksızın yetersiz idrar akımı ve yüksek PVR saptanıyor. Hastanın serum üre ve kreatinin değerleri normal sınırların üst bölümünde, hidronefroz bulgusu henüz yok. Bu hastada taşma inkontinansına yol açan birincil patofizyolojik mekanizma ve kısa vadeli böbrek hasarı açısından en kritik risk faktörü birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur?
- ADetrüsör-sfinkter dissinerjisi (DSD) sonucu gelişen fonksiyonel obstrüksiyon, yüksek basınçlı kronik retansiyon oluşturarak üreteral reflü ve böbrek hasarı riskini artırmaktadır
- BPeriferik parasempatik denervasyon nedeniyle detrüsör atoni gelişmekte, ancak yüksek PVR'ın neden olduğu yüksek intravesikal basınç kronik hipoaktif mesanede nadiren görüldüğünden böbrek hasarı riski düşük kalmaktadır
- CParkinson hastalığında substansiya nigra dejenerasyonu dopaminerjik yolağı bozarak önce detrüsör hiperrefleksisi, ardından hastalık ilerledikçe detrüsör hipoaktivitesi gelişmektedir; yüksek PVR'ın oluşturduğu kronik düşük basınçlı retansiyon böbrek hasarı için kronik üriner enfeksiyon kadar önemli bir risk değildir
- Parkinson hastalığında bazal ganglia devresi bozulmasına bağlı detrüsör hipoaktivitesi ve yetersiz koordinasyon, taşma inkontinansına yol açmakta; kronik yüksek PVR ise üreteral kompliansı zorlayarak erken evre hidronefrozis ve obstrüktif böbrek hasarı açısından en kritik kısa vadeli risk faktörünü oluşturmaktadırAnswer
- EStres üriner inkontinans zemininde gelişen mesane boynu hipermoibilitesi, taşma inkontinansı tablosunu taklit etmekte; birincil tedavi yaklaşımı olarak pelvik taban egzersizleri yeterli olmakta ve böbrek hasarı bu tabloda beklenmemektedir