yaşında, bilinen tip diyabet ve evre kronik böbrek hastalığı olan kadın hasta; yüksek ateş, titreme ve sağ yan ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuruyor. Yapılan tetkiklerde piyüri ve lökositoz saptanıyor. İdrar kültüründe değeri olan *Pseudomonas aeruginosa* ürüyor. Hastaya amikasin tedavisi başlanmasına karar veriliyor.
Bu hastada amikasinin günde tek doz (uzatılmış aralıklı) verilmesinin, bölünmüş doz uygulamasına göre hem terapötik etkinliği artırması hem de nefrotoksisite riskini azaltmasının temel farmakolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
- Renal kortekste ilacın hücre içine alınmasını sağlayan transport sisteminin doyurulabilir (saturable) olması ve konsantrasyon bağımlı bakterisid etkiAnswer
- BUzatılmış aralıklı dozlama ile oranının hedeflenen düzeye daha hızlı ulaşması ve anaerobik bakterilere karşı spektrumun genişlemesi
- CTek doz uygulamada böbreklerdeki "ilk temas etkisi" (first-exposure effect) ile GFR'nin geçici olarak artması ve ilacın daha hızlı elimine edilmesi
- DPost-antibiyotik etkinin (PAE) sadece Gram-pozitif mikroorganizmalarda görülmesi nedeniyle bölünmüş dozlamanın Gram-negatiflerde nefrotoksik olması
- EBölünmüş dozlamada ilacın plazma konsantrasyonunun sürekli "Mutant Önleyici Konsantrasyon" () değerinin üzerinde kalması
Answer
Renal kortekste ilacın hücre içine alınmasını sağlayan transport sisteminin doyurulabilir (saturable) olması ve konsantrasyon bağımlı bakterisid etki.
Aminoglikozidlerin (amikasin) nefrotoksisitesi, ilacın renal kortekste (proksimal tübül) birikme miktarıyla ilişkilidir. Bu birikimi sağlayan megalin-kübilin transport sistemi sınırlı kapasiteye sahiptir ve doyurulabilir (saturable) özelliktedir. Tek seferde verilen yüksek doz, bu sistemi hızla doyurarak ilacın büyük kısmının idrarla atılmasını sağlar ve dokuda birikimi azaltır. Etkinlik açısından ise aminoglikozidler konsantrasyon bağımlı öldürme yaptıkları için zirve konsantrasyonunun () yüksek olması tedavinin başarısını artırır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Aminoglikozidlerin proksimal tübül hücrelerine alımı doyurulabilir (saturable) bir süreçtir; bu nedenle yüksek doz-tek sefer uygulaması, bölünmüş dozlara göre daha az renal birikim ve dolayısıyla daha az nefrotoksisite ile sonuçlanır.