Doğum sonrası ilk beslenmesi sırasında ani öksürük, boğulma hissi ve morarma gelişen günlük bir yenidoğan değerlendiriliyor. Öyküsünden, beslenme dışı zamanlarda semptomların gerilediği ancak batın distansiyonunun (şişkinliğinin) giderek belirginleştiği öğreniliyor. Fizik muayenede akciğerde yaygın raller duyulurken, mideye nazogastrik kateterin herhangi bir dirençle karşılaşılmadan rahatlıkla ilerletilebildiği gözleniyor.
Bu klinik tabloya göre, en olası tanı ve bu tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?
- İzole trakeoözofageal fistül (H-tipi) - Prone (yüzüstü) pozisyonunda kontrastlı özofagografiAnswer
- BHipertrofik pilor stenozu - Kan gazında hipokloremik hipokalemik metabolik alkalozun gösterilmesi
- CKistik fibrozis - Ter testinde klor düzeyinin mEq/L üzerinde saptanması
- DVACTERL asosiye kardiyak anomaliler (VSD) - Sağ üst sternal kenarda pansistolik üfürümün saptanması
- EKwashiorkor tipi protein-enerji malnütrisyonu - Ödem ve hipoalbüminemiye bağlı abdominal distansiyonun gösterilmesi
Answer
İzole trakeoözofageal fistül (H-tipi) tanısı için prone pozisyonunda kontrastlı özofagografi yapılmalıdır.
Doğru seçenek olan izole trakeoözofageal fistül (H-tipi), özofagusun sürekliliğinin bozulmadığı (kateterin mideye geçmesi) ancak trakea ile arasında bağlantı olduğu tek tiptir. Beslenme sırasında sütün trakeaya kaçması siyanoza, solunum sırasında havanın özofagusa kaçması ise batın distansiyonuna yol açar. Prone özofagografi bu fistülü göstermek için en spesifik yöntemdir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
H-tipi trakeoözofageal fistül, atrezi eşlik etmediği için tanısı en geç konulan özofagus anomalisidir ve tipik olarak beslenme sırasında boğulma krizleri ve batın distansiyonu ile karakterizedir.