yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan yorgunluk, nefes darlığı ve özellikle katı gıdalara karşı belirginleşen yutma güçlüğü () şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk, atrofik glossit ve tırnaklarda çanaklaşma () saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hipokrom mikrositer anemi tespit ediliyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde post-krikoid bölgede mukoza kıvrımları () izleniyor. Bu hastada gelişme riski en yüksek olan neoplazi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Genellikle proksimal veya orta özofagus yerleşimli olup, histopatolojik olarak keratin incileri ve interselüler köprüler içerir.Answer
- BEn sık distal özofagusun alt kesiminde yerleşir ve müsin üreten glandüler yapılar ile karakterizedir.
- CEn önemli risk faktörü kronik gastroözofageal reflü zemininde gelişen intestinal metaplazidir.
- DHistopatolojik incelemede bol sitoplazmalı, nükleusu kenara itilmiş "taşlı yüzük" hücreleri görülmesi tipiktir.
- EObezite ve tütün kullanımı en önemli etiyolojik faktörler olup, moleküler düzeyde sıklıkla () amplifikasyonu izlenir.
Answer
Plummer-Vinson sendromu zemininde gelişen neoplazi yassı hücreli karsinomdur; bu tümör genellikle üst/orta yerleşimli olup keratin incileri ve interselüler köprüler içerir.
Hastada saptanan demir eksikliği anemisi, koilonişi, atrofik glossit ve özofageal web bulguları Plummer-Vinson sendromu ile uyumludur. Bu sendromda özellikle özofagusun proksimal kesimlerinde yassı hücreli karsinom gelişme riski belirgin şekilde artmıştır. Yassı hücreli karsinomlar histopatolojik olarak keratin incileri ve hücreler arası bağlantıları sağlayan interselüler köprüler ile karakterize edilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Plummer-Vinson Sendromu ve Özofagus Karsinomları Ayırıcı Tanısı