Bakteriyoloji

394 questions

Question 81Question →

Hastanelerde sterilizasyon süreçlerinin validasyonu ve rutin monitörizasyonu, hasta güvenliği açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle ortopedik implantlar gibi yüksek riskli malzemelerin sterilizasyonunda uygulanan kalite kontrol süreçleri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İmplant içeren yüklerin sterilizasyonunda, her yükle birlikte bir biyolojik indikatör kullanılması ve indikatör sonucu alınana kadar yükün serbest bırakılmaması önerilir.

Answer

İmplant içeren yüklerin sterilizasyonunda biyolojik indikatör takibi zorunludur ve sonuç alınmadan ürünün kullanıma sunulmaması (karantina) temel güvenlik kuralıdır.
Ortopedik implantlar gibi cerrahi işlemle vücut içinde bırakılan malzemeler için sterilizasyon güvencesi en üst düzeyde olmalıdır. Bu nedenle, her yükte biyolojik indikatör kullanılması ve bu indikatör kuluçka süresini tamamlayıp negatif sonuç verene kadar malzemenin hastanede kullanıma çıkarılmaması (karantina prosedürü) standart bir güvenlik protokolüdür.

Step-by-Step Solution

1
Malzeme risk düzeyini belirle.
İmplantlar Spaulding sınıflamasına göre 'kritik' aletlerdir ve vücut içine kalıcı olarak yerleştirildikleri için enfeksiyon riski en üst düzeydedir.
Yüksek riskli aletlerde sterilizasyonun sadece fiziksel/kimyasal değil, biyolojik olarak da doğrulanması gerekir.
2
Sterilizasyon yöntemine uygun biyolojik indikatörü seç.
Nemli ısı (otoklav) için Geobacillus stearothermophilus, kuru sıcaklık için Bacillus atrophaeus seçilmelidir.
Her yöntem, o yönteme en dirençli olan spesifik bakteri sporunun ölümünü kanıtlamalıdır.
3
Validasyon kriterlerini değerlendir.
Biyolojik indikatör (BI) kullanımı, mikroorganizmaların gerçekten öldüğünü gösteren tek doğrudan yöntemdir.
İmplantlarda BI sonucu çıkmadan yükün serbest bırakılması (acil durumlar hariç) önerilmez.

Key Concept

Sterilizasyon Monitörizasyonu ve İmplant Protokolü

Hints

1
Hangi malzemenin 'karantina' gerektirdiğini ve hangi indikatörün 'altın standart' olduğunu düşünün.
Estimated Time:1m 30s
Question 82Question →

Menstrüasyon döneminde olan 24 yaşındaki bir kadın hasta; ani başlayan 39,8∘C39,8^\circ C ateş, bulantı, kusma ve tüm vücutta yaygın güneş yanığına benzer eritematöz döküntü şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde konfüzyon saptanıyor ve kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg ölçülüyor. Hikayesinde uzun süreli vajinal tampon kullandığı öğrenilen hastanın kan kültüründe gram pozitif, kümeler oluşturan koklar ürüyor. Bu klinik tabloya neden olan etkenin aşağıdaki laboratuvar özelliklerinden hangisine sahip olması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Katalaz enzim aktivitesi ve mannitol içeren besiyerinde asit oluşturma

Answer

Katalaz pozitifliği ve mannitol içeren besiyerinde asit oluşturma
Vakadaki klinik tablo (ateş, döküntü, hipotansiyon, çoklu organ tutulumu belirtileri) ve tampon kullanım öyküsü Staphylococcus aureus tarafından salınan TSST-1 toksinine bağlı gelişen Toksik Şok Sendromu (TŞS) ile tam uyumludur. S. aureus, mikrobiyolojik olarak katalaz üretmesiyle streptokoklardan; mannitolü fermente etmesi ve koagülaz üretmesiyle de koagülaz negatif stafilokoklardan (KNS) ayırt edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını birleştir
Menstrüasyon, tampon kullanımı, hipotansiyon ve yaygın döküntü varlığı Toksik Şok Sendromu (TŞS) tanısını destekler.
TŞS, özellikle S. aureus'un süperantijen özelliği taşıyan TSST-1 toksini ile ilişkilidir.
2
Etkeni mikrobiyolojik olarak tanımla
Kümeler yapan gram pozitif koklar ve TŞS tablosu Staphylococcus aureus'u işaret eder.
Tampon kullanımı ile ilişkili TŞS vakalarının çoğundan S. aureus sorumludur.
3
Laboratuvar testlerini eşleştir
S. aureus'u diğer gram pozitif koklardan ayıran temel testler katalaz ve koagülaz pozitifliğidir; ayrıca mannitolü fermente eder.
Stafilokoklar katalaz pozitifliği ile streptokoklardan, S. aureus ise koagülaz ve mannitol pozitifliği ile diğer stafilokoklardan ayrılır.

Key Concept

Toksik Şok Sendromu (TŞS) etkeni Staphylococcus aureus'un biyokimyasal ayrımı.

Alternative Method

S. aureus'un virülans faktörleri sorulsaydı Protein A'nın IgG Fc kısmına bağlanması veya TSST-1'in süperantijen olarak MHC sınıf II ve T-hücre reseptörüne (V-beta) bağlanması sorgulanabilirdi.
Estimated Time:1m 30s
Question 83Question →

Hastanelerin Merkezi Sterilizasyon Ünitelerinde (MSÜ), sterilizasyon döngülerinin güvenilirliğini denetlemek amacıyla kullanılan kimyasal indikatörler (ISOISO 11140−111140-1 standartlarına göre) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sınıf 3 indikatörler (tek değişkenli indikatörler), sterilizasyonun tüm kritik parametrelerini (sıcaklıksıcaklık, su¨resüre, basınc\cbasınç) eş zamanlı olarak denetleyen en gelişmiş indikatör grubudur.

Answer

Sınıf 3 indikatörlerin tüm kritik parametreleri denetleyen en gelişmiş grup olduğu bilgisi yanlıştır; bu indikatörler tek değişkenli özelliktedir.
Kimyasal indikatör sınıfları arasında Sınıf 3, 'tek değişkenli indikatör' (singlesingle variablevariable indicatorindicator) olarak tanımlanır ve sterilizasyon işleminin yalnızca tek bir kritik parametresine (örneğin sadece belirlenen bir sıcaklığa ulaşılıp ulaşılmadığına) yanıt verir. Oysa sterilizasyonun tüm kritik parametrelerini (sıcaklık, süre ve doymuş buhar basıncı/nemi) aynı anda denetleyen ve performansları biyolojik indikatörlerin (BIBI) ölüm eğrisiyle ilişkilendirilmiş olan indikatörler Sınıf 5 (entegre) indikatörlerdir. Sınıf 6 da benzer şekilde tüm parametreleri izler ancak belirli bir döngüye özeldir. Bu nedenle Sınıf 3'ün en gelişmiş ve tüm parametreleri denetleyen grup olduğu ifadesi hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
ISOISO 11140−111140-1 standardına göre kimyasal indikatör sınıflarını (1-6) gözden geçir.
Sınıf 1: İşlem, Sınıf 2: Özel testler, Sınıf 3: Tek değişkenli, Sınıf 4: Çok değişkenli, Sınıf 5: Entegre, Sınıf 6: Emülasyon.
Seçenekleri değerlendirmek için standart tanımların bilinmesi gerekir.
2
Sınıf 3 indikatörlerin kapsamını analiz et.
Sınıf 3 indikatörler sadece bir kritik parametreye (genellikle sıcaklık) yanıt verecek şekilde üretilir.
İsimlerinde geçen 'tek değişkenli' ifadesi kısıtlı bir denetim sağladıklarını belirtir.
3
Tüm kritik parametreleri izleyen gelişmiş indikatörleri belirle.
Sınıf 5 ve Sınıf 6, sterilizasyonun tüm kritik parametrelerini izleyen daha gelişmiş gruplardır.
Tam denetim için sıcaklık, süre ve doymuş buhar basıncı gibi değişkenlerin tamamının izlenmesi şarttır.

Key Concept

ISOISO 11140−111140-1 standardına göre kimyasal indikatör sınıfları ve işlevsel tanımları.
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question →

68 yaşında, kronik böbrek yetmezliği nedeniyle yoğun bakım ünitesinde takip edilen ve ventilatörle ilişkili pnömoni tanısıyla 2121 gündür linezolid tedavisi alan bir hastanın kan kültüründe tekrar metisiline dirençli *Staphylococcus aureus* (MRSA) üremiştir. Yapılan antibiyogramda izolatın linezolid (MI˙K=16μg/mLMİK = 16 \mu g/mL), klindamisin ve kloramfenikole dirençli olduğu; ancak tedizolide (MI˙K=0,25μg/mLMİK = 0,25 \mu g/mL) duyarlı kaldığı saptanmıştır. Bu izolatın geliştirdiği direnç paterninden sorumlu olan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: *cfr* geni tarafından kodlanan metiltransferaz ile 23S rRNA'daki A2503 pozisyonunun modifikasyonu

Answer

İzolatın gösterdiği çoklu direnç paterninin (linezolid, klindamisin, kloramfenikol) ve tedizolid duyarlılığının korunmasının nedeni cfr geni aracılı A2503 pozisyonundaki metilasyondur.
Cfr geni tarafından kodlanan metiltransferaz, 50S ribozomal alt birimindeki 23S rRNA'nın A2503 pozisyonunu modifiye eder. Bu modifikasyon; kloramfenikol (fenikol), klindamisin (linkozamid) ve linezolid (oksazolidinon) gibi ilaçların ortak bağlanma bölgesi olan peptidil transferaz merkezini etkileyerek 'PhLOPSa' direnç fenotipine yol açar. Tedizolid ise yapısal avantajı nedeniyle bu mekanizmadan linezolid kadar etkilenmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik vakanın ve antibiyogram sonuçlarının analiz edilmesi.
Linezolide dirençli ancak tedizolide duyarlı bir MRSA izolatı saptanmış, ayrıca kloramfenikol ve klindamisin direnci eşlik etmektedir.
Bu patern, spesifik bir çoklu ilaç direnci fenotipi olan PhLOPSa'yı işaret eder.
2
PhLOPSa fenotipinin moleküler temelinin sorgulanması.
PhLOPSa (Phenicols, Lincosamides, Oxazolidinones, Pleuromutilins, Streptogramin A) direnci *cfr* geni tarafından sağlanır.
Bu gen, 23S rRNA'nın peptidil transferaz merkezindeki (PTC) A2503 adenin bazını metilleyerek bu ilaçların bağlanmasını engeller.
3
Linezolid ve tedizolid arasındaki farkın değerlendirilmesi.
Tedizolid, linezolidden farklı olarak D-halkası ve ek fonksiyonel grupları sayesinde *cfr* modifikasyonuna rağmen hedef bölgeye daha sıkı bağlanabilir.
Bu durum, linezolid dirençli *cfr(+)* suşlarda tedizolidin neden düşük MİK değerlerine sahip olduğunu açıklar.

Key Concept

cfr geni aracılı PhLOPSa direnç fenotipi ve 23S rRNA metilasyonu.
Question 85Question →

Bakterilerde çoklu ilaç direncinin (MDR) yatay geçişle yayılmasında kritik rol oynayan R-plazmidleri (direnç plazmidleri), moleküler düzeyde RTF (Resistance Transfer Factor) ve r-determinant olmak üzere iki ana fonksiyonel bölgeden oluşur. Bu plazmidlerin yapısal organizasyonu, replikasyon kontrolü ve genetik aktarım özellikleri değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: RTF (Resistance Transfer Factor) ünitesi; plazmidin otonom replikasyonunu (oriVoriV), kopya sayısını ve inkompatibilite grubunu belirleyen genlerin yanı sıra konjugatif transferden sorumlu tratra gen kompleksini içerir.

Answer

RTF (Resistance Transfer Factor) ünitesinin plazmid replikasyonu, kopya sayısı, inkompatibilite ve konjugatif transferden (tratra genleri) sorumlu olduğu ifade doğrudur.
Direnç plazmidlerinde (R-plazmidi), plazmidin otonom bir ünite olarak kalmasını sağlayan replikasyon orijini (oriVoriV), hücredeki miktarını belirleyen kopya sayısı kontrolü ve başka bir plazmidle bir arada bulunup bulunamayacağını belirleyen inkompatibilite genleri RTF bölgesindedir. Ayrıca konjugasyon sürecini yöneten tratra genleri de bu bölgede yer alarak plazmidin transfer faktörü olma özelliğini tamamlar.

Step-by-Step Solution

1
R-plazmidinin iki ana fonksiyonel bileşenini (RTF ve r-determinant) ayırt edin.
RTF 'bakım ve transfer', r-determinant ise 'direnç' kısımlarıdır.
Plazmidin genetik haritasını anlamak fonksiyonel çıkarımlar için temeldir.
2
RTF (Resistance Transfer Factor) bölgesinin spesifik görevlerini analiz edin.
RTF; oriVoriV (replikasyon), kopya sayısı kontrolü, inkompatibilite (uyumsuzluk) grubu ve konjugasyon için gerekli tratra genlerini içerir.
Plazmidin otonom bir replikon olarak davranmasını ve bakteriler arası geçişini bu bölge sağlar.
3
r-determinant bölgesinin yapısını ve esnekliğini değerlendirin.
Bu bölge antibiyotik direnç genlerini taşır ve sıklıkla transpozonlar aracılığıyla RTF'den bağımsız hareket edebilir.
Çoklu ilaç direncinin farklı plazmidlere nasıl 'toplandığını' açıklar.
4
İnkompatibilite (uyumsuzluk) kavramını uygulayın.
Aynı RTF kontrol mekanizmasına sahip plazmidler bir arada yaşayamaz (inkompatibildir).
Bakteri içindeki plazmid kararlılığını belirleyen temel kuraldır.

Key Concept

R-plazmidi Organizasyonu ve İnkompatibilite
Estimated Time:1m 30s
Question 86Question →

Bakterilerde direnç genlerinin yayılımında kritik öneme sahip olan replikatif transpozisyon (Tn3Tn3 ailesi gibi) mekanizmasında; verici molekül ile hedef DNA'nın birleşerek her iki molekülde de transpozonun bir kopyasının bulunduğu halkasal bir ara yapı (kointegratkointegrat) oluşturduğu bilinmektedir. Bu kointegrat yapısının çözülmesini (resolutionresolution) ve site-spesifik rekombinasyon ile iki ayrı bağımsız molekülün oluşmasını sağlayan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rezolvaz

Answer

Kointegrat yapısının çözülmesini sağlayan ve site-spesifik rekombinasyon basamağını katalizleyen enzim rezolvazdır.
Replikatif transpozisyonda (örneğin Tn3Tn3), transpozaz enzimi verici ve alıcı DNA moleküllerini bir kointegrat yapısında birleştirir. Bu yapı içinde transpozonun iki kopyası bulunur. Rezolvaz enzimi, transpozon üzerindeki 'res' bölgesine bağlanarak bu iki kopya arasında site-spesifik rekombinasyon gerçekleştirir ve kointegratı çözerek iki ayrı molekülün oluşmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Replikatif transpozisyonun aşamalarını değerlendir.
Transpozaz enzimi verici molekül ile hedef molekülü birleştirerek 'kointegrat' adı verilen yapıyı oluşturur; bu sırada transpozon kopyalanır.
Replikatif transpozisyonda, non-replikatif olanın aksine, transpozonun bir kopyası vericide kalırken diğeri alıcıya geçer.
2
Kointegrat yapısının nasıl çözüldüğünü tanımla.
Kointegrat yapısındaki her iki transpozon kopyasında bulunan 'res' (resolution) bölgeleri arasında site-spesifik bir rekombinasyon gerçekleşir.
Bu basamak, devasa kointegrat yapısının iki bağımsız plazmid veya plazmid-kromozom yapısına ayrılması için gereklidir.
3
Bu basamağı katalizleyen spesifik enzimi belirle.
Bu site-spesifik rekombinasyonu katalizleyen enzim rezolvazdır (TnpRTnpR).
Rezolvaz, transpozondan bağımsız bir site-spesifik rekombinaz olarak görev yaparak süreci tamamlar.

Key Concept

Replikatif transpozisyon mekanizmasında kointegrat oluşumu ve rezolvaz enziminin rolü.
Question 87Question →

Bakteri hücresinde ana kromozomdan fiziksel olarak ayrı bulunan, kendi başına çoğalma (otonom replikasyon) yeteneğine sahip, genellikle çift zincirli halkasal DNA yapısındaki ekstrakromozomal genetik eleman aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Plazmid

Answer

Bakterilerde ana kromozomdan bağımsız replike olabilen halkasal DNA yapısı plazmiddir.
Plazmidler, bakteri hücresinde kromozomal DNA'dan bağımsız olarak bulunan ve kendi kendini eşleyebilen (replikon) genetik materyallerdir. Genellikle halkasal, çift zincirli DNA yapısındadırlar ve hücrenin yaşaması için zorunlu olmasalar da antibiyotik direnci veya virülans faktörleri gibi avantajlar sağlarlar.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen temel özellikleri tanımla
Bağımsız replikasyon (otonom), ekstrakromozomal yapı ve halkasal çift zincirli DNA özellikleri belirlendi.
Bu özellikler bakteriyel genetik elemanları birbirinden ayıran temel kriterlerdir.
2
Tanımlanan özellikleri genetik birimlerle eşleştir
Otonom replikasyon yeteneği olan tek ekstrakromozomal birim plazmiddir.
Transpozonlar otonom replike olamaz, fajlar virüstür, operonlar ise sadece gen ifade birimidir.

Key Concept

Plazmidlerin temel tanımı ve otonom replikasyon özelliği
Question 88Question →

25 yaşında erkek hasta, sol ön kolda ağrılı ve kızarık bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede abse saptanıyor ve abse drene ediliyor. Alınan cerahat örneğinin kültüründe Metisiline Dirençli *Staphylococcus aureus* (MRSA) izole ediliyor. Bu suşta saptanan metisilin direncinin temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hedef protein olan Penisilin Bağlayıcı Protein (PBP) yapısındaki değişiklik

Answer

Metisilin direncinin temel mekanizması, hedef protein olan Penisilin Bağlayıcı Protein (PBP) yapısındaki değişikliktir (PBP2a üretimi).
Metisiline Dirençli *Staphylococcus aureus* (MRSA) suşlarında dirençten sorumlu temel mekanizma, mecAmecA geni tarafından kodlanan modifiye bir Penisilin Bağlayıcı Protein olan PBP2a'nın üretilmesidir. Bu yeni protein, metisilin dahil neredeyse tüm beta-laktam antibiyotiklere karşı çok düşük afinite gösterir ve hücre duvarı sentezinin devam etmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Etkenin ve direnç profilinin tanımlanması
İzole edilen bakteri *Staphylococcus aureus* ve direnç profili 'metisiline dirençli' (MRSA) olarak belirlenmiştir.
Direnç mekanizmasını belirlemek için öncelikle hangi ilaca karşı direnç olduğu netleştirilmelidir.
2
MRSA direnç mekanizmasının hatırlanması
MRSA'da direncin mecAmecA geni aracılığıyla sentezlenen, beta-laktam antibiyotiklere karşı afinitesi çok düşük olan PBP2a proteini olduğu sonucuna varılır.
Metisilin, stafilokoksik penisilinazlara dayanıklı bir ilaçtır; bu nedenle direnç enzimatik değil, hedef değişikliği (PBP) yoluyla gerçekleşir.

Key Concept

MRSA direnci, PBP2a (PBP2') adı verilen değişmiş bir penisilin bağlayıcı protein üretimine dayanır ve tüm beta-laktam grubu antibiyotiklere (seftarolin hariç) direnç anlamına gelir.

Hints

1
Metisilin, bakteriyel beta-laktamaz enzimlerinden etkilenmeyecek şekilde geliştirilmiş bir antibiyotiktir.

Practice More

PBP2a'ya bağlanan tek istisnai beta-laktam olan 5. kuşak sefalosporinleri (seftarolin) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 89Question →

62 yaşında, kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz programında olan ve yoğun bakım ünitesinde izlenen bir hastada kateter ilişkili sepsis gelişmiştir. Kan kültüründe karbapenemler, seftazidim-avibaktam ve seftolozan-tazobaktam dahil tüm standart ilaçlara dirençli, ancak bir siderofor sefalosporin olan sefiderokola duyarlı PseudomonasPseudomonas aeruginosaaeruginosa izole edilmiştir. Tedavi sırasında klinik yanıt alınmasına rağmen 14. günde ateş yüksekliği tekrarlamış ve kontrol kültürlerinde izole edilen yeni suşta sefiderokol direnci (MI˙K>16MİK > 16 μg/mL\mu g/mL) geliştiği saptanmıştır.

Bu bakteride sefiderokola karşı gelişen dirençten sorumlu en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TonB-bağımlı demir taşıyıcı reseptörlerini (örn. piuApiuA) kodlayan genlerde mutasyon

Answer

Sefiderokol direnci, ilacın hücre içine girişini sağlayan TonB-bağımlı demir taşıyıcı reseptörlerindeki mutasyonlar (örneğin Pseudomonas'ta piuA veya Acinetobacter'de pirA) sonucunda gelişir.
Sefiderokol, bakteriyel sideroforları taklit ederek demir ile kompleks oluşturur ve TonB-bağımlı aktif taşıma sistemlerini kullanarak periplazmik aralığa girer. Bu ilaca karşı gelişen en spesifik direnç mekanizması, ilacın giriş kapıları olan demir taşıyıcı reseptörlerdeki (örneğin Pseudomonas aeruginosa için piuA) mutasyonlar veya bu reseptörlerin ekspresyonunun azalmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Sefiderokolün mekanizmasını analiz et
Sefiderokol, 'Truva Atı' mekanizmasıyla siderofor-demir kompleksini taklit eder.
İlacın dış membranı aşarak periplazmik aralığa geçmesi için pasif difüzyon (porinler) yerine aktif taşıma gerekir.
2
Giriş kapılarını tanımla
TonB-bağımlı demir reseptörleri (piuA, pirA vb.) ilacı içeri alır.
Bakteri demir ihtiyacını karşılamak için bu reseptörleri kullanır, ilaç da bu yolu suistimal eder.
3
Direnç gelişimini değerlendir
Bu reseptörlerin kaybı veya yapısının değişmesi ilacın hedefe (PBP3) ulaşmasını engeller.
Porin kaybından farklı olarak, bu aktif taşıma sistemindeki mutasyonlar sefiderokola spesifik direnç oluşturur.

Key Concept

Sefiderokol (siderofor sefalosporin) giriş mekanizması ve direnci
Question 90Question →

4242 yaşında böbrek nakli alıcısı olan ve hastanede yatarak tedavi gören bir hastanın idrar kültüründe çoklu ilaç dirençli *Klebsiella pneumoniae* izole edilmiştir. Yapılan duyarlılık testlerinde izolatın hem meropeneme hem de seftazidim-avibaktama dirençli olduğu saptanmıştır. Ancak, seftazidim-avibaktam ile aztreonamın birlikte kullanıldığı disk sinerji testinde bu iki ilacın arasında belirgin bir sinerji gözlenmiş ve suşun bu kombinasyonla duyarlı hale geldiği raporlanmıştır.

Bu izolatın sahip olduğu direnç mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: NDM (New Delhi Metallo-beta-lactamase) üretimi

Answer

İzolatın direnç mekanizması NDM (New Delhi Metallo-beta-lactamase) üretimidir.
NDM (New Delhi Metallo-beta-lactamase) bir Sınıf B beta-laktamazdır (MBL). Bu enzimler seftazidim ve karbapenemleri hidroliz ederken avibaktam tarafından inhibe edilemezler, bu nedenle izolat seftazidim-avibaktama dirençlidir. MBL'ler yapısal olarak aztreonamı hidroliz edemezler; ancak klinik izolatlar sıklıkla aztreonamı parçalayan GSBL veya AmpC enzimlerini de birlikte taşırlar. Avibaktam bu eşlik eden enzimleri inhibe ederek aztreonamı korur ve aztreonamın MBL üreten suşa karşı etkinliğini (sinerji) sağlar. Bu 'seftazidim-avibaktam + aztreonam' sinerjisi laboratuvarda MBL varlığının tipik bir göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
İzolatın seftazidim-avibaktama dirençli fakat seftazidim-avibaktam + aztreonam kombinasyonuna duyarlı olduğu bilgisini analiz et.
Bu tablo, izolatın yeni nesil beta-laktamaz inhibitörleri (avibaktam gibi) tarafından baskılanamayan bir karbapenemaz ürettiğini gösterir.
Avibaktam; KPC (Sınıf A), AmpC (Sınıf C) ve OXA-48 (Sınıf D) enzimlerini inhibe ederken, Metallo-beta-laktamazları (Sınıf B) inhibe edemez.
2
Aztreonamın Metallo-beta-laktamazlara (MBL) karşı stabilitesini değerlendir.
NDM gibi MBL'ler monobaktam yapısındaki aztreonamı hidroliz edemez; ancak bu suşlar genellikle eşlik eden GSBL veya AmpC enzimleri nedeniyle aztreonama dirençli görünürler.
MBL'lerin aktif merkezindeki çinko iyonları aztreonam molekülünü etkili bir şekilde bağlayıp parçalayamaz.
3
Avibaktam ve aztreonam arasındaki sinerjinin temelini açıkla.
Avibaktam, suşun taşıdığı ve aztreonamı parçalayan eşlikçi enzimleri (GSBL/AmpC) inhibe ederek aztreonamı korur; böylece aztreonamın MBL üreten suşa karşı öldürücü etkisi ortaya çıkar.
MBL üreten suşlarda aztreonam direncinin primer nedeni, MBL'nin kendisinden ziyade suşta bulunan diğer beta-laktamazlardır.

Key Concept

Metallo-beta-laktamaz (MBL) üreten bakteriler seftazidim-avibaktama dirençlidir; ancak avibaktamın eşlik eden diğer enzimleri inhibe etmesi sayesinde aztreonam ile sinerji oluşur ve bu durum laboratuvar tanısında önemli bir ipucudur.
Estimated Time:2m 0s
Question 91Question →

3838 yaşında kadın hasta, sağ el bileğinde bir kedi tırmalaması sonrası yaklaşık 88 saat içinde gelişen yaygın kızarıklık, şiddetli ağrı ve pürülan akıntı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede lenfanjit bulguları saptanıyor. Alınan örneklerin mikrobiyolojik incelemesinde; kanlı agarda mukoid koloniler oluşturan ancak MacConkey agarda üreme göstermeyen, oksidaz ve indol pozitif, Gram negatif kokobasiller saptanıyor. Bu enfeksiyona neden olan etkenle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dokuda yapılan uygun boyamalarda bipolar ("emniyetli iğne") boyanma özelliği gösterir.

Answer

Pasteurella multocida, doku örneklerinde veya kültür yaymalarında bipolar (emniyetli iğne) boyanma özelliği gösteren, kedi/köpek ısırığı sonrası hızlı seyreden yumuşak doku enfeksiyonlarına yol açan bir bakteridir.
Vakada tanımlanan hızlı başlangıçlı (8 saat) kedi tırmalaması sonrası gelişen enfeksiyon ve laboratuvarda MacConkey'de üremeyen, oksidaz/indol pozitif Gram negatif kokobasil bulguları Pasteurella multocida'yı işaret eder. Bu bakterinin en tipik morfolojik özelliklerinden biri doku örneklerinde veya özel boyamalarda görülen bipolar (iki kutuplu/emniyetli iğne) boyanma özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Kedi ısırığı/tırmalaması öyküsü ve semptomların çok kısa sürede (2424 saatten kısa, burada 88 saat) başlaması Pasteurella multocida'yı düşündürür.
Pasteurella enfeksiyonları diğer selülit etkenlerine göre çok daha hızlı (genellikle 6−126-12 saat içinde) klinik verir.
2
Laboratuvar verilerini analiz et.
MacConkey agarda ürememesi, oksidaz (+) ve indol (+) olması etkenin Pasteurella olduğunu doğrular.
Çoğu Gram negatif çubuk MacConkey'de ürerken Pasteurella'nın ürememesi ve biyokimyasal reaksiyonları tanısal değer taşır.
3
Etkenin morfolojik ve boyanma özelliklerini hatırla.
Pasteurella, Yersinia ve Francisella ile benzer şekilde bipolar boyanma gösterir.
Bu boyanma paterni kokobasil yapısındaki bakterilerin uç kısımlarının daha yoğun boya tutmasıyla oluşur.

Key Concept

Pasteurella multocida tanısı: Kedi/köpek ısırığı, hızlı klinik başlangıç, MacConkey'de ürememe, oksidaz (+) ve bipolar boyanma.
Question 92Question →

Gram-pozitif bir bakteri hücresinin, izotonik bir ortamda lizozim enzimi ile muamele edilerek peptidoglikan tabakasının tamamen uzaklaştırılması sonucu oluşan ve ozmotik olarak hassas olan canlı yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Protoplast

Answer

Protoplast
Gram-pozitif bakterilerde peptidoglikan tabakası hücre duvarının ana destek yapısıdır. Lizozim enzimi bu tabakayı tamamen sindirdiğinde, hücre duvarı bütünüyle ortadan kalkar ve geriye sadece sitoplazmik membranla çevrili 'protoplast' yapısı kalır. Bu yapı izotonik ortamda bütünlüğünü koruyabilir ancak hipotonik ortamda parçalanır.

Step-by-Step Solution

1
Bakteri tipinin ve enzimin etkisinin belirlenmesi
Gram-pozitif bakteri ve peptidoglikanı β−1,4\beta-1,4 bağlarından yıkan lizozim.
Gram-pozitiflerde hücre duvarının neredeyse tamamı peptidoglikandan oluşur.
2
Duvarın tamamen uzaklaştırılmasının sonucunun analizi
Hücre duvarı tamamen yok olduğunda geriye sadece sitoplazmik membran kalır.
Dış membran bulunmadığı için lizozim tüm iskeleti sindirir.

Key Concept

Hücre duvarı bulunmayan bakteri formlarının (Protoplast vs. Sferoplast) ayırımı
Estimated Time:45s
Question 93Question →

Bakterilerde antibiyotik direnç genlerinin bir DNA molekülünden (replikon) diğerine aktarılmasında görev alan; merkezde bir veya birden fazla direnç geni ile bu genleri çevreleyen iki adet İnsersiyon Sekansı (IS) elemanından oluşan genetik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kompozit transpozon

Answer

İki ucunda İnsersiyon Sekansı (IS) bulunan ve merkezde direnç geni taşıyan yapı kompozit transpozondur.
Kompozit transpozonlar, yapısal olarak iki adet IS elemanı (basit transpozon) arasında hapsolmuş bir veya daha fazla direnç geninden oluşur. Bu bütünlük sayesinde direnç geni, IS elemanlarının transpozaz aktivitesi ile bir replikondan diğerine (örneğin plazmidden kromozoma) bir birim halinde aktarılabilir.

Step-by-Step Solution

1
Genetik elemanın yapısal bileşenlerini tanımla.
Yapı, iki adet IS (İnsersiyon Sekansı) ve ortada yer alan bir antibiyotik direnç geninden oluşmaktadır.
Soruda tanımlanan özgün yapısal dizilim bu elemanı diğerlerinden ayırır.
2
Tanımlanan yapının fonksiyonunu ve ismini belirle.
Bu yapı kompozit transpozon (TnTn serisi, örn. Tn5Tn5, Tn10Tn10) olarak adlandırılır.
Kompozit transpozonlar, direnç genlerinin plazmidler ve kromozom arasında yayılmasını sağlayan temel birimlerdir.

Key Concept

Kompozit transpozonların yapısal organizasyonu ve direnç taşınmasındaki rolü.

Practice More

Kompozit transpozonların (Tn5Tn5, Tn10Tn10 gibi) ve konjugatif transpozonların direnç yayılımındaki farklarını inceleyin.
Estimated Time:1m 15s
Question 94Question →

Tıbbi araç ve gereçlerin dekontaminasyonunda kullanılan "yüksek düzey dezenfeksiyon" (YDD) ve "sterilizasyon" süreçlerinin monitorizasyonu (izlenmesi) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yüksek düzey dezenfektan solüsyonlarının etkinliğini denetlemek için kullanılan kimyasal test stripleri, solüsyonun Minimum Etkin Konsantrasyon (MEK) değerinin üzerinde olduğunu doğrular.

Answer

Yüksek düzey dezenfektan solüsyonlarının etkinliğini denetlemek için kullanılan kimyasal test stripleri, solüsyonun Minimum Etkin Konsantrasyon (MEK) değerinin üzerinde olduğunu doğrular.
Yüksek düzey dezenfeksiyon (YDD), mukoza veya bütünlüğü bozulmuş cilt ile temas eden yarı-kritik aletlerin dekontaminasyonunda kullanılır. Bu işlemde kullanılan solüsyonların etkinliğini sürdürdüğünü kanıtlamak için rutin olarak kimyasal test stripleri (MEK stripleri) kullanılır. Sterilizasyonda ise Bacillus veya Geobacillus sporları içeren biyolojik indikatörler temel doğrulama aracıdır.

Step-by-Step Solution

1
Yüksek düzey dezenfeksiyon (YDD) ve sterilizasyon kavramlarını ayırt et.
YDD, çoğu mikroorganizmayı öldürürken yüksek sayıdaki bakteri sporlarını etkilemeyebilir; sterilizasyon ise sporlar dahil tüm yaşamı yok eder.
Monitorizasyon yöntemleri, hedeflenen öldürme düzeyine göre farklılık gösterir.
2
YDD süreçlerinde kullanılan izleme yöntemlerini incele.
YDD'de temel risk, dezenfektan solüsyonunun (örn. glutaraldehit) seyreltilmesi veya etkisinin azalmasıdır.
MEK (Minimum Etkin Konsantrasyon) stripleri, solüsyonun hala öldürücü düzeyde olup olmadığını test eder.
3
Sterilizasyon süreçlerinde kullanılan indikatör tiplerini ve farklarını belirle.
Biyolojik indikatörler (BI) en dirençli sporların ölümünü test eder; kimyasal indikatörler (CI) ise fiziksel şartları kontrol eder.
Tip 1 CI sadece maruziyeti, Tip 4/5/6 ise parametre uyumunu gösterir; BI ise 'altın standart'tır.

Key Concept

Tıbbi cihazların dekontaminasyonunda Spaulding sınıflamasına göre monitorizasyon gereklilikleri.

Practice More

Spaulding sınıflamasına göre 'kritik', 'yarı-kritik' ve 'kritik olmayan' aletlerin tanımını ve her biri için gereken asgari dekontaminasyon düzeyini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 95Question →

Endotoksik şok tablosunda merkezi rol oynayan ve Gram-negatif bakterilerin dış membran yapısında integral bir bileşen olarak bulunan lipopolisakkaritin (LPSLPS) biyolojik aktivitesinden (toksisitesinden) doğrudan sorumlu olan parçası aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lipid A

Answer

Lipid A, lipopolisakkarit (LPSLPS) molekülünün endotoksik aktivitesinden sorumlu olan temel bileşenidir.
Lipopolisakkarit (LPSLPS) kompleksi sadece Gram-negatif bakterilerde bulunur. Bu yapının en iç kısmında yer alan ve dış membran lipid tabakasına gömülü olan Lipid A bileşeni, molekülün endotoksik aktivitesinden sorumludur. Lipid A, konak hücrelerde (özellikle makrofajlarda) CD14CD14 ve TLR−4TLR-4 reseptörleri üzerinden TNF−αTNF-\alpha, IL−1IL-1 ve IL−6IL-6 gibi pro-inflamatuar sitokinlerin salınımını güçlü bir şekilde uyararak endotoksik şok tablosunu başlatır.

Step-by-Step Solution

1
Gram-negatif bakteri hücre duvarı mimarisini analiz etmek.
Gram-negatif bakterilerin en dışında, fosfolipid ve lipopolisakkaritten (LPSLPS) oluşan bir dış membran bulunur.
Endotoksinlerin yerini ve kaynağını belirlemek için temel yapısal bilgidir.
2
LPSLPS molekülünün alt birimlerini tanımlamak.
LPSLPS; O-spesifik yan zincir, kor polisakkarit ve Lipid A olmak üzere üç kısımdan oluşur.
Her bir parçanın fonksiyonel farklılığını ayırt etmek gerekir.
3
Biyolojik aktivite ve patogenez ilişkisini kurmak.
Bakteri lizisi sonucu serbest kalan Lipid A, bağışıklık hücrelerini uyararak septik şoka yol açan sitokinlerin salınımını sağlar.
Soruda istenen 'toksisiteden sorumlu parça' bilgisini kesinleştirmek içindir.

Key Concept

Lipopolisakkarit (LPS) ve Lipid A'nın Endotoksik Rolü
Estimated Time:50s
Question 96Question →

Hastanelerde ısıya ve neme duyarlı lümenli tıbbi aletlerin sterilizasyonunda yaygın olarak kullanılan "düşük sıcaklık hidrojen peroksit plazma sterilizasyonu" yönteminin validasyonu ve uygulanması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Plazma sterilizasyonunun biyolojik monitörizasyonunda, etilen oksit yönteminde olduğu gibi Bacillus atrophaeusBacillus\ atrophaeus sporlarını içeren indikatörler altın standart olarak kullanılır.

Answer

Hidrojen peroksit plazma sterilizasyonunda biyolojik indikatör olarak Bacillus atrophaeus değil, Geobacillus stearothermophilus kullanılır.
Düşük sıcaklık hidrojen peroksit plazma sterilizasyonu için biyolojik monitörizasyonda kullanılan standart mikroorganizma Geobacillus stearothermophilusGeobacillus\ stearothermophilus sporlarıdır. Bacillus atrophaeusBacillus\ atrophaeus (eski adıyla B. subtilisB.\ subtilis var. nigerniger) ise etilen oksit (EtOEtO) ve kuru sıcaklık sterilizasyon yöntemlerinin kontrolünde kullanılır. Bu nedenle plazma sterilizasyonu ile etilen oksitin biyolojik indikatörlerinin aynı olduğunu iddia eden ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sterilizasyon yöntemine göre uygun biyolojik indikatörü belirle.
Buharlı sterilizasyon, plazma ve formaldehit için Geobacillus stearothermophilusGeobacillus\ stearothermophilus; Etilen oksit ve kuru sıcaklık için Bacillus atrophaeusBacillus\ atrophaeus kullanılır.
Her mikroorganizmanın farklı fiziksel ve kimyasal ajanlara karşı direnç profili farklıdır.
2
Hidrojen peroksit plazma yönteminin materyal kısıtlamalarını değerlendir.
Selüloz, kağıt, kumaş ve sıvıların kullanımı uygun değildir.
Hidrojen peroksit bu materyaller tarafından absorbe edilir, bu da sterilizasyon başarısızlığına yol açar.
3
Hızlı biyolojik indikatörlerin çalışma prensibini analiz et.
G. stearothermophilusG.\ stearothermophilus için α\alpha-glukozidaz enzim aktivitesi ölçülür.
Enzim aktivitesi, sporun canlılığı hakkında klasik kültür yönteminden çok daha hızlı bilgi verir.

Key Concept

Sterilizasyon yöntemlerinin validasyonunda kullanılan biyolojik indikatörlerin ve materyal uyumluluklarının ayırt edilmesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 97Question →

45 yaşında, abdominal cerrahi sonrası gelişen sepsis nedeniyle yoğun bakım ünitesinde takip edilen bir hastanın kan kültüründe karbapenemlere dirençli *Klebsiella pneumoniae* izole edilmiştir. Laboratuvarda yapılan fenotipik doğrulama testlerinde, bakterinin imipenem direncinin bir metal şelatörü olan EDTA (EtilendiamintetraasetikasitEtilendiamintetraasetik asit) ilavesiyle ortadan kalktığı ve duyarlılığın geri döndüğü saptanmıştır.

Aşağıdaki tabloda izolatın disk difüzyon testi sonuçları verilmiştir:

Antibiyotik DiskiZon Çapı (mmmm)
İmipenem1010
İmipenem + EDTA2222

Buna göre, bu izolatın direnç mekanizmasından sorumlu olan en olası enzim sınıfı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Metalo-beta-laktamazlar (Sınıf B)

Answer

Direnç mekanizmasından sorumlu olan enzim grubu Metalo-beta-laktamazlar (Sınıf B) olarak tanımlanan gruptur.
Metalo-beta-laktamazlar (Sınıf B), aktif merkezlerinde çinko iyonu bulunduran ve bu nedenle EDTA gibi metal şelatörleri tarafından inhibe edilen karbapenemazlardır. Soruda belirtilen imipenem direncinin EDTA ile geri dönmesi, enzimin bu sınıfa ait olduğunun kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik veriyi ve antibiyogramı analiz et.
Bakterinin *Klebsiella pneumoniae* olduğu ve karbapenemlere (imipenem) dirençli olduğu belirlendi.
Direnç mekanizmasını daraltmak için başlangıç noktasıdır.
2
İnhibisyon testi sonucunu yorumla.
Direncin EDTA varlığında ortadan kalkması, enzimin metal iyonuna (çinko) bağımlı olduğunu gösterir.
EDTA bir şelatördür ve metal iyonlarını bağlayarak metal bağımlı enzimleri inaktive eder.
3
Ambler sınıflamasına göre eşleştirme yap.
Çinko bağımlı karbapenemazlar Ambler Sınıf B (Metalo-beta-laktamazlar) grubunda yer alır.
Bu grupta NDM, VIM ve IMP gibi klinik olarak önemli enzimler bulunur.

Key Concept

Metalo-beta-laktamazların (Ambler Sınıf B) tanısında EDTA inhibisyon testi kullanılır.

Practice More

Karbapenemaz sınıflarının (KPC, NDM, OXA-48) hem Ambler sınıflamasını hem de yaygın laboratuvar tanı yöntemlerini içeren bir karşılaştırma tablosu oluşturun.
Estimated Time:1m 30s
Question 98Question →

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde (MSÜ) yürütülen kalite kontrol süreçlerinde, farklı sterilizasyon yöntemlerinin validasyonu ve monitörizasyonu için kullanılan indikatörlerin performansı TS EN ISO standartlarına göre değerlendirilmektedir.

Buna göre, sterilizasyon ve dezenfeksiyon süreçlerinin monitörizasyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Basınçlı buhar (otoklav), hidrojen peroksit plazma ve düşük sıcaklıklı buhar-formaldehit (LTSF) sterilizasyon yöntemlerinin biyolojik monitörizasyonunda standart olarak GeobacillusGeobacillus stearothermophilusstearothermophilus sporları kullanılır.

Answer

Basınçlı buhar, hidrojen peroksit plazma ve düşük sıcaklıklı buhar-formaldehit yöntemlerinde biyolojik indikatör olarak Geobacillus stearothermophilus sporlarının kullanılması doğrudur.
Sterilizasyonun biyolojik monitörizasyonunda, ilgili yönteme en dirençli sporlar kullanılır. Geobacillus stearothermophilus sporları hem nemli ısıya (basınçlı buhar) hem de oksitleyici ajanlara (H2O2 plazma) ve alkilleyici ajanlara (formaldehit) karşı yüksek direnç gösterdiği için bu üç yöntemin de standart biyolojik indikatörüdür.

Step-by-Step Solution

1
Sterilizasyon yöntemlerini ve uygun biyolojik indikatörleri eşleştirin.
Buhar, Plazma ve Formaldehit için Geobacillus stearothermophilus; Etilen Oksit ve Kuru Sıcaklık için Bacillus atrophaeus kullanılır.
Her sterilizasyon yöntemi, o yönteme en dirençli olan spesifik mikroorganizma sporu ile test edilmelidir.
2
Kimyasal indikatör sınıflarını (ISO 11140-1) değerlendirin.
Tip 5 (Entegratör) biyolojik ölümle korele iken, Tip 6 (Emülatör) döngüye özeldir.
İndikatörlerin hangi parametreleri ölçtüğünü ve biyolojik geçerliliğini bilmek validasyon için kritiktir.
3
Dezenfeksiyon seviyelerini ve Spaulding sınıflamasını analiz edin.
Yüksek düzey dezenfeksiyon (YDD) sporların tamamını öldürmez; yarı-kritik aletler için yeterlidir.
Sterilizasyon ve dezenfeksiyon arasındaki fark, sporisidal kapasite ile tanımlanır.

Key Concept

Biyolojik İndikatör ve Sterilizasyon Validasyonu
Question 99Question →

Gram-negatif bakterilerde, dış membran (outer membrane) üzerinden demir-siderofor kompleksleri ve B12B_{12} vitamini gibi makromoleküllerin yüksek afiniteli transportunu sağlayan TonB-bağımlı sistemin işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: TonB proteini, sitoplazmik membrandaki proton-motive kuvveti (PMF) kullanarak dış membrandaki reseptörün tıkaç (plug) domaininde konformasyonel değişiklik indükler.

Answer

TonB proteini, sitoplazmik membrandaki proton-motive kuvveti kullanarak dış membrandaki reseptörün tıkaç (plug) domaininde konformasyonel değişiklik indükler.
Gram-negatif bakterilerde dış membran enerji üretim kapasitesine sahip değildir. Siderofor-demir kompleksleri veya B12B_{12} vitamini gibi maddelerin alımı için gereken enerji, sitoplazmik membrandaki (iç membran) proton-motive kuvvetten sağlanır. TonB kompleksi (TonB-ExbB-ExbD), bu elektrokimyasal enerjiyi kullanarak periplazmayı geçer ve dış membrandaki reseptörün 'tıkaç' (plug) domainini hareket ettirerek madde geçişini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Dış membranın enerji durumunu analiz etmek
Dış membranda ATP veya proton gradienti bulunmadığı için aktif taşıma için gerekli enerjinin başka bir yerden gelmesi gerektiği anlaşılır.
Dış membran (outer membrane) metabolik olarak inaktif bir kompartımandır.
2
Enerji transfer mekanizmasını tanımlamak
Sitoplazmik membrandaki TonB-ExbB-ExbD kompleksinin proton-motive kuvveti (PMF) mekanik enerjiye dönüştürdüğü belirlenir.
Periplazmayı boydan boya kat eden TonB proteini, enerji ileticisi (transducer) görevi görür.
3
Reseptör düzeyindeki etkileşimi incelemek
TonB proteininin dış membrandaki reseptörün 'TonB box' kısmına bağlanarak tıkaç (plug) domainini hareket ettirdiği ve kanalı açtığı saptanır.
Aktif taşıma, tıkaç domaininin konformasyonel değişikliği ile tetiklenir.

Key Concept

TonB-bağımlı Taşıma Sistemi (TBDT)

Practice More

Bakteriyel ABC transportörlerinin yapısını ve iç membrandaki ATP kullanımını TonB sistemi ile karşılaştırarak inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 100Question →

42 yaşında bir kasap, elinde yaklaşık 3 gün önce başlayan, ağrılı, morumsu kırmızı renkli, ödemli ve keskin sınırlı bir lezyon nedeniyle başvuruyor. Lezyonda süpürasyon (irin) saptanmıyor. Yapılan biyopsi örneğinin kültüründe; Gram-pozitif, katalaz negatif, hareketsiz ve fakültatif anaerop basiller ürediği görülüyor. Bu etkenin diğer Gram-pozitif sporsuz basillerden ayrımında kullanılan en karakteristik laboratuvar özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hidrojen sülfür (H2SH_2S) üretmesi

Answer

Hidrojen sülfür (H2SH_2S) üretmesi
Vakada tanımlanan klinik tablo kasaplarda görülen 'erizipeloid' hastalığıdır ve etken Erysipelothrix rhusiopathiae'dir. Bu bakteri Gram-pozitif, katalaz negatif, sporsuz ve hareketsiz bir basildir. Diğer Gram-pozitif sporsuz basillerden (özellikle benzer klinik yapabilen Listeria'dan) en önemli farkı, TSI besiyerinde hidrojen sülfür (H2SH_2S) üreterek siyah renk oluşturmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve mesleki öykünün değerlendirilmesi
Etkenin Erysipelothrix rhusiopathiae olduğu saptanır.
Kasap ve balıkçılarda görülen, süpürasyon yapmayan morumsu kırmızı el lezyonları (erizipeloid) bu bakteri için tipiktir.
2
Bakterinin temel mikrobiyolojik özelliklerinin analizi
Gram-pozitif, katalaz negatif ve hareketsiz basil özellikleri teyit edilir.
Bu özellikler bakteriyi katalaz pozitif olan Listeria ve Corynebacterium türlerinden ayırır.
3
Ayırıcı tanı için spesifik biyokimyasal testin belirlenmesi
H2SH_2S üretimi.
Gram-pozitif basiller içerisinde TSI agar üzerinde hidrojen sülfür üreten tek önemli patojen Erysipelothrix rhusiopathiae'dir.

Key Concept

Erysipelothrix rhusiopathiae'nin laboratuvar tanısında H2SH_2S üretiminin önemi

Practice More

Gram-pozitif basillerin katalaz reaksiyonlarını ve hareket özelliklerini bir tablo halinde karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 5 / 20Next
Bakteriyoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 5 | Examkin