Viroloji

458 questions

Question 21Question

6565 yaşında B-hücreli non-Hodgkin lenfoma tanısı alan erkek hastaya rituksimab içeren kemoterapi rejimi planlanmaktadır. Tedavi öncesi yapılan serolojik taramada; HBsAgHBsAg negatif, AntiHBsAnti-HBs negatif, AntiHBc IgGAnti-HBc \ IgG pozitif ve HBV DNAHBV \ DNA saptanamaz düzeyde (negatif) bulunmuştur. Onkoloji kliniği, hastada HBVHBV profilaksisi gerekip gerekmediği konusunda mikrobiyoloji konsültasyonu istemiştir. **Bu hasta ve HBVHBV reaktivasyon riski ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?**

Show answer & explanation

Answer: Bu serolojik profil "izole anti-HBc pozitifliği" olarak tanımlanır ve rituksimab gibi B-hücrelerini baskılayan tedaviler altında, karaciğerdeki viral rezervuardan kaynaklanan yüksek reaktivasyon riski taşır.

Answer

Bu hastadaki profil "izole anti-HBc pozitifliği"dir ve rituksimab tedavisi altında karaciğerdeki cccDNA rezervuarlarından kaynaklanan ciddi bir reaktivasyon riski mevcuttur.
Hastadaki HBsAgHBsAg negatifliğine rağmen AntiHBc IgGAnti-HBc \ IgG pozitifliği, virüsün karaciğer hücrelerinde sessiz bir şekilde varlığını sürdürdüğünü (cccDNAcccDNA) gösterir. Rituksimab gibi potent B-hücre baskılayıcı ajanlar, virüs üzerindeki immün denetimi kaldırarak, serum DNADNA'sı başlangıçta negatif olsa dahi şiddetli viral reaktivasyona ve fulminant hepatite yol açabilir. Bu durum klinik pratikte yüksek riskli grup olarak kabul edilir ve antiviral profilaksi gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın serolojik profilini analiz et.
HBsAg()HBsAg(-), AntiHBs()Anti-HBs(-) ve AntiHBc IgG(+)Anti-HBc \ IgG(+) olması "izole anti-HBc" durumudur.
Bu tablo, bağışıklığın (Anti-HBs) zamanla kaybolduğu eski bir enfeksiyonu veya düşük düzeyli bir okült HBVHBV enfeksiyonunu temsil eder.
2
Planlanan tedavinin risk düzeyini değerlendir.
Rituksimab (anti-CD20), B lenfositlerini tüketerek immün kontrolü bozar.
B-hücre deplesyonu, HBVHBV reaktivasyonu için en yüksek riskli (Kategori 1, >%10) durumlar arasında yer alır.
3
Virüsün persistans mekanizmasını hatırla.
HBVHBV, hepatosit çekirdeğinde kovalent kapalı halkasal DNADNA (cccDNAcccDNA) olarak kalır.
cccDNAcccDNA, nükleoz(t)id analogları ile temizlenemeyen ve immünsupresyon kalktığında replikasyonu yeniden başlatan kalıcı formdur.
4
Klinik karara var.
Hastaya antiviral profilaksi (örn. tenofovir veya entekavir) başlanmalıdır.
Reaktivasyon riski çok yüksek olduğu için serum DNADNA'sı negatif olsa bile profilaksi endikedir.

Key Concept

Okült HBV Reaktivasyonu ve cccDNA Persistansı
Estimated Time:2m 0s
Question 22Question

Retrovirüs replikasyon döngüsünde, virion içerisindeki RNARNA genomu kalıp olarak kullanılarak çift iplikli proviral DNADNA sentezlenir. Bu süreçte görev alan revers transkriptaz enziminin, sentezlenen ilk DNADNA ipliğine bağlı kalan kalıp RNARNA molekülünü parçalayarak uzaklaştıran spesifik aktivitesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: RNazHRNaz H (Ribonükleaz H)

Answer

RNazHRNaz H (Ribonükleaz H) aktivitesi, revers transkriptaz enziminin nükleik asit sentezi sırasında RNA kalıbını uzaklaştıran parçasıdır.
Doğru seçenek olan ribonükleaz aktivitesi, revers transkriptaz enziminin bir parçasıdır ve RNA:DNARNA:DNA hibritindeki RNARNA ipliğini selektif olarak hidrolize eder. Bu işlem, çift iplikli DNADNA sentezinin tamamlanabilmesi için zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Viral RNA genomundan ilk DNA ipliğinin sentezlenmesi
RNA:DNARNA:DNA hibrit molekülü oluşur
Revers transkriptazın RNA bağımlı DNA polimeraz aktivitesi bu ilk basamağı gerçekleştirir.
2
Hibrit yapıdaki RNA'nın uzaklaştırılması
Tek iplikli DNA (ssDNAssDNA) kalır
RNazHRNaz H (Ribonükleaz H) aktivitesi, DNA'ya bağlı olan RNA ipliğini parçalayarak ikinci DNA ipliğinin sentezi için yer açar.
3
İkinci DNA ipliğinin sentezlenmesi
Çift iplikli proviral DNADNA (dsDNAdsDNA)
Revers transkriptazın DNA bağımlı DNA polimeraz aktivitesi bu son sentez basamağını tamamlar.

Key Concept

Revers transkriptazın çok fonksiyonlu (RNA-bağımlı DNA polimeraz, RNaz H ve DNA-bağımlı DNA polimeraz) enzimatik yapısı.
Estimated Time:1m 15s
Question 23Question

Viral aşılar; canlı atenüe, inaktive, alt birim (subunit) veya rekombinant teknolojilerle üretilebilmektedir. Bu üretim teknolojilerinden biri olan rekombinant DNA tekniği ile hazırlanan Hepatit B aşısı için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: SaccharomycesSaccharomyces cerevisiaecerevisiae hücrelerinde sentezletilen yüzey antijenlerini içeren bir alt birim aşısıdır.

Answer

Hepatit B aşısı, SaccharomycesSaccharomyces cerevisiaecerevisiae gibi maya hücrelerine aktarılan gen bölgesi aracılığıyla sentezlenen protein alt birimlerini (HBsAg) içerir.
Hepatit B aşısı, SaccharomycesSaccharomyces cerevisiaecerevisiae (maya) hücrelerinde rekombinant DNA teknolojisi ile üretilen saf HBsAg proteinlerinden oluşur. Bu yöntemle elde edilen aşı, virüsün enfektif nükleik asidini içermediği için replikasyon riski taşımaz ve oldukça güvenlidir.

Step-by-Step Solution

1
Hepatit B aşısının üretim teknolojisini belirle.
Rekombinant DNA teknolojisi ile üretilen bir alt birim (subunit) aşısıdır.
Günümüzde kullanılan modern HBV aşıları plazma kaynaklı değil, genetik mühendisliği ile üretilmektedir.
2
Üretim konağını ve içeriği doğrula.
Maya hücrelerinde (SaccharomycesSaccharomyces cerevisiaecerevisiae) sentezlenen HBsAg proteinlerinden oluşur.
Maya hücreleri, insan yüzey antijenini sentezleyip salgılayabilen uygun bir ekspresyon sistemidir.
3
İmmünolojik sunum mekanizmasını değerlendir.
Eksojen protein olduğu için MHC Sınıf II üzerinden CD4+ T hücrelerine sunulur.
Viral replikasyon olmadığı için endojen yolak (MHC I) etkin olarak kullanılmaz.

Key Concept

Hepatit B aşısı, maya hücrelerinde rekombinant teknikle üretilen ve viral DNA içermeyen bir protein alt birim aşısıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 24Question

Viral aşıların immünolojik özellikleri ve güvenlilik profilleri, antijenin konak hücresindeki akıbetiyle yakından ilişkilidir. Canlı atenüe aşılar konak hücresinde replike olarak antijenlerini endojen yolla işleyip MHC Sınıf I molekülleri üzerinden sunarken, bazı özel klinik durumlarda ciddi riskler oluşturabilirler. Bu bağlamda; timoma veya myasthenia gravis gibi 'timus fonksiyon bozukluğu' öyküsü olan bireylerde, aşı ile ilişkili viserotropik hastalık (YEL-AVD) gelişme riski nedeniyle uygulanması mutlak kontrendike olan viral aşı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sarı humma aşısı

Answer

Sarı humma aşısı, timus fonksiyon bozukluğu olan bireylerde viserotropik hastalık riski nedeniyle kontrendikedir.
Sarı humma aşısı, 17D suşu kullanılarak hazırlanan canlı atenüe bir aşıdır. Canlı aşılar hücre içinde çoğaldıkları için antijenleri endojen yolakla işlenerek MHC Sınıf I molekülleri aracılığıyla sunulur. Bu aşıya özgü olarak, timus fonksiyon bozukluğu olanlarda (timoma, myasthenia gravis) aşının organlarda kontrolsüz replikasyonu ile seyreden 'viserotropik hastalık' (YEL-AVD) tablosu gelişebilir, bu nedenle mutlak kontrendikedir.

Step-by-Step Solution

1
Aşının canlılık durumunu ve işlenme yolunu belirleyin.
Canlı atenüe aşılar (Sarı humma, Varisella vb.) hücre içinde çoğalarak endojen yolla işlenir ve MHC Sınıf I ile sunulur.
MHC Sınıf I sunumu sitotoksik T hücre yanıtını (CD8+) tetikler.
2
Timus patolojileriyle ilişkili özel yan etki riskini değerlendirin.
Sarı humma aşısının timoma veya myasthenia gravis hastalarında viserotropik hastalık (YEL-AVD) yaptığı bilinmektedir.
Timus, T hücre olgunlaşması ve toleransında kritik rol oynadığı için bu hastalarda aşının kontrolsüz replikasyonu riski artar.
3
Diğer seçenekleri eleyin.
Hepatit A, Hepatit B ve İnfluenza aşıları inaktive veya subunit olduklarından bu riski taşımazlar; Varisella ise canlı olsa da bu özel sendromla ilişkili değildir.
YEL-AVD sendromu Sarı humma 17D suşuna özgü bir komplikasyondur.

Key Concept

Canlı atenüe aşıların immünolojik mekanizmaları ve spesifik kontrendikasyonları
Question 25Question

Canlı atenüe viral aşılar, vücutta zayıflatılmış bir enfeksiyon oluşturarak güçlü bir immün yanıt indüklerler. Ancak bu aşıların etkinliği, uygulama sırasında kanda bulunan pasif antikorların düzeyi ile yakından ilişkilidir. Maternal antikorların varlığı veya yakın zamanda yapılmış immünglobulin uygulamaları, aşının konakta replike olma yeteneğini engelleyerek koruyuculuğu azaltabilir.

Buna göre, aşağıdaki viral aşılardan hangisinin bağışıklık oluşturma kapasitesinin pasif antikor varlığından en fazla düzeyde olumsuz etkilenmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Kızamık aşısı

Answer

Kızamık aşısı, canlı atenüe bir aşı olduğu için bağışıklık oluşturmak için konakta replikasyona ihtiyaç duyar; bu süreç pasif antikorlar tarafından en duyarlı şekilde engellenir.
Kızamık aşısı gibi canlı atenüe aşılar, vücutta kısıtlı bir enfeksiyon (replikasyon) oluşturarak hem hümoral hem de güçlü hücresel immün yanıt geliştirirler. Eğer kanda maternal antikorlar veya eksojen verilmiş antikorlar (IVIGIVIG, hiperimmün serum) varsa, bu antikorlar aşı virüsünü daha replike olamadan yakalayıp yok ederler. Bu nedenle Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKKKKK) gibi aşılar, maternal antikorların azaldığı 9-12. aylardan önce veya IVIGIVIG tedavisinden sonraki belirli bir süre (3-11 ay) içinde uygulanmazlar.

Step-by-Step Solution

1
Aşıların biyolojik yapılarını sınıflandırın.
Hepatit B rekombinant; Hepatit A, IPVIPV ve İnfluenza inaktive; Kızamık ise canlı atenüe aşıdır.
Pasif antikor girişiminin mekanizmasını anlamak için aşının canlı veya ölü olduğunu belirlemek gerekir.
2
Pasif antikorların etki mekanizmasını değerlendirin.
Pasif antikorlar (maternal veya IVIGIVIG), serbest virüs partiküllerine bağlanarak onları nötralize eder.
Canlı aşılarda nötralizasyon, virüsün hücreye girip çoğalmasını (replikasyon) durdurur.
3
Replikasyon ihtiyacı ile bağışıklık arasındaki ilişkiyi kurun.
Canlı aşılarda bağışıklık replikasyon sonrası oluşurken, inaktive aşılarda verilen antijen yükü doğrudan yanıtı başlatır.
Replikasyonu duran canlı aşı antijenik uyarı oluşturamaz ve bağışıklık gelişmez.

Key Concept

Canlı atenüe aşılar, pasif antikor girişimine (interference) karşı en duyarlı aşı grubudur.
Question 26Question

Viroloji laboratuvarında yapılan bir deneysel çalışmada, farklı konak spektrumuna ve tropizme sahip iki farklı zarflı virüs (XX ve YY) aynı duyarlı hücre kültürüne eş zamanlı olarak inoküle edilmiştir. Üretim döngüsü sonunda saptanan bazı yeni virionların, XX virüsünün genomunu taşımasına rağmen YY virüsünün zarf proteinleriyle paketlendiği gözlenmiştir.

Bu tür 'psödotip' (pseudotypepseudotype) partiküllerin özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu hibrit partikülün bir hücreyi enfekte etme yeteneği (tropizm), yüzeyinde taşıdığı YY virüsüne ait proteinler tarafından belirlenir.

Answer

Psödotip partiküllerin hücreye giriş yeteneği (tropizm), yüzeyinde taşıdığı proteinler tarafından belirlenir.
Doğru seçenek, psödotip partikülün tropizminin yüzey proteinleri tarafından belirlendiğini belirtmektedir. Virüslerin konak hücre reseptörlerine bağlanması (adsorpsiyon), zarf veya kapsid proteinleri aracılığıyla gerçekleşir. Bu örnekte genom X virüsüne ait olsa da, dış kılıf Y virüsüne ait olduğu için virüs ancak Y'nin enfekte edebildiği hücrelere girebilir.

Step-by-Step Solution

1
Fenotipik karışma (phenotypic mixing) ve psödotip (pseudotype) kavramını analiz et.
İki farklı virüs aynı hücreyi enfekte ettiğinde (mikst enfeksiyon), bir virüsün genomu diğerinin yapısal proteinleri (zarf veya kapsid) içine paketlenebilir.
Bu olay genetik bir değişim değil, yapısal proteinlerin paketlenme aşamasındaki 'karışıklığıdır'.
2
Genom ve yüzey proteinlerinin rollerini ayırt et.
Yüzey proteinleri virüsün konak hücreye bağlanmasını ve girmesini (adsorpsiyon/penetrasyon) sağlar; genom ise replikasyon bilgisini taşır.
Virüsün tropizmini (hangi hücreye girebileceğini) yüzey antijenleri belirler.
3
Sonraki nesli (progeny) değerlendir.
Psödotip partikül hücreye girip uncoating (soyunma) yaptıktan sonra serbest kalan genom X olduğu için, üretilen yeni proteinler ve genomlar sadece X virüsüne ait olacaktır.
Genetik bir değişiklik (rekombinasyon veya reassortment) olmadığı için değişim kalıcı değildir.

Key Concept

Fenotipik karışma ve Psödotip (Pseudotype) oluşumu

Practice More

Genetik rekombinasyon ile fenotipik karışma arasındaki temel farkları (kalıcılık, mekanizma) tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 27Question

Uluslararası seyahat edenlerde uygulanması zorunlu olabilen sarı humma aşısı (17D17D suşu), tıp tarihinin en etkili aşılarından biri olarak kabul edilir. Bu aşının biyolojik yapısı, üretim yöntemi ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Embriyonlu yumurtalarda üretildiği için yumurta proteinlerine karşı anafilaktik duyarlılığı olan bireylerde uygulanması kontrendikedir.

Answer

Sarı humma aşısı embriyonlu yumurtalarda üretildiği için yumurta alerjisi olanlarda kontrendikedir.
Sarı humma aşısı (17D17D suşu), embriyonlu tavuk yumurtalarında üretilen canlı atenüe bir aşıdır. Üretim sürecindeki bu yöntem nedeniyle, içeriğinde eser miktarda da olsa yumurta proteinleri bulunur. Bu durum, yumurta proteinlerine karşı anafilaktik düzeyde alerjisi olan bireylerde aşının uygulanmasını kontrendike kılar.

Step-by-Step Solution

1
Aşının biyolojik tipini belirle
Sarı humma aşısı (17D17D suşu) canlı atenüe bir aşıdır.
Bu aşı, zayıflatılmış ancak replike olabilen canlı virüs içerir.
2
Üretim yöntemini değerlendir
Aşı virüsü embriyonlu tavuk yumurtalarında çoğaltılarak hazırlanır.
Birçok viral aşı (influenza, sarı humma vb.) geleneksel olarak bu yöntemle üretilir.
3
Klinik kontrendikasyonları analiz et
Yumurta proteinlerine karşı anafilaksi öyküsü olanlarda aşı uygulanamaz.
Üretim sürecinden kalan eser miktardaki yumurta proteinleri şiddetli alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
4
Bağışıklık mekanizmasını gözden geçir
Canlı aşı olduğu için hem MHCIMHC-I (endojen yol) hem de MHCIIMHC-II (eksojen yol) üzerinden sunum yapılır.
Virüs hücre içine girip replike olduğu için viral proteinler MHC sınıf I ile CD8+ T hücrelerine de sunulur.

Key Concept

Canlı atenüe aşıların üretim özellikleri ve immünolojik sunum yolları
Estimated Time:2m 0s
Question 28Question

Hızla ilerleyen demans, miyoklonus ve ataksi tablosuyla seyreden Creutzfeldt-Jakob Hastalığı (CJH) tanısı konulan bir hastada, patojenik ajanın (prion) konvansiyonel virüslerden ayrılan en temel biyokimyasal ve yapısal özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nükleik asit içermemesi ve protein yapısındaki α\alpha-helikslerin β\beta-kırmalı tabakalara dönüşmesi

Answer

Prionların temel özelliği nükleik asit içermemeleri ve protein yapısındaki α\alpha-helikslerin β\beta-kırmalı tabakalara dönüşmesidir.
Prionlar, nükleik asit genomu içermeyen enfeksiyöz proteinlerdir. Hastalık süreci, normal hücresel prion proteininin (PrPcPrP^c) üçüncül yapısındaki α\alpha-helikslerin yerini β\beta-kırmalı tabakaların (β\beta-sheet) almasıyla başlar. Bu yapısal değişim, proteini proteolitik yıkıma (proteaz direnci) ve fiziksel etkenlere karşı son derece dirençli hale getirir.

Step-by-Step Solution

1
Prionların doğasını tanımla
Prionlar nükleik asit (DNA veya RNA) içermeyen enfeksiyöz proteinlerdir.
Konvansiyonel ajanlardan (virüs/bakteri) ayrılan en kritik fark budur.
2
Yapısal değişikliği belirle
Normal hücresel prion proteini (PrPcPrP^c), patojenik forma (PrPscPrP^{sc}) dönüşürken α\alpha-heliks yapısı azalır ve β\beta-kırmalı tabaka içeriği artar.
Hastalık patogenezi bu konformasyonel değişikliğe dayanır.
3
Biyokimyasal sonuçları değerlendir
Zengin β\beta-tabaka yapısı, ajanın proteazlara karşı dirençli olmasına ve agregat (amiloid plak) oluşturmasına neden olur.
Klinik tablodaki nörodejenerasyonun temel sebebi bu agregatlardır.

Key Concept

Prionların nükleik asit içermemesi ve PrPcPrPscPrP^c \rightarrow PrP^{sc} dönüşümü sırasında β\beta-tabaka artışı.

Practice More

Prionların dezenfeksiyonu için kullanılan spesifik yöntemleri (örn. sodyum hidroksit ve yüksek ısıda otoklavlama) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 29Question

Mikrobiyolojik incelemede; genomunun tam olarak kapanmamış (gapped) halkasal çift iplikli DNA (dsDNAdsDNA) yapısında olduğu, replikasyonu sırasında bir RNA ara basamağı kullandığı ve viron yapısında reverse transcriptase aktivitesi gösterdiği saptanan bir virüsün, yapısal ve morfolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Lipoprotein yapısında bir zarfa ve ikozanedral kapsid simetrisine sahiptir.

Answer

Hepadnaviridae (Hepatit B) virüsü, lipoprotein yapıda bir zarfa ve ikozanedral kapsid simetrisine sahiptir.
Soruda tanımlanan özellikler (gapped halkasal DNA ve reverse transcriptase kullanımı) doğrudan Hepadnaviridae ailesini, yani Hepatit B virüsünü tanımlamaktadır. Bu virüs morfolojik olarak lipoprotein bir zarfa (HBsAg içeren lipid tabakası) ve ikozanedral (20 yüzlü) kapsid simetrisine sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Tanımlayıcı özellikleri analiz et.
Gapped (kısmi çift iplikli) halkasal DNA ve reverse transcriptase kullanımı Hepadnaviridae ailesine (HBV) işaret eder.
DNA virüsleri içinde bu replikasyon stratejisi sadece bu aileye özgüdür.
2
Virüsün morfolojik sınıflandırmasını hatırla.
Hepadnavirüsler zarflı DNA virüsleri grubundadır ve ikozanedral simetriye sahiptir.
Zarflı DNA virüsleri Herpesviridae, Poxviridae ve Hepadnaviridae'dir.
3
Kapsid simetrisini doğrula.
Poxviridae dışındaki tüm DNA virüsleri ikozanedral simetriye sahiptir.
Poxviridae kompleks simetri gösteren tek DNA virüsü ailesidir.

Key Concept

Hepadnaviridae (HBV) Replikasyonu ve Morfolojisi
Estimated Time:1m 30s
Question 30Question

Viroloji laboratuvarında yapılan bir çalışmada, bir virüsten izole edilen saflaştırılmış genomun uygun bir konak hücreye doğrudan aktarılması (transfeksiyon) sonucunda, hücrede viral replikasyonun başladığı ve yeni enfeksiyöz viral partiküllerin üretildiği saptanmıştır.

Bu bulguya dayanarak, söz konusu virüsün replikasyon stratejisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Genomu, konak hücre ribozomlarında doğrudan translasyona uğrayarak protein sentezini başlatabilen pozitif polariteli RNA molekülüdür.

Answer

Söz konusu virüsün genomu, konak hücre ribozomlarında doğrudan translasyona uğrayabilen pozitif polariteli RNA molekülüdür.
Enfeksiyöz nükleik asit özelliği gösteren virüslerin genomları, hücreye girdiklerinde ek bir viral enzime (örneğin RNA bağımlı RNA polimeraz) ihtiyaç duymadan doğrudan konak hücre ribozomları tarafından translasyona uğrayabilir. Bu özellik tipik olarak pozitif polariteli tek iplikli RNA virüslerinde (Picornaviridae, Caliciviridae, Togaviridae, Flaviviridae, Coronaviridae) ve genomu konak hücre RNA polimerazı tarafından transkribe edilebilen çoğu DNA virüsünde görülür. Pozitif polariteli RNA genomu, yapısal olarak mRNA ile aynı yönde olduğu için doğrudan protein sentezi için kalıp görevi görür.

Step-by-Step Solution

1
Enfeksiyöz nükleik asit kavramını tanımla.
Bir virüsün saflaştırılmış genomunun, herhangi bir viral protein (enzim) yardımı olmadan, doğrudan hücreye verildiğinde tam bir viral replikasyon döngüsünü başlatabilmesidir.
Hangi genomların konak hücre makinelerini doğrudan kullanabileceğini belirlemek için bu tanım gereklidir.
2
Genom polaritesi ve enzim gereksinimini değerlendir.
Pozitif polariteli tek iplikli RNA (ssRNAssRNA) genomları doğrudan mRNA olarak işlev görebilir ve konak hücre ribozomlarında protein sentezini başlatabilir.
Negatif polariteli RNA veya çift iplikli RNA genomlarının protein sentezi için önce viral bir polimeraz (RdRp) tarafından transkribe edilmesi gerekir.
3
İstisnaları kontrol et.
Retrovirüsler pozitif polariteli ssRNAssRNA genomuna sahip olmalarına rağmen, replikasyonları viriondaki revers transkriptaz enzimine bağımlıdır; bu nedenle genomları enfeksiyöz değildir.
Doğru yanıtın sadece genom yapısına değil, enzimatik bağımsızlığa da dayanması gerekir.

Key Concept

Enfeksiyöz Nükleik Asit (Infectious Nucleic Acid)
Estimated Time:1m 15s
Question 31Question

Viral aşıların biyolojik özellikleri, immünolojik etki mekanizmaları ve klinik uygulama esasları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İnaktive (ölü) viral aşılar, konakçı hücrelerinde replike olamadıkları ve antijenik yükleri sınırlı kaldığı için genellikle birden fazla doz ve rapel (booster) uygulaması gerektirirler.

Answer

İnaktive (ölü) viral aşılar, vücutta çoğalamadıkları için yeterli ve uzun süreli bağışıklık oluşturmak amacıyla genellikle birden fazla doz ve hatırlatma dozlarına ihtiyaç duyarlar.
Doğru ifade inaktive aşıların yapısını açıklar. İnaktive aşılar, canlı aşıların aksine vücutta çoğalmazlar. Bu durum, antijenik uyaranın kısa süreli olmasına yol açar. Sonuç olarak, güçlü ve kalıcı bir bağışıklık yanıtı elde etmek için primer seriden sonra genellikle belirli aralıklarla hatırlatma (booster) dozlarının yapılması gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Aşı türlerinin replikasyon yeteneğini değerlendir
Canlı aşılar vücutta sınırlı çoğalırken, inaktive aşılar replike olamazlar.
Replike olamayan antijenler, bağışıklık sistemini sürekli uyaramazlar.
2
Bağışıklık süresi ve doz ihtiyacı arasındaki ilişkiyi kur
Antijenik yükün artmaması nedeniyle inaktive aşılar için ek dozlar gereklidir.
Hücresel hafızanın tazelenmesi için periyodik uyarı şarttır.

Key Concept

İnaktive aşıların (ölü aşılar) replikasyon yapamaması nedeniyle immünolojik hafızayı canlı tutmak için rapel dozlara ihtiyaç duyması.
Question 32Question

Kırsal alanda yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan 4545 yaşındaki bir erkek hasta; ani başlayan yüksek ateş, şiddetli kas ağrısı, karın ağrısı ve deride yaygın ekimozlar ile acil servise başvuruyor. Yapılan tetkiklerde belirgin trombositopeni ve karaciğer enzimlerinde (AST/ALT) yükselme saptanıyor. Hastadan izole edilen etkenin laboratuvar analizinde aşağıdaki özelliklere sahip olduğu belirleniyor:

ÖzellikAnaliz Sonucu
Zarf DurumuZarflı
Kapsid YapısıHelikal simetri
GenomÜç segmentli, negatif polariteli RNA

Bu virüsün yapısal özellikleri ve replikasyon stratejisi düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Viral zarf, sitoplazmik bir organel olan Golgi apareyi membranından köken alır.

Answer

Viral zarf, sitoplazmik bir organel olan Golgi apareyi membranından köken alır.
Soruda tanımlanan virüs, 3 segmentli (L, M, S) negatif polariteli RNA genomu, helikal simetrisi ve hemorajik ateş tablosu (Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi gibi) ile Bunyaviridae ailesine aittir. Bu ailenin en karakteristik özelliklerinden biri, viral glikoproteinlerin Golgi apareyinde birikmesi ve olgun virionların Golgi membranından tomurcuklanarak zarf kazanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablo ve laboratuvar verilerini sentezlemek.
Etkenin Bunyaviridae ailesinden bir virüs (muhtemelen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi virüsü) olduğu saptanmıştır.
Hayvancılık öyküsü, hemorajik bulgular, trombositopeni ve 3 segmentli negatif RNA genomu Bunyaviridae ailesine özgü tipik özelliklerdir.
2
Bunyaviridae ailesinin yapısal ve replikatif ayırt edici özelliklerini değerlendirmek.
Zarfın kazanılma yeri ve replikasyon bölgesi belirlenmiştir.
Bunyaviridae üyeleri sitoplazmada replike olur ve diğer birçok zarflı virüsten farklı olarak zarflarını Golgi apareyinden tomurcuklanarak alırlar.

Key Concept

Bunyaviridae ailesinin (örn. CCHF, Hantavirüs) 3 segmentli genom yapısı ve Golgi apareyinden tomurcuklanma özelliği.
Estimated Time:1m 30s
Question 33Question

Prionlar, nükleik asit içermeyen ve konak hücrede bulunan normal bir proteinin (PrPcPrP^c) yapısal değişikliğe uğrayarak patojenik bir forma (PrPscPrP^{sc}) dönüşmesiyle oluşan infeksiyöz ajanlardır. Bu ajanların biyokimyasal özellikleri, patogenezi ve dirençlilik profilleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nükleik asit içermedikleri için ultraviyole (UV) radyasyonu ve iyonize radyasyon gibi nükleik asit hasarı yapan yöntemlere karşı yüksek direnç gösterirler.

Answer

Prionlar nükleik asit içermedikleri için ultraviyole (UV) radyasyonu ve iyonize radyasyon gibi nükleik asit hasarı yapan yöntemlere karşı yüksek direnç gösterirler.
Prionlar nükleik asit içermezler. Bu özellik, onların nükleik asitleri parçalayan nükleazlara veya nükleik asit yapısını bozan ultraviyole ışınları ve iyonize radyasyon gibi fiziksel ajanlara karşı doğal olarak dirençli olmalarını sağlar. Bu, geleneksel virüslerden en temel farklarından biridir.

Step-by-Step Solution

1
Ajanın yapısını analiz et.
Prionlar sadece protein yapısındadır, DNA veya RNA içermezler.
Prionların temel biyolojik tanımı 'proteinaceous infectious particles' (protein yapısındaki infeksiyöz parçacıklar) şeklindedir.
2
Fiziksel ve kimyasal ajanlara direnci değerlendir.
Nükleik asit hasarı yapan (UV, radyasyon, nükleazlar) yöntemler etkisizdir.
Hedef molekül (nükleik asit) bulunmadığı için bu yöntemler inaktivasyon sağlayamaz.
3
İmmün yanıtı ve patolojiyi kontrol et.
İnflamasyon ve antikor yanıtı gözlenmez.
Normal bir konak proteininin (PrPcPrP^c) yanlış katlanmış formu oldukları için immün tolerans nedeniyle yanıt oluşmaz.

Key Concept

Prionların nükleik asit içermemesi ve yapısal olarak β\beta-tabaka zengini olmaları, onları hem radyasyona hem de proteolize karşı dirençli kılar.
Estimated Time:1m 30s
Question 34Question

Virüslerin dış ortam koşullarına karşı dirençleri yapısal özelliklerine göre farklılık gösterir. Mide asiditesi, safra tuzları ve deterjanlar gibi zorlu çevresel koşullara karşı 'zarflı' virüslere oranla çok daha dayanıklı olan ve bu sayede dış ortamda uzun süre canlı kalabilen 'zarfsız' virüslerin bu direncini sağlayan temel yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Protein kapsid

Answer

Zarfsız virüslerin çevresel direncinin temel kaynağı olan yapı protein kapsiddir.
Doğru seçenek olan protein kapsid, virüsün genetik materyalini dış etkenlerden koruyan, sert ve dayanıklı bir protein kılıftır. Zarfsız virüsler bu yapı sayesinde mide asidinden etkilenmeden geçer ve fekal-oral yolla bulaşabilirler.

Step-by-Step Solution

1
Zarflı ve zarfsız virüslerin temel farkını belirle.
Zarflı virüsler konak hücre membranından köken alan bir lipid tabakasına sahipken, zarfsız virüsler sadece protein kılıf (kapsid) ile çevrilidir.
Direnç farkının kaynağını anlamak için dış katman yapısını bilmek gerekir.
2
Kimyasal ve fiziksel etkenlerin bu yapılar üzerindeki etkisini analiz et.
Lipid içeren zarf; eter, deterjan ve mide asidi gibi lipid çözücülerle kolayca parçalanırken, protein yapısındaki kapsid bu etkenlere karşı daha stabildir.
Direnç mekanizmasının biyokimyasal temelini belirlemek için.

Key Concept

Virüslerde zarf varlığı çevresel duyarlılığı artırırken, çıplak protein kapsid direnci sağlar.
Estimated Time:45s
Question 35Question

Prion hastalıklarında (örneğin Creutzfeldt-Jakob hastalığı), normal hücresel prion proteinlerinin (PrPcPrP^c) patojenik formlara (PrPscPrP^{sc}) dönüşümü patogenezden temel sorumludur. Bu iki form arasındaki yapısal ve biyokimyasal özellik farkları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: PrPscPrP^{sc} formu, PrPcPrP^c formuna kıyasla belirgin şekilde daha fazla β\beta-kırmalı sayfa yapısı içerir ve bu durum proteazlara karşı direnç sağlar.

Answer

PrPscPrP^{sc} formunun normal formdan farklı olarak yüksek oranda β\beta-kırmalı sayfa içermesi ve proteazlara dirençli olması doğru bilgidir.
Patojenik prion proteini (PrPscPrP^{sc}), normal hücresel prion proteininin (PrPcPrP^c) post-translasyonel olarak konformasyon değiştirmesiyle oluşur. Bu değişim sırasında normalde %3 oranında olan β\beta-kırmalı sayfa (beta-sheet) oranı yaklaşık %40-50'ye çıkar. Bu yapısal değişim proteinin fizikokimyasal özelliklerini kökten değiştirerek proteazlara, ısıya ve kimyasal dezenfektanlara karşı olağanüstü bir direnç sağlar. MSS'de biriken bu dirençli proteinler nörodejenerasyona ve spongiform değişikliğe yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Normal ve patojenik prion proteinlerini yapısal olarak karşılaştır.
Normal hücresel protein (PrPcPrP^c) baskın olarak α\alpha-heliks yapısındayken, patojenik izoform (PrPscPrP^{sc}) ağırlıklı olarak β\beta-kırmalı sayfa (beta-sheet) yapısına dönüşmüştür.
Prion hastalıklarının patogenezi, bu post-translasyonel konformasyonel değişikliğe dayanır.
2
Yapısal değişikliğin biyokimyasal sonuçlarını analiz et.
Artan β\beta-kırmalı sayfa yapısı proteinin çözünürlüğünü azaltır ve proteaz enzimlerine (Proteinaz K) karşı direnç kazandırır.
Beta tabakalar daha sıkı istiflenmiş bir yapı oluşturarak enzimatik yıkımı engeller.
3
Direnç ve immünite özelliklerini değerlendir.
Prionlar nükleik asit içermediği için UV/nükleaz dirençlidir ve konakçıda yabancı olarak algılanmadıkları için inflamasyon oluşturmazlar.
Protein konakçı genleri tarafından sentezlendiği için immün sistem tolerans gösterir.

Key Concept

Prionların biyokimyasal yapı farkları ve fiziksel/kimyasal direnç özellikleri
Estimated Time:1m 30s
Question 36Question

Virüslerin replikasyon döngüsünde 'olgunlaşma' (matürasyon) aşaması, yeni sentezlenen viral poliproteinlerin fonksiyonel yapısal birimlere ayrılması ve virionun infektivite kazanması için kritik bir basamaktır. Pek çok virüs ailesinde bu süreç hücre içi montaj (assembly) sırasında veya tomurcuklanma esnasında tamamlanırken, bazı virüslerde virionun biyolojik olarak aktif hale gelebilmesi için hücreden salınım (release) sonrası ek bir proteolitik süreç gereklidir.

Buna göre, 'olgunlaşmamış' (immature) formda hücreden salınan ve ancak salınım sonrasında viral proteaz aktivitesiyle infektif hale gelen virüs aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: HIV (İnsan İmmünyetmezlik Virüsü)

Answer

HIV (İnsan İmmünyetmezlik Virüsü), hücreden ayrıldıktan sonra virion içi proteaz aktivitesi ile olgunlaşan tipik bir örnektir.
Doğru seçenek HIV (İnsan İmmünyetmezlik Virüsü) olmalıdır. Retroviridae ailesindeki virüsler, hücre membranından tomurcuklanırken yapısal proteinleri (Gag) ve enzimleri (Gag-Pol) uzun poliprotein zincirleri halindedir. Virüs hücreden ayrıldıktan sonra, virion içinde hapsolmuş olan viral proteaz enzimi bu zincirleri keserek fonksiyonel proteinleri (kapsid, matriks, nükleokapsid ve enzimler) serbest bırakır. Bu süreç, virüsün morfolojik olarak değişmesine (konik çekirdek oluşumu) ve yeni bir hücreyi enfekte edebilecek yeteneği (infektivite) kazanmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Viral replikasyonun son evresi olan montaj, tomurcuklanma ve olgunlaşma (matürasyon) süreçleri analiz edilir.
Çoğu virüsün hücre içindeyken veya hücreden çıkarken olgunlaştığı saptanır.
Genel viroloji prensiplerine göre yapısal proteinlerin doğru dizilimi genellikle montaj aşamasında tamamlanır.
2
Retrovirüslerin (özellikle HIV) tomurcuklanma mekanizması incelenir.
HIV'in hücreden ayrıldığı anda gag proteinlerinin radyal dizilimli olduğu ve virionun henüz infektif olmadığı (immature) görülür.
Retroviral proteaz enzimi, virüs konak hücreden fiziksel olarak ayrılana kadar tam aktivite göstermez.
3
Salınım sonrası gerçekleşen proteolitik kesim süreci değerlendirilir.
Viral proteazın gag ve gag-pol poliproteinlerini keserek konik nükleokapsidi oluşturması sonucu 'olgun virion' yapısı ortaya çıkar.
Bu ekstraselüler matürasyon, HIV'in yaşam döngüsündeki en karakteristik ve farmakolojik olarak (proteaz inhibitörleri ile) hedeflenebilir aşamalardan biridir.

Key Concept

HIV gibi bazı retrovirüslerde, virionun infektivite kazanması için gerekli olan proteolitik olgunlaşma süreci (maturation), virüs hücreden tomurcuklanıp ayrıldıktan sonra gerçekleşir.
Estimated Time:1m 30s
Question 37Question

HIV1HIV-1 replikasyon döngüsünde, proviral DNADNA'dan viral RNARNA sentezi sırasında RNARNA polimeraz II'nin promotör bölgesinde duraksamasını (pausingpausing) engelleyerek transkripsiyonel elongasyonun (uzama) verimliliğini yaklaşık 1000 kat artıran temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TatTat proteininin yeni sentezlenen mRNAmRNA'nın 5' ucundaki TARTAR (transtrans-activation response) dizisine bağlanarak PTEFbP-TEFb kompleksini bölgeye çekmesi

Answer

TatTat proteininin sentezlenen viral mRNAmRNA'nın 5' ucundaki TARTAR dizisine bağlanarak PTEFbP-TEFb kompleksini (Siklin T1 ve CDK9) aktive etmesi ve RNARNA polimeraz II'yi fosforillemesi
Doğru cevapta belirtilen mekanizma HIV1HIV-1 replikasyonunun en kritik kontrol noktalarından biridir. TatTat proteini sentezlendiğinde, çekirdeğe geri döner ve viral mRNAmRNA'nın 5' ucundaki TARTAR yapısına bağlanır. Bu bağlanma, PTEFbP-TEFb kompleksinin (Siklin T1 ve CDK9CDK9) bölgeye mobilize olmasını sağlar. CDK9CDK9 kinazı, RNARNA polimeraz II'nin büyük alt biriminin karboksil terminal ucunu (CTDCTD) fosforilleyerek polimerazın DNADNA üzerinde takılmadan (duraksamadan) ilerlemesini sağlar. Bu süreç, viral gen ekspresyonunu bin katına kadar artırarak 'viral fırtına' veya hızlı replikasyon fazını başlatır.

Step-by-Step Solution

1
HIV1HIV-1 transkripsiyonunun başlangıcını analiz et
LTRLTR promotöründen başlayan transkripsiyon, TatTat yokluğunda kısa süre sonra (yaklaşık 60 nükleotid sonra) duraksar.
RNARNA polimeraz II, TatTat proteini yardımı olmadan etkin bir elongasyon yapamaz.
2
TatTat proteininin hedef yapısını belirle
TatTat, sentezlenen nâsent RNARNA'nın 5' ucunda oluşan kararlı bir gövde-ilmek (stemloopstem-loop) yapısı olan TARTAR dizisine bağlanır.
TatTat, klasik transkripsiyon faktörlerinin aksine DNADNA'ya değil, RNARNA'ya bağlanarak etki gösterir.
3
TatTat-TARTAR etkileşiminin sonucunu değerlendir
TatTat, bölgeye PTEFbP-TEFb (Positive Transcription Elongation Factor bPositive \ Transcription \ Elongation \ Factor \ b) kompleksini (Siklin T1 ve CDK9) toplar.
CDK9CDK9, RNARNA polimeraz II'nin CC-terminal domainini (CTDCTD) fosforilleyerek enzimi duraksama fazından çıkarır.

Key Concept

TatTat (Trans-activator of transcription) proteini, RNARNA bağlayıcı bir regülatördür ve RNARNA polimeraz II'nin elongasyon verimliliğini artırarak üretken enfeksiyonu sağlar.
Question 38Question

İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV1HIV-1) tarafından sentezlenen ve enfekte hücrelerin yüzeyindeki MHC Sınıf IMHC\ Sınıf\ I moleküllerinin internalizasyonunu tetikleyerek sitotoksik TT lenfositlerin (CTLCTL) immün denetiminden kaçışı sağlayan aksesuar protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nef

Answer

Nef proteini, HIV-1'in en önemli immün kaçış proteinlerinden biridir ve yüzeydeki MHC Sınıf I moleküllerini azaltarak CTL yanıtından kaçışı sağlar.
Doğru seçenek olan Nef proteini, enfekte hücre yüzeyindeki MHC Sınıf I (özellikle HLA-A ve HLA-B) moleküllerinin klatrin bağımlı endositozunu tetikleyerek hücre içine çekilmelerini sağlar. Bu durum, virüsle enfekte hücrelerin CTL'ler tarafından fark edilmesini ve yok edilmesini engeller.

Step-by-Step Solution

1
Soruda tanımlanan fonksiyonu (MHC Sınıf I internalizasyonu) analiz et.
Bu fonksiyonun temel amacı enfekte hücrenin sitotoksik T lenfositleri (CTL) tarafından tanınmasını engellemektir.
MHC Sınıf I molekülleri, hücre içindeki viral antijenleri CTL'lere sunmakla görevlidir.
2
HIV-1 aksesuar proteinlerinin (Nef, Vpu, Vif, Vpr) görevlerini karşılaştır.
Nef proteini hem CD4 hem de MHC-I moleküllerini hücre yüzeyinden uzaklaştırırken, Vpu daha çok CD4'ün ER'de yıkımı ve tetherin inhibisyonu ile ilgilidir.
Nef, viral replikasyonun erken evrelerinde sentezlenen ve patogenezde kritik rol oynayan bir 'negatif faktör'dür.

Key Concept

HIV-1 aksesuar proteinlerinin (özellikle Nef) immün kaçış mekanizmasındaki rolleri.
Estimated Time:50s
Question 39Question

Viral replikasyon döngüsünün 'soyulma' (uncoating) basamağı, viral genomun konak hücrenin transkripsiyon veya translasyon mekanizmalarıyla etkileşime girebilmesi için kapsidinden ayrılması sürecidir. Reseptör aracılı endositoz yoluyla hücreye giren birçok zarflı virüs için bu sürecin başarıyla tamamlanması, endozom içi pH değerinin düşmesine (asidifikasyon) bağlıdır. Buna göre, endozom içerisindeki asidifikasyonun temel fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Viral zarf glikoproteinlerinde konformasyonel değişiklik yaparak endozom membranı ile füzyonu sağlamak

Answer

Düşük pH değerinin viral zarf glikoproteinlerinde yapısal (konformasyonel) değişikliklere yol açarak endozom membranı ile viral zarfın füzyonunu tetiklemesi ve nükleokapsidin sitoplazmaya salınmasını sağlamasıdır.
Zarflı virüsler endozoma alındıktan sonra, endozomun asidifikasyonu viral zarf proteinlerinde (örneğin İnfluenza HA proteini) konformasyonel bir değişikliğe neden olur. Bu değişim, virüsün 'füzyon peptidi' bölgesini açığa çıkararak viral zarfın endozom membranı ile birleşmesini sağlar. Sonuç olarak nükleokapsid sitoplazmaya serbest bırakılır, yani soyulma gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Virüsün hücreye giriş yolunu belirle.
Birçok zarflı virüs, reseptör aracılı endositoz ile endozom içerisine alınır.
Zarflı virüslerin hücreye girişi ya plazma membranında füzyonla ya da endozom yoluyla gerçekleşir.
2
Endozomal asidifikasyonun etkisini analiz et.
Hücre içi proton pompaları endozom pH'ını düşürür.
Düşük pH, viral zarf üzerindeki füzyon proteinlerini (glikoproteinleri) tetikler.
3
Füzyon ve soyulma ilişkisini kur.
Viral zarf ile endozom membranı kaynaşır (füzyon) ve nükleokapsid sitoplazmaya salınır.
Soyulma basamağının (uncoating) gerçekleşmesi için viral genomun zardan kurtulması gerekir.

Key Concept

Zarflı virüslerde pH bağımlı membran füzyonu

Practice More

İnfluenza virüsündeki M2 iyon kanallarının ve amantadin ilacının bu süreçteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 40Question

Bir sağlık çalışanına yapılan immünolojik taramalar sonucunda Hepatit A ve Suçiçeği (Varisella) aşılarının uygulanmasına karar verilmiştir. Bu iki aşının mikrobiyolojik özellikleri ve konakta tetikledikleri immün yanıt mekanizmaları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suçiçeği aşısı canlı atenüe özellikte olup, hücre içinde viral replikasyon gerçekleştiği için antijenler MHC Sınıf I aracılığıyla CD8+CD8^+ T lenfositlerine sunulabilir.

Answer

Suçiçeği aşısı canlı atenüe bir aşıdır ve hücre içi replikasyon sayesinde antijenleri MHC Sınıf I üzerinden sunarak hücresel bağışıklığı (CD8+CD8^+ T hücre yanıtı) güçlü bir şekilde uyarır.
Suçiçeği aşısı canlı atenüe bir aşıdır. Bu aşılar, tıpkı gerçek bir viral enfeksiyon gibi konak hücresine girer ve viral proteinlerin sentezlenmesine neden olur. Hücre içinde üretilen bu proteinler 'endojen antijen' olarak kabul edilir, proteazomlarda işlenir ve MHC Sınıf I molekülleri ile hücre yüzeyine taşınarak CD8+CD8^+ sitotoksik T lenfositlerine sunulur. Bu durum, canlı aşıların inaktive aşılara göre daha güçlü ve kalıcı bir hücresel bağışıklık oluşturmasının temel sebebidir.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki aşıların tiplerini belirle.
Hepatit A aşısı inaktive (ölü), Suçiçeği (VZV) aşısı ise canlı atenüe aşıdır.
Aşıların immünolojik davranışlarını anlamak için temel yapılarını bilmek gerekir.
2
Aşı tipine göre antijen sunum yolunu analiz et.
Canlı aşılar (Suçiçeği) endojen yolla işlenip MHC Sınıf I ile sunulurken; inaktive aşılar (Hepatit A) eksojen yolla işlenip MHC Sınıf II ile sunulur.
MHC Sınıf I endojen (hücre içi üretilen), MHC Sınıf II eksojen (dışarıdan alınan) antijenleri sunar.
3
Sunum yolunun tetiklediği T hücresi tipini eşleştir.
MHC Sınıf I \rightarrow CD8+CD8^+ (Sitotoksik), MHC Sınıf II \rightarrow CD4+CD4^+ (Yardımcı) T hücrelerini uyarır.
İmmün sistemin efektör kollarının aktivasyonu MHC tipine bağlıdır.

Key Concept

Canlı aşılar doğal enfeksiyonu taklit ederek hücre içinde replike olur ve bu sayede hem hümoral (MHC-II) hem de güçlü hücresel (MHC-I) bağışıklık oluşturur.

Practice More

İnaktive polio (Salk) ve canlı oral polio (Sabin) aşılarının immünolojik farklarını karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 2 / 23Next
Viroloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 2 | Examkin