Question

Difficulty: HardÖğretici Metin Türleri

Öğretici metin türlerinin üslup, içerik ve anlatıcı ��zellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki parçalardan hangisi ayraç içinde verilen türün özelliklerini yansıtmamaktadır?

  1. A
    Edebiyat araştırmalarında bilimsel metotların kullanılması, Tanzimat’tan bu yana süregelen öznel yaklaşımların yerini nesnelliğin almasını sağlamıştır. Nitekim Mehmet Fuat Köprülü'nün edebiyat tarihi üzerine yaptığı çalışmalar, belgelere dayalı nesnel bir yaklaşımın Türk edebiyatı araştırmalarında nasıl uygulanacağını gösteren ilk ve en önemli örneklerdendir. (Makale)
  2. B
    Siz hiç Nurullah Ataç’ın o kendine özgü, devrik cümlelerle örülü denemelerini okurken yazarın sizinle bir kahve içiyormuş gibi sohbet ettiğini hissettiniz mi? Bence hissetmişsinizdir. Çünkü o, edebiyatımızda okuruyla bu samimi bağı en güçlü kuran yazarların başında gelir. Öyle değil mi? (Söyleşi)
  3. C
    İnsan, kendi içine giden yolu bulamadığı sürece hep bir gurbettedir. Suut Kemal Yetkin'in de belirttiği gibi, deneme yazarı kendi ruhunun derinliklerine inerek insanlığın ortak paydasına ulaşmaya çalışır. Ben ne zaman kendimden kaçmak istesem yine kendime çarparım; çünkü insan, kaçtığı şeyin ta kendisidir. Bu içsel sorgulama benim asıl yurdumdur. (Deneme)
  4. D
    Dünkü gazeteleri karıştırırken Şinasi’nin Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi’ni yazdığı o ilk günleri düşündüm. Gazeteciliğin ve köşe yazarlığının toplumu eğitmedeki rolü bugün ne yazık ki tamamen değişti. Şimdilerde gazete köşelerinde toplumsal bilinç yerine sadece günübirlik siyasi çekişmelerin sığ eleştirilerini okuyoruz. Bu gidişata dur demek hepimizin görevidir. (Fıkra)
  5. 1860 yılında Şinasi ile birlikte ilk özel gazetemiz Tercüman-ı Ahval’i çıkararak Türk basın hayatında yeni bir dönem başlattık. Tanzimat Dönemi’nin bu ilk evresinde, halkı eğitmek amacıyla makaleler yayımladım ve edebiyatımızda batılı anlamda ilk tiyatro eseri olan Şair Evlenmesi'ni kaleme aldım. (Biyografi)Answer

Answer

Şinasi ve Agâh Efendi'nin ortak çalışmalarını ve edebî faaliyetlerini birinci kişi ağzıyla aktaran parça biyografi değil, otobiyografi veya anı türünün özelliklerini taşımaktadır. Dolayısıyla ayraç içindeki tür eşleştirmesi yanlıştır.
Şinasi ve Agâh Efendi'nin ortak çalışmalarını ve edebî faaliyetlerini birinci kişi ağzıyla anlatan parça, öz yaşam öyküsü (otobiyografi) ya da anı niteliği taşımaktadır. Biyografilerde ise anlatım her zaman üçüncü kişi ağzından yapılır ve nesnel bir dil tercih edilir.

Step-by-Step Solution

1
Parçaların anlatıcı bakış açılarını ve dil özelliklerini incelemek.
İlk dört parçada sırasıyla nesnel/akademik dil (makale), okuyucuyla söyleşme/soru sorma (söyleşi), yazarın kendisiyle konuşması/öznel sorgulama (deneme) ve güncel bir konuyu gazete köşesinde değerlendirme (fıkra) üslubu hâkimdir. Son parçada ise anlatıcı birinci kişidir ('başlattık', 'yayımladım', 'kaleme aldım').
Öğretici metinlerin türsel ayrımında anlatıcı türü ve üslup belirleyici unsurlardır.
2
Son parçanın ait olduğu türü biyografi türünün tanımıyla karşılaştırmak.
Biyografi, başkasının hayatını nesnel ve üçüncü kişi ağzından anlatan bir türdür. Oysa son parça, yazarın kendi hayatını ve anılarını birinci kişi ağzından anlatması sebebiyle otobiyografi veya anı özelliği göstermektedir.
Birinci kişi anlatımıyla yazılan yaşam öyküleri biyografi olamaz.

Key Concept

Öğretici metin türlerinin anlatıcı bakış açısı, üslup ve içerik özelliklerine göre sınıflandırılması ve ayırt edilmesi.
Rate this question