Question

Difficulty: HardAtatürk İlkeleri

Mustafa Kemal Atatürk, yeni kurulan devletin yönetim esaslarını açıklarken şu ifadelere yer vermiştir:

*"Bizim hükümet şeklimiz, tam bir halk hükümetidir ve bu hükümetin esası, milletin kendi kaderine bizzat el koymasıdır."*

Atatürk'ün bu ifadesiyle vurguladığı yönetim anlayışı ve millî egemenlik ilkesi;

I. Saltanatın kaldırılarak millî egemenliğin tek temsilcisinin TBMM hâline getirilmesi,
II. Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilerek aile ve toplum hayatında kadın-erkek eşitliğinin sağlanması,
III. Kadınlara belediye ve milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesi

gelişmelerinden hangilerinin doğrudan gerekçesini oluşturur?

  1. A
    Yalnız I
  2. B
    Yalnız II
  3. C
    I ve II
  4. I ve IIIAnswer
  5. E
    I, II ve III

Answer

I ve III numaralı öncülleri içeren seçenektir.
Doğru yanıt, Saltanatın kaldırılmasını ve Kadınlara seçme/seçilme hakkının verilmesini içeren öncüldür. Atatürk'ün sözünde geçen 'halk hükümeti' ve 'milletin kendi kaderine bizzat el koyması' ifadeleri, yönetim biçimi olarak halkın egemenliğini (cumhuriyetçilik) ve yönetime katılımını (siyasi halkçılık) vurgulamaktadır. Saltanatın kaldırılması, egemenliği şahıstan alıp millete vererek bu ilkenin doğrudan ilk adımını oluşturur. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi ise halkın tamamının bu egemenliği kullanabilmesini sağlayarak halk hükümeti anlayışını olgunlaştırır. Bu iki gelişme de siyasi niteliktedir.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk'ün sözünü analiz ederek hangi ilkelere vurgu yapıldığını belirleme.
Sözde geçen 'halk hükümeti' ve 'milletin kendi kaderine bizzat el koyması' ifadelerinin cumhuriyetçilik (millî egemenlik) ve siyasi halkçılık ilkeleriyle doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Öncülleri bu yönetim ve egemenlik anlayışı çer��evesinde değerlendirebilmek için temel kavramların sınırlarını çizmek gerekir.
2
I. öncülü (Saltanatın kaldırılması) değerlendirme.
Saltanatın kaldırılması, kişisel egemenliğe son vererek milletin kendi kaderine bizzat el koymasını (millî egemenliği) sağladığı için bu sözün doğrudan bir gerekçesi ve sonucudur.
Saltanatın kaldırılması siyasi yapıyı doğrudan cumhuriyetçilik ilkesine uygun hâle getiren temel inkılaptır.
3
II. öncülü (Türk Medeni Kanunu) değerlendirme.
Türk Medeni Kanunu, sosyal ve hukuki alanda kadın-erkek eşitliğini sağlamıştır (halkçılık) ancak siyasi hakları (seçme ve seçilme) kapsamadığından, doğrudan 'halk hükümeti' (yönetim şekli) veya 'milletin kendi kaderine el koyması' (millî egemenlik) gerekçesiyle açıklanamaz.
1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun'da kadınlara siyasi haklar verilmemiştir; bu nedenle yönetim biçimiyle doğrudan ilişkisi yoktur.
4
III. öncülü (Kadınlara seçme ve seçilme hakkı) değerlendirme.
Kadınlara siyasi hakların verilmesi, halkın tamamının yönetime katılmasını sağlayarak 'halk hükümeti' anlayışını tamamlar ve millî egemenliği tam anlamıyla gerçekleştirir.
Seçme ve seçilme hakkı, halkın yönetimde bizzat söz sahibi olmasını sağlayan doğrudan siyasi bir haktır.
5
Doğru seçeneğe ulaşma.
Analizler sonucunda I ve III numaralı gelişmelerin Atatürk'ün sözünde geçen yönetim ve egemenlik anlayışıyla doğrudan ilişkili olduğu, II numaralı gelişmenin ise bu kapsamda yer almadığı görülür.
Sorulan soruya uygun öncülleri bir araya getirerek nihai sonuca ulaşmak hedeflenmiştir.

Key Concept

Cumhuriyetçilik ve Halkçılık ilkelerinin bütünlüğü ile Türk Medeni Kanunu'nun siyasi haklar içermediği gerçeği.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question