Bilinç, her zaman bir şeyin bilincidir ve nesnesine yönelerek onu zihinsel olarak kurar. Gerçek bir varlık kavrayışına ulaşmak için dış dünyadaki nesnelerin fiziki varlığına dair tüm duyusal deneyimleri, bilimsel kuramları, dinî ve gündelik ön kabulleri bir süreliğine askıya almalı, yani paranteze almalıyız. Ancak bu sayede bilincimize doğrudan sunulan fenomenlerin özünü apaçık bir şekilde kavrayabiliriz.
Bu parçada savunulan varlık görüşüyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AVarlığın yapısını duyusal verilerle sınırlı tutup, olgusal dünyaya dair doğruluğu ölçülebilir ve deneysel olarak sınanabilir fiziksel gerçeklik olarak tanımlar.
- Bİnsanın önce var olduğunu, ardından kendi tözünü ve özünü özg��r eylemleriyle kendisinin yarattığını öne sürer.
- CZihnin önermelerinin dış dünyadaki somut nesnelerle uyuşmasını gerçekliğin yegane kanıtı olarak görür.
- Varlığın özüne, bilincin yönelimselliğiyle nesnelere ait ön kabulleri paranteze alma yöntemiyle ulaşılabileceğini savunur.Answer
- EZihnin doğuştan boş bir levha olduğunu ve varlığa dair tüm kavramların duyusal deneyimlerden türediğini savunur.
Answer
Varlığın özüne, bilincin yönelimselliğiyle nesnelere ait ön kabulleri paranteze alma yöntemiyle ulaşılabileceğini savunan seçenek doğrudur.
Doğru olan seçenek, parçada açıklanan fenomenolojik yöntemi ve onun varlık anlayışını yansıtır. Edmund Husserl'e göre varlığın özüne, zihnin yönelimselliğiyle birlikte nesnelere ilişkin tüm ön yargıların, bilimsel teorilerin ve duyusal kabullerin paranteze alınması (epokhe) sayesinde ulaşılabilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Fenomenoloji ve Varlığın Özü (Husserl)