İslam ve İman
5 questions
İman ile İslam kavramlarının ilişkisi, İslam dü��ünce tarihinde kelamcılar arasında geniş tartışmalara yol açmıştır. İman, kalbin tasdiki (doğrulaması) ve dilin ikrarı ile tanımlanırken; İslam, boyun eğmek, itaat etmek ve teslim olmak gibi daha çok ameli ve zahiri eylemleri kapsamaktadır. Hucurât Suresi 14. ayetinde bedevilerin durumu üzerinden yapılan ayrım da bu iki kavramın birebir özdeş olmadığını göstermektedir. Buna göre, iman ile İslam arasındaki ilişki ve bu kavramların kapsamı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
İslam inanç esaslarında imanın gerçekleşmesi ve geçerli olması için kalbin doğrulaması şart koşulmuştur. Buna göre, imanın aslı ve değişmez temel rüknü kabul edilen, kişinin dini değerleri kalbiyle onaylamasını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
İslam düşüncesinde iman ve İslam kavramları, aralarındaki sıkı münasebete rağmen farklı boyutları temsil eder. İmanın aslı, kalbin derinliklerinde gerçekleşen ve "tasdik" adı verilen içsel kabule dayanır. İslam ise kelime anlamındaki "teslimiyet" ve "boyun eğme" doğrultusunda, bireyin dini hükümleri dış dünyada eyleme dökerek zahiri olarak kabul ettiğini göstermesidir.
Bu bilgiler ışığında;
I. Kalbinde inanç barındırmadığı hâlde toplumsal veya kişisel nedenlerle dini vecibeleri yerine getiren bir kimse, Allah katında mümin sayılmaz.
II. İman ve İslam kavramları pratik hayatta birbirini tamamlasa da kalbi tasdikin bulunmadığı bir dışsal teslimiyet, uhrevi kurtuluş için yeterli değildir.
III. Sözlü beyan (ikrar), imanın dünyevi olarak hukuki bir statü kazanması için gerekliyken; kalbi tasdik, imanın hakikatinin oluşması için yegane rükündür.
yargılarından hangileri doğrudur?
Bir kimsenin, dinin inanç esaslarına çevresindeki insanlardan görerek, araştırma yapmadan ve delillere dayanmadan inanmasına "taklidî iman" denir. Taklidî iman, kişinin karşılaştığı dini veya felsefi itirazlar karşısında sarsıntıya uğrayabilir. Buna karşılık, bilgiye, araştırmaya, delillere ve aklın süzgecinden geçirilmiş bir bilince dayanan imana ise "tahkikî iman" adı verilir. İslam bilginlerine göre her Müslümanın taklidî imandan kurtularak imanını delillerle desteklemesi ve tahkikî seviyeye ulaştırması bir görevdir.
Bu parçadan hareketle taklidî ve tahkikî iman ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
İslam dininde iman olgusunun bireyde gerçekleşmesi ve olgunlaşması sürecinde tasdik, ikrar, taklidî iman ve tahkikî iman kavramları farklı boyutları ve düzeyleri ifade eder. Aşağıda verilen imanla ilgili kavramları, bu kavramların kelam ilmindeki karşılıkları ve tanımlarıyla do��ru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches