Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı
179 questions
Bir edebiyat öğretmeni, tahtaya Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki iki farklı yönelimi örneklemek üzere şu şiir parçalarını yazmıştır:
I. Şiir:
*Kim söylemiş beni*
*Süheyla'ya vurulmuşum diye?*
*Kim görmüş, ama kim,*
*Elini öptüğümü Şirin'in,*
II. Şiir:
*Biliriz biz o evleri,*
*İçlerinde ne dolaplar dönüyor;*
*Biliriz sönük mumlar gibi*
*Orda hayatlar sönüyor.*
Bu şiirlerin temsil ettiği anlayışlar ve özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bir edebiyat dergisinde yayımlanan söyleşide bir şair, şiir anlayışını şu sözlerle açıklamaktadır:
'Bizim kuşağımız için şiir; fildişi kulede üretilen soyut bir oyun olmadığı gibi, sokağın sıradan diline ve kuru bir propagandaya teslim edilecek kadar da değersiz değildir. Bizler, 1940 kuşağının toplumcu gerçekçilerinden farklı olarak estetik kaygıyı, imge düzenini ve şiirsel derinliği elden bırakmadık. İkinci Yeni'nin kapalı ve imgeci anlatımını, kitlelerin dertlerini haykırmak, meydanlarda direnişin sesini yükseltmek için bir araç olarak yeniden ürettik.'
Bu şairin dile getirdiği şiir anlayışı ve edebî duruşu göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdaki şairlerden hangisinin bu çizgide eser verdiği söylenemez?
Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde görülen bazı eğilimlerle ilgili şu bilgiler verilmiştir:
I. Şiiri ideolojik bir mücadele alanı ve toplumu dönüştürme aracı olarak görerek söylev üslubuna yakın, pragmatik ve hitabete dayalı bir dil benimsemişlerdir.
II. Dilde aşırı soyutlamalara giderek, anlamı ikinci plana itip imge yüklü, kapalı ve yerleşik dil kurallarını yıkan bir çağrışım dünyası kurmuşlardır.
III. Şiirin herhangi bir ideolojinin aracı olmasına karşı çıkarak imgeci yapıyı korumuş; ancak geleneksel şiir birikiminden, tasavvuftan ve kültürel değerlerden yararlanarak bireysel yönelimleri öne çıkaran eklektik bir anlayış benimsemişlerdir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisinde bu özellikleri temsil eden şairler sırasıyla doğru verilmiştir?
Bir edebiyat araştırmacısı, 1940'lı yılların Türk şiirini incelerken şu tespiti yapmıştır:
'Garipçiler şiiri bütünüyle sokağa indirip geleneksel biçimleri, şairaneliği ve mecazları tamamen dışlarken; aynı yıllarda ortaya çıkan bazı şairler, Garip'in getirdiği yalınlıktan ve serbest biçimden etkilenseler de şiirsel derinliği, imgeyi ve estetik tavrı tamamen göz ardı etmemişlerdir. Şiirin kendine has bir iç ahengi ve dil işçiliği olması gerektiğine inanmış, bireysel ve toplumsal temaları özgün bir duyarlıkla işlemişlerdir.'
Buna göre, aşağıda verilen şiir parçalarından hangisi araştırmacının bahsettiği 'Garip dışında yeniliği sürdüren' şairlerden birine ait olamaz?
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir yatakta, hürdüm.
Yedi sekiz yıl önce,
Dün yolda rastladım
Sevindi beni görünce.
Bu rüzgârda dalgalanan;
Bir gün burası, yarın orası,
Uçsuz bucaksız bir vatan.
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.
Şarkılı kahvenin önünden geçerim,
İçeride lambalar yanmıştır,
Masalarda insanlar oturur.
Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında şiir; toplulukların benimsediği estetik ve ideolojik ilkeler doğrultusunda farklı yönelimlerle gelişimini sürdürmüştür. Her eğilim, kendine has bir imge dünyası, dil anlayışı ve tema yelpazesi oluşturmuştur.
Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisi 1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirin estetik ve ideolojik niteliklerini yansıtmaktadır?
Yürüyoruz caddeleri aşarak birer birer
Yarını kuracak olan o nasırlı ellerle
Selamlıyoruz fabrikalardan yükselen şafağı
Ben o gürültülü sokağı alır şapkama koyardım
Üvercinka derdi yalnızlık kendi kendine
Gökyüzünü maviye boyayan o garip kuşlar
Cebimde üç beş kuruş, aklımda akşamki çorba
Öyle büyük laflar etmeyi de pek beceremem
Kendi halinde, küçük bir memurum şu hayatta
Ebedî bir sükûtun kucağında uyuyor şimdi
Zamanın ötesinden gelen o gizemli çağrı
Beni sonsuzluğun kollarına çağırıyor yavaşça
Bir alışveriş merkezinin yürüyen merdivenlerinde
Yabancılaşıyor kendine ve geçmişin masallarına
Yalnızlık, cebimde çalan sessiz bir telefon gibi
Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki yönelimleri ��alışan bir öğrenci grubu, Garip Akımı (I. Yeni) ile Garip dışında yeniliği sürdüren şiir anlayışına ait özellikleri, şairleri ve eserleri eşleştirmek istemiştir.
Buna göre, sol sütunda verilen açıklamaları sağ sütundaki şair, eser veya kavramlarla doğru biçimde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Ankara'da bir otel odasında tek başına kalan Aysel, dış dünyayla bağlarını kopararak çocukluğundan doçentlik yıllarına kadar uzanan hayatını, aldığı eğitimi ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya başlar. Yazarın aradan çekilerek kahramanın zihninden geçenleri mantıksal bir sırayla, dil bilgisi kurallarına uygun biçimde ve doğrudan kahramanın ağzından aktardığı bu sahneler, bireyin iç hesaplaşmasını en çıplak haliyle ortaya koyar.
Bu parçada sözü edilen anlatım tekniği ve bu tekniğin başkarakteri üzerinden şekillendiği eser-yazar eşleştirmesi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
I.
*Bir gün mutlaka döneceğiz o topraklara*
*Ve fabrikaların isiyle kararmış ellerimiz*
*Kuracak o aydınlık geleceği sokaklarda*
II.
*Akvaryumda yürüyen bir astronot gibiyim*
*Bu kalabalık ve neon ışıklı caddelerde*
*Herkes birbirine teğet geçiyor sessizce*
Dil, üslup ve tema özellikleri dikkate alındığında, bu şiir parçalar��nın temsil ettiği edebi yönelimler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
Bir edebiyat dergisinde yayımlanan inceleme yazısında, 1940'lı yılların Türk şiirindeki yönelimleri örneklendirmek amacıyla aşağıdaki iki şiir alıntısına yer verilmiştir:
I. Şiir:
*Dikilirim köprü üzerine,*
*Keyifle seyrederim hepinizi.*
*Kimi karides satar, denizden yeni çıkmış;*
*Kimi marul satar, Yedikule'den.*
II. Şiir:
*Benim doğduğum köylerde*
*Kuzey rüzgârları eserdi.*
*Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır*
*Öp biraz!*
Bu şiirlerin biçim, içerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında, temsil ettikleri şiir anlayışları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
Çocukluğumun geçtiği, her taşında bir hatıranın uyuduğu bu sokak; artık o eski huzurlu, birbirine kenetlenmiş insanların yurdu değildi. Adeta görünmez, habis bir el bu kutsal mekânın ruhunu emmiş, yerine tekinsiz bir soğukluk bırakmıştı. Küçük Bey’in evinden yükselen huşu dolu sessizlik ile sokağın köşesindeki modern binaların sevimsiz beton yüzleri karşı karşıya gelmişti. Yaşanan o esrarengiz ölüm, aslında sokağın değil; inancın, geleneksel bağların ve ruhumuzun ölümünün bir habercisiydi. İçimizdeki o karanlık Sarı, her birimizi kendi dehlizine çekmeye çalışıyordu. İyilik ile kötülüğün bu ezeli ve ebedi mücadelesi, nihayetinde kendi iç dünyamızdaki o büyük hesaplaşmanın bir yansımasıydı.
Bu parçada dile getirilen temalar, mekânın dönüşümü üzerinden kurulan metafizik gerilim ve bahsi geçen şahıs kadrosu (Küçük Bey, Sarı) dikkate alındığında, bu eser ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde Garip Akımı (I. Yeni) ile Garip dışında yeniliği sürdüren şiir anlayışına ait poetik özellikler ile bu anlayışların öncü şairleri aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki şiir anlayışı ve tarz açıklamalarını, sağ sütundaki uygun şairlerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Karakterimiz Galip, şehrin çamurlu sokaklarında kaybolmuş eşini ararken zihninde sürekli Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk mesnevisini kurcalamaktadır. Yazar, romandaki arayış yolculuğunu klasik edebiyatımızın bu ünlü eserindeki sembolik yolculukla paralellikler kurarak anlatır. Galip’in arayışı, Hüsn’ün aşkına ulaşmak için geçtiği zorlu yolları, çileleri ve dönüm noktalarını hatırlatan göndermelerle örülmüştür. Bu durum, romanda çok katmanlı bir anlatı yapısının oluşmasını sağlar.
Bu parçada sözü edilen postmodern roman tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
Edebiyat dersinde Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki farklı eğilimleri karşılaştırmak amacıyla tahtaya şu iki şiir parçası yazılmıştır:
I. Şiir
*Elifbamın yapraklarında*
*Gemilerim, yelkenlilerim.*
*N harfine geldiğim zaman*
*Sulara dökülürler;*
*Ve ben ağlarım.*
II. Şiir
*Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,*
*Unutulmuş güzel şarkılar gibi.*
*Temiz rüzgârlarla süzülen gemi,*
*Uzakta, yavaşça kaybolup gitsin.*
Bu şiirler biçim, dil ve üslup özellikleri bakımından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıda sol sütunda Cumhuriyet Dönemi Türk tiyatrosuna ait oyunların tematik ve kurgusal özellikleri, sağ sütunda ise bu oyunların yazar ve eser eşleştirmeleri verilmiştir. Sol sütundaki açıklamalarla sağ sütundaki yazar-eser ikililerini doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Cumhuriyet Dönemi tiyatrosunda 1950'li yıllardan itibaren toplumsal değişimlerin aile yapısı üzerindeki etkileri sıklıkla işlenmiştir. Bu dönemde yazılan önemli bir oyunda; geçim sıkıntısı çeken bir ailenin hayalleri, çatışmaları ve bir arada kalma mücadelesi ele alınır. Oyundaki karakterlerden Tarık bir araba alıp zengin olmanın, Sevda sinema oyuncusu olmanın hayalini kurarken; en küçük kardeş Fazıl resim yapmaya meraklıdır. Baba Alican ise tüm zorluklara rağmen ailesini bir arada tutmaya çalışır.
Bu parçada sözü edilen tiyatro eseri ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet Dönemi Türk tiyatrosunda tarihî temalı oyunlarıyla tanınan yazar, bu eserinde Osmanlı İmparatorluğu'nun zirve dönemindeki bir taht mücadelesini ele alır. Eser; iktidar hırsı, entrikalar ve anne olma içgüdüsü arasında sıkışan bir kadının, eşi padi��ahı yönlendirerek veliaht şehzadeyi ölüme sürüklemesini trajik bir dille sahneler. Bu parçada söz edilen tiyatro oyunu ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet Dönemi Türk tiyatrosunun gelişimine yön veren yazarlar ve eserleri hakkında edindiğiniz bilgileri kullanarak, sol sütunda verilen oyun yazarları ile sağ sütunda yer alan tiyatro eserlerini doğru biçimde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
1980 sonrası Türk şiirinin genel özellikleri düşünüldüğünde;
I. Şiirde ideolojik söylemlerden ve angajmanlardan uzaklaşılarak bireysel duyarlıklara, mistik-metafizik yönelimlere ve kent insanının yalnızlığına odaklanılmıştır.
II. İmgeci ve kapalı bir anlatım benimsenmiş; İkinci Yeni'nin dilsel kazanımlarından yararlanılırken divan ve halk şiiri gibi geleneksel kaynaklara da yönelinmiştir.
III. Şiir, toplumsal çatışmaları ve sınıfsal mücadeleleri kitlelere duyurmak için estetik kaygılardan arındırılmış bir araç olarak görülmüştür.
yargılarından hangileri doğrudur?
Aşağıdaki sol sütunda verilen Cumhuriyet Dönemi romanlarını, sağ sütundaki tematik açıklamalarıyla ve kahramanlarının yönelimleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Alp Arslan’ın otağında yanan kandil, sadece çadırın içini değil; Malazgirt Ovası’nı, oradan da bütün bir Anadolu coğrafyasının geleceğini aydınlatıyordu. Sarı Hoca, rüyasında gördüğü yeşil sancakların bu topraklara kök salacağını söylerken aslında bir fethin değil, bir vatan kurma ülküsün��n manevi harcını karıyordu. Bu topraklar, kilitli bir kapıydı ve o kilidin anahtarı kandan, demirden ziyade imanla ve adaletle dövülmüştü. Malazgirt’ten başlayarak Anadolu’nun fethi ve vatanlaşma s��recini destansı bir üslupla, millî-dinî değerler etrafında şekillendiren bu anlatı, Türk tarihinin dönüm noktalarını birer birer işleme gayretinin ilk ürünüydü.
Bu parçada sözü edilen edebi yönelim, tema ve şahıs kadrosu dikkate alındığında, bu metnin aşağıdaki eserlerin hangisinden alındığı söylenebilir?