Milli Mücadele Dönemi

108 questions

Question 1Question

Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın 'İstanbul ve Boğazlar TBMM Hükümeti yönetimine bırakılacaktır' maddesiyle Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğinin kabul edilmesine rağmen, İtilaf Devletleri'nin Lozan Konferansı'na hem TBMM'yi hem de İstanbul Hükümeti'ni davet etmesi Türk tarafında meşruiyet ve temsil tartışmalarını yeniden alevlendirmiştir. TBMM bu meşruiyet krizini çözmek ve Türk milletinin tek temsilcisi olduğunu göstermek amacıyla 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırma kararı almıştır.

Bu tarihi gelişmeler ve saltanatın kaldırılma s��reci dikkate alındığında, bu kararın sonuçları hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yeni Türk devletinin yönetim biçimi ve rejim tartışmaları kesin olarak son bulmuş, devlet başkanlığı meselesi kalıcı bir çözüme kavuşturulmuştur.

Answer

Yeni Türk devletinin yönetim biçimi ve rejim tartışmaları kesin olarak son bulmuş, devlet başkanlığı meselesi kalıcı bir çözüme kavuşturulmuştur.
Doğru yanıt, yeni Türk devletinin rejim tartışmalarının son bulduğunu ve devlet başkanlığı sorununun çözüldüğünü belirten seçenektir. Saltanatın kaldırılması padişahlığı sonlandırdığı için devletin adı, yönetim şekli ve devlet başkanının kim olacağı gibi belirsizlikleri beraberinde getirmiştir. Bu kriz ve belirsizlikler ancak 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle kesin olarak çözüme kavuşturulmuştur. Dolayısıyla bu ifade tarihsel olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Mudanya Ateşkes Antlaşması sonrasındaki diplomatik ve siyasi süreci analiz etmek.
İtilaf Devletleri'nin Lozan Konferansı'na hem TBMM'yi hem de İstanbul Hükümeti'ni davet ederek Türk tarafı arasında ikilik çıkarmak istediği belirlenmiştir.
Saltanatın kaldırılmasının dış siyasi gerekçesini anlamak.
2
Saltanatın kaldırılmasının sonuçlarını ulusal egemenlik, laiklik ve devlet yapısı açısından değerlendirmek.
Saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı Devleti'nin resmen sona erdiği, ulusal egemenlik yolunda büyük bir adım atıldığı ve laikleşme sürecinin başladığı saptanmıştır.
Seçeneklerdeki doğru yargıları elenebilir kılmak.
3
Saltanatın kaldırılmasının ardından devlet yönetimi ve rejim alanında ortaya çıkan boşlukları incelemek.
Saltanatın kaldırılmasıyla padişahlık son bulduğundan devlet başkanı kim olacak sorusu ve rejim tartışmaları doğmuştur. Bu durumun ancak Cumhuriyet'in ilanıyla çözülebildiği görülmüştür.
Seçenekteki kronolojik ve kavramsal hatayı tespit etmek.

Key Concept

Saltanatın kaldırılmasının iç ve dış siyasi sonuçları ile devlet başkanlığı/rejim sorununun ortaya çıkışı
Estimated Time:2m 30s
Question 2Question

TBMM, 19 Ağustos 1920 tarihli birleşiminde, Sevr Antlaşması'nı imza atan delegeleri ve bu antlaşmayı onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini "vatan haini" ilan eden bir karar almıştır.

TBMM Hükümetinin bu kararı alarak gösterdiği tavizsiz duruş, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Misak-ı Milli hedeflerinden ve tam bağımsızlık ilkesinden hiçbir koşulda ödün verilmeyeceğinin

Answer

Misak-ı Milli hedeflerinden ve tam bağımsızlık ilkesinden hiçbir koşulda ödün verilmeyeceğinin
Doğru yanıt, bağımsızlık mücadelesinde tam egemenlik ve vatanın bütünlüğü ilkelerinden ödün verilmeyeceğini belirten seçenektir. TBMM'nin Sevr Antlaşması'nı imzalayan delegeleri ve bunu onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini 'vatan haini' ilan etmesi, antlaşmanın getirdiği teslimiyetçi ve paylaşımcı hükümleri tamamen reddettiğini ve ulusal bağımsızlık mücadelesinden asla geri adım atmayacağını en sert biçimde ortaya koyduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Tarihsel bağlamı belirleme
Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin fiilen paylaşılmasını öngörmektedir. TBMM ise Misak-ı Milli sınırları içinde tam bağımsızlığı hedefleyen bir kuruluştur.
Soruda geçen olayın hangi amaç ve koşullar altında gerçekleştiğini anlamak için kronolojik ve kavramsal çerçeveyi kurmak gerekir.
2
Alınan kararın niteliğini analiz etme
Antlaşmayı imzalayanların ve onaylayan Saltanat Şûrası üyelerinin 'vatan haini' ilan edilmesi, antlaşmanın getirdiği esareti ve toprak kaybını kesin olarak reddetmektir.
TBMM'nin tepkisinin şiddeti ve hedefi, bağımsızlık konusundaki tavizsiz duruşun derecesini ölçmemizi sağlar.
3
Seçenekleri değerlendirme ve doğru yargıya ulaşma
Tavizsiz duruş, ulusal kurtuluş mücadelesinin temel belgesi olan Misak-ı Milli ilkelerinden ve tam bağımsızlıktan ödün verilmeyeceğinin en net kanıtıdır.
Çeldiricilerdeki anakronizm (Lozan) ve kavram karmaşaları (hukuki geçersizlik gerekçesi) elenerek doğru seçenek tespit edilir.

Key Concept

TBMM'nin Sevr Antlaşması'na karşı siyasi duruşu ve ulusal bağımsızlık kararlılığı
Estimated Time:1m 30s
Question 3Question

Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi'nde yaşanan Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Türk ordusunun yenilgisiyle sonuçlanmış ve ordu Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiştir. Mecliste büyük tartışmalara yol açan bu ma��lubiyet, kriz ortamını aşmak ve orduyu yeniden savaşa hazır hale getirmek adına olağanüstü önlemlerin alınmasını zorunlu kılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin ardından bu kriz sürecinde TBMM tarafından alınan önlemlerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Mustafa Kemal Paşa'ya meclisin yetkilerini de kullanabileceği üç aylık Başkomutanlık yetkisinin verilmesi

Answer

Mustafa Kemal Paşa'ya meclisin yetkilerini de kullanabileceği üç aylık Başkomutanlık yetkisinin verilmesi
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde alınan yenilgi sonrası TBMM'de orduyu toparlamak ve hızlı kararlar alabilmek amacıyla Mustafa Kemal Paşa'ya meclisin yetkilerini de devreden Başkomutanlık Kanunu çıkarılmıştır. Bu doğrultuda meclisin yetkilerini geçici süreyle tek elde toplayan Başkomutanlık yetkisinin verilmesi doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin askeri ve siyasi sonuçları analiz edilir.
Savaşın kaybedilmesi mecliste büyük tartışmalara yol açmış, meclisin Kayseri'ye taşınması gündeme gelmiş ve ordunun acil ihtiyaçlarının karşılanması gerekmiştir.
Savaş sonrasındaki kriz ortamını ve ihtiyaç duyulan olağanüstü önlemleri belirlemek için.
2
Bu kriz ortamında TBMM'nin aldığı önlemler incelenir.
Karar alma sürecini hızlandırmak amacıyla Mustafa Kemal Paşa'ya üç ay süreyle meclisin yasama ve yürütme yetkilerini de kullanabileceği Başkomutanlık görevi verilmiştir.
Soruda istenen doğrudan önlemi tespit etmek için.
3
Seçeneklerdeki diğer gelişmelerin kronolojisi ve neden-sonuç ilişkileri kontrol edilir.
Fransa ile Ankara Antlaşması, Sakarya Savaşı sonrasına; Londra Konferansı ve Moskova Antlaşması, I. İnönü Muharebesi sonrasına; düzenli ordunun kurulması ise Batı Cephesi savaşlarından öncesine aittir.
Çeldiricilerin elenerek doğru cevabın kesinleştirilmesi için.

Key Concept

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin Sonuçları ve Başkomutanlık Kanunu
Question 4Question

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile İstanbul, Bo��azlar ve çevresinin yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması, Osmanlı Hükümeti'nin hukuken sona erdiğinin bir göstergesiydi. Buna rağmen İtilaf Devletleri, Lozan'da toplanacak olan barış konferansına hem TBMM Hükümeti'ni hem de Osmanlı Hükümeti'ni birlikte davet etmişlerdir. TBMM ise bu gelişme üzerine 1 Kasım 1922'de aldığı kararla saltanatı kaldırmıştır.

Bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, saltanatın kaldırılmasının diplomatik boyutuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Türk tarafının barış konferansında tek bir heyetle temsil edilmesini sağlayarak İtilaf Devletleri'nin diplomatik ikilik yaratma stratejisini etkisiz kılmıştır.

Answer

Türk tarafının barış konferansında tek bir heyetle temsil edilmesini sağlayarak İtilaf Devletleri'nin diplomatik ikilik yaratma stratejisini etkisiz kılmıştır
Türk tarafının barış konferansında tek bir heyetle temsil edilmesini sağlayarak İtilaf Devletleri'nin diplomatik ikilik yaratma stratejisini etkisiz kılmıştır ifadesi doğrudur. İtilaf Devletleri, Lozan Konferansı'na hem Ankara hem de İstanbul hükümetlerini davet ederek Türk tarafı arasında görüş ayrılıkları yaratmayı ve bu sayede Sevr'in hafifletilmiş bir versiyonunu kabul ettirmeyi amaçlamışlardır. TBMM, saltanatı kaldırarak İstanbul Hükümeti'nin hukuki varlığına son vermiş ve bu diplomatik oyunu tamamen bozmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın getirdiği hukuki durum ile İtilaf Devletleri'nin Lozan davetinin diplomatik amacının incelenmesi.
Mudanya ile İstanbul ve Boğazlar TBMM'ye bırakılarak Osmanlı hukuken yok sayılmış, ancak Lozan'a hem TBMM hem Osmanlı davet edilerek ikilik hedeflenmiştir.
İtilaf Devletleri'nin Türk tarafı üzerinde yaratmak istediği nüfuz alanını ve çıkar çatışmasını tespit etmek için.
2
1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması kararının diplomatik amacının analiz edilmesi.
Saltanatın kaldırılması ile Osmanlı Hükümeti'nin varlığı resmen sonlandırılmış, böylece Lozan'da Türk milletini temsil edecek tek yasal gücün TBMM olması sağlanmıştır.
Kararın Lozan öncesinde ortaya çıkan temsil krizine nasıl bir diplomatik çözüm getirdiğini anlamak için.
3
Seçeneklerdeki tarihsel ve kavramsal yanılgıların elenmesi.
Cumhuriyetin ilanı, laiklik aşamaları ve İslam tarihi yönetim biçimleri ile ilgili yanlış eşleştirmeler elenerek diplomatik faydayı doğrudan açıklayan ifadenin doğrulanması sağlanır.
Doğru sonuca ulaşmak ve çeldiricilerdeki kavramsal/kronolojik hataları ayırt etmek için.

Key Concept

Saltanatın Kaldırılması ve Lozan Konferansı Öncesi Çift Başlılığın Engellenmesi
Question 5Question

TBMM ordularının Batı Cephesi'nde elde ettiği askeri sonuçlar, Anadolu'yu işgal eden devletlerin politikalarını doğrudan etkilemiştir. Nitekim Türk ordusunun kazandığı bir zafer üzerine İtalya Anadolu'daki askerlerini çekmeye başlamış, Fransa ise barış görüşmeleri yürütmek amacıyla Ankara'ya resmi bir temsilci göndermiştir. Ancak kısa bir süre sonra cephede yaşanan askeri bir başarısızlık, bu devletlerin Anadolu'dan çekilme ve anlaşma kararlarını askıya alarak beklemeye geçmelerine yol açmıştır.

Buna göre, Fransa ve İtalya'nın diplomatik girişimlerini askıya almalarına neden olan askeri gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri

Answer

Fransa ve İtalya'nın diplomatik girişimlerini askıya almalarına yol açan askeri gelişme Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'dir.
Doğru yanıt Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'dir. II. İnönü Muharebesi'nin kazanılmasının ardından İtalya Anadolu'dan çekilme kararı almış, Fransa ise barış görüşmeleri için Ankara'ye temsilci göndermiştir. Ancak Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde Türk ordusunun yenilgi alması üzerine her iki devlet de bu girişimlerini askıya alarak savaşın nihai sonucunu beklemeye başlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki bilgileri analiz ederek İtalya ve Fransa'nın ilk olumlu diplomatik adımlarının (temsilci gönderme ve çekilmeyi başlatma) hangi zaferden sonra olduğunu belirlemek.
Bu olumlu adımlar II. İnönü Muharebesi'nin kazanılmasıyla atılmıştır.
Askeri başarıların dış politikada olumlu sonuçlar doğurduğunu saptamak.
2
II. İnönü Muharebesi'nden sonra yaşanan ve bu devletlerin kararlarını askıya almalarına yol açan askeri başarısızlığı (yenilgiyi) tespit etmek.
Bu başarısızlık Türk ordusunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekildiği Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'dir.
Cephedeki yenilginin İtilaf Devletleri'ne umut vererek diplomatik süreci yavaşlattığını kavramak.
3
Elde edilen sonuçlara göre doğru seçeneği belirlemek.
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri seçeneği doğru cevaptır.
Kazanımlara göre askeri yenilginin diplomatik sonuçları askıya aldığını doğrulamak.

Key Concept

Batı Cephesi Savaşları'nın askeri sonuçlarının diplomasiye ve işgalci devletlerin politikalarına etkisi.
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question

İngiltere'nin İstanbul Fevkalade Komiseri Sir John de Robeck, Lord Curzon'a gönderdiği raporda şu ifadelere yer vermiştir:

'Mebusan Meclisi üyeleri, milliyetçi liderlerin etkisi altında hareket ederek bağımsızlık beyannamesini kabul etmişlerdir. Bu beyannamenin ilanı, bizim buradaki varlığımızı ve Mondros şartlarının uygulanmasını imkânsız kılmaktadır. Bu meclis açık kaldığı sürece barış şartlarını dikte etmemiz mümkün görünmemektedir.'

Bu raporda bahsedilen bağımsızlık beyannamesi ve sonrasında yaşanan gelişmelere dair aşağıda yapılan değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mebusan Meclisi'nin Misak-ı Millî kararlarını kabul etmesi üzerine İtilaf Devletleri İstanbul'u resmen işgal etmiş ve meclisi kapatmıştır.

Answer

Mebusan Meclisi'nin Misak-ı Millî kararlarını kabul etmesi üzerine İtilaf Devletleri İstanbul'u resmen işgal etmiş ve meclisi kapatmıştır.
Raporda belirtilen bağımsızlık beyannamesi Misak-ı Millî'dir. Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilen bu kararlar, İtilaf Devletleri'nin barış şartlarını dayatmasını engellediği için İstanbul 16 Mart 1920'de resmen işgal edilmiş ve meclis kapatmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tarihî belgenin içeriği analiz edilir.
Belgede geçen 'bağımsızlık beyannamesi'nin Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilen Misak-ı Millî olduğu tespit edilir.
İngiliz komiserin raporunda Mebusan Meclisi'nin bağımsızlık yönünde aldığı kararlardan bahsedilmektedir.
2
Gelişmelerin neden-sonuç ilişkisi kurulur.
Misak-ı Millî'nin ilanı sonrasında İtilaf Devletleri'nin 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ettiği belirlenir.
İtilaf Devletleri, kendi planlarını engellemekte olan bu kararların ardından meclisi kapatmak ve baskı kurmak için işgali gerçekleştirmiştir.
3
Seçenekler elenerek doğru değerlendirme bulunur.
Mebusan Meclisi'nin bu kararı kabul etmesinin İstanbul'un işgaline ve meclisin kapatılmasına yol açtığı bilgisi doğrulanır.
Tarihsel gerçeklikle ve neden-sonuç zinciriyle tam olarak uyuşan tek seçenek budur.

Key Concept

Misak-ı Millî kararlarının ilanının İstanbul'un resmen işgaline zemin hazırlaması ve Mebusan Meclisi'nin kapatılması
Question 7Question

Millî Mücadele Hazırlık Dönemi'nde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kronolojik sıralama sırasıyla; Amasya Genelgesi'nin yayımlanması, Erzurum Kongresi'nin toplanması, Sivas Kongresi'nin toplanması, Amasya Görüşmeleri'nin gerçekleştirilmesi ve Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin toplanarak Misak-ı Millî'yi ilan etmesi şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama Amasya Genelgesi (Haziran 1919) -> Erzurum Kongresi (Temmuz-Ağustos 1919) -> Sivas Kongresi (Eylül 1919) -> Amasya Görüşmeleri (Ekim 1919) -> Son Osmanlı Mebusan Meclisi (Ocak 1920) şeklindedir. Olayların birbirini izleyen neden-sonuç zinciri bu akışı doğrulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Amasya Genelgesi'nin tarihini belirleme
22 Haziran 1919
Genelge, Havza Genelgesi'nden sonra yayımlanan ve hazırlık döneminin ana programını belirleyen ilk temel belgedir.
2
Erzurum Kongresi'nin tarihini belirleme
23 Temmuz - 7 Ağustos 1919
Amasya Genelgesi'nin ardından Mustafa Kemal askerlikten istifa etmiş ve sivil olarak Erzurum Kongresi'ne katılmıştır.
3
Sivas Kongresi'nin tarihini belirleme
4 - 11 Eylül 1919
Amasya Genelgesi'nde yapılması kararlaştırılan ulusal nitelikteki kongre, Erzurum Kongresi'nden sonra gerçekleştirilmiştir.
4
Amasya Görüşmeleri'nin tarihini belirleme
20 - 22 Ekim 1919
Sivas Kongresi'nin yarattığı siyasi baskı sonucu Damat Ferit Paşa kabinesi düşmüş ve yeni hükümet Temsil Heyeti ile görüşmeyi kabul etmiştir.
5
Mebusan Meclisi'nin toplanmasının tarihini belirleme
12 Ocak 1920
Amasya Görüşmeleri'nde varılan mutabakat doğrultusunda ülke genelinde seçimler yapılmış ve meclis İstanbul'da çalışmalarına başlamıştır.

Key Concept

Millî Mücadele Hazırlık Dönemi Kronolojisi
Question 8Question

Milli Mücadele Dönemi’nde Doğu ve Güney cephelerinde yürütülen mücadelelerin genel özellikleri ile ilgili;

I. Doğu Cephesi'nde Osmanlı Devleti'nden kalan terhis edilmemiş düzenli ordu birlikleri mücadele ederken, Güney Cephesi'nde yerel halkın oluşturduğu Kuvayı Milliye birlikleri direnç göstermiştir.
II. Her iki cephenin de askeri aşamaları, kendi cephelerindeki yerel askeri başarıların hemen ardından imzalanan ikili barış antlaşmalarıyla kesin olarak son bulmuştur.
III. Doğu Cephesi’ndeki mücadeleler TBMM’nin uluslararası alandaki ilk siyasi zaferine zemin hazırlarken, Güney Cephesi’ndeki işgaller Batı Cephesi’ndeki bir askeri başarının ardından imzalanan antlaşmayla resmen sona ermiştir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

I ve III yargılarının yer aldığı seçenek doğrudur. Doğu Cephesi'nde 15. Kolordu, Güney Cephesi'nde Kuvayı Milliye mücadele etmiş; Doğu Cephesi Gümrü ile, Güney Cephesi ise Sakarya Savaşı sonrası Ankara Antlaşması ile kapanmıştır.
Doğu Cephesi'nde Kazım Karabekir komutasındaki Osmanlı'dan kalan ve terhis edilmeyen 15. Kolordu mücadele etmiş; Güney Cephesi'nde ise düzenli ordu bulunmayıp yerel halkın oluşturduğu Kuvayı Milliye direnmiştir. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur. Doğu Cephesi Gümrü Antlaşması ile kapanarak TBMM'nin ilk siyasi zaferi olmuştur. Güney Cephesi'ndeki işgaller ise Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında imzalanan 1921 Ankara Antlaşması ile sona ermiştir. Bu nedenle üçüncü öncül de doğrudur. Sonuç olarak birinci ve üçüncü yargılar doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Doğu ve Güney cephelerindeki askeri güçlerin niteliğini analiz etmek.
Doğu Cephesi'nde terhis edilmeyen Osmanlı düzenli ordusu (15. Kolordu) savaşırken, Güney Cephesi'nde yerel sivil direniş gücü olan Kuvayı Milliye mücadele etmiştir. Bu durum birinci öncülü doğrular.
Cephelerde savaşan askeri güçlerin türünü doğru tespit etmek için.
2
Cephelerin kapanış süreçlerini ve imzalanan antlaşmaları incelemek.
Doğu Cephesi Ermenistan ile imzalanan Gümrü Antlaşması ile kapanmıştır. Ancak Güney Cephesi yerel bir başarıyla değil, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılması üzerine Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması (1921) ile kapanmıştır. Bu durum ikinci öncülün yanlış olduğunu gösterir.
Cephelerin kapanmasına neden olan diplomatik ve askeri gelişmeler arasındaki ilişkiyi kurmak için.
3
Cephelerin askeri ve diplomatik sonuçlarının niteliğini değerlendirmek.
Doğu Cephesi'ndeki zafer ve Gümrü Antlaşması TBMM'nin ilk uluslararası siyasi başarısıdır. Güney Cephesi'ndeki işgaller ise Sakarya Savaşı (Batı Cephesi) sonrasındaki Ankara Antlaşması ile son bulmuştur. Bu durum üçüncü öncülü doğrular.
Öncüllerdeki siyasi ve diplomatik zafer tanımlarının tarihsel doğruluğunu doğrulamak için.

Key Concept

Doğu ve Güney Cephelerinin askeri ve diplomatik özellikleri ile bu cephelerin kapanma süreçlerindeki farklılıklar
Question 9Question

Milli Mücadele Dönemi Batı Cephesi Savaşları ile bu savaşların ardından ortaya çıkan iç siyasi ve uluslararası diplomatik gelişmeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. İnönü Muharebesi
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
Sakarya Meydan Muharebesi
Büy��k Taarruz

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. İnönü Muharebesi - Moskova Antlaşması ve Misak-ı Milli'den ilk taviz; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri - Başkomutanlık Kanunu ve Tekalif-i Milliye Emirleri; Sakarya Meydan Muharebesi - Fransa ile Ankara Antlaşması ve Paris Mukarraratı; Büyük Taarruz - Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Doğu Trakya, İstanbul ile Boğazlar'ın savaşsız kurtarılması
I. İnönü Muharebesi sonrasında Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmış ve Batum Gürcistan'a bırakılarak Misak-ı Milli'den ilk taviz verilmiştir. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'ndeki geri çekilme sonrası ordu ihtiyaçları için Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından Tekalif-i Milliye Emirleri yayımlanmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanarak Güney Cephesi kapanmış ve İtilaf Devletleri Mart 1922'de Paris Mukarraratı barış teklifini sunmuştur. Büyük Taarruz sonrasındaki askeri başarı ise Mudanya Ateşkes Antlaşması'nı getirmiş, Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşılmadan teslim alınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
I. İnönü Muharebesi'nin ulusal ve uluslararası sonuçlarını analiz etmek
Askeri zaferin ardından dış politikada Moskova Dostluk Antlaşması imzalanmış ve Batum tavizi verilmiştir.
Zaferin getirdiği diplomatik prestijin Sovyet Rusya ile ilişkilere etkisini belirlemek.
2
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin iç politikadaki ve askeri örgütlenmedeki yansımalarını incelemek
Alınan yenilgi üzerine TBMM'nin yetkileri Mustafa Kemal Paşa'ya verilmiş ve Tekalif-i Milliye Emirleri yayımlanmıştır.
Cephedeki kriz durumunun Meclis yönetimine ve ordu lojistiğine olan etkisini ortaya koymak.
3
Sakarya Meydan Muharebesi'nin diplomatik kazanımlarını değerlendirmek
Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanarak Güney Cephesi kapanmış ve İtilaf Devletleri barış teklifi hazırlamıştır.
Savunma savaşının zaferle bitmesinin uluslararası dengeleri ve diplomatik teklifleri nasıl şekillendirdiğini belirlemek.
4
Büyük Taarruz'un nihai askeri ve diplomatik neticelerini belirlemek
Mudanya Ateşkesi ile Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşılmadan kurtarılmıştır.
Taarruz harekatının ateşkes sürecini ve savaşsız toprak kazanımlarını nasıl getirdiğini saptamak.

Key Concept

Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi Savaşları'nin askeri gelişmeler ile iç ve dış siyasi olaylar üzerindeki sebep-sonuç ilişkileri
Question 10Question

Lozan Barış Antlaşması'nın hazırlık, müzakere ve yürürlüğe girme süreçlerinde meydana gelen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Olayların doğru kronolojik sıralaması: Saltanatın kaldırılması, Lozan görüşmelerinin ilk döneminin kesintiye uğraması, İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması ve İtilaf Devletleri kuvvetlerinin İstanbul'u tamamen boşaltması şeklindedir.
Kronolojik açıdan en erken olay konferans öncesinde ikiliğe son veren saltanatın kaldırılmasıdır (1 Kasım 1922). Ardından başlayan görüşmeler 4 Şubat 1923'te kesintiye uğramıştır. Bu ara dönemde İzmir İktisat Kongresi toplanmış (17 Şubat 1923), daha sonra ikinci dönem görüşmeleriyle antlaşma imzalanmış (24 Temmuz 1923) ve son olarak antlaşmanın onaylanmasıyla İstanbul tahliye edilmiştir (Ekim 1923).

Step-by-Step Solution

1
Lozan Konferansı öncesi yaşanan temsiliyet sorununa yönelik gelişmeyi belirlemek
Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)
Lozan görüşmelerine Türk tarafını temsilen hem TBMM hem de İstanbul hükümetinin çağrılması üzerine ikiliği önleme amacı taşır.
2
Konferansın ilk döneminin akıbetini analiz etmek
Görüşmelerin kesintiye uğraması (4 Şubat 1923)
Kapitülasyonlar, Musul sınırları ve dış borçlar gibi milli egemenliği doğrudan ilgilendiren konularda uzlaşma sağlanamamasıdır.
3
Görüşmelerin kesintiye uğradığı ara dönemdeki iç gelişmeyi tespit etmek
İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması (17 Şubat - 4 Mart 1923)
Askeri zaferlerin ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılması ve yeni devletin ekonomi vizyonunun dünyaya duyurulması hedeflenmiştir.
4
Müzakerelerin sonuçlanmasını belirlemek
Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması (24 Temmuz 1923)
23 Nisan'da başlayan ikinci dönem görüşmelerinin uzlaşmayla tamamlanması ve nihai barışın sağlanmasıdır.
5
Antlaşmanın imzalanması ve onayından sonraki fiili uygulamayı saptamak
İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından tahliye edilmesi (Ekim 1923 başı)
Lozan Antlaşması'nın TBMM tarafından onaylanmasının ardından İtilaf Devletleri kuvvetlerinin şehri boşaltması yükümlülüğünün yerine getirilmesidir.

Key Concept

Lozan Barış Konferansı sürecindeki kronolojik gelişmeler ve bu süreçte dış politika ile iç politika arasındaki karşılıklı etkileşim.
Estimated Time:3m 0s
Question 11Question

Lozan Barış Antlaşması’nda Türk heyeti, yeni Türk devletinin tam bağımsızlığı ve ulusal egemenliği için büyük bir mücadele vermiş; ancak bazı konularda egemenlik haklarını kısıtlayıcı kararları kabul etmek zorunda kalırken, bazı konuları ise ileride çözülmek üzere ertelemiştir.

Buna göre, antlaşmada yer alan;

I. Boğazlar’ın yönetiminin, başkanlığını Türk delegesinin üstleneceği uluslararası bir komisyona bırakılması ve kıyılarının askerden arındırılması,
II. Türkiye-Irak sınırının (Musul sorunu) belirlenmesinin, antlaşmanın yür��rlüğe girmesinden sonraki dokuz ay içinde Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakılması,
III. Düyun-ı Umumiye idaresinin kaldırılarak Osmanlı borçlarının imparatorluktan ayrılan devletler arasında paylaştırılması ve Türkiye’nin borcunu kendi para birimi veya Fransız frangı ile taksitler halinde ödemesi

hükümlerinden hangileri, sırasıyla 'ulusal egemenliği kısıtlayıcı bir karara' ve 'çözümü konferans sonrasına ertelenen bir konuya' örnek oluşturur?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

I ve II ifadelerini i��eren seçenek doğrudur.
Boğazlar'ın uluslararası bir komisyon tarafından yönetilmesi ve kıyılarının askersizleştirilmesi Türkiye'nin egemenlik haklarını kısıtlayan bir karardır. Irak sınırı (Musul sorunu) ise Lozan'da çözülemeyerek antlaşma sonrasına bırakılan tek konudur. Dolayısıyla bu iki durum sırasıyla aranan özellikleri karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Boğazlar maddesini egemenlik hakları açısından analiz etmek.
Boğazlar'da uluslararası bir komisyonun bulunması ve kıyıların askerden arındırılması, Türkiye'nin kendi toprakları üzerindeki tam hükümranlık hakkını sınırladığı için ulusal egemenliği kısıtlayıcı bir karadır.
Ulusal egemenlik, bir devletin kendi sınırları içinde başka hiçbir otorite kabul etmeden tam yetkili olmasını gerektirir.
2
Irak sınırı (Musul) maddesini konferansın gidişatı açısından incelemek.
Türkiye-Irak sınırı Lozan'da çözülememiş, antlaşma imzalandıktan sonraki dokuz ay içinde Türkiye ve İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır.
Musul üzerindeki anlaşmazlık çözülemediği için çözümün konferans sonrasına ertelendiğini gösterir.
3
Osmanlı borçları maddesini bağımsızlık ve egemenlik yönüyle değerlendirmek.
Düyun-ı Umumiye'nin kaldırılması ve borçların paylaştırılarak Türk lirası veya Fransız frangı olarak ödenmesinin kabulü, ekonomik bağımsızlığı kurtarmış ve konuyu net bir çözüme kavuşturmuştur. Egemenliği kısıtlayıcı olmadığı gibi ertelenen bir husus da değildir.
Mali denetimin son bulması egemenliği pekiştirir.
4
Doğru eşleştirmeyi yaparak sonuca ulaşmak.
Birinci öncül egemenlik kısıtlamasına, ikinci öncül ise ertelenen konuya tam olarak uymaktadır. Dolayısıyla doğru seçenek bu iki öncülü içeren seçenektir.
Sırasıyla yapılan tanımlar I ve II nolu hükümleri doğrulamaktadır.

Key Concept

Lozan Barış Antlaşması'ndaki maddelerin ulusal egemenlik, tam bağımsızlık ve diplomasi süreçleri açısından analiz edilmesi
Estimated Time:2m 30s
Question 12Question

Erzurum Kongresi'nde 'Doğu Anadolu illerini temsil etmek üzere' 9 kişiden oluşturulan Temsil Heyeti, Sivas Kongresi'nde 'Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin yürütme organı' haline getirilerek üye sayısı 16'ya çıkarılmış ve tüm yurdu temsil etme yetkisiyle donatılmıştır. Temsil Heyeti'nin Sivas Kongresi sonrasında Ali Fuat Paşa'yı Batı Cephesi Kuvay-ı Milliye Genel Komutanlığına tayin etmesi ve ardından İstanbul Hükümeti'nin baskılara dayanamayarak Damat Ferit Paşa Kabinesi'nin istifa etmesi üzerine yeni kurulan Ali Rıza Paşa Kabinesi ile Amasya Görüşmeleri'ni gerçekleştirmesi bu heyetin hukuki ve siyasi statüsünde önemli değişimlere yol açmıştır.

Bu bilgilere ve Milli Mücadele Hazırlık Dönemi gelişmelerine göre, Temsil Heyeti ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğru bir değerlendirme değildir?

Show answer & explanation

Answer: Amasya Görüşmeleri sonucunda Temsil Heyeti, tüm yürütme ve temsil yetkilerini derhal son Osmanlı Mebusan Meclisine devrederek kendi hukuki ve siyasi varlığ��na son vermiştir.

Answer

Amasya Görüşmeleri sonucunda Temsil Heyeti'nin yetkilerini Mebusan Meclisine devrederek kapandığını belirten seçenek yanlıştır.
Amasya Görüşmeleri sonrasında Temsil Heyeti hukuki varlığını sonlandırmamış, aksine meclis seçimlerinin yapılmasını ve meclisin toplanmasını koordine etmiştir. Heyet, merkezini Ankara'ya taşıyarak çalışmalarına devam etmiş ve ancak 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla görevi resmen sona ermiştir. Bu nedenle görüşmelerin ardından tüm yetkilerini devrederek kapandığı yönündeki değerlendirme yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Temsil Heyeti'nin süreç içindeki yetki ve statü değişimlerini incelemek.
Heyetin bölgesellikten ulusallığa geçiş yaptığı ve yürütme gücünü kullandığı tespit edilir.
Soruda verilen öncüllerin doğruluğunu teyit etmek ve Temsil Heyeti'nin hukuki statüsünü analiz etmek için bu adım gereklidir.
2
Amasya Görüşmeleri sonrasındaki siyasi gelişmeleri ve Temsil Heyeti'nin akıbetini değerlendirmek.
Temsil Heyeti'nin Ankara'ya taşınarak seçimleri yönettiği ve TBMM açılana kadar etkin kaldığı görülür.
Görüşmelerin heyetin varlığını sona erdirip erdirmediğini anlamak için bu tarihi sürecin bilinmesi gerekir.

Key Concept

Temsil Heyeti'nin Hukuki Statüsü ve Gelişim Aşamaları
Question 13Question

Milli Mücadele Dönemi'nde Misak-ı Milli'nin kabul edilmesi ve İstanbul'un resmen işgali sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama; Misak-ı Milli kararlarının kabulü, Ali Rıza Paşa hükümetinin istifası, İstanbul'un resmen işgal edilerek meclisin basılması ve Temsil Heyeti'nin seçim genelgesi yayımlaması şeklindedir.
Kronolojik sıralama, bağımsızlık kararlarının Son Osmanlı Mebusan Meclisinde kabul edilmesiyle başlar. Bu kararlardan rahatsız olan İtilaf Devletleri'nin baskısıyla hükümet istifa etmiş, ardından baskılar askeri işgale dönüşerek İstanbul resmen işgal edilmiş ve meclis kapatılmıştır. Sürece son tepki olarak da Anadolu'da yeni bir meclis için seçim kararı alınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Misak-ı Milli kararlarının kabul edildiği meclisi ve tarihi tespit etmek.
Misak-ı Milli, Son Osmanlı Mebusan Meclisinde 28 Ocak 1920'de kabul edilmiştir. Bu, kronolojinin başlangıç noktasıdır.
Bağımsızlık hareketinin yasal çerçevesinin çizilmesi diğer olayları tetikleyen ana unsurdur.
2
Misak-ı Milli sonrası oluşan siyasi baskı sürecini analiz etmek.
İtilaf Devletleri'nin kararların geri çekilmesi baskısına dayanamayan Ali Rıza Paşa hükümeti 3 Mart 1920'de istifa etmiştir.
Hükümet krizleri, İtilaf Devletleri'nin askeri müdahaleye giden sürecini hazırlamıştır.
3
Askeri müdahalenin zamanını ve kapsamını belirlemek.
İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ederek Mebusan Meclisi'ni basmıştır.
Hükümet değişikliğine rağmen direnişin kırılamaması üzerine İtilaf Devletleri fiili ve resmi işgal adımını atmıştır.
4
Milli Mücadele merkezinin işgale karşı aldığı önlemi belirlemek.
Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa, 19 Mart 1920'de yeni bir meclis için seçim genelgesi yayımlamıştır.
Meclis-i Mebusan'ın işlevsiz kalması üzerine milli iradenin Anadolu'da tecelli etmesi zorunlu hale gelmiştir.

Key Concept

Misak-ı Milli'nin Kabulü ve İstanbul'un İşgali Kronolojisi ile Neden-Sonuç İlişkileri
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

Birinci TBMM, açılışından kısa süre sonra saltanat ve hilafet yanlısı çevrelerin, İstanbul Hükümeti’nin ve İtilaf Devletleri’nin kışkırtmalarıyla başlayan iç ayaklanmalarla karşı karşıya kalmıştır. TBMM bu ayaklanmaları bastırmak amacıyla Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu yürürlüğe koymuş, İstiklal Mahkemelerini kurmuş; diğer yandan da Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi’nin Milli Mücadele karşıtı fetvasına karşı Ankara Müftüsü Rıfat Efendi ve Anadolu’daki çok sayıda müftünün imzasıyla karşı fetvalar yayımlatmıştır.

Buna göre Birinci TBMM'nin iç ayaklanmalara karşı yürüttüğü mücadele stratejisi ve bu süreçteki hukuki-siyasi yapısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Ayaklanmaları bastırma sürecinde meclisin otoritesini korumak amacıyla laiklik ilkesini anayasal bir kural haline getirmiş ve dini argümanları tamamen dışlamıştır.

Answer

Ayaklanmaları bastırma sürecinde meclisin otoritesini korumak amacıyla laiklik ilkesini anayasal bir kural haline getirmiş ve dini argümanları tamamen dışlamıştır.
Doğru cevap olan ifade, Birinci TBMM'nin laiklik ilkesini anayasal bir kural haline getirdiğini ve dini argümanları tamamen dışladığını öne sürmektedir. Ancak Birinci TBMM dönemi anayasası olan 1921 Anayasası'nda (Teşkilat-ı Esasiye) laiklik ilkesi yer almadığı gibi, meclis Şeyhülislam'ın fetvasına karşı Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi'den karşı fetva alarak dini argümanları mücadelede etkin bir şekilde kullanmıştır. Dolayısıyla bu ifade söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki önlemleri ve Birinci TBMM'nin dönemsel yapısını incelemek.
TBMM'nin isyanlara karşı hem yasal (Hıyanet-i Vataniye Kanunu, İstiklal Mahkemeleri) hem de dini (karşı fetva) adımlar attığı görülür.
Milli Mücadele Dönemi'nde meclisin meşruiyetini korumak için hangi araçlara başvurduğunu anlamak.
2
Laiklik ilkesinin Türk anayasal tarihindeki kronolojik yerini tespit etmek.
Laiklik ilkesinin anayasaya girmesinin 1937 yılında gerçekleştiği, 1921 Anayasası'nda ise henüz laik bir karakter bulunmadığı anlaşılır.
Anakronizm yanılgısına düşülmesini engellemek.
3
Dini argümanların dışlanıp dışlanmadığını kontrol etmek.
İstanbul Hükümeti'nin fetvasına karşı Ankara Müftüsü'nden karşı fetva alınmasının dini argümanların dışlanmadığını, aksine mücadelede aktif olarak kullanıldığını gösterdiği belirlenir.
Verilen önermenin tarihsel gerçeklerle uyuşmadığını doğrulamak.

Key Concept

Birinci TBMM'nin hukuki-siyasi yapısı, güçler birliği ilkesi ve ayaklanmalara karşı meşruiyet arayışları
Question 15Question

Milli Mücadele Dönemi'nde Birinci TBMM'nin açılış süreci, meclisin otoritesini tesis etme çabaları ve bu süreçte karşılaşılan iç ayaklanmalarla ilgili aşağıda verilen gelişmeleri kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama: İstanbul Hükümeti'nin desteğiyle Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi'nin fetvasının yayımlanması (11 Nisan 1920) -> Ankara'da B��yük Millet Meclisinin fiilen toplanması (23 Nisan 1920) -> Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun kabul edilmesi (29 Nisan 1920) -> İstiklal Mahkemelerinin kurulması kararının alınması (11 Eylül 1920) -> Kuva-yı Milliye liderlerinden Çerkez Ethem'in TBMM iradesine karşı ayaklanması (Aralık 1920).
Doğru kronolojik sıralama, direnişi baltalama girişimi olan Şeyhülislam Dürrizade fetvasının yayımlanması (11 Nisan 1920), Büyük Millet Meclisinin Ankara'da açılması (23 Nisan 1920), meclisin yasama yetkisini kullanarak çıkardığı Hıyanet-i Vataniye Kanunu (29 Nisan 1920), yargı gücünü hızlandırmak amacıyla kurulan İstiklal Mahkemeleri (11 Eylül 1920) ve son olarak düzenli orduya geçiş aşamasında yaşanan Çerkez Ethem İsyanı (Aralık 1920) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Milli Mücadele karşıtı propagandan��n ve sabote girişimlerinin meclis açılmadan önceki tarihini tespit etmek.
İstanbul Hükümeti destekli Şeyhülislam Dürrizade fetvasının 11 Nisan 1920'de yayımlandığı belirlenir.
Meclisin açılmasını ve halkın Ankara hükümetine desteğini önlemek amacıyla ilk olarak bu yıpratma ve meşruiyetsizleştirme adımı atılmıştır.
2
Büyük Millet Meclisinin açılış tarihini belirlemek.
Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920'de Ankara'da açıldığı belirlenir.
İstanbul Hükümeti'nin engelleme çabalarına rağmen temsilciler Ankara'da toplanarak milli iradeye dayalı yönetimi fiilen başlatmıştır.
3
Meclisin açılmasından hemen sonra ortaya çıkan iç isyanlara karşı aldığı ilk hukuki tedbiri incelemek.
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun 29 Nisan 1920'de çıkarıldığı belirlenir.
Yeni kurulan meclisin otoritesini korumak ve ayaklanmacıları cezalandırmak için acil bir yasal düzenleme gerekmiştir.
4
Yasal düzenlemelerin sahada hızlıca uygulanması amacıyla yargı organının kurulma sürecini incelemek.
İstiklal Mahkemelerinin kurulmasına dair kanunun 11 Eylül 1920'de kabul edildiği belirlenir.
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun uygulanmasında yaşanan aksaklıkları gidermek ve firarileri yargılamak için meclis kendi içinden üyelerle mahkemeler oluşturmuştur.
5
Düzenli ordunun kurulma çabaları sonrasında yaşanan iç tepkileri ve ayaklanmaları kronolojik olarak yerleştirmek.
Çerkez Ethem İsyanı'nın Aralık 1920'de patlak verdiği tespit edilir.
Kuva-yı Milliye liderlerinin meclisin otoritesi altına girmeyi ve düzenli orduya katılmayı reddetmesi bu isyana yol açmıştır.

Key Concept

Birinci TBMM'nin açılması, meşruiyetini ve otoritesini korumak için aldığı tedbirler ile iç isyanların kronolojik seyri.
Estimated Time:3m 0s
Question 16Question

Sevr Antlaşması'nın hazırlanma ve imzalanma sürecinde yaşanan diplomatik gelişmeler incelendiğinde; Osmanlı yönetiminin antlaşma şartlarını hafifletmek amacıyla yürüttüğü girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine, İtilaf Devletleri'nin askeri harekatı genişleterek Osmanlı Hükûmeti'ni imzaya zorladığı görülmektedir. Bu doğrultuda imzalanan antlaşma, gerek imzalanış usulü gerekse içeriği yön��yle hem Osmanlı hem de yeni kurulan Ankara Hükûmeti nezdinde ciddi tartışmalara yol açmıştır.

Bu bilgiler ve dönemin şartları dikkate alındığında, Sevr Antlaşması'na ilişkin aşağ��daki değerlendirmelerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Saltanat Şûrası'nın padişahın katılımıyla antlaşmayı onaylamış olması, meclisin kapalı olduğu bu dönemde antlaşmaya anayasal açıdan tam bir hukuki geçerlilik kazandırmıştır.

Answer

Saltanat Şûrası'nın onayının antlaşmaya anayasal açıdan tam bir hukuki geçerlilik kazandırdığı yönündeki değerlendirme söylenemez.
Sevr Antlaşması'nın hukuken geçerli olabilmesi için Kanun-i Esasi'nin ilgili maddesi gereği Mebusan Meclisi'nin onayından geçmesi zorunludur. Ancak meclis kapalı olduğundan antlaşma Saltanat Şûrası tarafından onaylanmıştır. Bu durum antlaşmaya yasal bir geçerlilik kazandırmamış, aksine hukuken geçersiz (ölü doğmuş) kalmasına yol açmıştır. Dolayısıyla Saltanat Şûrası onayının antlaşmaya hukuki geçerlilik kazandırdığı yönündeki değerlendirme söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Kanun-i Esasi hükümlerinin incelenmesi
Anayasa'ya göre barış antlaşmalarının yürürlüğe girebilmesi için Mebusan Meclisi onayından geçmesi zorunludur.
Antlaşmanın anayasal geçerliliğini test etmek için mevcut hukuki çerçevenin sınırlarını belirlemek.
2
Saltanat Şûrası'nın yetkisinin analiz edilmesi
Saltanat Şûrası anayasal bir yasama organı olmayıp padişah başkanlığında toplanan olağanüstü bir danışma kuruludur.
Kurulun kararlarının yasama gücü taşıyıp taşımadığını ve meclis onayının yerini olup olamayacağını saptamak.
3
Antlaşmanın hukuki geçerliliğinin tespiti
Mebusan Meclisi kapalı olduğundan ve onay vermediğinden Sevr Antlaşması anayasal olarak geçersiz kalmış ve yürürlüğe girememiştir.
Padişahın katılımıyla Saltanat Şûrası'nın onay vermesinin antlaşmaya hukuki ve anayasal geçerlilik kazandırmayacağını belirlemek.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın hukuki geçersizliği ve Kanun-i Esasi ilişkisi
Estimated Time:3m 0s
Question 17Question

Milli Mücadele Dönemi'nde işgalci güçlere ve azınlıklara karşı Doğu ve Güney Cephelerinde hem askeri hem de diplomatik alanlarda son derece kritik mücadeleler yürütülmüştür. Bu süreçte yerel direniş örgütlenmiş, düzenli ordu ve milis güçler vasıtasıyla önemli başarılar kazanılmış, bu başarılar çeşitli antlaşmalar ve kongreler ile hukuki zemin kazanmıştır.

Buna göre, sol sütunda verilen tarihi gelişmeleri, sağ sütunda verilen açıklamalarıyla doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920)
Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921)
Kars Antlaşması (13 Ekim 1921)
Pozantı Kongresi (5 Ağustos 1920)

Matches

Show answer & explanation

Answer

Gümrü Antlaşması ilk siyasi başarıyı sağlayan belgeyle, Ankara Antlaşması İtilaf bloğundaki çatlağı oluşturan ve Hatay tavizini içeren antlaşmayla, Kars Antlaşması doğu sınırına son hukuki şeklini veren belgeyle ve Pozantı Kongresi Güney Cephesi'ndeki yerel mücadelenin kurumsallaşmasını sağlayan kongreyle eşleşmelidir.
Gümrü Antlaşması'nın ilk başarı olması, Kars Antlaşması'nın doğu sınırına son halini vermesi, Ankara Antlaşması'nın İtilaf bloğundaki çatlağı tescillemesi ve Pozantı Kongresi'nin güneydeki yerel direnişin kurumsal merkezi olması temeline dayalı eşleştirme doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Doğu Cephesi'ndeki ilk diplomatik gelişmeyi belirlemek
Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920), Ermenistan ile imzalanmış ve TBMM'nin ilk askeri zaferi sonrasındaki ilk diplomatik başarısı olup Ermenistan'ın Sevr'i reddetmesini sağlamıştır. Bu durum birinci açıklama ile eşleşir.
Doğu sınırının ilk aşamasını ve ilk askeri-siyasi zaferi belirlemek için.
2
Doğu sınırına kesin şeklini veren antlaşmayı incelemek
Kars Antlaşması (13 Ekim 1921), Sakarya Zaferi sonrasında Kafkas Cumhuriyetleri (Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan) ile imzalanmış ve doğu sınırını kesinleştirmiştir. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Doğu Cephesi'ndeki nihai diplomatik sınırı tespit etmek için.
3
Güney Cephesi'ndeki diplomatik antlaşmayı değerlendirmek
Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921), Sakarya Zaferi sonrasında Fransa ile imzalanmış, Hatay'ın dışarıda kalmasıyla Misak-ı Milli'den taviz verilmiştir. Fransa, TBMM'yi tanıyan ilk İtilaf devleti olmuştur. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Güney sınırının ve Fransa ile ilişkilerin seyrini belirlemek için.
4
Güney Cephesi'ndeki yerel örgütlenme toplantısını analiz etmek
Pozantı Kongresi (5 Ağustos 1920), Güney Cephesi'ndeki direnişi örgütlemek ve Kilikya bölgesini idari olarak yapılandırmak amacıyla toplanmıştır. Adana valiliği geçici olarak Pozantı'ya taşınmıştır. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Güney Cephesi'ndeki milis kuvvetlerin ve yerel idarenin kurumsallaşma çabasını tespit etmek için.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi'nde Doğu ve Güney Cepheleri'ndeki askeri başarıların diplomatik ve idari sonuçları
Question 18Question

Milli Mücadele Dönemi'nde düzenli ordunun kazandığı I. İnönü Muharebesi'nin ardından İtilaf Devletleri'nin Sevr Antlaşması'nı TBMM Hükümeti'ne kabul ettirmek amacıyla düzenlediği uluslararası konferans aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Londra Konferansı

Answer

Londra Konferansı
I. İnönü Muharebesi'nin kazanılması, TBMM Hükümeti'nin hem askeri gücünü hem de siyasi saygınlığını artırmıştır. Bunun üzerine İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması'nı bazı küçük değişikliklerle TBMM'ye kabul ettirebilmek amacıyla Londra Konferansı'nı düzenlemişlerdir.

Step-by-Step Solution

1
I. İnönü Muharebesi'nin sonuçlarını değerlendirmek.
I. İnönü Muharebesi, TBMM'nin kurduğu düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki ilk zaferidir.
Muharebenin askeri sonuçlarının siyasi gelişmeleri nasıl etkilediğini anlamak gerekir.
2
Uluslararası diplomatik sonuçları incelemek.
Zafer sonrasında İtilaf Devletleri, TBMM'yi doğrudan veya dolaylı olarak Londra'da toplanacak bir konferansa davet etmiştir.
Zaferin dış politikadaki yansımasını bulmak gerekir.
3
Seçenekler arasından doğru konferansı belirlemek.
Londra Konferansı, TBMM'nin diplomatik alanda ilk kez resmen tanındığı uluslararası bir toplantıdır.
I. İnönü Muharebesi sonrasında toplanan konferansın adını tespit etmek.

Key Concept

Londra Konferansı, I. İnönü Muharebesi'nin dış politikadaki en önemli diplomatik sonuçlarından biridir ve İtilaf Devletleri'nin TBMM Hükümeti'ni resmen tanıdığı ilk platformdur.
Estimated Time:1m 0s
Question 19Question

Milli Mücadele Dönemi'nde Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra İtilaf Devletleri bloğunda yaşanan görüş ayrılıklarını derinleştiren ve Fransa'nın TBMM Hükümeti'ni resmen tanıyarak Anadolu'dan çekilmesini sağlayan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ankara Antlaşması

Answer

Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında Fransa ile imzalanan ve Fransa'nın Anadolu'dan çekilmesini sağlayan antlaşma Ankara Antlaşması'dır.
Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra 20 Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması sayesinde Fransa, TBMM'yi resmen tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuş ve Güney Cephesi'ndeki savaş durumu sona ermiştir. Bu zafer İtilaf Devletleri bloğundaki çatlağı derinleştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Sakarya Meydan Muharebesi'nin diplomatik sonuçlarını analiz etmek.
Askeri zaferin ardından İtilaf Devletleri arasındaki birlik sarsılmış ve Fransa, TBMM ile doğrudan masaya oturmuştur.
Savaşın uluslararası alandaki en önemli siyasi yansımasını belirlemek gerekmektedir.
2
Fransa ile imzalanan antlaşmanın adını ve önemini tespit etmek.
20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmış, Fransa işgal ettiği güney bölgelerinden çekilmiştir.
Anlaşmanın Güney Cephesi'ni kapatan ve Fransa'nın TBMM'yi tanımasını sağlayan antlaşma olduğunu teyit etmek amaçlanır.

Key Concept

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Diplomatik Sonuçları ve Ankara Antlaşması
Question 20Question

Batı Cephesi'nde gerçekleştirilen askeri mücadeleler, Türk milletinin bağımsızlık azmini kanıtlarken ulusal ve uluslararası alanda köklü hukuki, siyasi ve diplomatik değişimleri de beraberinde getirmiştir.

Aşağıda verilen askeri gelişmeleri, doğrudan zemin hazırladıkları siyasi ve diplomatik sonuçlar ile doğru biçimde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. İnönü Muharebesi
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
Sakarya Meydan Muharebesi
Büyük Taarruz

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekildedir: I. İnönü Muharebesi -> İtilaf Devletleri'nin TBMM'yi uluslararası kurulda muhatap alması; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri -> Yasama ve yürütme güçlerinin tek bir kişide toplanmasına zemin hazırlayan askeri kayıp; Sakarya Meydan Muharebesi -> Güney sınırının taviz verilerek çizilmesi ve oradaki birliklerin batı hattına kaydırılması; Büyük Taarruz -> Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar'ın savaşılmadan Türk idaresine geçmesi.
Doğru eşleştirmede, I. İnönü Muharebesi İtilaf Devletleri'nin TBMM'yi Londra Konferansı vasıtasıyla resmen tanımasına; Kütahya-Eskişehir yenilgisi meclisin tüm yetkilerini Mustafa Kemal Paşa'ya devreden Başkomutanlık Kanunu'nun kabul edilmesine; Sakarya Meydan Muharebesi Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması sonucunda Güney sınırının Hatay hariç çizilmesine ve oradaki birliklerin batıya kaydırılmasına; Büyük Taarruz ise Mudanya Ateşkesi ile Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar'ın savaşılmadan kurtarılmasına yol açmıştır.

Step-by-Step Solution

1
I. İnönü Muharebesi'nin uluslararası etkisini tespit ediniz.
I. İnönü Muharebesi düzenli ordunun ilk askeri zaferidir ve bu zaferin ardından İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması'nı yumuşatarak kabul ettirmek amacıyla TBMM'yi Londra Konferansı'na çağırarak hukuken muhatap kabul etmiştir.
Askeri başarıların dış politikadaki diplomatik karşılıklarını analiz etmek.
2
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin iç siyasi sonuçlarını değerlendiriniz.
Bu muharebede Türk ordusu yenilerek Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiştir. Bu askeri kayıp mecliste sert tartışmalara yol açmış ve hızlı karar alınabilmesi için Mustafa Kemal Paşa'ya geniş yetkiler veren Başkomutanlık Kanunu kabul edilmiştir.
Savaş alanındaki mağlubiyetlerin iç politikada yönetim yapısını nasıl etkilediğini anlamak.
3
Sakarya Meydan Muharebesi'nin güney sınırları ve askeri yapılanma üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Sakarya Zaferi sonrasında Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmış, Hatay dışındaki güney sınırımız kesinleşmiş ve Güney Cephesi'ndeki askeri güçler Batı Cephesi'ne nakledilmiştir.
Büyük savunma savaşının çok cepheli savaşı nasıl tek cepheye indirdiğini saptamak.
4
Büyük Taarruz'un savaşın askeri safhasını bitiren rolünü belirleyiniz.
Büyük Taarruz sonrasında İtilaf Devletleri ateşkes istemek zorunda kalmış, imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşılmadan teslim alınmıştır.
Taarruz harekatının nihai diplomatik kazanımlarla sonuçlandığını doğrulamak.

Key Concept

Batı Cephesi Savaşları'nın askeri gelişmelerinin iç siyaset ve dış diplomasi üzerindeki neden-sonuç ilişkileri
Page 1 / 6Next
Milli Mücadele Dönemi Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin