Bir sinema filmini izlerken perdede gördüğümüz hareket, aslında peş peşe gelen durağan karelerin h��zlıca yansıtılmasından ibarettir. Analitik düşüncemiz de tıpkı bu sinema makinesi gibi çalışır; sürekli akan ve değişen gerçekliği dondurarak, parçalara ayırarak ve kavramsallaştırarak kavramaya çalışır. Ancak bu yöntem bize gerçekliğin dinamik akışını değil, yalnızca onun dondurulmuş fotoğraflarını sunar. Gerçekliğin özü olan bu kesintisiz akışı ve yaşamı kavramak, onu dışarıdan inceleyen araçlarla değil, doğrudan onunla özdeşleşen, onu içeriden duyan bir yetinin işidir.
Bu parçadaki düşünceler, bilgi felsefesinde bilginin kaynağını aşağıdakilerden hangisiyle temellendiren yaklaşımla örtüşmektedir?
- AZihinden bağımsız olan nesnel gerçekliğin deneysel yöntemlerle paranteze alınmasıyla
- BDuyularla elde edilen ham verilerin zihnin doğuştan gelen kategorilerinde işlenmesiyle
- Zekanın analitik ve durağan yapısını aşarak, yaşamın dinamik akışını doğrudan kavrayan sezgiyleAnswer
- DDış dünyaya ait olguların mantıksal dil analizleri ve doğrulanabilirlik ölçütleriyle çözümlenmesiyle
- EAkla dayalı soyut çıkarımlarla elde edilen apriori bilgilerin mantıksal tutarlılığıyla
Answer
Zekanın analitik ve durağan yapısını aşarak, yaşamın dinamik akışını doğrudan kavrayan sezgiyle
Parçada, analitik düşüncenin (zekanın) sürekli akan gerçekliği durağanlaştırıp parçalayarak incelemesi eleştirilmektedir. Gerçekliğin bu dinamik akışının ancak doğrudan onunla özdeşleşen ve onu içeriden kavrayan sezgi (entüisyonizm) ile elde edilebileceği savunulmaktadır. Dolayısıyla zekanın analitik yapısını aşarak akışı doğrudan yakalayan sezgiyi temel alan ifade parçadaki görüşle tam olarak örtüşmektedir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Bergson'un sezgi ve zeka ayrımı temelinde entüisyonizm akımı