Bilgi Felsefesi

69 questions

Question 1Question

Aşağıda pragmatist (faydacı) bilgi felsefesinin önde gelen temsilcilerine ait temel kavramsal yaklaşımlar ve bunların epistemolojik açıklamaları verilmiştir. Bu yaklaşımlar ile doğru açıklamaları eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

John Dewey'in Araçsallığı (Enstrümantalizm)
William James'in Değişken Hakikat Anlayışı
Charles Sanders Peirce'ün Pragmatik Maksimi

Matches

Show answer & explanation

Answer

John Dewey'in Araçsallığı (Enstrümantalizm) ifadesi problem çözme ve çevreye uyum aracı açıklamasıyla; William James'in Değişken Hakikat Anlayışı ifadesi doğruluğun durağan olmayıp süreç içinde inşa edildiği açıklamasıyla; Charles Sanders Peirce'ün Pragmatik Maksimi ifadesi ise kavramın anlamının pratik ve gözlemlenebilir sonuçların toplamı olduğu açıklamasıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede John Dewey'in enstrümantalist (araçsal) yaklaşımı, bilginin sorun çözme ve çevreye uyum aracı olmasıyla; William James'in hakikat anlayışı, doğruluğun durağan olmayıp eylem sürecinde inşa edilmesiyle; Peirce'ün pragmatik maksimi ise kavramların anlamının eylemsel pratik sonuçların toplamı olmasıyla ilişkilendirilir.

Step-by-Step Solution

1
John Dewey'in bilgi felsefesindeki temel iddiası olan 'Araçsallık' (Enstrümantalizm) kavramı analiz edilir.
Dewey'e göre bilginin, çevreye uyum sağlama ve pratik yaşamdaki problemleri çözmeye yarayan bir araç olduğu belirlenir.
Bu kavramı problem çözme aparatına vurgu yapan açıklama ile eşleştirmek gerekir.
2
William James'in pragmatist hakikat/doğruluk anlayışı incelenir.
James'in doğruluğu durağan bir nesnel uyum olarak değil, eylemlerin sonuçlarında ortaya çıkan dinamik ve 'doğru kılınan' bir süreç olarak gördüğü saptanır.
Bu yaklaşımı doğruluğun süreç içinde inşa edildiğini belirten açıklama ile eşleştirmek gerekir.
3
Charles Sanders Peirce'ün pragmatik maksimi (ilkesi) değerlendirilir.
Peirce'e göre bir düşünce veya kavramın anlamının, onun eylemsel alanda doğuracağı pratik ve gözlemlenebilir sonuçların toplamı olduğu belirlenir.
Bu ilkeyi eylemsel etkilerin toplamına vurgu yapan açıklama ile eşleştirmek gerekir.

Key Concept

Pragmatizm (Faydacılık) Epistemolojisi
Question 2Question

Rasyonalist filozoflar, bilginin kaynağı olarak aklı görseler de bu temel kabulün içini doldururken farklı kavramsal araçlar ve açıklamalar geliştirmişlerdir. Aşağıda rasyonalist filozofların epistemolojik görüşlerine dair yapılan açıklamaları, ilişkili oldukları temel kavramlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Platon'un, duyusal dünyanın değişkenliğine karşı değişmez ve genelgeçer bilginin ruhun geçmiş yaşantılarından getirdiği ideaların hatırlanmasıyla mümkün olduğunu savunduğu kuramdır.
Descartes'ın şüphe yöntemini sonuna kadar götürdükten sonra, zihnin hiçbir dışsal veriye ve duyuma ihtiyaç duymadan, kendi üzerine düşünerek ulaştığı ilk kesin ve şüphe götürmez apaçıklığı sağlayan zihinsel yetidir.
Spinoza'nın, evrenin rasyonel ve zorunlu düzenini (tözün doğasını) parçalı ve dolaylı akıl yürütmelerin ötesine geçerek bir bütün olarak tek bir bakışta kavramayı sağlayan en üst düzey bilgi türüdür.
Leibniz'in, karşıtları mantıksal çelişki yaratacağı için doğruluğu zorunlu olan ve doğrulanması için hiçbir deneysel gözleme ihtiyaç duyulmayan apriori önerme kategorisidir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Platon'un hatırlama kuramı ile Anamnesis; Descartes'ın şüphe sonrası apaçıklığı sağlayan yetisi ile Aklın Doğal Işığı; Spinoza'nın dolaysız en üst düzey bilgisi ile Sezgisel Akıl; Leibniz'in karşıtı çelişki yaratan önermeleri ile Akıl Doğruları eşleşmektedir.
Verilen eşleştirmelerde Platon'un ideaları hatırlama kuramı anamnesis ile, Descartes'ın şüphe sonrası apaçıklığa ulaştıran zihinsel yetisi aklın doğal ışığı ile, Spinoza'nın dolaysız en üst düzey bilgisi sezgisel akıl ile ve Leibniz'in karşıtı çelişki yaratan zorunlu önermeleri akıl doğruları ile eşleşmektedir. Bu eşleştirme rasyonalizmin farklı filozoflardaki kavramsal yansımalarını tam ve doğru olarak ortaya koymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Platon'un bilgi görüşü analiz edilir.
Platon'un duyulardan bağımsız, ideaların hatırlanmasına dayalı kuramının 'Anamnesis' olduğu belirlenir ve birinci ifade bu kavramla eşleştirilir.
Platon rasyonalizmini ruhun ölümsüzlüğü ve ideaları önceden görmüş olması üzerinden açıklar.
2
Descartes'ın metodolojisi ve doğuştan gelen fikirleri kavrama biçimi incelenir.
Descartes'ın şüpheyi aşarak kesin bilgiye ulaştıran zihinsel yetiyi 'Aklın Doğal Işığı' (lumen naturale) olarak adlandırdığı tespit edilir ve ikinci ifade bu kavramla eşleştirilir.
Metodik şüphe sonucunda ulaşılan 'düşünüyorum o halde varım' önermesi aklın kendi kendini doğrudan kavramasının ürünüdür.
3
Spinoza'nın bilgi sınıflaması incelenir.
Spinoza'da üçüncü ve en yüksek bilgi türünün dolaysız kavrayış olan 'Sezgisel Akıl' olduğu saptanır ve üçüncü ifade bu kavramla eşleştirilir.
Sezgisel akıl, tümdengelimsel çıkarımların ötesinde, tözün özünü doğrudan kavramamızı sağlar.
4
Leibniz'in bilgi ayrımı değerlendirilir.
Karşıtı çelişki yaratan, zorunlu ve apriori doğruların 'Akıl Doğruları' olduğu görülür ve dördüncü ifade bu kavramla eşleştirilir.
Leibniz mantıksal ilkelerle temellendirilen doğruları akıl doğruları olarak adlandırır.

Key Concept

Rasyonalist filozofların bilgiye ulaşmada akla biçtikleri roller ve geliştirdikleri özgün epistemolojik kavramlar.
Question 3Question

Pozitivizm ve analitik felsefe, felsefe tarihinde metafiziksel kabullere karşı çıkışlarıyla ve bilimsel/olgusal yöntemi benimsemeleriyle öne çıkarlar. Aşağıda verilen filozof ve akımları, felsefe tarihindeki temel yaklaşımları veya savlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Auguste Comte
Ludwig Wittgenstein
Mantıksal Pozitivizm (Viyana Çevresi)

Matches

Show answer & explanation

Answer

Auguste Comte, Üç Hal Yasası ve pozitif aşama görüşüyle; Ludwig Wittgenstein, dil çözümlemeleri ve dilin sınırları teziyle; Mantıksal Pozitivizm ise deney ve mantıksal doğrulama yoluyla metafiziğin reddedilmesiyle eşleşmektedir.
Eşleştirme, felsefe tarihindeki temel teorik kabullere dayanmaktadır: Auguste Comte Üç Hal Yasası ile, Ludwig Wittgenstein dil felsefesi ve dil çözümlemeleri ile, Mantıksal Pozitivizm ise deney ve doğrulama odaklı metafizik karşıtlığı ile tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
İlk olarak Auguste Comte'un temel felsefi görüşünü belirleyin.
Comte, insan düşüncesinin gelişimini teolojik, metafizik ve pozitif (olgusal) olarak ayıran Üç Hal Yasası'nı savunur. Bu durum onu üçüncü açıklamayla eşleştirir.
Comte'un pozitivizminin ayırt edici özelliği olgusal aşama ve Üç Hal Yasası'dır.
2
İkinci olarak Ludwig Wittgenstein'ın yaklaşımını analiz edin.
Wittgenstein felsefeyi dil çözümlemelerine dayandırır ve dilin sınırlarını vurgular. Bu durum onu birinci açıklamayla eşleştirir.
Wittgenstein'ın dil analizi ve dilin sınırlarına dair görüşleri analitik felsefenin temelini oluşturur.
3
Son olarak Mantıksal Pozitivizm (Viyana Çevresi) akımının görüşlerini değerlendirin.
Viyana Çevresi düşünürleri metafiziksel önermeleri tamamen anlamsız bularak deney ve mantıksal doğrulama ilkelerini savunurlar. Bu durum onları ikinci açıklamayla eşleştirir.
Doğrulanabilirlik ilkesi ve metafiziğin kesin reddi mantıksal pozitivizmin ayırt edici özelliğidir.

Key Concept

Pozitivizm, mantıksal pozitivizm ve analitik felsefenin temel iddiaları ve temsilcileri arasındaki ayrım.
Question 4Question

Rasyonalist (akılcı) filozoflar, bilginin kaynağının akıl olduğu konusunda uzlaşsalar da bu akli bilginin yapısını, kökenini ve açığa çıkarılma biçimini farklı kuramsal çerçevelerle açıklamışlardır. Aşağıda verilen rasyonalist filozofların epistemolojik yaklaşımlarını, bu yaklaşımlara temel oluşturan açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sokrates'in epistemolojik yaklaşımı
Platon'un bilgi kuramı
Descartes'ın metodik şüphesi
Leibniz'in rasyonalist bilgi teorisi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sokrates'in yaklaşımı zihindeki doğruların diyalektik sorgulamayla açığa çıkarılması açıklamasıyla; Platon'un kuramı bilginin anamnesis (hatırlama) süreci olması ve İdealar dünyasıyla ilişkisi açıklamasıyla; Descartes'ın metodik şüphesi duyulardan ve kabullerden kötü cin varsayımı gibi yöntemlerle arınarak sarsılmaz öznelliğe ulaşılması açıklamasıyla; Leibniz'in bilgi teorisi ise akıl hakikatleri ve olgu hakikatleri ayrımı açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmeler rasyonalist felsefedeki temel metodolojik ayrımları yansıtmaktadır. Sokrates diyalektik diyaloglar vasıtasıyla zihindeki bilgilerin dışarıdan bilgi eklenmeden açığa çıkarılmasını savunur. Platon epistemolojisini idealar kuramına ve anamnesis (hatırlama) fikrine dayandırır. Descartes metodik şüphe sürecinde rüya ve kötü cin gibi uç senaryoları kullanarak kesin bilince (cogito) ulaşır. Leibniz ise bilginin ezelî doğasını açıklarken akıl hakikatleri (apriori zorunluluklar) ve olgu hakikatleri (deneyimsel olumsallıklar) ayrımını yapar.

Step-by-Step Solution

1
Sokrates'in maieutik (doğurtma) y��ntemini inceleme
Sokrates'in sorgulama yöntemi, kişide zaten var olan ancak farkında olunmayan bilgileri gün ışığına çıkarmayı hedefler. Bu durum, zihne yeni bilgi eklenmeksizin doğruların bilince çıkarılması açıklamasıyla örtüşür.
Sokrates'in 'kimseye yeni bir şey öğretemem, sadece düşünmelerini sağlayabilirim' felsefesini epistemolojik düzeyde tespit etmek.
2
Platon'un İdealar ve Anamnesis kuramını analiz etme
Platon'da bilginin kaynağı ezelî ruhun idealarla kurduğu temastır ve fenomenler dünyasındaki nesneler bu ezelî formların kopyalarıdır. Bu nedenle bilmek, anamnesis yani hatırlamadır.
Platon'un epistemolojisinde akılsal formların (ideaların) ve hatırlama kavramının rolünü belirlemek.
3
Descartes'ın metodik şüphesinin işleyişini inceleme
Descartes, kesin bilgiye ulaşmak için şüpheyi yöntem olarak kullanır. Duyuların yanıltıcılığı, rüya hali ve zihni yanıltan kötü cin varsayımı gibi aşamalardan geçerek nihai olarak düşünen benliğe (cogito) ulaşır.
Descartes'ın şüpheyi septikler gibi amaç değil, dogmatik kesinliğe ulaşmak için araç olarak nasıl kullandığını anlamak.
4
Leibniz'in akıl ve olgu hakikatleri ayrımını belirleme
Leibniz, akıl hakikatlerinin mantıksal, zorunlu ve çelişmezlik ilkesine dayandığını (apriori), olgu hakikatlerinin ise olumsal olduğunu savunarak rasyonalist rasyonaliteyi temellendirir.
Leibniz'in rasyonalizm içindeki kendine has bilgi ayrımını çözümlemek.

Key Concept

Rasyonalist filozofların bilginin kaynağı, yapısı ve yöntemine ilişkin geliştirdikleri farklı rasyonel argümanlar (Sokrates'in maieutik yöntemi, Platon'un anamnesis kuramı, Descartes'ın metodik şüphesi ve Leibniz'in akıl hakikatleri ayrımı).
Estimated Time:3m 0s
Question 5Question

Bir fikrin doğruluğu, onun durağan bir özelliğinde değil, zihnimizin karmaşık yaşam koşulları karşısında geliştirdiği eylem planlarının işlevselliğinde aranmalıdır. Düşünceler, çevreye uyum sağlama ve karşılaşılan sorunları çözme yolunda kullandığımız birer araçtan ibarettir. Eğer bir kuram ya da inanç, bizi çevreleyen dünyayı daha yaşanabilir kılıyor, belirsizlikleri gideriyor ve eylemlerimizi başarıya ulaştırıyorsa, o kuram geçerlidir.

Bu parçada dile getirilen görüşe göre, bilginin doğruluk ölçütü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yaşamda karşılaşılan sorunları çözmede işlevsel bir araç olarak işe yaraması ve eylemi başarıya ulaştırması

Answer

Yaşamda karşılaşılan sorunları çözmede işlevsel bir araç olarak işe yaraması ve eylemi başarıya ulaşt��rması
Parçada doğruluğun durağan bir nitelik olmadığı, çevreye uyum sağlamada ve sorunları çözmede kullanılan bir araç olduğu ve eylemleri başarıya ulaştırdığı ölçüde geçerli kabul edildiği belirtilmektedir. Bu durum, bilginin doğruluk ölçütünü 'sorunları çözmede işlevsel bir araç olarak işe yaraması' şeklinde tanımlayan pragmatist (faydacı/araççı) yaklaşımla tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel argümanın analiz edilmesi
Parçada bilginin durağan bir yapısı olmadığı, aksine yaşamdaki sorunları çözmede kullanılan dinamik bir 'araç' olduğu vurgulanmaktadır.
Yazarın bilgiye ve doğruluğa bakış açısını belirlemek için parçanın ana fikrini saptamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki doğruluk ölçütlerinin değerlendirilmesi
Doğruluğu eylemin başarısı, çevreye uyum ve sorun çözme yeteneği (işlevsellik) ile ilişkilendiren görüşün pragmatizm (faydacılık) olduğu belirlenir.
Metindeki kavramları epistemolojik akımlarla ve onların doğruluk ölçütleriyle eşleştirmek gerekir.
3
Çeldiricilerin elenmesi ve doğru seçeneğin belirlenmesi
Kişisel çıkar, akılcılık, eleştiricilik ve nesnel gerçeklikle birebir örtüşme fikirlerinin parçanın 'araçsal doğruluk' vurgusuyla uyuşmadığı görülür ve yaşamda karşılaşılan sorunları çözmede işe yarama ölçütü doğru cevap olarak seçilir.
Metne en uygun epistemolojik açıklamayı içeren seçeneği saptamak gerekir.

Key Concept

Pragmatist bilgi felsefesinde doğruluk, eylemlerimizde işe yarayan, yaşamı kolaylaştıran ve sorun çözmede bir araç (enstrüman) olarak işlev gören bilgilerin özelliğidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question

Bahçede duran bir ağaç insan zihninden bağımsız bir şekilde var olduğu için bir gerçekliktir. Ancak 'Bahçede yeşil yapraklı bir ağaç vardır.' ifadesi dış dünyadaki bu durumla uyuşuyorsa doğru, uyuşmuyorsa yanlıştır.

Buna göre, bilgi felsefesindeki 'doğruluk' kavramını 'gerçeklik' kavramından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Doğruluğun zihinsel bir yargı veya önermeye ait bir özellik olması, gerçekliğin ise insan zihninden bağımsız nesnel bir varoluş durumunu belirtmesi

Answer

Doğruluğun zihinsel bir yargı veya önermeye ait bir özellik olması, gerçekliğin ise insan zihninden bağımsız nesnel bir varoluş durumunu belirtmesi
Doğru olan seçenekte ifade edildiği gibi, doğruluk bilgi felsefesinde zihinsel bir yargının veya önermenin dış dünyadaki nesnesiyle uyuşma özelliğidir. Gerçeklik ise zihinden bağımsız olarak dış dünyada var olan somut nesnelerin kendisidir. Bahçedeki ağacın varlığı gerçeklik iken, o ağaca dair söylediğimiz sözün nesnesiyle uyuşması doğruluktur.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki örnek durumları analiz etme
Bahçedeki ağacın kendisinin zihinden bağımsız bir 'gerçeklik' olduğu, ağaca dair kurulan cümlenin ise nesnesiyle uyuşup uyuşmamasına göre 'doğru' veya 'yanlış' değerini aldığı belirlenir.
Kavramların örnekler üzerinden nasıl somutlaştırıldığını anlamak için bu adım gereklidir.
2
Doğruluk ve gerçeklik kavramlarının tanımlarını felsefi olarak karşılaştırma
Doğruluğun zihne ve bilgiye ait bir nitelik (yargı-nesne uyumu) olduğu, gerçekliğin ise varlığın kendisine ait bir durum olduğu sonucuna ulaşılır.
Soruda istenen temel farkı netleştirmek için kavramsal çözümleme yapılır.
3
Seçenekleri bu karşılaştırma doğrultusunda değerlendirme
Doğruluğu zihinsel bir yargıya, gerçekliği ise zihinden bağımsız nesnel varoluşa dayandıran seçeneğin doğru olduğu tespit edilir.
Doğru seçeneğe ulaşmak ve yanlış seçenekleri elemek için bu adım uygulanır.

Key Concept

Doğruluk ve Gerçeklik Ayrımı
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question

Bir düşünce ya da kuram, kendi başına ne doğrudur ne de yanlıştır. Tıpkı bir harita gibi, onun değeri bize sunduğu yönlendirme gücünde yatar. Yolunu kaybetmiş bir yolcu için doğru harita, onu aradığı hedefe ulaştıran haritadır; onu çıkmaza sokan harita ise yanlıştır. Dolayısıyla bir düşüncenin doğruluğu, onun yaşamda karşılaştığımız sorunları çözmede işlevsel bir araç olarak iş görmesine bağlıdır.

Bu parçada dile getirilen görüşü savunan bir düşünür, bilginin doğruluğunu aşağıdakilerden hangisine dayandırır?

Show answer & explanation

Answer: Sorunları çözmedeki işlevselliğine ve yönlendirici gücüne

Answer

Sorunları çözmedeki işlevselliğine ve yönlendirici gücüne
Parçada doğruluk, bir düşüncenin sorunları çözmede işlevsel bir araç olarak iş görmesine ve yol gösterme (yönlendirme) gücüne bağlanmıştır. Bu yaklaşım, pragmatizmin (faydacılığın) temel tezidir. Dolayısıyla doğru yanıt, sorunları çözmedeki işlevselliğe ve yönlendirici güce vurgu yapan seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki ana fikrin tespit edilmesi
Parçada bilginin/düşüncenin değerinin mantıksal veya duyusal kan��tlamalarda değil, yaşamda karşılaşılan sorunları çözmedeki işlevsel rolünde (harita benzetmesiyle yol gösterme gücünde) yattığı belirlenir.
Yazarın doğruluk kriterini neye dayandırdığını belirlemek için parçanın son cümlesine odaklanmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki bilgi kuramlarının elenmesi
Akılcılık (Rasyonalizm), deneycilik (Empirizm) ve uygunluk kuramı gibi yaklaşımların doğruluğu temellendirme biçimleri elenir.
Parçadaki yaklaşım bilginin pratik sonuçlarına odaklandığı için kuramsal ya da deneysel tutarlılığı arayan diğer yaklaşımlar elenmelidir.
3
Doğru yaklaşımın belirlenmesi ve işaretlenmesi
Bilginin doğruluğunu işlevselliğe ve yönlendirici güce bağlayan pragmatist (faydacı) tezin doğru cevap olduğu tespit edilir.
Sorunları çözmede işlevsel bir araç olma niteliği, doğrudan parçada geçen 'sorunları çözmede işlevsel bir araç olarak iş görmesi' ifadesiyle birebir örtüşür.

Key Concept

Pragmatizm (Faydacılık) bilgi kuramında doğruluğun ölçütü pratik yarar, sorun çözme yeteneği ve işlevselliktir.
Estimated Time:1m 0s
Question 8Question

Bir gülün şekli, büyüklüğü ve hareket durumu o nesnenin kendisine aittir; gül, biz onu algılasak da algılasak da bu niteliklere doğrudan sahiptir. Ancak gülün kokusu, rengi veya tadı gülün kendisinde o şekilde bulunmaz; bunlar nesnenin birincil niteliklerinin bizim duyu organlarımız üzerinde bıraktığı etkilerdir. John Locke’a göre zihnimiz, bu iki nitelik türünün deneyimlenmesi yoluyla bilgiyle donatılır.

Bu parçadan hareketle John Locke'un bilgi felsefesi hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: İster nesnenin kendisine ait olsun ister duyularımızın bir etkisi olsun, zihindeki tüm fikirlerin nihai kaynağı deneyimdir.

Answer

İster nesnenin kendisine ait olsun ister duyularımızın bir etkisi olsun, zihindeki tüm fikirlerin nihai kaynağı deneyimdir.
Parçada Locke’un nesnelerin birincil ve ikincil niteliklerine dair yaptığı ayrım açıklanmaktadır. Birincil nitelikler (şekil, büyüklük vb.) nesnenin kendisinde bulunurken, ikincil nitelikler (renk, koku vb.) nesnelerin duyularımız üzerindeki etkileriyle oluşur. Her iki durumda da zihin bu bilgileri ancak dış dünyayı deneyimleyerek elde edebilir. Dolayısıyla zihindeki tüm fikirlerin kaynağının deneyim olduğu tezi Locke'un empirist felsefesine doğrudan uygundur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki John Locke'un birincil ve ikincil nitelikler ayrımını analiz etme
Birincil niteliklerin nesnede doğrudan bulunduğu, ikincil niteliklerin ise nesnenin duyularımızda yarattığı etkiler olduğu belirlendi.
Locke'un nitelik sınıflandırmasının epistemolojik kökenini kavramak için.
2
Bu iki nitelik türünün zihne nasıl ulaştığını tespit etme
Her iki nitelik türünün de duyu organları ve dış dünya ile kurulan deneyim (algı) aracılığıyla zihne geldiği anlaşıldı.
Fikirlerin zihindeki kaynağını Locke'un bilgi felsefesiyle ilişkilendirmek için.
3
Seçenekleri analiz ederek Locke'un deneycilik (empirizm) yaklaşımına en uygun genel yargıyı seçme
Zihindeki tüm fikirlerin kaynağının doğrudan ya da dolaylı deneyim olduğunu belirten yargının Locke'un empirizminin özünü yansıttığı sonucuna ulaşıldı.
Soruda istenen doğru çıkarımı belirlemek için.

Key Concept

Empirizm (Deneycilik)
Question 9Question

Bir savın doğruluğunu kanıtlamak için bir ölçüte ihtiyaç duyarız. Ancak bu ölçütün kendisinin de doğru olduğunu kanıtlamak için başka bir ölçüte gereksinim duyarız. Bu yeni ölçütü temellendirmek için de bir başkası gerekecektir. Bu durum bizi ya kanıtların sonsuza kadar geriye gitmesine ya da doğruluğu henüz kanıtlanmamış bir varsayımı ön kabul olarak benimseyip kısırd��ngüye düşmeye zorlar.

Sextus Empiricus'un bu akıl yürütmesinden yola çıkılarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Herhangi bir iddiayı kesin olarak kanıtlama girişimi mantıksal bir kısırdöngü veya sonsuz gerilemeyle sonuçlandığı için yargıda bulunmaktan kaçınılmalıdır.

Answer

Herhangi bir iddiayı kesin olarak kanıtlama girişimi mantıksal bir kısırdöng�� veya sonsuz gerilemeyle sonuçlandığı için yargıda bulunmaktan kaçınılmalıdır.
Sextus Empiricus'un aktardığı akıl yürütme, felsefe tarihinde 'kriter sorunu' olarak bilinir. Bir savı kanıtlamak için kullanılan her ölçüt, kendisi de bir kanıta ihtiyaç duyar. Bu durum sonsuz bir gerilemeye veya kısırdöngüye neden olur. Bu mantıksal tıkanıklık karşısında septik filozoflar, kesin bir bilgi iddiasında bulunmak yerine yargıyı askıya almayı (epoché) savunurlar. Bu durum, her kanıtlama girişiminin mantıksal bir çıkmazla sonuçlandığını ifade eden ve nesneler hakkında kesin yargılarda bulunmaktan kaçınılması gerektiğini belirten seçenekte doğrudan açıklanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçada yer alan akıl yürütmeyi analiz etmek
Sextus Empiricus'un, bir bilginin doğruluğunu kanıtlama çabasının sonsuz gerilemeye veya kısırdöngüye yol açtığını savunduğunu belirlemek
Parçadaki temel mantıksal problemi tespit etmek için
2
Bu mantıksal problemin septisizmdeki karşılığını belirlemek
Kanıt arayışının çıkmaza girmesi nedeniyle kesin yargılardan kaçınma (yargıyı askıya alma - epoché) kararına ulaşılması
Septisizmin doğru bilginin imkânsızlığına getirdiği temel kanıtı anlamlandırmak için
3
Seçenekleri bu doğrultuda değerlendirerek doğru yargıyı seçmek
Kanıtlamadaki mantıksal çıkmaz sebebiyle yargıdan kaçınılması gerektiğini belirten seçeneğe ulaşmak
Soru kökünün bizden istediği doğru sonuca varmak için

Key Concept

Septisizmde yargının askıya alınması (epoché) ve kriter sorunu
Question 10Question

Kant, bilginin oluşum sürecini açıklarken ne tek başına aklın ne de tek başına duyumların yeterli olduğunu savunur. Ona göre bilgi, dış dünyadan gelen duyusal verilerin zihnin doğuştan getirdiği kategoriler tarafından işlenmesiyle kurulur. Filozof bu durumu 'Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür.' sözüyle özetler.

Buna göre Kant'ın kritisizm (eleştiricilik) felsefesinin temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilginin ham maddesini deney sağlar, akıl ise bu ham maddeyi işleyerek biçimlendirir.

Answer

Bilginin ham maddesini deney sağlar, akıl ise bu ham maddeyi işleyerek biçimlendirir.
Kant'ın kritisizm yaklaşımı rasyonalizm ile empirizmi sentezler. Bilginin deneyle başladığını ancak deneyden ibaret olmadığını, zihnin (aklın) kategorileriyle bu ham duyusal verileri işleyip bilgi haline getirdiğini savunur. Dolayısıyla bilginin oluşumunda deneyin ham madde sağladığı ve aklın bunu biçimlendirdiği seçeneği kritisizmin temel iddiasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki Kant'ın ana fikrini çözümleme
Kant'ın hem deneye (duyusal veriler) hem de akla (zihnin kategorileri) bilgi sürecinde eşit derecede önem atfettiği görülmektedir.
Kritisizm akımının rasyonalizm ve empirizm sentezini anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Kant'ın 'Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür' ifadesini yorumlama
Deneyimsiz kavramların (akıl) boş, kavramsız deneylerin (duyu) ise belirsiz ve anlamsız olduğu, dolayısıyla bilginin her ikisinin birleşimiyle oluştuğu sonucuna ulaşılır.
Söz konusu ifadenin felsefi karşılığını tespit etmek.
3
Seçenekleri bu sentez doğrultusunda değerlendirme
Deneyin ham madde sağladığı, aklın ise bunu işlediği seçeneğinin kritisizmle tam olarak uyuştuğu görülür.
Doğru seçeneği belirlemek ve çeldiricileri elemek.

Key Concept

Kant'ın kritisizm felsefesinde bilginin akıl ve deneyin senteziyle oluşması.
Question 11Question

Kant, rasyonalizmin aklı tek kaynak gören dogmatik tavrı ile empirizmin deneyi tek kaynak gören sınırlı yaklaşımını eleştirerek yeni bir bilgi kuramı geliştirmi��tir. Ona göre bilgi, duyularımız aracılığıyla dış dünyadan gelen ham verilerin aklın apriori (deney öncesi) formları tarafından işlenmesiyle oluşur.

Buna göre, kritisizmin bilgi anlayışını en iyi özetleyen ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilgi, duyusal deneyimlerin sağladığı ham maddelerin aklın kalıplarında işlenmesiyle ortaya çıkan ortak bir üründür.

Answer

Bilgi, duyusal deneyimlerin sağladığı ham maddelerin aklın kalıplarında işlenmesiyle ortaya çıkan ortak bir üründür.
Doğru yanıt, bilginin hem duyusal deneyimin sağladığı ham malzemeye hem de aklın bu malzemeyi işleme yeteneğine dayandığını belirten ifadedir. Kant'ın kritisizm yaklaşımı, rasyonalizm (akılcılık) ve empirizmin (deneycilik) tek taraflı iddialarını aşarak, bilginin akıl ve deneyin ortak ürünü olduğunu savunur.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki temel savı belirlemek
Kant'ın hem aklı (rasyonalizm) hem de deneyi (empirizm) tek başına yetersiz görerek ikisini sentezlediği anlaşılır.
Kritisizmin kurucusu Kant'ın bilgi sürecinde duyu verileri ile akıl formlarının ortaklığını nasıl açıkladığını kavramak gerekir.
2
Seçenekleri bu sentez anlayışı açısından değerlendirmek
Duyusal deneyimlerden gelen ham veriler ile zihnin (aklın) formlarının birleşerek bilgiyi oluşturduğu yargısının doğru cevap olduğu belirlenir.
Kant'ın 'Deney olmadan kavramlar boş, kavramlar olmadan deneyler kördür' ilkesine en uygun seçeneği bulmak amaçlanır.

Key Concept

Kritisizm (Eleştiricilik) bilgi teorisinde akıl ve deneyin sentezini savunur.
Estimated Time:1m 30s
Question 12Question

İnsan bilgisi, ne yalnızca dış dünyadan gelen duyusal izlenimlerin zihinde pasif bir şekilde birikmesiyle ne de zihnin dış dünyadan bağımsız olarak ürettiği soyut kavramlarla açıklanabilir. Duyu organlarımız bize dış dünyanın ham malzemesini sunar; zihin ise doğuştan getirdiği zaman, mekân ve anlama yetisinin kategorileriyle bu ham malzemeyi işler, düzenler ve anlamlı bir bilgi hâline getirir. Zihnin bu aktif yapısı olmaksızın duyularımız bize sadece düzensiz bir algı yığını sunar; duyuların getirdiği içerik olmaksızın da zihinsel kavramlarımız içi boş kalıplardan ibaret kalır.

Bu parçada savunulan bilgi görüşüyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Doğru bilgi, deneyimden gelen verilerin aklın doğuştan gelen yapılarıyla biçimlendirilmesi sonucu kurulur.

Answer

Doğru bilgi, deneyimden gelen verilerin aklın doğuştan gelen yapılarıyla biçimlendirilmesi sonucu kurulur.
Doğru bilgi, deneyimden gelen verilerin aklın doğuştan gelen yapılarıyla biçimlendirilmesi sonucu kurulur yargısı doğrudur; çünkü parçada duyuların bilgiye ham madde sağladığı, aklın ise bu malzemeyi kendi kategorileriyle işleyerek bilgi haline getirdiği açıkça savunulmaktadır. Bu durum Kritisizmin (Eleştiricilik) temel sentez ilkesidir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel felsefi savı belirleme
Parçada bilginin ne tek başına duyu deneyimiyle ne de tek başına akılla açıklanabileceği, her ikisinin sentezinin gerektiği belirtilmektedir.
Kritisizmin kurucusu Kant'ın 'deney ve aklın uzlaştırılması' tezini kavramak için paragrafın ana düşüncesi tespit edilmelidir.
2
Zihin ve deney arasındaki ilişkiyi analiz etme
Duyu organlarının ham madde sağladığı, zihnin ise doğuştan getirdiği formlarla (kategorilerle) bu ham maddeyi işlediği anlaşılır.
Bilginin oluşum sürecinde deneyin aposteriori (ham veri) ve aklın apriori (düzenleyici formlar) rollerinin nasıl birleştiği analiz edilir.
3
Seçenekleri bu sentez anlayışıyla karşılaştırma
Doğru bilginin, deneyimden gelen verilerin aklın doğuştan gelen yapılarıyla biçimlendirilmesi sonucu kurulduğunu savunan ifadenin bu sentezi tam olarak yansıttığı görülür.
Kritisizmin bilgi tanımıyla birebir örtüşen yargıyı ayırt etmek gerekir.

Key Concept

Kritisizm (Eleştiricilik) ve Kant'ın bilgi sentezi
Estimated Time:2m 0s
Question 13Question

Kant, bilginin sınırlarını ve kaynağını sorgularken insan zihninin kurucu rolünü ön plana çıkarır. Ona göre, bilginin oluşumu için deneyim yoluyla gelen duyusal veriler şarttır; ancak bu veriler zihnin apriori (deney öncesi) formları ve kategorileri tarafından işlenmedikçe anlamsız birer yığından ibarettir. Zihin duyulardan gelen malzemeyi kendi yasalarına göre düzenleyerek bilgiye dönüştürür. Dolayısıyla insan, nesneleri 'kendilerinde oldukları gibi' (numen) değil, zihninin kurucu yapısının izin verdiği biçimde yani 'görünüşler' (fenomen) olarak bilir.

Bu parçadan hareketle Kant'ın kritisizmiyle ilgili;

I. Bilgi, sujeden (özne) bağımsız nesnel bir gerçekliğin zihne doğrudan yansımasıdır.
II. Bilginin inşasında akıl aktif bir biçimlendirici, deney ise bu biçimlendirme için gerekli içeriği sağlayan bir kaynaktır.
III. İnsan zihni, kendi sınırlarını aşan metafiziksel alanın (numen) kesin bilgisine deneyüstü akıl yoluyla ulaşabilir.

yargılarından hangileri savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Yalnız II

Answer

Bilginin inşasında akıl aktif bir biçimlendirici, deney ise bu biçimlendirme için gerekli içeriği sağlayan bir kaynaktır.
Doğru cevap, bilginin oluşumunda hem aklın aktif kurucu rolünü hem de deneyin sunduğu içeriğin zorunluluğunu vurgulayan ifadedir. Kant'ın 'Deney olmadan kavramlar boş, kavramlar olmadan deneyler kördür' sözüyle örtüşen bu yargı, kritisizmin özünü oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki temel kavramların analizi
Paragrafta akıl (apriori formlar/kategoriler) ve deneyim (duyusal veriler) unsurlarının bilginin kurucu ögeleri olduğu belirtilmiştir. Ayrıca numen (kendinde şey) ve fenomen (görünüş) ayrımı yapılmıştır.
Kant'ın kritisizminin bilgi kaynağı ve sınırlarına dair iddialarını doğru yorumlamak.
2
Öncüllerin teker teker kritisizm ilkeleriyle karşılaştırılması
I. öncülün zihnin pasifliğini savunması nedeniyle elendiği; II. öncülün deney ve aklın sentezini (kritisizmin temelini) doğrudan ifade ettiği; III. öncülün ise numen alanının bilinemeyeceği ilkesiyle çeliştiği belirlenir.
Soruda verilen yargıların Kant'ın bilgi kuramına uygunluğunu test etmek.
3
Doğru yargıların birleştirilerek seçeneğin belirlenmesi
Yalnızca II numaralı yargının Kant'ın kritisizm yaklaşımıyla örtüştüğü sonucuna varılır.
Soru kökündeki 'savunulabilir' talebine uygun kesin seçeneği bulmak.

Key Concept

Kritisizm (Eleştiricilik) bilgi kuramı, akıl ve deney sentezi, fenomen-numen ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

Bilginin ham maddesi duyular ve deneyimler aracılığıyla dış dünyadan gelir. Ancak bu ham madde, zihnin doğuştan getirdiği akıl kalıpları (kategoriler) tarafından işlenip şekillendirilmedikçe anlamlı bir bilgi hâline gelemez. Ne tek başına deney ne de tek başına akıl bilgiyi açıklamaya yeterlidir.

Bu parçada açıklanan bilgi görüşü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kritisizm (Eleştiricilik)

Answer

Kritisizm (Eleştiricilik)
Kritisizm (eleştiricilik), Immanuel Kant'ın kurucusu olduğu ve bilginin oluşumunda hem duyusal deneyimin (ham veriler) hem de aklın (zihin kategorileri) birlikte rol oynadığını savunan yaklaşımdır. Parçada geçen 'ham maddenin duyulardan gelmesi fakat zihnin kalıplarınca işlenmesi' ifadesi doğrudan bu sentezi tanımladığı için doğru yanıt Kritisizm olacaktır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel felsefi iddiayı analiz etmek.
Bilginin oluşabilmesi için dış dünyadan gelen duyusal verilere (deney) ve bu verileri şekillendiren zihinsel yapılara (akıl) aynı anda ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir.
Paragrafta savunulan temel tezi saptayarak hangi bilgi kuramına işaret edildiğini anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki akımların bilgi kaynakları hakkındaki görüşlerini karşılaştırmak.
Akıl ile deneyimi uzlaştıran ve ikisinin de bilgi için zorunlu olduğunu savunan tek akımın Kritisizm (Eleştiricilik) olduğu görülmüştür.
Doğru felsefi akımı saptamak için seçeneklerde yer alan akımların bilgi kaynağı anlayışlarını elemek gerekir.

Key Concept

Kritisizm (Eleştiricilik) ve bilgi kaynağı olarak akıl-deney sentezi
Estimated Time:45s
Question 15Question

Bir çevirmen, elinde çevirecek yabancı bir metin bulunmadıkça ne kadar iyi dil bilgisi kurallarına sahip olursa olsun hiçbir çeviri yapamaz. Öte yandan, önünde duran yabancı metnin dil bilgisi kurallarından tamamen yoksun olan biri için o metin, yalnızca anlamsız işaretler yığınından ibaret kalacaktır. Gerçek ve anlamlı bir çeviri, ancak dışarıdan gelen metnin, çevirmenin zihnindeki dil bilgisi yapılarıyla işlenip sentezlenmesi sayesinde mümkündür.

Bu benzetme, Immanuel Kant'ın bilgi felsefesindeki görüşleri açısından değerlendirildiğinde, aşağıdaki yargılardan hangisini desteklemek amacıyla kullanılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Bilgi, duyular aracılığıyla gelen ham verilerin aklın apriori formları tarafından işlenmesiyle oluşan bir sentezdir.

Answer

Bilginin, duyular aracılığıyla gelen ham verilerin aklın apriori formları tarafından işlenmesiyle oluşan bir sentez olduğunu savunan ifade
Doğru yargı, bilginin duyularla gelen ham verilerin aklın apriori formlarıyla işlenmesi sonucu ortaya çıkan bir sentez olduğunu ifade eder. Paragraftaki çeviri benzetmesinde metin deneyimi, dil bilgisi kuralları ise aklın yapılarını temsil etmektedir. Gerçek bir çeviri (bilgi) ancak ikisinin birleşimiyle mümkündür. Bu da Kant'ın kritisizm felsefesinin temel iddiasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki benzetmeyi analiz etmek
Benzetmedeki yabancı metin dış dünyadan alınan deneyim/duyum verilerini; dil bilgisi kuralları ise zihnin doğuştan getirdiği kalıpları (akıl) temsil etmektedir.
Kant'ın kritisizm akımındaki bilgi kuramının temel bileşenlerini belirlemek için.
2
Deney ve aklın bilgi oluşumundaki rollerini ilişkilendirmek
Yalnızca yabancı metnin (deney) veya yalnızca dil bilgisi kurallarının (akıl) çeviri (bilgi) üretmeye yetmediği, bilginin bu ikisinin senteziyle kurulduğu sonucuna ulaşılır.
Kritisizmin 'deneyimsiz kavramlar boş, kavramsız deneyimler kördür' tezini doğrulamak için.
3
Seçenekleri değerlendirip doğru yargıyı tespit etmek
Duyularla gelen ham verilerin aklın apriori formları tarafından işlenmesiyle bilginin oluştuğunu belirten yargı, paragraftaki sentez düşüncesini doğrudan destekler.
Benzetmeden çıkarılan sonucu felsefi kavramlarla ifade eden seçeneği bulmak için.

Key Concept

Kritisizm (Eleştiricilik) ve bilginin oluşumunda deney ile aklın sentezi
Estimated Time:2m 0s
Question 16Question

Bir heykeltıraşın mermeri şekillendirmesi gibi, insan zihni de dış dünyadan gelen kaotik duyum akışını kendi kalıplarına dökerek anlamlı bir nesneler dünyası inşa eder. Zihnin bu apriori (deney öncesi) biçimlendirici yapıları olmasaydı, algıladığımız evren düzensiz bir duyum yığınından ibaret kalırdı. Ancak bu yapılar, şekillendirecekleri duyusal bir malzeme olmadığında kendi başlarına içi boş birer formdan ibarettir. Bu nedenle bilgi, ne sadece zihnin kendi içine dönük düşünmesinden ne de sadece dış dünyanın pasif bir şekilde algılanmasından doğar.

Bu parçada savunulan görüş doğrultusunda, bilginin kaynağı ve yapısına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: İnsan bilgisi, deneyim yoluyla elde edilen duyusal verilerin zihnin doğuştan getirdiği formlar ve kategoriler tarafından işlenmesiyle kurulur.

Answer

İnsan bilgisi, deneyim yoluyla elde edilen duyusal verilerin zihnin doğuştan getirdiği formlar ve kategoriler tarafından işlenmesiyle kurulur.
Doğru seçenek olan yargı, bilginin oluşması için dış dünyadan gelen duyusal verilerin zihnin doğuştan getirdiği formlar ve kategoriler tarafından işlenmesi gerektiğini savunur. Parçada yer alan 'biçimlendirici yapılar olmasaydı düzensiz bir duyum yığını kalırdı' ve 'duyusal malzeme olmadığında boş birer formdan ibarettir' ifadeleri, kritisizmin kurucu zihin ve deney verilerinin sentezine dayalı bilgi anlayışını tam olarak yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki heykeltıraş ve mermer analojisini çözümleme
Mermer dış dünyadan gelen duyusal malzemeyi, heykeltıraşın şekillendirmesi ise zihnin apriori biçimlendirici kategorilerini temsil etmektedir.
Parçanın bilgi kaynağını nasıl açıkladığını anlamak için kullanılan metaforların felsefi karşılığını bulmak gerekir.
2
Bilginin oluşumunda akıl ve deneyin rollerini belirleme
Tek başına ne aklın (boş kalıplar) ne de deneyin (kaotik duyumlar) bilgiyi oluşturmaya yetmediği, bilginin bu ikisinin senteziyle ortaya çıktığı görülür.
Kritisizmin rasyonalizm ve empirizm sentezini nasıl kurduğunu parçadaki ifadelere dayanarak netleştirmek gerekir.
3
Seçenekleri bu sentez doğrultusunda analiz ederek doğru yargıyı bulma
Duyusal verilerin zihinsel formlarla işlenerek bilginin kurulduğunu ifade eden yargı doğru cevap olarak belirlenir.
Kritisizmin kurucu zihin ve deney verileri birlikteliği ilkesini tam karşılayan seçeneği saptamak gerekir.

Key Concept

Kritisizm (Eleştiricilik) ve Kant'ın Bilgi Kuramı
Estimated Time:2m 0s
Question 17Question

Bir heykeltıraşın heykel yapabilmesi için hem işleyeceği bir mermer bloğa (malzeme) hem de bu mermere vereceği biçimi tasarlayan zihinsel gücüne (form) ihtiyacı vardır. Yalnızca mermerin varlığı bir heykel oluşturmaya yetmeyeceği gibi, malzemenin olmadığı durumlarda sadece heykel fikri de somut bir sanat eseri ortaya koyamaz.

Buna göre, parçadaki heykeltıraş benzetmesi bilgi felsefesindeki görüşlerden hangisinin bilgi edinme sürecine dair yaklaşımını örneklendirir?

Show answer & explanation

Answer: Bilginin kaynağında hem deneyin getirdiği ham maddeyi hem de aklın bu ham maddeyi düzenleyen kalıplarını gören kritisizm

Answer

Bilginin kaynağında hem deneyin getirdiği ham maddeyi hem de aklın bu ham maddeyi düzenleyen kalıplarını gören kritisizm
Doğru seçenek, kritisizmin temel ilkesini yansıtmaktadır. Parçadaki heykeltıraşın mermer bloğa (deneyimle gelen ham madde) ve bu mermere vereceği biçime (akılsal kalıplar) ihtiyaç duyması, kritisizmin bilginin oluşumu için hem deneyi hem de aklı zorunlu gören yaklaşımını tam olarak örneklendirir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki heykeltıraş benzetmesini analiz edin.
Mermer blok duyusal tecrübeyi (deney), heykeltıraşın zihnindeki tasarım gücü ise aklın form verme işlevini temsil eder.
Benzetmenin ögelerini bilgi teorisi kavramlarıyla eşleştirmek gerekir.
2
Malzeme ve zihinsel gücün birlikteliğinin bilgi edinmedeki karşılığını değerlendirin.
Benzetmede iki unsur da zorunludur. Bilgi felsefesinde bu durum, bilginin oluşması için hem deneyin (ham madde) hem de aklın (kategoriler) bir arada bulunması gerektiğini ifade eder.
Görüşün sentezci yapısını ortaya koymak için.
3
Bu sentezci yaklaşımı savunan felsefi akımı belirleyin.
Hem akıl hem deneyin birlikteliğini savunan, 'Deney olmadan kavramlar boş, kavramlar olmadan deneyler kördür' ilkesiyle bilinen akım Kritisizmdir.
Seçenekler arasından doğru yaklaşımı eşleştirmek için.

Key Concept

Kritisizm ve Kant'ın Bilgi Sentezi
Question 18Question

Bir fotoğraf makinesinin net bir görüntü kaydedebilmesi için hem dış dünyadan gelen ��şığa hem de bu ışığı toplayıp işleyecek dahili bir mercek ve sensör sistemine ihtiyacı vardır. Karanlık bir odada ışık olmadan makinenin mekanizması tek başına hiçbir şey kaydedemez; diğer yandan, makine olmadan boşluğa yayılan ışık dalgaları da bir fotoğraf karesi oluşturamaz.

Bu benzetmede dile getirilen durum, bilgi felsefesindeki aşağıdaki yaklaşımlardan hangisinin bilgi edinme sürecine dair görüşünü destekler?

Show answer & explanation

Answer: Kritisizm

Answer

Kritisizm
Fotoğraf makinesi benzetmesinde ışık, dış dünyadan aldığımız duyusal verileri (deneyimi); mercek ve sensör ise bu verileri düzenleyen zihinsel yapıları (aklı) temsil eder. Bilginin oluşması için hem dış dünyadan gelen verilere hem de zihnin bu verileri işleme gücüne ihtiyaç olduğunu savunan yaklaşım kritisizmdir.

Step-by-Step Solution

1
Benzetmedeki unsurları felsefi kavramlarla eşleştirin.
Dış dünyadan gelen ışık duyusal deneyimi (a posteriori), makinenin dahili mercek ve sensör sistemi ise zihnin doğuştan getirdiği bilgi kalıplarını (a priori) temsil eder.
Paragraftaki analojinin hangi bilgi kuramına karşılık geldiğini anlamak için sembollerin çözülmesi gerekir.
2
Tek yanlı bilgi kuramlarının neden elendiğini analiz edin.
Işık olmadan makinenin çekim yapamaması empirizmin (deneyciliğin) tek başına yetersiz olduğunu, makine olmadan ışığın fotoğraf oluşturamaması ise rasyonalizmin (akılcılığın) tek başına yetersiz olduğunu gösterir.
Paragrafın her iki kaynağın da birlikteliğini zorunlu kıldığını görmek için tek yanlı kuramlar dışlanır.
3
Sentezci yaklaşımı belirleyin.
Akıl ile deneyi birleştiren, bilginin oluşumunda hem duyusal verilerin hem de zihinsel kategorilerin rol oynadığını savunan yaklaşım Kant'ın kritisizm (eleştiricilik) akımıdır.
Analojinin vardığı nihai sentezin kritisizm akımına ait olduğunu tespit etmek için.

Key Concept

Kritisizm, bilginin oluşumunda duyusal deneyim (deney) ile zihinsel formların (akıl) sentezini savunur.
Estimated Time:2m 0s
Question 19Question

İnsanın bilme yetisini sorgulayan felsefe tarihinde, bilginin kaynağını aklın soyutlama gücünde ya da deneyin sınırlarında arayan yaklaşımlara karşı güçlü bir muhalefet gelişmiştir. Bu muhalefetin Doğu dünyasındaki öncülerinden Gazali, aklın kendi sınırları içinde çelişkilere düştüğünü belirterek, hakikatin perdesinin ancak inançla temizlenmiş bir kalbe inen ilahi bir ışıkla (kalp gözü) aralanabileceğini savunur. Batı dünyasında ise Henri Bergson, zekanın maddeyi kontrol etmek amacıyla gerçekliği dondurup parçalara ayıran, statik ve mekânsal yapısını eleştirir. Bergson'a göre, evrenin özü olan sürekli akışı ve kesintisiz oluşu (süre) kavrayabilecek yegane güç, nesnesinin içine doğrudan nüfuz eden sezgidir.

Bu metindeki açıklamalardan hareketle, Gazali ve Henri Bergson’un bilgi felsefesindeki ortak yönelimi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Duyuların ve analitik zekanın parçalayıcı sınırlarını aşarak gerçekliği aracısız ve bütünsel bir kavrayışla yakalamaya çalışmak

Answer

Duyuların ve analitik zekanın parçalayıcı sınırlarını aşarak gerçekliği aracısız ve bütünsel bir kavrayışla yakalamaya çalışmak
Gazali ve Bergson rasyonalist ve empirist bilgi kaynaklarının sınırlarını vurgulamışlardır. Metinde de belirtildiği üzere, Gazali aklın çelişkilerini aşmak için kalp gözüne yönelirken, Bergson zekanın dondurucu ve parçalayıcı yapısına karşı sürekliliği kavrayan sezgiyi öne çıkarmaktadır. Dolayısıyla her iki düşünür de zekanın ve duyuların sınırlarını aşan, gerçekliğin özüne doğrudan ve aracısız ulaşan bir bilme yetisini savunmaktadır. Bu durum doğru seçenekte ifade edilen yönelimle örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Metinde yer alan Gazali ve Bergson'un ortak eleştiri noktalarını saptamak.
Gazali ve Bergson'un her ikisinin de akıl, duyu ve analitik yetileri hakikate ulaşmada yetersiz bulduğu belirlenir.
Düşünürlerin ortak paydasını oluşturacak temel eleştiri odağını belirlemek.
2
Sezginin ve kalp gözünün bu eleştirilerin yerine neyi ikame ettiğini incelemek.
Her iki düşünürün de doğrudan, aracısız ve bütünsel bir kavrayışı öne çıkardığı görülür.
Bilgi kaynağının niteliğini sezgisel açıdan anlamlandırmak.
3
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırmak.
Duyuların ve zekanın sınırlarını aşarak gerçekliği bütünsel ve aracısız kavramayı savunan yargının doğru yanıt olduğu tespit edilir.
Sezgiciliğin temel epistemolojik tezini seçenekler içinden doğrulamak.

Key Concept

Entüisyonizm (Sezgicilik) Bilgi Kaynağı
Estimated Time:2m 0s
Question 20Question

Bir terzinin diktiği elbise, hem dışarıdan temin edilen kumaşa hem de bu kumaşı biçimlendirecek dikim kalıplarına bağlıdır. Kumaş (malzeme) olmaksızın sadece kalıplarla bir elbise ortaya konamaz; aynı şekilde, herhangi bir dikim kalıbı olmaksızın rastgele bir araya getirilen kumaş parçalarından da giyilebilir, bütünlüklü bir kıyafet elde edilemez.

Bu benzetmeden yola çıkılarak Immanuel Kant'ın kritisizm felsefesine dair aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Bilgi, duyu organları aracılığıyla gelen ham verilerin, zihnin doğuştan getirdiği kategorilerle şekillendirilmesi sonucu oluşur.

Answer

Bilgi, duyu organları aracılığıyla gelen ham verilerin, zihnin doğuştan getirdiği kategorilerle şekillendirilmesi sonucu oluşur.
Kritisizme göre bilgi, deneye dayalı verilerin akıl ilkeleriyle işlenmesiyle ortaya çıkar. Paragraftaki benzetmede kumaş duyusal verileri, kalıp ise aklın kategorilerini temsil etmektedir. İkisinin bir araya gelmesiyle elbiseye benzeyen bilgi inşa edilmiş olur.

Step-by-Step Solution

1
Benzetmedeki unsurları eşleştirmek.
Kumaş, dış dünyadan duyu organları ile alınan malzemeyi (deney); dikim kalıpları ise zihnin bu malzemeyi işlediği apriori formları (akıl) temsil eder.
Paragraftaki analojinin felsefi karşılığını kurmak için.
2
İki unsurun bilgi üretimindeki zorunluluğunu değerlendirmek.
Ne tek başına deney (kumaş) ne de tek başına akıl (kalıp) bilgi (elbise) oluşturmaya yeterlidir. Bilgi, her iki kaynağın bir araya gelmesiyle mümkündür.
Kritisizmin sentezci yapısını anlamak için.
3
Seçeneklerde bu sentezi doğru ifade eden yargıyı aramak.
Duyusal ham verilerin doğuştan gelen kategorilerle şekillendirildiğini belirten yargı, kritisizmin temel ilkesiyle örtüşür.
Doğru sonuca ulaşmak için.

Key Concept

Kritisizmde bilginin oluşumunda deney (aposteriori) ve aklın (apriori) sentezi.
Estimated Time:1m 30s
Page 1 / 4Next
Bilgi Felsefesi Practice Questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin