Harita, yeryüzünün kuş bakışı görünümünün belli bir oranda küçültülerek düzleme aktarılması gibi teknik bir tanımla sınırlandırılamaz. İnsanlığın mekânı anlama ve ona hükmetme arzusunun somut bir belgesi olan haritalar, çizildikleri dönemin egemen güçlerinin dünya görüşünü, inanç dünyasını ve bilimsel düzeyini yansıtır. Orta Çağ Avrupası’nda üretilen ve Kudüs’ü dünyanın merkezine yerleştiren dairesel yapılı "T-O haritaları", coğrafi bir kılavuz olmaktan ziyade teolojik bir evren tasavvuru sunar. Coğrafi keşiflerle birlikte haritaların işlevi kökten değişmiş; denizcilerin rotalarını belirleyen pratik araçlar olmanın yanı sıra yeni sömürgelerin sınırlarını çizen siyasi güç gösterilerine dönüşmüştür. Dolayısıyla her harita, nesnel bir gerçeklik iddiası taşısa da aslında yapıldığı dönemin kültürel ve siyasal kodlarını barındıran öznel birer metindir.
Bu parçadan haritalarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
- ASadece coğrafi unsurları gösteren teknik taslaklar olarak kabul edilmelerinin yetersiz kalacağına
- BÇizildikleri dönemdeki egemen unsurların inanç sistemleri ve bilim düzeyleri hakkında bilgi verdiğine
- COrta Çağ'da dairesel yapıda üretilen bazı haritaların coğrafi yönlendirmeden ziyade dini bir tasvir sunduğuna
- Tarihsel süreçte bilimsel gelişmelerin etkisiyle öznel niteliklerinden tamamen arınarak mutlak bir nesnelliğe ulaştığınaAnswer
- ECoğrafi keşifler sonrasında devletlerin güç mücadelelerinde ve sömürge sınırlarının belirlenmesinde rol oynadığına