Hegel'e göre evrensel akıl (Geist), kendi içine kapalı durağan bir yapı olmayıp, kendini gerçekleştirmek amacıyla sürekli bir hareket ve açılım içindedir. Doğa ve insanlık tarihi, bu mutlak ruhun kendisini dışsallaştırdığı ve kendi bilincine ulaştığı diyalektik bir sürecin ürünüdür. Bu bakış açısına göre dışsal nesneler dünyası, kendi başına var olan bağımsız bir töz değildir; aksine tinin kendini gerçekleştirme sürecinde büründüğü geçici somut biçimlerdir.
Buna göre, Hegel'in varlık yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi ileri sürülebilir?
- AVarlık, insan bilincinden bağımsız, kendi başına var olan maddi bir tözden ibarettir.
- BGerçek varlık diye bir şey yoktur; dış dünya insan zihninin kurguladığı bir yanılsamadır.
- Maddi dünya, zihinsel veya tinsel bir ilkenin kendini dışsallaştırıp somutlaştırmasının bir ürünüdür.Answer
- DVarlık, bilimsel yöntemlerle gözlemlenip denetlenebilen olgusal süreçlerden oluşur.
- EEvren, madde ve düşünce gibi iki ayrı tözün etkileşimiyle açıklanmalıdır.
Answer
Maddi dünya, zihinsel veya tinsel bir ilkenin kendini dışsallaştırıp somutlaştırmasının bir ürünüdür.
Parçada Hegel'in varlığın kökenine Geist adlı mutlak aklı yerleştirdiği ve maddi dünyayı bu mutlak aklın kendini somutlaştırdığı diyalektik bir süreç olarak tanımladığı ifade edilmektedir. Dolayısıyla maddi dünya kendi başına bağımsız bir gerçeklik olmayıp, tinsel bir ilkenin dışsallaşması ve somutlaşmasıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hegel'in Nesnel İdealizmi ve Geist Tasavvuru
Estimated Time:2m 0s