Dijitalleşme, geçmişi kaydetme pratiklerimizi kökten değiştirirken paradoksal bir biçimde hafızanın doğasını da aşındırmaktadır. Geleneksel arşivler, seçme ve dolayısıyla 'neyin unutulacağına karar verme' süzgecinden geçerek oluşurken dijital mecralar her şeyi depolama iddiasıyla seçimsiz bir biriktirme alanı sunar. Bu durum, insan zihnini geçmişin yükünden kurtaran sağlıklı bir unutma mekanizmasını sekteye uğratmaktadır. Hatırlamak, artık anlamlı bir geri çağırma eylemi olmaktan çıkıp veri yığınları arasında kaybolmaya dönüşmüştür. Dahası, her an erişilebilir olan bu yapay bellek, bireyi kendi zihinsel arşivini oluşturma zahmetinden kurtararak onu entelektüel bir tembelliğe sürüklemektedir. Sonuçta, unutmanın olmadığı bir dünyada her şey aynı önem derecesine sahip olmakta, bu da tarihsellik algısını silikleştirmektedir.
Bu parçadan hareketle dijitalleşmenin bellek ve arşivleme süreçlerine etkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Dijital mecraların, bireylerin kolektif bellek üzerindeki denetimini artırarak demokratik bir arşiv alanı sunduğuAnswer
- BGeleneksel arşivlerden farklı olarak dijital mecraların, verileri herhangi bir seçme işlemine tabi tutmaksızın sakladığı
- CHazır bilgiye zahmetsizce ulaşabilmenin, insanın kendi bellek sistemini inşa etme çabasını zayıflattığı
- DBilgi yığınları içinde kaybolmanın, hatırlamayı anlam üreten zihinsel bir etkinlik olmaktan uzaklaştırdığı
- EUnutmanın ortadan kalkmasının, geçmişe ait unsurların önem derecelerini eşitleyerek tarih bilincini körelttiği