Tarihsel olayları incelerken bugünün değer yargıları ve bilgi birikimiyle geçmişi değerlendirmek anlamına gelen anakronizm, tarih araştırmalarının en köklü yanılgılarından biridir. Araştırmacının geçmişteki bir aktörün zihniyetini kendi çağının merceğinden görmesi, olayların nedensellik bağını koparır. Bu noktada mikro tarihçilik, geniş çaplı genellemeler yerine dar bir zaman dilimine ve sınırlı sayıdaki bireysel yaşantılara odaklanarak anakronizme karşı güçlü bir bariyer oluşturur. Mikro tarih yöntemiyle, büyük anlatıların gölgesinde kalan sıradan insanların gündelik pratikleri, mahkeme kayıtları veya mektuplar üzerinden didik didik edilir. Böylelikle geçmiş, kendi özgün ilişkiler ağı içinde yeniden inşa edilirken araştırmacının bugünden geçmişe doğrusal bir ilerleme atfetme refleksi de kırılmış olur.
Bu parçadan hareketle "mikro tarihçilik" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
- ATarihsel olayları günümüzden geçmişe doğru ilerleyen doğrusal bir çizgiyle açıklamayı reddettiğine
- BBireysel düzeyde kalmış yaşantılar ile gündelik hayata dair kişisel ve hukuki belgeleri mercek altına aldığına
- CTarihçinin, geçmişteki öznelerin zihniyetini kendi çağının değerleriyle yargılamasının önüne geçtiğine
- DGeçmişteki olayların nedensellik bağlarının bozulmadan, kendi döneminin özgün koşullarında kurulmasını sağladığına
- Anakronizm yanılgısının aşılmasıyla birlikte tarih yazımında mutlak nesnelliğin elde edileceğini kanıtladığınaAnswer