Question

Difficulty: Very hardParagrafta Yardımcı Düşünceler

Dilsel görelilik kuramı, bireylerin ana dillerinin yapısal özelliklerinin onların d��nyayı algılama, sınıflandırma ve deneyimleme biçimlerini şekillendirdiğini savunur. Bu görüşe göre dil, düşüncenin yalnızca dışa vurulmasını sağlayan edilgen bir araç değil; bilişsel süreçleri doğrudan yapılandıran aktif bir süzgeçtir. Örneğin, bazı yerli dillerinde yön bildiren mutlak konum kelimelerinin sıklıkla kullanılması, bu dili konuşanların uzamsal yönelim becerilerini geliştirirken renk kategorilerinin diller arasındaki farklılığı da görsel algıyı etkileyebilmektedir. Ancak kuram, dilin düşünceyi tamamen hapsettiğini iddia eden katı determinizmden ziyade, dilsel yapıların zihinsel alışkanlıkları yönlendirdiği daha esnek bir eğilim olarak modern dil biliminde kabul görmektedir.

Bu parçadan hareketle dilsel görelilik kuramına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. A
    Düşünceyi yansıtmanın ötesinde, insan zihnindeki bilişsel süreçleri aktif bir biçimde yapılandıran bir süzgeç görevi görür.
  2. B
    Ana dildeki yön ifadelerinin kullanım sıklığı ile bireyin çevresini konumlandırma yeteneği arasında bir ilişki bulunur.
  3. Bireyin ana dilindeki sözcüklerin yetersizliği, onun dış dünyadaki bazı fiziksel uyaranları hiçbir şekilde duyumsayamamasına yol açar.Answer
  4. D
    Diller arasındaki renk tanımlama farklarının, bireylerin nesneleri görsel düzeyde algılama biçimlerini etkilediği varsayılmaktadır.
  5. E
    Çağdaş dil bilim çevrelerinde, dilin zihni mutlak biçimde sınırlandırdığı yönündeki katı görüşlerin aksine daha esnek bir yaklaşımla değerlendirilmektedir.

Answer

Bireyin ana dilindeki sözcüklerin yetersizliği, onun dış dünyadaki bazı fiziksel uyaranları hiçbir şekilde duyumsayamamasına yol açar.
Doğru cevap olan seçenekteki yargı söylenemez. Parçanın son cümlesinde, dilsel görelilik kuramının dilin düşünceyi tamamen hapsettiğini iddia eden katı determinist bir yaklaşımı benimsemediği, bunun yerine dilsel yapıların zihinsel alışkanlıkları yönlendirdiği esnek bir eğilim olarak görüldüğü açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla dil yetersizliğinin, fiziksel uyaranları hiçbir şekilde duyumsayamamaya yol açacağı savunulamaz.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyarak olumsuz soru kökünü ('söylenemez') tespit etmek.
Dilsel görelilik kuramı ile ilgili olarak parçada doğrudan veya dolaylı olarak desteklenmeyen yargıyı bulmaya odaklanıldı.
YKS TYT Türkçe paragraf sorularında olumsuz soru kökleri, parçada yer almayan ya da parçadaki düşüncelerle çelişen seçeneği bulmayı gerektirir.
2
Paragraftaki yardımcı düşünceleri tek tek tespit edip seçeneklerle karşılaştırmak.
Dilin bilişsel süreçleri yapılandırdığı (birinci cümle), yön kavramlarının uzamsal yönelimi etkilediği (üçüncü cümle), renk farklarının görsel algıyı etkilediği (üçüncü cümle) ve kuramın modern dil biliminde esnek bir eğilim olarak görüldüğü (dördüncü cümle) belirlendi.
Yardımcı düşünce soruları, paragraftaki her cümlenin seçeneklerdeki karşılıklarının elenmesini gerektiren analitik bir süreçtir.
3
Dış dünyadaki fiziksel uyaranların hiçbir şekilde duyumsanamayacağı iddiasını paragraftaki determinizm eleştirisiyle karşılaştırmak.
Parçadaki 'dilin düşünceyi tamamen hapsettiğini iddia eden katı determinizmden ziyade...' ifadesi ile 'hiçbir şekilde duyumsayamama' ifadesinin çeliştiği belirlendi.
Dilsel görelilik kuramının zihinsel sınırlar çizmek yerine eğilimleri yönlendirdiği belirtildiğinden, duyusal algının tamamen engellendiği çıkarımı metinle çelişmektedir.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Estimated Time:2m 0s
Rate this question