Duyular bize ancak bazı tekil durumlara ve örneklere dair bilgi sağlayabilir; fakat ne kadar çok olurlarsa olsunlar, bu örnekler genel ve zorunlu hakikatleri temellendirmeye yetmez. Örneğin, güneşin her gün doğduğunu deneyimlememiz, onun yarın da doğmasının mantıksal olarak zorunlu olduğunu göstermez. Buna karşın matematik ve mantık ilkeleri gibi zorunlu hakikatler, hiçbir deneyime dayanmaksızın zihnimizde kesin ve genelgeçer olarak mevcuttur. Bu durum, insan zihninin sadece dışarıdan gelen verileri alan pasif bir levha olmadığını, aksine evrensel ilkeleri kendi yapısında apriori (deney öncesi) olarak barındırdığını kanıtlar.
Bu parçada savunulan görüş doğrultusunda, bilginin kaynağı ve yapısına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- Aİnsan zihni, dış dünyadan gelen duyusal verileri işleyerek bilgi üreten pasif bir alıcı konumundadır.
- BDoğru bilgi, zihnimizin ürettiği kavramların dış dünyadaki somut nesnelerle uyuşmasından ibaret fiziksel bir gerçekliktir.
- Genel ve zorunlu doğruların kayna��ı duyusal deneyimler değil; zihnin kendi yapısında doğuştan barındırdığı apriori ilkelerdir.Answer
- DFelsefi doğrular, sorgulanamaz ve sınanamaz kabullere dayanan kesin inançlar bütünü olarak kabul edilmelidir.
- EDeneyimler yoluyla elde edilen tekil gözlemler, tümevarımsal bir akıl yürütmeyle evrensel ve zorunlu yasalara dönüşür.