Ömer Öğretmen, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde öğrencilerine şu örneği vermiştir:
'Bir Müslüman düşünelim; bu kişi ramazan orucunu tutmakta, beş vakit namazını aksatmamaktadır. Ancak vitir namazı ve bayram namazı gibi ibadetleri yerine getirirken bunların dindeki yerinin ramazan orucu gibi doğrudan ve kesin delillerle mi, yoksa yoruma açık delillerle mi sabit olduğunu merak etmektedir. Ayrıca günlük hayatında dişlerini fırçalarken veya güzel koku sürünürken bu davranışlarının da dinî bir karşılığı olup olmadığını araştırmaktadır.'
Buna göre, Ömer Öğretmen'in bahsettiği mükellefin hayatındaki eylemler ile ef'âl-i mükellefîn kavramları eşleştirildiğinde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- ABeş vakit namaz kılmanın hükmü farzdır ve bu ibadetin yapılması kesin delillerle emredilmiştir.
- BBayram namazı kılmak vacip kapsamında yer alır ve bu ibadet sünnetten daha güçlü bir yükümlülük ifade eder.
- CGüzel koku sürünmek sünnet sınıfına girer ve yapılması durumunda mükellefe sevap kazandırır.
- Ramazan orucu ile vitir namazının dinî sorumluluk derecesi aynıdır çünkü her iki ibadet de kat'î delile dayanır.Answer
- EDişleri fırçalamak gibi Hz. Peygamber'in sıklıkla yaptığı ve yapılmasını tavsiye ettiği davranışlar sünnet başlığı altında değerlendirilir.
Answer
Ramazan orucu ile vitir namazının dinî sorumluluk derecesinin aynı olduğunu ve ikisinin de kat'î delile dayandığını belirten seçenek
Ramazan orucu farz olup kat'î (kesin) delille sabitlenmiştir. Vitir namazı ise vacip olup zannî (yoruma açık) delillere dayanmaktadır. İslam hukukunda farz ile vacibin sorumluluk derecesi ve inkâr edilmesinin hukuki sonuçları aynı değildir. Dolayısıyla bu iki ibadetin dinî sorumluluk derecesinin ve delil kaynağının aynı olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Ef'âl-i Mükellefîn (Farz, Vacip ve Sünnet ayrımı)