Bir heykeltıraş mermer bloğa şekil verirken aslında mermerin içinde zaten var olan bir formu aç��ğa çıkarmaktadır; mermere dışarıdan yeni bir töz eklemez. Benzer şekilde, insan zihni de dış dünyadan gelen duyusal izlenimlerle tamamen yeni baştan inşa edilen boş bir kap değildir. Duyular, zihinde uyuyan apriori ilkeleri, mantıksal kategorileri ve doğuştan getirdiğimiz ideleri harekete geçiren, onları uyandıran birer uyarandır sadece. Öğrenme denilen süreç, zihnin dışarıdan bilgi ithal etmesi değil, akıl yürütme yoluyla kendi içinde zaten mevcut olan potansiyel doğruları hatırlaması ve bilinç düzeyine çıkarmasıdır.
Bu parçada dile getirilen bilgi görüşünden hareketle, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- Gerçek bilgi, deneyimden bağımsız olarak zihnin kendi doğasında potansiyel olarak bulunan doğruların akılla fark edilmesidir.Answer
- BZihin başlangıçta şekilsiz bir mermer gibidir; ona asıl formunu ve içeriğini veren dış dünyadan gelen duyusal deneyimlerdir.
- CDuyularla elde edilen ham veriler akıl tarafından işlenip form verilmedikçe gerçek bilgiye dönüşemez.
- DZihindeki doğuştan gelen fikirler değişmez hakikatler olduğundan, akıl yürütme eylemi felsefi şüpheye yer bırakmayan dogmatik bir kabulle başlar.
- EBilginin doğruluğu, zihindeki doğuştan gelen idelerin dış dünyadaki nesnel gerçeklik ile birebir örtüşmesiyle belirlenir.
Answer
Gerçek bilgi, deneyimden bağımsız olarak zihnin kendi doğasında potansiyel olarak bulunan doğruların akılla fark edilmesidir.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, rasyonalist bilgi felsefesine göre gerçek bilgi, deneyimden bağımsız olarak zihnin kendi doğasında potansiyel olarak bulunan doğruların akıl aracılığıyla fark edilmesi ve açığa çıkarılmasıdır. Parçadaki mermer ve heykeltıraş benzetmesi, bilginin dışarıdan alınmadığını, zihinde zaten var olanın hatırlama yoluyla gün yüzüne çıkarıldığını vurgular.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Rasyonalizm ve Doğuştan Gelen Fikirler (Apriori Bilgi)