Walter Benjamin, 'Hikâye Anlatıcısı' adlı meşhur denemesinde deneyimin değersizleşmesi ile modern anlatının krizi arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çeker. Ona göre, sanayileşme ve modernleşme süreçleriyle birlikte hayatımıza giren enformasyon akışı, yaşantının demlenerek deneyime dönüşme ve aktarılabilme imkânını neredeyse tamamen yok etmiştir. Enformasyon, doğası gereği anlık ve tazedir; tüketildiği anda değerini yitirir ve tüm detaylarıyla kendisini hemen açıklamaya can atar. Oysa hakiki bir hikâye, gücünü tam da kendisini doğrudan açıklamış olmamasından alır; okuyucunun zihninde ucu açık boşluklar bırakarak uzun süre yankılanır ve her yeni anlatımda dinleyicinin kendi deneyimleriyle yeniden zenginleşir. Enformasyonun bu mutlak egemenliği, modern insanı gündelik şaşırtıcı olaylarla sürekli kuşatırken onu derinlikli bir deneyimden (Erfahrung) ve dolayısıyla ortak bir 'anlatı cemaati' kurma zemininden yoksun bırakır. Benjamin’in bu tespiti, günümüz dijital çağında bilginin ve görsel uyarım miktarının katlanarak arttığı ama bilgeliğin aynı hızla buharlaştığı gerçeğini kavramak açısından hâlâ hayati bir anahtardır. Çünkü günümüz insanı, maruz kaldığı yoğun veri bombardımanına rağmen, kendi yaşam serüvenine dair anlamlı ve tutarlı bir hayat hikâyesi kurmakta ve bunu başkalarıyla paylaşmakta hiç olmadığı kadar zorlanmaktadır.
Bu parçadan hareketle "enformasyon" ve "hikâye" kavramlarının karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Enformasyon, bireyi anlık olaylarla çevreleyerek onun kendi yaşam serüvenine dair daha tutarlı ve paylaşılabilir bir anlatı kurmasını kolaylaştırır.Answer
- BHikâye, gizemini ve etkileyiciliğini anlamı doğrudan tüketiciye sunmamasından ve ucu açık boşluklar barındırmasından alır.
- CEnformasyon, anlık ve hızlı tüketilen yapısıyla yaşantıların zaman içinde demlenip kalıcı deneyimlere dönüşmesini engeller.
- DHikâyeler, dinleyicinin kendi yaşam birikimini anlatıya katmasına izin vererek toplumsal bir anlatı cemaatinin oluşmasına katkı sağlar.
- EEnformasyonun hızlı yayılımı ve yoğunluğu, günümüz dünyasında bilgiye erişimi artırsa da bilgelik düzeyinde bir gerilemeye yol açmaktadır.