Coğrafi keşifler döneminde kartograflar, denizcilerin raporlarına dayanarak haritalarına aslında var olmayan 'hayalet adaları' yerleştirmişlerdir. Bu adaların haritalarda yüzyıllarca kalması sadece haritacıların dikkatsizliğinden değil, aynı zamanda denizcilik rotalarını güvenceye alma, keşfedilmemiş zenginliklerin hayalini canlı tutma ve siyasi güç gösterisi yapma arzusundan kaynaklanıyordu. Dönemin krallıkları, bu adalara sahiplik iddia ederek sömürgecilik yarışında rakiplerine psikolojik üstünlük kurmaya çalışıyordu. İlginç olan, varlığına inanılan bu adaları bulmak için çıkılan seferlerin, okyanus akıntıları ve rüzgâr düzenlerinin keşfedilmesini sağlayarak denizcilik bilimini dolaylı yoldan geliştirmesidir. Sonuçta hayalet adalar, coğrafi birer hata olmanın ötesinde, dönemin jeopolitik ve bilimsel arayışlarının somut birer belgesi niteliğindedir.
Bu parçadan hareketle "hayalet adalar" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
- AHaritalarda uzun süre yer almalarının yalnızca teknik yetersizlik veya dikkatsizliklerle açıklanamayacağına
- BSömürgeci güçler arasındaki rekabette jeopolitik bir koz olarak değerlendirildiğine
- Haritacılıkta kullanılan ölçüm tekniklerinin modernleşmesinde ve harita üretim standartlarının değişmesinde doğrudan rol oynadığınaAnswer
- DOluşturulma süreçlerinde seyahat edenlerin aktardığı gözlem ve beyanların esas alındığına
- EArama çalışmalarının, coğrafya ve denizcilik alanında hedeflenmeyen dolaylı kazanımlar sağladığına