All practice questions

324 questions

Question 261Question

Aşağıda verilen bitki gruplarını, evrimsel süreçte yeryüzünde ortaya çıkış sıralarına göre en ilkel (ilk ortaya çıkan) olandan en gelişmiş (en son ortaya çıkan) olana doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Bitkilerin evrimsel süreçteki gelişim sırası; iletim demeti olmayan damarsız tohumsuz bitkiler, iletim demeti olan fakat tohumu olmayan damarlı tohumsuz bitkiler, tohumu olan fakat çiçeği/meyvesi olmayan açık tohumlu bitkiler ve son olarak hem tohumu hem de çiçeği/meyvesi olan kapalı tohumlu bitkiler şeklindedir.
Evrimsel gelişim basamaklarına göre bitki grupları basitten gelişmişe doğru sırasıyla damarsız tohumsuz bitkiler (karayosunları), damarlı tohumsuz bitkiler (eğrelti otları), açık tohumlu bitkiler (çam) ve kapalı tohumlu bitkiler (elma ağacı) şeklinde karaya uyum özelliklerini kazanmışlardır.

Step-by-Step Solution

1
Bitkilerdeki iletim demeti (damar) varlığını kontrol ediniz.
Damarsız tohumsuz bitkilerin iletim demeti yoktur. Eğrelti otları, açık tohumlular ve kapalı tohumlular ise damarlıdır.
İletim demetinin bulunmaması en ilkel özellik olup karayosunlarını en başa yerleştirir.
2
Damarlı bitkilerin tohum oluşturma yeteneğini inceleyiniz.
Eğrelti otları tohumsuz iken, kozalaklılar ve çiçekli bitkiler tohumludur.
Tohum yapısının kazanılması, sporla üremeye göre daha ileri bir evrimsel basamaktır. Bu nedenle eğrelti otları karayosunlarından sonra, tohumlulardan önce gelir.
3
Tohumlu bitkilerin tohumlarının korunma durumunu ve çiçek yapısını karşılaştırınız.
Açık tohumluların tohumları meyveyle örtülü değildir ve gerçek çiçekleri yoktur. Kapalı tohumlular ise meyve ve gerçek çiçek yapısına sahiptir.
Meyve ve gerçek çiçek yapısı karasal yaşama uyumda en üst düzey adaptasyonları temsil eder; bu nedenle kapalı tohumlular en gelişmiş bitki grubudur.

Key Concept

Bitkiler aleminde evrimsel süreçte kazanılan özelliklerin (iletim demeti, tohum, çiçek/meyve) sırasına göre grupların sınıflandırılması.
Estimated Time:1m 0s
Question 262Question

Ökaryotik bir hücrede çekirdek zarı üzerindeki porlar (gözenekler), çekirdek içi ile sitoplazma arasındaki madde geçişini düzenler. Bu porlardan geçebilen aşağıdaki molekül ve yapıları, moleküler büyüklüklerine göre en küçükten en büyüğe doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama su molekülü (H2OH_2O), adenin nükleotidi, histon proteini ve ribozomun büyük alt birimi şeklinde (küçükten büyü��e doğru) olmalıdır.
Maddelerin moleküler büyüklükleri karşılaştırıldığında en küçük yapı inorganik olan su molekülüdür. Ardından bir organik monomer olan nükleotit gelir. Polimer yapılı histon proteini nükleotitten daha büyüktür. En büyük yapı ise yapısında çok sayıda protein ve rRNA bulunduran nükleoprotein yapısındaki ribozom alt birimidir.

Step-by-Step Solution

1
Maddelerin kimyasal ve yapısal özelliklerini belirlemek.
Su inorganik küçük bir moleküldür. Nükleotit bir organik monomerdir. Histon proteini polimer yapıda bir makromoleküldür. Ribozom alt birimi ise rRNA ve proteinlerden oluşan nükleoprotein yapıda bir hücresel komplekstir.
Maddelerin büyüklüklerini karşılaştırabilmek için yapısal karmaşıklık düzeylerinin analiz edilmesi gerekir.
2
Belirlenen özelliklere göre maddeleri küçükten büyüğe doğru sıralamak.
Su < Adenin nükleotidi < Histon proteini < Ribozomun büyük alt birimi sırası elde edilir.
Monomer düzeyindeki yapılar polimerlerden, tekil polimerler ise çok sayıda polimer ve nükleik asit içeren kompleks organel bileşenlerinden daha küçüktür.

Key Concept

Çekirdek zarı porlarının geçirgenliği ve çekirdekteki yapıların organizasyon seviyeleri
Estimated Time:1m 30s
Question 263Question

Sağlıklı diploid (2n2n) bir hayvan hücresinin gerçekleştirdiği mayoz bölünme sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, bölünmenin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçen süreçteki kronolojik gerçekleşme sırasına göre ilkten sona doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Mayoz bölünmedeki olayların doğru kronolojik sıralaması: sinapsis ve tetrat oluşumu (Profaz I), homolog kromozomların ekvatoral düzlemde çift sıra dizilmesi (Metafaz I), homolog kromozomların kutuplara çekilmesi (Anafaz I), kardeş kromatitlerin ayrılması (Anafaz II) ve nihai olarak haploit dört yeni hücrenin oluşması (Telofaz II/Sitokinez II) şeklindedir.
Mayoz bölünme sırasıyla Mayoz I (Profaz I, Metafaz I, Anafaz I, Telofaz I) ve Mayoz II (Profaz II, Metafaz II, Anafaz II, Telofaz II) olmak üzere birbirini takip eden iki ana bölünmeden oluşur. Sinapsis ve tetrat oluşumu Profaz I'de, homolog kromozomların dizilmesi Metafaz I'de, homolog kromozomların kutuplara çekilmesi Anafaz I'de, kardeş kromatit ayrılması Anafaz II'de ve dört yeni hücrenin oluşumu Telofaz II/Sitokinez II sonunda gerçekleştiği için doğru kronolojik sıra bu şekildedir.

Step-by-Step Solution

1
Mayoz I evrelerinin başlangıcındaki olay belirlenir.
Sinapsis ve tetrat oluşumu Profaz I evresinde gerçekleştiği için ilk sıradadır.
Profaz I, mayoz bölünmenin ilk karyokinez evresidir.
2
Kromozomların hücre merkezinde çiftler halinde dizildiği evre belirlenir.
Homolog kromozomların ekvatoral düzlemde çift sıra halinde dizilmesi Metafaz I evresine aittir.
Profaz I evresini Metafaz I takip eder.
3
Kromozom sayısının yarıya inmesini sağlayan homolog kromozom ayrılması evresi belirlenir.
Homolog kromozomların zıt kutuplara çekilmesi Anafaz I evresinde gerçekleşir.
Metafaz I evresini takip eden ayrılma evresi Anafaz I'dir.
4
Mayoz II'deki kromatit ayrılması evresi belirlenir.
Sentromerlerin bölünmesi ve kardeş kromatitlerin zıt kutuplara çekilmesi Anafaz II evresinde gerçekleşir.
Kardeş kromatit ayrılması Mayoz II karyokinezinin anafaz aşamasında meydana gelir.
5
Bölünmenin sonlanarak yeni hücrelerin oluştuğu evre belirlenir.
Haploit kromozomlu dört yeni hücrenin oluşması Telofaz II ve Sitokinez II aşamalarıyla gerçekleşir.
Bölünmenin sitoplazma bölünmesi ile tamamen sonlandığı evre Telofaz II ve Sitokinez II'dir.

Key Concept

Mayoz bölünmenin karyokinez ve sitokinez evrelerinin sırası ile homolog kromozom ve kardeş kromatit ayrılması farkı.
Question 264Question

Aynı sıcaklıkta (25 C25\text{ }^\circ\text{C}) hazırlanan aşağıdaki sulu çözeltilerin aynı sıcaklıktaki denge buhar basınçlarını en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Denge buhar basınçlarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralama sakkaroz çözeltisi > alüminyum nitrat çözeltisi > kalsiyum klorür çözeltisi şeklindedir.
Toplam tanecik derişimi en düşük olan sakkaroz çözeltisinin buharlaşma engeli en az olduğundan denge buhar basıncı en yüksektir. İyonlaşma sonucu toplam tanecik derişimi en yüksek olan kalsiyum klorür çözeltisinin ise buhar basıncı en düşüktür. Bu nedenle en yüksekten en düşüğe sıralama sakkaroz çözeltisi > alüminyum nitrat çözeltisi > kalsiyum klorür çözeltisi şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Her bir çözeltideki çözünen maddelerin iyonlaşma veya moleküler çözünme durumunu belirleyerek toplam tanecik derişimlerini hesaplayın.
Alüminyum nitrat suda Al(NO3)3Al3++3NO3\text{Al(NO}_3\text{)}_3 \rightarrow \text{Al}^{3+} + 3\text{NO}_3^- şeklinde iyonlaşır ve 44 tanecik verir. Toplam derişim: 01×4=04 M0{}1 \times 4 = 0{}4\text{ M} olur. Sakkaroz moleküler çözünür, tanecik derişimi 02×1=02 M0{}2 \times 1 = 0{}2\text{ M} olur. Kalsiyum klorür CaCl2Ca2++2Cl\text{CaCl}_2 \rightarrow \text{Ca}^{2+} + 2\text{Cl}^- şeklinde iyonlaşır ve 33 tanecik verir. Toplam derişim: 015×3=045 M0{}15 \times 3 = 0{}45\text{ M} olur.
Çözeltilerin koligatif özellikleri çözünen maddenin kimyasal yapısına değil, çözeltide bulunan toplam tanecik (iyon ya da molekül) derişimine bağlıd��r.
2
Toplam tanecik derişimi ile denge buhar basıncı arasındaki ilişkiyi kurun.
Sıvı yüzeyinde bulunan çözünmüş tanecik sayıs�� arttıkça çözücü moleküllerinin buharlaşması zorlaşır. Bu nedenle aynı sıcaklıkta toplam tanecik derişimi arttıkça çözeltinin denge buhar basıncı düşer (ters orantı vardır).
Çözücü ile çözünen tanecikler arasındaki etkileşimlerin artması buharlaşma hızını azaltarak denge buhar basıncının düşmesine neden olur.
3
Tanecik derişimlerini karşılaştırarak buhar basınçlarını en yüksekten en düşüğe sıralayın.
Tanecik derişimleri kalsiyum klorür (045 M0{}45\text{ M}) > alüminyum nitrat (04 M0{}4\text{ M}) > sakkaroz (02 M0{}2\text{ M}) şeklindedir. Buhar basınçları bu sıranın tersi olacağından sıralama sakkaroz çözeltisi > alüminyum nitrat çözeltisi > kalsiyum klorür çözeltisi şeklinde gerçekleşir.
En az tanecik içeren sakkaroz çözeltisinin buharlaşma eğilimi en yüksek, en fazla iyon içeren kalsiyum klorür çözeltisinin buharlaşma eğilimi en düşüktür.

Key Concept

Çözeltilerin denge buhar basıncı, çözeltideki toplam tanecik derişimi arttıkça azalır.
Estimated Time:2m 0s
Question 265Question

Filogenetik sınıflandırma ilkeleri ve tarihsel süreç göz önüne alındığında, aşağıda verilen sınıflandırma ölçütlerini canlıların evrimsel akrabalıklarını belirlemedeki güvenilirlik düzeyleri bakımından en az güvenilirden en çok güvenilire doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Güvenilirlik derecesine göre en az güvenilirden en çok güvenilire doğru sıralama: dış görünüş ve analog organlara dayanan ampirik ölçütler, homolog organ ve anatomik benzerliklere dayanan klasik filogenetik ölçütler, ve son olarak genetik ve protein dizilimlerine dayanan moleküler ölçütler şeklindedir.
Doğru sıralama ampirik ölçütlerden moleküler ölçütlere doğrudur çünkü dış görünüş ve görevdeş organlar akrabalık hakkında yanıltıcı bilgi sunarken, kökendeş homolog organlar ortak atayı gösterir; DNA ve protein dizilimi benzerliği ise bu akrabalığı doğrudan genetik seviyede doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Ampirik sınıflandırma ölçütlerini değerlendirme
Dış görünüş ve analog organ benzerlikleri köken birliğine dayanmadığından evrimsel akrabalık hakkında yanıltıcı bilgi sunar; bu nedenle sıralamada ilk (en az güvenilir) sırada yer alır.
Analog organlar sadece aynı görevi yürütürler ama farklı evrimsel kökenlere sahiptirler.
2
Klasik filogenetik ölçütleri değerlendirme
Homolog organ ve anatomik benzerlikler ortak atadan gelmeyi (köken birliğini) gösterdiği için ampirik ölçütlere kıyasla daha güvenilirdir ve ikinci sırada yer alır.
Homolog organlar aynı kökenden gelen ancak farklı görevler üstlenebilen yapılardır.
3
Moleküler ölçütleri değerlendirme
DNA nükleotit dizilimleri ve protein benzerliği canlıların genetik yakınlığını doğrudan sayısal ve kesin verilerle ortaya koyduğundan en güvenilir ölçüttür ve son sırada yer alır.
Genetik dizi analizi, evrimsel süreçte biriken mutasyon miktarlarını doğrudan ölçerek en net akrabalık ilişkilerini sunar.

Key Concept

Sınıflandırma ilkelerinde homolog ve analog organ farkı ile moleküler verilerin güvenilirliği
Estimated Time:1m 30s
Question 266Question

Bir amibin, bulunduğu ortamdan aktif taşıma ile mineral alması sürecinde gerçekleşen bazı olaylar aşağıda verilmiştir. Buna göre, bu olayların gerçekleşme sırasını ilk olaydan son olaya doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Mineralin taşıyıcı proteine bağlanması, ATP hidrolizi ve fosfatın bağlanması, proteinin üç boyutlu yapısının değişmesi ve mineralin hücre içine bırakılması sırasıyla gerçekleşir.
Aktif taşıma sürecinde öncelikle taşınacak mineral zardaki taşıyıcı proteine bağlanır. Ardından sitoplazmadaki ATP hidroliz edilerek açığa çıkan fosfat bu proteine bağlanır. Fosfatın bağlanması proteinin üç boyutlu yapısını değiştirerek mineralin zarın diğer tarafına yönlenmesini sağlar. Son olarak mineral yoğun ortama bırakılır ve protein eski yapısına geri döner.

Step-by-Step Solution

1
Taşınacak maddenin tanınması ve bağlanması
Hücre dışındaki mineral, zardaki özgül taşıyıcı proteine bağlanır.
Aktif taşımanın ilk aşaması, taşınacak molekül veya iyonun zardaki taşıyıcı protein ile kompleks oluşturmasıdır.
2
ATP harcanması ve fosforilasyon
ATP hidroliz edilir, açığa çıkan inorganik fosfat taşıyıcı proteine bağlanır.
Aktif taşımada taşıyıcı proteinin şekil değiştirmesi için gereken enerji ATP hidrolizi ile sağlanır.
3
Konformasyonel (şekilsel) değişim
Fosfat bağlanan proteinin üç boyutlu yapısı değişir.
Fosfat bağlanması proteinin yapısını kararsızlaştırarak onun şekil değiştirmesine ve minerali diğer tarafa yönlendirmesine neden olur.
4
Maddenin bırakılması ve proteinin serbest kalması
Mineral yoğunluğu fazla olan sitoplazmaya bırakılır, protein fosfattan ayrılarak eski konumuna döner.
Mineralin ayrılmasıyla proteinin fosfata olan ilgisi azalır, fosfat kopar ve protein yeni bir taşıma döngüsü için hazır hâle gelir.

Key Concept

Aktif taşıma sırasında taşıyıcı proteinlerin çalışması, ATP tüketimi ve konformasyonel değişim sırası.
Question 267Question

Bitkiler aleminde karasal yaşama uyum sürecinde kazanılan aşağıdaki yapısal özellikleri, evrimsel süreçte ilk ortaya çıkış sırasına göre en ilkel özellikten en gelişmiş özelliğe doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama: stoma ve kütikula oluşumu -> iletim demetlerinin farklılaşması -> tohum yapısının evrimleşmesi -> gerçek meyve ve çiçek yapılarının ortaya çıkması şeklindedir.
Bitkiler aleminde karasal adaptasyonların evrimsel sırası; damarsız tohumsuz bitkilerden (stoma/kütikula) damarlı tohumsuz bitkilere (iletim demetleri), oradan tohumlu bitkilere (polen ve tohum) ve en son kapalı tohumlu bitkilere (çiçek ve meyve) doğru ilerler. Dolayısıyla doğru sıralama stoma/kütikula oluşumu, iletim demetlerinin farklılaşması, tohum yapısının evrimleşmesi ve çiçek/meyve oluşumu şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Karasal yaşama uyum sağlayan en ilkel bitki grubunun temel özellikleri incelenir.
Damarsız tohumsuz bitkilerin (örneğin karayosunlarının) karasal ortamda yaşayabilmek için kütikula ve stoma gibi adaptasyonlara sahip olduğu, ancak iletim demetleri ve tohum bulundurmadığı belirlenir.
Bu özellikler karasal bitkilerde ortaya çıkan en erken adaptasyonlardandır.
2
Daha sonraki evrimsel basamakta ortaya çıkan taşıma sistemi incelenir.
Eğrelti otları gibi damarlı tohumsuz bitkilerde ilk kez odun ve soymuk borularından oluşan iletim demetlerinin farklılaştığı görülür.
İletim demetleri karayosunlarında bulunmazken eğrelti otlarında bulunur, ancak bu grupta henüz tohum yapısı yoktur.
3
Üremenin karasal ortama tam uyumunu sağlayan yapı araştırılır.
Tohumlu bitkilerin (açık ve kapalı tohumlular) evrimleşmesiyle birlikte üremede suya bağımlılığı kaldıran polen ve tohum yapısının ortaya çıktığı belirlenir.
Tohum yapısı, tohumsuz bitki gruplarında bulunmayan daha gelişmiş bir adaptasyondur.
4
En gelişmiş bitki grubuna ait üreme ve koruma yapıları tespit edilir.
Kapalı tohumlu bitkilerde tohumun ovaryum içinde korunduğu gerçek meyve ve tozlaşmayı kolaylaştıran gerçek çiçek yapılarının geliştiği görülür.
Çiçek ve meyve sadece kapalı tohumlu bitkilerde bulunan en son ve en gelişmiş adaptasyonlardır.

Key Concept

Bitkiler aleminde damarsız tohumsuz, damarlı tohumsuz, açık tohumlu ve kapalı tohumlu bitkilerin evrimsel ve anatomik özellikleri.
Question 268Question

Dış basıncın 1 atm1\text{ atm} olduğu bir ortamda bulunan aşağıdaki sıvıların donmaya başlama sıcaklıklarının en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralaması nasıl olmal��dır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Donmaya başlama sıcaklıklarına g��re en yüksekten en düşüğe doğru sıralama: Saf su, Glikoz çözeltisi, Sodyum klorür çözeltisi, Alüminyum klorür çözeltisi şeklindedir.
Saf su çözünmüş madde içermediği için en yüksek donma noktasına (0 C0\text{ }^\circ\text{C}) sahiptir. Diğer çözeltilerin donma noktaları, içerdikleri toplam tanecik (iyon veya molekül) derişimleri arttıkça daha fazla düşer. Toplam tanecik derişimleri sırasıyla Glikoz çözeltisi (0,1 M0,1\text{ M}), sodyum klorür çözeltisi (0,2 M0,2\text{ M}) ve alüminyum klorür çözeltisi (0,4 M0,4\text{ M}) olduğundan, donmaya başlama sıcaklığı en fazla düşen alüminyum klorür çözeltisidir. Dolayısıyla donma noktası sıralaması Saf su > Glikoz çözeltisi > Sodyum klorür çözeltisi > Alüminyum klorür çözeltisi şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Çözünen maddelerin mol sayılarını ve çözelti hacimlerini kullanarak molar derişimlerini hesaplamak.
Glikoz, sodyum klorür ve alüminyum klorür çözeltilerinin her birinin derişimi M=nV=0,1 mol1 L=0,1 MM = \frac{n}{V} = \frac{0,1\text{ mol}}{1\text{ L}} = 0,1\text{ M} olarak bulunur.
Koligatif özellikler çözeltideki taneciklerin derişimine bağlıdır. Bu nedenle öncelikle her bir çözeltinin molaritesini bulmamız gerekir.
2
Her bir maddenin suda çözünme denklemini yazarak çözeltideki toplam tanecik (iyon veya molekül) derişimini belirlemek.
Saf su için tanecik derişimi 0 M0\text{ M}'dır. Glikoz moleküler çözündüğü için tanecik derişimi 0,1 M0,1\text{ M}'dır. NaCl\text{NaCl} çözeltisi Na+\text{Na}^+ ve Cl\text{Cl}^- olmak üzere 22 iyon verdiğinden toplam iyon derişimi 0,1×2=0,2 M0,1 \times 2 = 0,2\text{ M}'dır. AlCl3\text{AlCl}_3 çözeltisi Al3+\text{Al}^{3+} ve 3Cl3\text{Cl}^- olmak üzere 44 iyon verdiğinden toplam iyon derişimi 0,1×4=0,4 M0,1 \times 4 = 0,4\text{ M}'dır.
Koligatif özellikler çözünen maddenin cinsine değil, çözeltideki toplam tanecik derişimine bağlıdır. Elektrolit olan maddelerin iyonlaşma sayıları hesaba katılmalıdır.
3
Toplam tanecik derişimleri ile donma noktası alçalması arasındaki ilişkiyi kurarak sıralamayı yapmak.
Toplam tanecik derişimi sıralaması: Saf su (0 M0\text{ M}) < Glikoz (0,1 M0,1\text{ M}) < NaCl\text{NaCl} (0,2 M0,2\text{ M}) < AlCl3\text{AlCl}_3 (0,4 M0,4\text{ M})'dır. Tanecik derişimi arttıkça donma noktası alçalması artar, yani donmaya başlama sıcaklığı düşer. Bu nedenle donma sıcaklıkları sıralaması: Saf su > Glikoz çözeltisi > NaCl\text{NaCl} çözeltisi > AlCl3\text{AlCl}_3 çözeltisi şeklindedir.
Bir çözeltideki toplam tanecik derişimi arttıkça donma noktası saf çözücüye göre daha fazla düşer.

Key Concept

Çözeltilerin Koligatif Özellikleri ve Donma Noktası Alçalması
Estimated Time:2m 0s
Question 269Question

Bir karasal ekosistemde organik atıkların yapısında bulunan azot atomunun, üretici bir bitki tarafından amino asit sentezinde kullanılabilmesi sürecinde gerçekleşen a��ağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama: Saprofit canlıların amonyak açığa çıkarması, amonyağın nitrite dönüştürülmesi, nitritin nitrata dönüştürülmesi ve son olarak nitratın bitki tarafından organik besin sentezinde kullanılması şeklindedir.
Azot döngüsünde organik atıklar sırasıyla saprofit faaliyetiyle amonyağa, nitrit bakterileriyle nitrite, nitrat bakterileriyle nitrata dönüştürülür ve son olarak üreticiler tarafından asimile edilir.

Step-by-Step Solution

1
Ayrıştırma aşamasının tespiti
Organik atıklardan amonyak (NH3NH_3) üretilir.
Azot döngüsünün ilk basamağı organik atıkların saprofitler tarafından amonyağa dönüştürülmesidir.
2
İlk nitrifikasyon aşamasının tespiti
Amonyak kemosentetik bakteriler tarafından nitrite (NO2NO_2^-) oksitlenir.
Amonyak bu haliyle bitkiler tarafından doğrudan verimli kullanılamaz, nitrifikasyon süreci başlamalıdır.
3
İkinci nitrifikasyon aşamasının tespiti
Nitrit, kemosentetik bakteriler tarafından nitrata (NO3NO_3^-) oksitlenir.
Nitrifikasyonun tamamlanması ve bitkilerin öncelikli tercihi olan nitrat formunun oluşması gerekir.
4
Asimilasyon aşamasının tespiti
Bitki nitratı kullanarak organik besin sentezler.
Üreticiler topraktan aldıkları azot tuzlarını amino asit gibi organik moleküllerin yapısına katarlar.

Key Concept

Azot döngüsündeki nitrifikasyon ve asimilasyon reaksiyonlarının sırası
Question 270Question

Bir ekosistemde yer alan ve tek bir besin zincirini oluşturan KK, LL, MM ve NN popülasyonlarının bazı özellikleri şu şekildedir:

* Dokularında biriken zehirli madde (biyolojik birikim) oranı en yüksek olan popülasyon LL'dir.
* Toplam biyokütlesi en fazla olan popülasyon MM'dir.
* NN popülasyonundaki bireyler otçul (otla beslenen) beslenme özelliğine sahiptir.
* KK popülasyonu, enerji piramidinin üçüncü trofik düzeyinde yer almaktadır.

Buna göre, bu popülasyonların dokularında biriken zehirli madde miktarının en az olandan en çok olana doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Popülasyonların dokularında biriken zehirli madde miktarının en az olandan en çok olana doğru sıralanışı M - N - K - L şeklindedir.
Doğru sıralama olan M - N - K - L diziliminde, besin piramidinin tabanında yer alan üretici canlı (M) en az zehirli madde birikimine sahipken, piramidin en tepesinde yer alan son tüketici (L) en fazla zehirli madde birikimine sahiptir. Birincil tüketici (N) ve ikincil tüketici (K) ise bu ikisi arasında biyolojik birikim sırasına göre yerleşir.

Step-by-Step Solution

1
Toplam biyokütle ilişkisine göre üretici basamağını belirleme
Toplam biyokütlesi en fazla olan popülasyon üretici canlılardır. Bilgilerde toplam biyokütlesi en fazla olan popülasyon M olarak verildiğinden, M popülasyonu üreticidir ve besin zincirinin ilk basamağını (1. trofik düzey) oluşturur.
Besin piramitlerinde tabandan tavana doğru gidildikçe toplam biyokütle genellikle azalır.
2
Beslenme şekline göre birincil tüketiciyi belirleme
N popülasyonunun otçul beslendiği belirtilmiştir. Otçul canl��lar doğrudan üreticilerle (M popülasyonu ile) beslendiği için birincil tüketici basamağında (2. trofik düzey) yer alır.
Otçullar, üretici canlıları tüketerek enerji elde eden birincil tüketicilerdir.
3
Trofik düzey bilgisine göre ikincil tüketiciyi belirleme
K popülasyonunun enerji piramidinin üçüncü trofik düzeyinde yer aldığı belirtilmiştir. Bu durum K popülasyonunun ikincil tüketici olduğunu gösterir. Yani sıralamada N popülasyonunun üzerinde (3. sırada) yer alır.
Trofik düzeyler üreticiden başlayarak yukarı doğru sayılır: 1. düzey üreticiler, 2. düzey birincil tüketiciler, 3. düzey ikincil tüketicilerdir.
4
Biyolojik birikim oranına göre son tüketiciyi belirleme ve sıralamayı tamamlama
Dokularında zehirli madde (biyolojik birikim) oranı en yüksek olan popülasyonun L olduğu belirtilmiştir. Bu durum L popülasyonunun besin zincirinin en üst basamağında (üçüncül tüketici - 4. trofik düzey) yer aldığını gösterir. Böylece besin zincirinin aşağıdan yukarıya doğru yapısı M -> N -> K -> L şeklinde kurulur.
Besin zincirinde üreticiden son tüketiciye doğru gidildikçe dokularda biriken zehirli madde oranı (biyolojik birikim) artış gösterir.
5
Zehirli madde birikimine göre sıralamayı oluşturma
Zehirli madde birikimi en az olandan en çok olana doğru sıralama, besin zincirinin üreticiden son tüketiciye doğru olan sıralamasıyla aynıdır: M - N - K - L.
Biyolojik birikim üreticiden tüketiciye doğru artar.

Key Concept

Besin zincirinde trofik düzeyler boyunca biyokütle azalırken, biyolojik birikim (toksik madde birikimi) artış gösterir ve aktarılan enerji miktarı azalır.
Estimated Time:2m 0s
Question 271Question

Sağlıklı bir ökaryotik hayvan hücresinin yaşam döngüsünde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru s��ralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Hücre döngüsündeki olayların doğru sıralaması sırasıyla; hücrenin büyümesi, DNA'nın kendini eşlemesi, son hazırlıkların yapılması ve en son çekirdek ile sitoplazmanın bölünmesi şeklindedir.
Hücre döngüsü, bir hücrenin bölünmesinden itibaren sonraki bölünmeye kadar geçen süreci kapsar ve sırasıyla G1G_1 (büyüme), S (DNA eşlenmesi), G2G_2 (hazırlık) evrelerinden oluşan interfaz ile sonrasındaki mitotik evreyi (bölünme) içerir.

Step-by-Step Solution

1
İnterfazın ilk evresi olan büyüme evresi belirlenir.
Hücrenin hacimsel olarak büyüdüğü ve organel sentezlediği G1G_1 evresi ilk sıraya konur.
Bölünme döngüsüne giren yeni bir hücrenin ilk yapması gereken işlem büyümek ve bölünme büyüklüğüne ulaşmaktır.
2
Kalıtsal materyalin kopyalandığı evre belirlenir.
DNA replikasyonunun yapıldığı S evresi ikinci sıraya konur.
Büyüyen hücrenin bölünme kararı vermesiyle birlikte genetik bilginin yeni hücrelere aktarılabilmesi için DNA eşlenmelidir.
3
Bölünme öncesi son hazırlıkların yapıldığı evre belirlenir.
Sentrozom eşlenmesi ve iğ iplikleri için hazırlıkların yapıldığı G2G_2 evresi üçüncü sıraya konur.
DNA eşlendikten sonra hücre, bölünmeyi başlatmadan önce enzim, protein ve organel hazırlıklarını tamamlamak zorundadır.
4
Hücrenin bölünerek yeni hücreleri oluşturduğu evre belirlenir.
Karyokinez ve sitokinez olaylarının tamamlandığı mitotik evre son sıraya konur.
Tüm hazırlıklar bittikten sonra hücre bölünerek yaşam döngüsünü tamamlar.

Key Concept

Ökaryotik hücrelerde hücre döngüsü sırasıyla interfaz (G1G_1, S, G2G_2) ve mitotik evre (karyokinez ve sitokinez) basamaklarından oluşur.
Question 272Question

Ökaryotik bir hücrede nükleik asitlerin yapısını ve hücresel organizasyonunu inceleyen bir öğrenci, bazı yapısal birimleri listelemiştir.

Buna göre, aşağıda verilen yapısal birimleri en basit (küçük) yapıdan en karmaşık (büyük) yapıya doğru olacak şekilde sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama en basit birim olan azotlu organik bazdan başlayarak; nükleozit, nükleotit, gen ve en karmaşık nükleoprotein yapı olan kromatin ipliğe doğru gitmelidir: Timin azotlu organik bazı -> Timidin molekülü -> Timin deoksiribonükleotiti -> Gen bölgesi -> Kromatin iplik.
Sıralama basitten karmaşığa doğru; tek bir azotlu organik baz olan timin ile başlar. Bu baza şeker eklendiğinde nükleozit (timidin), nükleozite fosfat eklendiğinde nükleotit oluşur. Çok sayıda nükleotit bir araya gelerek geni oluşturur ve en son bu dev molekül histon proteinleriyle sarılarak kromatin ipliği meydana getirir.

Step-by-Step Solution

1
En küçük yapısal bileşeni belirleyin.
Timin azotlu organik bazı, sadece tek bir azotlu halkadan oluştuğu için en basit yapıdır.
Diğer tüm yapılar bu bazın üzerine şeker, fosfat veya protein eklenmesiyle inşa edilir.
2
Nükleozit ve nükleotit yapılarının karmaşıklığını karşılaştırın.
Timidin bir nükleozittir (baz + deoksiriboz), timin deoksiribonükleotiti ise nükleotittir (baz + deoksiriboz + fosfat). Nükleozit, nükleotitten daha basit bir yapıdır.
Nükleotit sentezi sırasında nükleozite fosfat eklenmesiyle nükleotit elde edilir.
3
Polimer ve kromatin iplik düzeyindeki yapıları karşılaştırın.
Gen, çok sayıda nükleotidin bir araya gelmesiyle oluşan bir polimer zinciridir. Kromatin iplik ise bu DNA zincirlerinin proteinlerle paketlenmiş hâlidir.
Kromatin iplik hem DNA'yı hem de histon proteinlerini içerdiğinden en büyük ve en karmaşık yapıdır.

Key Concept

Nükleik asitlerin yapısal organizasyon basamakları
Estimated Time:1m 30s
Question 273Question

Bir ökaryot hücrede glikoz molekülünün yıkımıyla elde edilen enerjinin, aktif taşıma mekanizmasında kullanılması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, enerjinin dönüşüm ve aktarım sırasına göre (ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru) sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Enerji akışı glikozun solunumla yıkılmasıyla başlar, fosforilasyonla ATP sentezlenir, ardından aktif taşıma için ATP hidroliz edilir ve son olarak açığa çıkan enerjiyle aktif taşıma gerçekleştirilir.
Doğru sıralama, hücredeki enerji akışının yönünü yansıtır. İlk olarak solunum reaksiyonları ile glikozdan enerji serbest kalır. Bu serbest enerji, fosforilasyonla ATP'nin yapısındaki bağlarda depolanır. Daha sonra aktif taşıma gibi endergonik bir tepkimenin gerçekleşebilmesi için ATP molekülü defosforilasyona (hidroliz) uğrar ve son olarak açığa çıkan enerji taşıyıcı proteinin çalıştırılmasında kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
Hücresel solunum reaksiyonlarının analiz edilmesi
Glikoz molekülünün yıkımıyla hücrenin doğrudan kullanamayacağı serbest kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkması
Enerji akışının başlayabilmesi için öncelikle ekzergonik bir süreç olan hücresel solunum gerçekleşmelidir.
2
Fosforilasyon basamağının incelenmesi
Açığa çıkan kimyasal enerjinin ADP'ye bir inorganik fosfat eklenerek ATP sentezlenmesinde kullanılması
Açığa çıkan serbest enerjinin hücresel işlerde kullanılabilmesi için geçici olarak ATP'de depolanması gerekir.
3
Defosforilasyon basamağının incelenmesi
ATP'nin su yardımıyla hidroliz edilerek son yüksek enerjili fosfat bağının koparılması
Aktif taşıma endergonik bir reaksiyon olduğundan, ATP'nin yıkımıyla enerjinin serbest bırakılması şarttır.
4
Enerjinin hücresel işe aktarılması
Açığa çıkan serbest enerjinin hücre zarındaki aktif taşıma pompasının yapısını değiştirerek madde taşınmasını gerçekleştirmesi
Enerji dönüşümünün son basamağında serbest kalan enerji doğrudan fizyolojik işe (aktif taşımaya) harcanır.

Key Concept

ATP Döngüsü ve Enerji Kenetlenmesi
Estimated Time:1m 30s
Question 274Question

Diploid (2n2n) bir bitkinin mikrospor ana hücresinde gerçekleşen mayoz bölünme s��recine ait bazı olayları, bölünmenin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçen süreçteki gerçekleşme sırasına göre sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama: Homolog kromozomların birbirine sarılarak sinapsis yapması ve tetratları oluşturması, kromozomların hücrenin ekvatoral düzleminde homolog çiftler halinde dizilmesi, homolog kromozomların iğ iplikleri tarafından zıt kutuplara çekilmesi ve kardeş kromatitlerin sentromerlerinin bölünmesiyle zıt kutuplara hareket etmesi şeklindedir.
Mayoz bölünme belirli bir sırayla gerçekleşen iki ana aşamadan (Mayoz I ve Mayoz II) oluşur. Homolog kromozomlar arasındaki sinapsis olayı Profaz I evresinde gerçekleştikten sonra, bu homolog kromozomlar Metafaz I'de hücre ekvatoruna çiftler halinde dizilir. Ardından Anafaz I'de homolog kromozomlar ayrılır. Kardeş kromatitlerin ayrılması ise ancak ikinci bölünmenin Anafaz II evresinde gerçekleşebilir. Bu kronolojik biyolojik sıra değişmez.

Step-by-Step Solution

1
Mayoz I bölünmesinin ilk evresi olan Profaz I'de gerçekleşen olay belirlenir.
Homolog kromozomların birbirine sarılarak sinapsis yapması ve tetrat oluşturması olayı (Profaz I) ilk sıraya yerleştirilir.
Profaz I, mayoz karyokinezin en başında yer alan hazırlık ve çeşitlilik evresidir.
2
Mayoz I bölünmesinin metafaz evresindeki kromozom düzeni belirlenir.
Kromozomların hücrenin ekvatoral düzleminde homolog çiftler halinde dizilmesi olayı (Metafaz I) ikinci sıraya yerleştirilir.
Profaz I tamamlandıktan sonra metafaz plakası üzerinde homolog kromozomların dizilimi gerçekleşir.
3
Mayoz I bölünmesinin anafaz evresinde homolog kromozomların hareketi belirlenir.
Homolog kromozomların iğ iplikleri tarafından zıt kutuplara çekilmesi olayı (Anafaz I) üçüncü sıraya yerleştirilir.
Metafaz I diziliminden sonra homolog kromozomlar ayrılarak zıt kutuplara çekilir.
4
Mayoz II bölünmesinin anafaz evresinde kromatitlerin hareketi belirlenir.
Kardeş kromatitlerin sentromerlerinin bölünmesiyle zıt kutuplara hareket etmesi olayı (Anafaz II) dördüncü sıraya yerleştirilir.
Mayoz II, Mayoz I'den sonra başlar ve kardeş kromatit ayrılması Anafaz II evresinde gerçekleşir.

Key Concept

Mayoz Bölünme Evreleri ve Sıralaması
Question 275Question

Kaz Dağları göknar ormanı ekosistemine ait aşağıdaki ekolojik birimlerin, organizasyon düzeylerine göre en dar kapsamlı olandan en geniş kapsamlı olana doğru sıralanı��ı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Ekolojik birimlerin en dar kapsamlı olandan en geniş kapsamlı olana doğru sıralaması: Kaz Dağları göknar ormanında gelişim gösteren tek bir Kazdağı göknarı ağacı (Birey) -> Kaz Dağları göknar ormanında yayılış gösteren aynı türe ait tüm Kazdağı göknarı ağaçları (Popülasyon) -> Kaz Dağları göknar ormanında birbiriyle etkileşim halinde olan tüm bitki, hayvan, mantar ve bakteri popülasyonları (Komünite) -> Kaz Dağları göknar ormanındaki tüm canlılar ile abiyotik faktörlerin tamamı (Ekosistem) şeklindedir.
Doğru sıralama birey (tek bir Kazdağı göknarı ağacı), popülasyon (tüm Kazdağı göknarı ağaçları), komünite (alandaki tüm canlı popülasyonları) ve ekosistem (tüm canlılar ile abiyotik faktörler) şeklindedir. Ekolojik organizasyon hiyerarşisinde bireyden ekosisteme doğru gidildikçe kapsam genişliği artar.

Step-by-Step Solution

1
Ekolojik organizasyon basamaklarının hiyerarşik sıralamasını belirleyin.
Ekolojik birimler en dar kapsamlıdan en genişe doğru: Organizma (Birey) -> Popülasyon -> Komünite -> Ekosistem şeklinde sıralanır.
Soruda verilen birimlerin hangi ekolojik düzeye denk geldiğini saptamak için bu hiyerarşik yapı temel alınır.
2
Verilen örneklerin hangi ekolojik birimi temsil ettiğini analiz edin.
Tek bir göknar ağacı bireyi; göknar ağaçlarının tamamı popülasyonu; alandaki tüm canlı popülasyonları komüniteyi; bu canlılar ile cansız çevrenin birlikteliği ise ekosistemi temsil eder.
Hiyerarşik sıralamayı verilen örnekler üzerinden somutlaştırmak gerekir.
3
Elde edilen ekolojik düzeyleri dar kapsamlıdan geniş kapsamlıya doğru sıralayın.
Sıralama: Birey, Popülasyon, Komünite, Ekosistem şeklinde olmalıdır.
Soruda istenen sıralama yönlendirmesine uygun sıralamayı oluşturmak için.

Key Concept

Ekolojik organizasyon düzeyleri hiyerarşik olarak bireyden ekosisteme doğru genişler.
Estimated Time:1m 30s
Question 276Question

Aşağıda verilen filogenetik sınıflandırma basamaklarını, içerdikleri canlılar arasındaki homolog organ benzerliği oranı en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Verilen sınıflandırma basamaklarının homolog organ benzerliği en fazla olandan en az olana doğru sıralanışı: Cins, Takım, Şube, Alem şeklindedir.
Sınıflandırma basamaklarında daha özel olan kategorilerde (örneğin cins) yer alan canlılar birbirine daha yakın akrabadır ve homolog organ benzerlikleri daha fazladır. Genel kategorilere (örneğin alem) doğru gidildikçe akrabalık derecesi ve homolog organ benzerliği azalır. Bu yüzden en fazla benzerlikten en aza doğru sıralama Cins, Takım, Şube ve Alem şeklinde olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Sınıflandırma basamaklarının hiyerarşik yapısını hatırlayınız.
Basamakların küçükten büyüğe sırası Cins < Takım < Şube < Alem şeklindedir.
Sıralama yapabilmek için kategorilerin hiyerarşik konumlarını bilmek gerekir.
2
Homolog organ benzerliği oranlarını karşılaştırınız.
Küçük kategorideki canlılar daha yakın akraba olduğundan homolog organ benzerliği daha fazladır; dolayısıyla sıralama Cins > Takım > Şube > Alem şeklindedir.
Kategori büyüdükçe ortak özellikler ve homolog organ benzerliği azalır.
3
Belirlenen ilişkiye göre sıralamayı tamamlayınız.
En yüksek benzerlikten en düşüğe doğru sıralama Cins, Takım, Şube, Alem şeklindedir.
Yönergede istenen yönü (yüksekten düşüğe) doğru uygulamak.

Key Concept

Sınıflandırma basamakları büyüdükçe homolog organ benzerliğinin azalması.
Question 277Question

Aynı sıcaklıkta bulunan CH3OCH3CH_3OCH_3 (dimetil eter), C2H5OHC_2H_5OH (etanol) ve C2H4(OH)2C_2H_4(OH)_2 (etan-1,2-diol) sıvılarının denge buhar basınçlarını en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıvıların aynı sıcaklıktaki denge buhar basınçları sırasıyla dimetil eter, etanol ve etan-1,2-diol şeklindedir.
Buhar basıncı, moleküller arası zayıf etkileşimlerin gücü ile ters orantılıdır. Dimetil eter molekülleri arasında hidrojen bağı bulunmadığından zayıf etkileşimleri en güçsüzdür ve buhar basıncı en yüksektir. Etan-1,2-diol ise iki adet hidrojen bağı yapabilen gruba sahip olduğundan etkileşimleri en güçlüdür ve buhar basıncı en düşüktür. Bu durumda sıralama dimetil eter, etanol ve etan-1,2-diol şeklinde olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Bileşiklerin molekül yapılarını ve moleküller arası etkileşim türlerini belirleme.
Dimetil eter molekülleri polar olup kendi aralarında dipol-dipol etkileşimi kurar. Etanol ve etan-1,2-diol moleküllerinde ise oksijene bağlı hidrojen atomları bulunduğu için kendi aralarında hidrojen bağı oluştururlar.
Zayıf etkileşimlerin gücü moleküllerin fiziksel özelliklerini belirlemede ilk adımdır.
2
Hidrojen bağlarının gücünü ve sayısını karşılaştırma.
Etan-1,2-diol bileşiğinde molekül başına iki adet OH-OH grubu bulunurken, etanolde bir adet OH-OH grubu bulunur. Bu nedenle etan-1,2-diol molekülleri arasındaki hidrojen bağları etanole göre daha etkindir ve moleküller arası çekim kuvveti daha büyüktür.
Moleküldeki etkin hidrojen bağı sayısı arttıkça tanecikler arası çekim kuvveti artar.
3
Tanecikler arası çekim kuvveti ile denge buhar basıncı ilişkisini kurma.
Tanecikler arası çekim kuvveti arttıkça sıvının buharlaşması zorlaşır ve denge buhar basıncı düşer. Çekim kuvvetleri etan-1,2-diol > etanol > dimetil eter şeklinde olduğundan, buhar basınçları tam tersi olan dimetil eter > etanol > etan-1,2-diol sırasına sahiptir.
Denge buhar basıncı moleküller arası çekim kuvvetleri ile ters orantılıdır.

Key Concept

Moleküller arası hidrojen bağı sayısı ve zayıf etkileşimlerin gücü arttıkça sıvının denge buhar basıncı azalır.
Question 278Question

Periyodik sistemin 5A grubunda yer alan azot (NN), fosfor (PP) ve arsenik (AsAs) elementlerinin hidrojenli bileşikleri olan NH3NH_3 (amonyak), PH3PH_3 (fosfin) ve AsH3AsH_3 (arsin) oda koşullarında gaz hâlindedir.

Buna göre; NH3NH_3, PH3PH_3 ve AsH3AsH_3 bileşiklerini aynı dış basınç altındaki kaynama noktalarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kaynama noktası sıralaması en yüksekten en düşüğe doğru NH3>AsH3>PH3NH_3 > AsH_3 > PH_3 şeklindedir.
En güçlü etkileşim olan hidrojen bağı amonyak bileşiğinde bulunduğundan kaynama noktası en yüksektir. Gruptaki diğer bileşikler olan arsin ve fosfin kıyaslandığında ise arsinin elektron sayısı daha fazla olduğu için London kuvvetleri daha güçlüdür ve kaynama noktası fosfinden daha yüksektir. Böylece sıralama NH3>AsH3>PH3NH_3 > AsH_3 > PH_3 olur.

Step-by-Step Solution

1
Moleküller arası etkileşim türlerini belirleme
NH3NH_3 molekülleri polar yapıdadır ve azot atomunun yüksek elektronegatifliği nedeniyle molekülleri arasında hidrojen bağları kurulur. PH3PH_3 ve AsH3AsH_3 molekülleri de polar yapıda olup molekülleri arasında dipol-dipol ve London kuvvetleri etkindir fakat hidrojen bağları bulunmaz.
Kaynama noktalarını karşılaştırabilmek için öncelikle moleküller arasındaki zayıf etkileşim türlerinin tespit edilmesi gerekir.
2
Hidrojen bağının etkisini değerlendirme
Hidrojen bağları, dipol-dipol ve London etkileşimlerine kıyasla çok daha güçlü fiziksel bağlardır. Bu nedenle yapısında hidrojen ba��ı bulunduran NH3NH_3 bileşiğinin kaynama noktası, grubundaki diğer üyelerden daha yüksek olur.
Hidrojen bağının kaynama noktası üzerindeki belirgin artırıcı etkisini ortaya koymak.
3
Kalan bileşikleri London kuvvetlerinin gücüne göre karşılaştırma
PH3PH_3 ve AsH3AsH_3 bileşiklerinde hidrojen bağı yoktur. Periyodik sistemde yukarıdan aşağıya inildikçe (PP'den AsAs'ye) atomların elektron sayısı ve kutuplanabilirliği (polarize olabilirliği) artar. Bu durum London kuvvetlerini güçlendirir. Dolayısıyla AsH3AsH_3 bileşiğinin London kuvvetleri PH3PH_3'ten daha güçlüdür ve kaynama noktası AsH3>PH3AsH_3 > PH_3 şeklinde sıralanır.
Benzer etkileşimlere sahip moleküllerde büyüklük ve elektron sayısının kaynama noktasına etkisini analiz etmek.

Key Concept

Fiziksel özelliklerin hidrojen bağı ve London kuvvetleri yardımıyla yorumlanması
Question 279Question

Mayoz bölünme sürecinde gerçekleşen aşağıdaki hücresel olayları, bölünmenin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçen süreçteki gerçekleşme sırasına göre kronolojik olarak sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama: Homolog kromozomların sinapsis yapması ve tetrat oluşturması, homolog kromozom çiftlerinin ekvatoral düzlemde karşılıklı dizilmesi, sitoplazmanın ilk kez bölünerek haploid iki hücre oluşturması ve kardeş kromatitlerin ayrılarak zıt kutuplara çekilmesi şeklindedir.
Mayoz bölünme, Mayoz I ve Mayoz II olmak üzere iki temel aşamadan oluşur. Mayoz I'in Profaz I evresinde homolog kromozomlar yan yana gelip sinapsis yaparak tetrat oluşturur. Ardından Metafaz I'de bu çiftler ekvatoral düzlemde çift sıra halinde karşılıklı dizilir. Sitokinez I ile sitoplazma ilk kez bölünür ve haploid iki hücre oluşur. Son olarak Mayoz II'nin Anafaz II evresinde kardeş kromatitler zıt kutuplara çekilerek ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Mayoz bölünmenin ana evrelerini (Mayoz I ve Mayoz II) ve bunların sırasını belirlemek.
Mayoz I bölünmesi gerçekleşir, sitokinez I ile tamamlanır. Ardından mayoz II bölünmesi gerçekleşir ve sitokinez II ile sonlanır.
Kronolojik sıralamanın temel iskeletini oluşturmak için mayoz I ve mayoz II olaylarının ayrımını yapmalıyız.
2
Verilen olayların hangi evrelere ait olduğunu tespit etmek.
Sinapsis ve tetrat oluşumu: Profaz I evresi (Mayoz I); Homolog kromozomlar��n çift sıra halinde dizilmesi: Metafaz I evresi (Mayoz I); Sitoplazmanın ilk kez bölünmesi: Sitokinez I (Mayoz I sonu); Kardeş kromatitlerin zıt kutuplara çekilmesi: Anafaz II evresi (Mayoz II).
Her bir hücresel olayın gerçekleştiği spesifik bölünme evresini bilmek, kronolojik sıralamayı yapmamızı sağlar.
3
Evreleri mayoz bölünme sürecindeki doğal akışına göre sıralamak.
Profaz I -> Metafaz I -> Sitokinez I -> Anafaz II şeklinde bir akış elde edilir. Bu da bizi sırasıyla c - a - d - b sıralamasına ulaştırır.
Mayoz bölünme olayları sırasıyla Profaz, Metafaz, Anafaz, Telofaz ve Sitokinez aşamalarını takip eder; mayoz I tamamlanmadan mayoz II başlayamaz.

Key Concept

Mayoz bölünme evrelerinin kronolojik sırası ve bu evrelerde gerçekleşen karakteristik hücresel olaylar.
Estimated Time:2m 0s
Question 280Question

Laboratuvarda potasyum nitrat (KNO3KNO_3) ve sodyum klorür (NaClNaCl) katılarından oluşan bir karışımı çözünürlük farkından yararlanarak bileşenlerine ayırmak isteyen bir öğrenci, ayrımsal kristallendirme yöntemini uygulayacaktır. Buna göre, öğrencinin bu maddeleri tamamen ayırmak için uygulayacağı aşağıdaki işlemlerin doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

İşlemler sırasıyla: Kar��şıma sıcak su eklenerek her iki katının da tamamen çözünmesinin sağlanması, hazırlanan sıcak çözeltinin soğutularak çözünürlüğü sıcaklıkla hızlı değişen potasyum nitrat katısının kristallenmesinin sağlanması, oluşan kristalleri sıvı fazdan uzaklaştırmak amacıyla karışımın süzülmesi ve son olarak süzüntüde çözünmüş halde kalan sodyum klorür katısını elde etmek için suyun buharlaştırılması şeklinde olmalıdır.
Karışımı oluşturan katıların çözünürlük farkından yararlanarak ayrılması için öncelikle tamamen çözündürülmeleri, ardından sıcaklık değişimi ile çözünürlüğü hızlı düşen bileşenin öncelikle kristallenmesi sağlanmalıdır. Oluşan kristaller süzülerek ayrıldıktan sonra, süzüntüde kalan diğer bileşen buharlaştırma ile elde edilir.

Step-by-Step Solution

1
Katıların çözünmesi
Sıcak bir sulu çözelti elde edilir.
Çözünürlük farkı ile ayırma yapabilmek için öncelikle her iki katının da uygun bir çözücüde (su) çözünerek iyonlarına ayrışması gerekir.
2
Çözeltinin soğutulması
Potasyum nitrat (KNO3KNO_3) katısı kristallenerek çöker.
Potasyum nitratın çözünürlüğü sıcaklıkla çok hızlı değişirken, sodyum klorürün çözünürlüğü sıcaklık değişiminden neredeyse etkilenmez. Sıcaklık düşürüldüğünde çözünürlüğü azalan potasyum nitrat çökmeye başlar.
3
Süzme işlemi
Katı potasyum nitrat ayrılır, süzüntüde sodyum klorür kalır.
Çöken kristal yapılı potasyum nitrat katısını çözünmüş halde kalan sodyum klorürlü sıvı fazdan ayırmak için süzme uygulanır.
4
Suyun buharlaştırılması
Katı sodyum klorür (NaClNaCl) elde edilir.
Süzüntüde kalan sodyum klorürü katı fazda geri kazanmak için çözücü olan suyun ısıtılarak uzaklaştırılması gerekir.

Key Concept

Çözünürlüklerinin sıcaklıkla değişim oranları birbirinden farklı olan iki katı tuzun, sıcak çözeltinin soğutulmasıyla sırayla çöktürülüp süzülerek ayrılması işlemine ayrımsal kristallendirme denir.
PreviousPage 14 / 17Next
All practice questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin