All practice questions
6755 questions
Aşağıda sol sütunda verilen atmosfer ve iklim bilgisine ait kavramları, sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Türkçede yapım ekleri; eklendiği sözcüğün anlamını ya da türünü değiştiren eklerdir. Bu ekler işlevlerine göre isimden isim, isimden fiil, fiilden isim ve fiilden fiil yapım ekleri olmak üzere dört gruba ayrılır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük isimden fiil yapım eki almıştır?
Aşağıdaki sol sütunda yer alan numaralanmış metin parçalarını, sağ sütunda verilen anlatım ilkeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Türkçede sonu geniş ünlüyle (-a, -e) biten fiillere şimdiki zaman eki (-yor) getirildiğinde bu geniş ünlüler daralarak dar ünlüye (ı, i, u, ü) dönüşür. Bu ses olayına ünlü daralması denir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü daralması vardır?
(I) İnsanlık tarihinin en eski zanaatlarından biri olan cam işleme, antik Mezopotamya ve Mısır’da boncuk ve küçük kapların yapımıyla başlamıştır. (II) İlk dönemlerde daha çok süs eşyası ve lüks tüketim malzemesi olarak kullanılan cam, zamanla tekniklerin gelişmesiyle günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. (III) Romalılar döneminde üfleme tekniğinin keşfedilmesi, camın seri üretimine olanak tanımış ve bu malzemeyi mimaride pencereler vasıtasıyla ışığı içeri alan yapısal bir ögeye dönüştürmüştür. (IV) Orta Çağ'ın sonlarına doğru ise camın kimyasal yapısındaki saflaştırma çalışmaları, ışığın kırılma özelliklerinin keşfedilmesini ve böylece ilk optik merceklerin üretilmesini sağlamıştır. (V) Bu merceklerin bir araya getirilmesiyle icat edilen gözlükler, özellikle okuma yazma oranının artı�� gösterdiği bu dönemde entelektüel sınıfın çalışma ömrünü uzatmıştır. (VI) Sonraki yüzyıllarda teleskop ve mikroskobun icadına zemin hazırlayan bu optik gelişmeler, insanın hem mikro dünyaya hem de evrenin derinliklerine bakışını kökten değiştirmiştir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Sanatın sadece yetenekli ve seçkin bir azınlığın tekelinde olduğunu iddia edenlere katılmak mümkün mü? Elbette hayır. Sanat, insanın kendini ifade etme ihtiyacından doğan evrensel bir dildir. Bir çocuğun duvara çizdiği çizgilerden bir ustanın tuvaline kadar her estetik çaba bu gerçeği doğrular. Kendini 'sanat elitisti' olarak konumlandıranlar, sanatın sokağa inmesini onun değer kaybetmesi olarak yorumluyorlar. Oysa sanat, saraylardan kurtulup hayatın tam merkezinde, sıradan insanların parmak uçlarında yeşerdiğinde gerçek anlamına kavuşur.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerde kalın yazılmış sözcükleri, temsil ettikleri zamir (adıl) türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Modern bilimin kurucuları arasında sayılan Galileo, teleskopu gökyüzüne çeviren ilk kişi olmamasına rağmen, bu aracı evrenin yapısını sistematik bir biçimde gözlemlemek amacıyla kullanan dönemindeki tek araştırmacı olmasıyla astronomide yeni bir devrin kapısını aralamıştır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki sol sütunda numaralanmış cümleleri, sağ sütunda harflerle belirtilen anlatım özellikleri ve yapısal işlevleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Sanatın toplumsal fayda sağlama amacını bütünüyle dışlayan estetik teorisyenleri, estetik deneyimin yegane değerinin eserin kendi iç tutarlılığında ve formel yapısında saklı olduğunu savunurken aslında sanatın toplumsal bağlamından tamamen koparılamayacağını, yalnızca topluma olan etkisinin doğrudan bir araçsalcılıkla ölçülemeyeceğini vurgulamışlardır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükler ile bu sözcüklerin kazandığı anlam özelliklerine dair yapılan açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Yazılış ve okunuşları aynı olduğu hâlde anlamları tamamen farklı olan, aralarında hi��bir anlam ilişkisi bulunmayan sözcükler sesteş (eş sesli) kabul edilir. Aralarında anlam ilişkisi bulunup hem isim hem de fiil olarak kullanılabilen sözcükler ise ortak (kökteş) kök olarak adlandırıl��r.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük sesteşlik özelliği taşımaktadır?
Aşağıdaki sol sütunda bir eleştirmenin farkl�� eserler hakkında yaptığı değerlendirmeler, sağ sütunda ise bu değerlendirmelerde öne çıkan anlatım ilkeleri verilmiştir.
Buna göre, sol sütundaki değerlendirme metinlerini sağ sütundaki anlatım ilkeleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bilimsel etkinliğin temeline nesnel gözlemi yerleştiren klasik anlayış, araştırmacıyı doğanın sessiz bir tanığı olarak konumlandırır. Bu yaklaşıma göre bilim insanı, zihnini her türlü ön kabulden arındırarak olguları oldukları gibi kaydeder. Oysa modern bilim felsefesinin ortaya koyduğu üzere, teoriden bağımsız, "saf" bir gözlem olanağı yöntemsel bir yanılsamadan ibarettir. Her gözlem, doğası gereği belirli bir kuramsal çerçevenin, kavramsal bir haritanın rehberliğinde gerçekleştirilir. Araştırmacının neye odaklanacağını, hangi veriyi "anlamlı" kabul edip hangisini dışarıda bırakacağını belirleyen şey, arka planda işleyen o görünmez teorik şemadır. Dolayısıyla bilimsel ilerleme, çıplak gözle toplanan ham verilerin basit bir yığ��lımı değil; verilerin, sürekli yenilenen kuramsal gözlüklerle yeniden anlamlandırılması sürecidir. Kısacası, olguları kuramın ışığından yoksun bir biçimde biriktirmeye çalışmak, pusulasız bir geminin rotasını çizmeye benzer; zira teori olmadan gözlem kör, gözlem olmadan teori ise dayanaksız kalmaya mahkûmdur.
Bu parçaya göre, "Bilimsel verilerin anlam kazanması ve bilimsel ilerlemenin ger��ekleşmesi, gözlemin nesnelliğinden ziyade gözlemi yönlendiren kuramsal çerçevelerin varlığına bağlıdır." yargısı parçanın ana düşüncesini yansıtmaktadır.
Ekolojik restorasyon çalışmalarında sadece nesli tükenmekte olan türlerin korunmasına odaklanılması, ekosistemin bir bütün olarak kendini yenileme kapasitesinin ancak tüm trofik düzeylerdeki etkileşimlerin sürdürülmesiyle mümkün olabileceği gerçeğini gölgelemektedir.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Bir sözcüğün terim anlamlı kabul edilebilmesi için o sözcüğün genel dilin ortak söz varlığından sıyrılarak belirli bir uzmanlık alanı, kuramsal disiplin ya da sanatsal faaliyetle sınırlı özel bir kavramı doğrudan ve tek anlamlı olarak karşılaması gerekir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?
A��ağıda sol sütunda verilen yazınsal metin parçalarını, sağ sütunda verilen ve bu parçalarda belirgin biçimde örneklendirilen anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki parçalarda öne çıkarılan anlatım özelliklerini, sağdaki ilgili anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Türkçede tek heceli bazı sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında veya yardımcı fiille birleştiklerinde sözcüğün sonundaki ünsüz çiftleşir. Buna "ünsüz türemesi" (ünsüz ikizleşmesi) adı verilir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz türemesine uğramış bir sözcük vardır?
Sanatçı, bu (I) yapıtında da alışılagelmiş (II) temaların dışına çıkamamış; bazı (III) sahneleri oldukça (IV) yapay biçimde kurgulayarak okurun estetik (V) algısını zedelemiştir.
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi sıfat (ön ad) görevinde kullanılmamıştır?